padişah ile cümle
padişah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Padişahın kişiliği dokunulmazdı ve yaptıklarından kimseye karşı sorumlu değildi (5. madde).Er selbst führte sein Heer nicht an, denn er konnte auf Grund seiner Verkrüppelung kaum gehen.
Damad-ı Şehriyarı: "Padişah Damadı".Im Volksmund heißt sie „Siegerländer Dom“.
Oysa tarihi kaynaklarda bu isimde bir padişah yoktur.Zeitgenössische Quellen benutzen offenbar diesen Namen überhaupt nicht.
Bu babanın sevinmesinin ikinci sebebi, Allah devletini yüceltsin, bu padişahın ihsanlarını duymasıdır.Sein Wahlspruch lautet: Dives in misericordia Deus („Gott ist reich an Barmherzigkeit“).
Aynı zamanda padişahın itimatınıkazanmış bir devlet adamıydı.Damit war er auch offiziell Reichsfürst.
1574 yılında ölene kadar padişah olarak kaldı.Er sollte ihr bis zu seinem Tod 1574 treu bleiben.
Onu yeniden padişah yapmak isteyenler tarafından üç defa kaçırma girişimi düzenlenmiştir.Anschließend wurde sie von weiteren drei Männern, die dort eintrafen, nochmals vergewaltigt.
Ben padişah değil miyim?Findest du mich dick?
Bir süre sonra yaptıklarından ötürü suçlu bulunmuş ve padişah fermanıyla idam edilmiştir.Danach habe sie gehandelt, das sei ihre große Lebensleistung und ihr Vermächtnis.
Padişahın emri üzerine 8 metreye 12 metre olan küçük bir kilisenin yapımına başlanmıştır.Auf sein Geheiß wurde mit dem Bau einer kleinen Kirche von acht auf zwölf Metern begonnen.
Ama padişah bu izini vermedi.Doch Bellodi traut diesen Spuren nicht.
Osmanlı padişahı III. Selim isyancılarla pazarlığı denedi ama sonuç alamadı.Sultan Selim III. beginnt sofort mit den Verhandlungen mit den Rebellen, ohne ein Ergebnis zu erzielen.
Bostancıbaşı Padişahım!Geh wilder Knochenmann!
1861'ın ilkbaharında padisahın sağlığı büsbütün bozuldu.Im Frühjahr 1846 erkrankte er schwer.
Fatih zamanında da dîvân her gün toplanmakta olup, haftada dört gün padişahın huzaruna arza girilirdi.Typischerweise trat der Landtag alle vier Jahre auf Einladung des Herzogs zusammen.
Hümaşah’ın vekili Kızlar Ağası, Padişahın vekili de Sadrazam idi.Kleomenes wurde der Wächter des noch unmündigen Herrschers.
Bunun üzerine İdris-i Bitlisî, padişahın Mısır seferine danışman olarak çağrıldı.Darum bat Iblis um Erlaubnis, die Menschen irrezuleiten.
Padişah tahta çıktığında söylediklerini unutmuş gibiydi.Das Holz erwies sich als ebenso bemerkenswert wie der Baum es war.
Seferde Padişahın solunda dururlardı.Rechts sah ich den Opa liegen.
Padişahların kızlarıyla evlenenlere verilen unvandır.Sie sollen voraussagen, welchen der beiden Könige sie heiraten werde.
Bu divana katılanlar Kuran üzerine yemin ederek padişaha sadık olacaklarını bildirdiler.Diese hätten ihn mit dem Gedicht von Mosen bekannt gemacht, was ihn zur Vertonung veranlasst habe.
Kanuni'den sonra tahta geçen padişahların çoğu devlet işlerine fazla bir ilgi göstermemişlerdir.Manche Khane der Goldenen Horde zeigten kein übermäßiges Interesse an staatlichen Einrichtungen.
1908 yılında padişah yaverliğine tayin edildi.Im Jahr 1908 wurde ihm die Liebig-Denkmünze verliehen.
Osmanlı padişahı III. Mustafa bu durumu protesto ederek 25 Eylül 1768 tarihinde Rusya'ya savaş açtı.Als Folge des Vorfalls von Balta erklärte Sultan Mustafa III. am 25. September 1768 Russland den Krieg.
Padişah ölümünden çok etkilenmiştir.Hebbel war über ihren Tod sehr erschüttert.
Padişah, barışı kabul etti.Lyrik La paix conquise.
Mevlevî ve Halvetî tarikatlarını ilgilendiren bazı yasakları Padişahı etkileyerek getirebildiler.Dass Regime bestimmte Macht- und Interessenkonstellationen überdauern können, weisen sie zurück.
Akrabalık bağına rağmen padişahla ilişkisi daima mesafeli oldu.Das fürstliche Ehepaar hatte trotz des zerrütteten Verhältnisses noch Kontakt.
Padişahtan en aşağı saray görevlisine kadar herkesin yemekleri bu mutfaklarda pişerdi.Die Schwestern arbeiteten in der Küche trotz aller Gefahr weiter.
Bu arada genç padişah: - Şeyhim, der, bir arzunuz varsa söyleyin de yapalım.Und so woll'n wir, woll'n wir, woll'n wir einen nehmen ...
Ayaklanmada öldürülen ilk padişahtır.Er ist der erste bei den Unruhen getötete Medienvertreter.
27 Nisan - Padişah II. Abdülhamit tahttan indirildi.Yerine V. Mehmet Padişah oldu.27. April: Die Jungtürken stürzen Sultan Abdülhamid II., der im Amt von seinem Bruder Mehmed V. abgelöst wird.
1566 - Osmanlı'nın 11. Padişahı II. Selim tahta çıktı.1566 bestieg der Thronfolger als Selim II. den Thron.
Padişah ve Veziriazama ait olanlar dokuz katlıydı.Zu jenen 14, die aufgeben mussten, gehörten auch Oikarainen und Nones.
28. ^ Osmanlı Padişahları 2 (Türkçe).Том 3. Князья (russisch).
İç hazine ise padişaha aitti.Das Kapital dafür stammte aus dem väterlichen Vermögen.
İkinci Bayezid, 8. Osmanlı padişahı.Der Bischof und das 8. Gebot.
Bir padişahın altı oğlu varmış.Un monarque avait six fils.
Fakir müsaadenizi ricâ ederim”, diye cevap vermiş ve padişah da izin vermiştir.Vous prenez beaucoup sur peu, vous êtes pauvre ! ».
Kanunnâmede de belirtildiği gibi defterdar padişah malının vekili idi.Son éditeur, Ricordi en fit l'acquisition comme s'il se fut agi d'une œuvre nouvelle.
Bunlar; Nevesinli Salih Paşa: Osmanlı Padişahı İbrahim saltanatında sadrazamlık yapmıştır.Les généraux de Bagdad apprenant l'arrivée d'Al-Ma'mûn, trahirent Ibrâhîm et se rallièrent à lui.
Bu haber padişaha ulaşınca Padişah; "Vah Kullarım!" demiş.Après s'être transformée, elle dit : « Mon cœur est purifié par mes bonnes actions !
İstisnai durumlar hariç padişahlar eşleri ile nikâh kıymıyorlardı.Les hommes au contraire sont réputés pour leur caractère emporté (sauf avec leur femmes).
Bu dönemde padişahlık kurumu, halk üzerinde mutlak bir egemenlik sürdürmüştür.Jusqu'à cette date les habitants étaient encore mainmortables vis-à-vis de leur seigneur.
Yalnızca padişahı değil, İttihat ve Terakki'yi de son derece sert biçimde eleştirmekte idi.Il n'y eut donc qu'un seul règne, celui de Perro Aguayo et de Gran Hamada.
Ayaklanmada öldürülen ilk padişahtır.Il devient le premier mort des émeutes.
Bostancıbaşı Padişahım!(はたらく魔王さま!
Kitapta padişah, çocukluğundan itibaren hayvanlara düşkün ve meraklı biri olarak resmedilir.Le personnage principal de l'histoire est, depuis son enfance, « fou » des animaux.
Padişahın adı gavur padişaha çıkmıştı.Son monarque était appelé le chogyal.
İkinci Bayezid, 8. Osmanlı padişahı.Alien, le huitième passager.
Bir gün ülkenin padişahı hastalanmış.Or, un membre de la famille du seigneur était gravement malade.
İki yıl sonra padişah kilisenin tapusunu da göndermiştir.Deux jours plus tard, Kaneko est également arrêtée par la police.
Küçüksu, padişahın Boğaz'da en fazla sevdiği semtlerden biri olmuştur.Un des plus grands rois que le Sénégal ait connu.
Padişah üçüncü defa bir ayakdıvanına çıktı.Watson part pour une troisième fois.
Abdülaziz ilk başlarda Batılı yanı olmayan bir padişahtı.Boston n'était pas, au départ, un groupe à proprement parler.
Böylece tahta çıkan kişi resmen padişah olur.L'homme qui perfore la lèvre devient un parrain rituel.
Ben padişah değil miyim?Suis-je un bourgeois ?
Vahdettin'in padişah olmasından sonra sarayın Erkan'ı Harb şubesini yönetti.Grâce aux efforts de l’avant-garde, le Wu prend facilement le château de Wan.
Onlar da pâdişâha takdim ederlerdi.Ils les ont dégusté à Thanksgiving.
39. ^ "Osmanlı Padişahları".29. « Les Imposteurs ».