Doğru kişinin ağzı yaşam pınarıdır, Kötülerse zorbalıklarını sözle gizlerler.Gura celui neprihănit este un izvor de viaţă, dar gura celor răi ascunde sîlnicie. -
Doğru kişinin ağzı yaşam pınarıdır, Kötülerse zorbalıklarını sözle gizlerler.의인의 입은 생명의 샘이라도 악인의 입은 독을 머금었느니라
Doğru kişinin ağzı yaşam pınarıdır, Kötülerse zorbalıklarını sözle gizlerler.La bouche du juste est une source de vie, Mais la violence couvre la bouche des méchants.
Doğru kişinin ağzı yaşam pınarıdır, Kötülerse zorbalıklarını sözle gizlerler.Miệng người công bình là một nguồn sự sống; Nhưng miệng kẻ hung ác giấu sự cường bạo.
Doğru kişinin ağzı yaşam pınarıdır, Kötülerse zorbalıklarını sözle gizlerler.Miệng người công_bình là một nguồn sự sống ; Nhưng miệng kẻ hung_ác giấu sự cường_bạo .
Doğru kişinin ağzı yaşam pınarıdır, Kötülerse zorbalıklarını sözle gizlerler.Pramen života jsou ústa spravedlivého, ale ústa bezbožných přikrývají ukrutnost.
Doğru kişinin ağzı yaşam pınarıdır, Kötülerse zorbalıklarını sözle gizlerler.Tutur kata orang baik membuat hidup bahagia, tetapi di balik kata-kata orang jahat tersembunyi hati yang keji
Doğru kişinin ağzı yaşam pınarıdır, Kötülerse zorbalıklarını sözle gizlerler.Ústa spravedlivého sú prameňom života, ale ústa bezbožných prikrývajú ukrutnosť.
Doğru kişinin ağzı yaşam pınarıdır, Kötülerse zorbalıklarını sözle gizlerler.Usta sprawiedliwego są źródło żywota; ale usta niezbożników pokrywają nieprawość.
Doğru kişinin ağzı yaşam pınarıdır, Kötülerse zorbalıklarını sözle gizlerler.Vanhurskaan suu on elämän lähde, mutta jumalattomien suu kätkee väkivaltaa.
Doğru kişinin ağzı yaşam pınarıdır, Kötülerse zorbalıklarını sözle gizlerler.Vrelec življenja so pravičnega usta, usta brezbožnih pa skrivajo silovitost.
Doğru kişinin ağzı yaşam pınarıdır, Kötülerse zorbalıklarını sözle gizlerler.Το στομα του δικαιου ειναι πηγη ζωης το στομα δε των ασεβων αδικια καλυπτει.
Doğru kişinin ağzı yaşam pınarıdır, Kötülerse zorbalıklarını sözle gizlerler.Уста праведника – источник жизни, уста же беззаконных заградитнасилие.
Doğru kişinin ağzı yaşam pınarıdır, Kötülerse zorbalıklarını sözle gizlerler.Устата на праведния са извор на живот, А устата на нечестивите покриват насилие.
Doğru kişinin ağzı yaşam pınarıdır, Kötülerse zorbalıklarını sözle gizlerler.מקור חיים פי צדיק ופי רשעים יכסה חמס׃
Doğru kişinin ağzı yaşam pınarıdır, Kötülerse zorbalıklarını sözle gizlerler.فم الصدّيق ينبوع حياة وفم الاشرار يغشاه ظلم.
Doğru kişinin ağzı yaşam pınarıdır, Kötülerse zorbalıklarını sözle gizlerler.義 人 的 口 是 生 命 的 泉 源 . 強 暴 蒙 蔽 惡 人 的 口
Doğru kişinin ağzı yaşam pınarıdır, Kötülerse zorbalıklarını sözle gizlerler.義人 的 口 是 生命 的 泉源 . 強暴 蒙蔽惡人 的 口
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Aku lahir sebelum tercipta samudra raya, sebelum muncul sumber-sumber air
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Am fost născută cînd încă nu erau adîncuri, nici izvoare încărcate cu ape;
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Antes de haver abismos, fui gerada, e antes ainda de haver fontes cheias d'água.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Da avgrunnene ennu ikke var til, blev jeg født, da der ennu ikke fantes kilder fylt med vann.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Da die Tiefen noch nicht waren, da war ich schon geboren, da die Brunnen noch nicht mit Wasser quollen.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Ennenkuin syvyyksiä oli, synnyin minä, ennenkuin oli lähteitä, vedestä rikkaita.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Gdy jeszcze nie było przepaści, spłodzonam jest, gdy jeszcze nie było źródeł opływających wodami.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Ik was er al vccr de diepe wateren er waren, de bronnen, met hun overvloed aan water.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Innan djupen voro till, blev jag född, innan källor ännu funnos, fyllda med vatten
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Je fus enfantée quand il n`y avait point d`abîmes, Point de sources chargées d`eaux;
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.jeg fødtes, før Verdensdybet var til, før Kilderne, Vandenes Væld, var til;
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Když ještě nebylo propasti, zplozena jsem, když ještě nebylo studnic oplývajících vodami.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Keď ešte nebolo priepastí, bola som splodená, keď ešte nebolo prameňov, zaťažených vodami.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.아직 바다가 생기지 아니하였고 큰 샘들이 있기 전에 내가 이미 났으며
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Ko še ni bilo brezen nobenih, sem bila rojena, ko še ni bilo nobenih studencev, polnih vodá;
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Lúc chưa có vực sâu , chưa có nguồn chảy nước nhiều . Thì ta đã sanh ra rồi .
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Lúc chưa có vực sâu, chưa có nguồn chảy nước nhiều. Thì ta đã sanh ra rồi.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Még mikor semmi mélységek nem voltak, születtem vala; még mikor semmi források, vízzel teljesek nem voltak.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Nací antes que existieran los océanos, antes que existiesen los manantiales cargados de agua
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Quando non esistevano gli abissi, io fui generata; quando ancora non vi erano le sorgenti cariche d'acqua
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Εγεννηθην οτε δεν ησαν αι αβυσσοι, οτε δεν υπηρχον αι πηγαι αι αναβρυουσαι υδατα
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Родих се, когато нямаше бездните, Когато нямаше извори изобилващи с вода.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Я родилась, когда еще не существовали бездны, когда еще не было источников, обильных водою.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.באין תהמות חוללתי באין מעינות נכבדי מים׃
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.اذ لم يكن غمر أبدئت اذ لم تكن ينابيع كثيرة المياه.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.沒 有 深 淵 、 沒 有 大 水 的 泉 源 、 我 已 生 出
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.沒有 深淵 、 沒有 大水 的 泉源 、 我 已 生出
İnsan pınar gibidir...Ein Mensch ist genau wie ein Brunnen...
İnsan pınar gibidir...Một người rất tốt
İnsan pınar gibidir...Un uomo è simile a un pozzo...
İnsan pınar gibidir...الانسان هو تماما مثل الينبوع...
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,(106:33) Он превращает реки в пустыню и источники вод – в сушу,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Él convierte los ríos en desierto y las fuentes de aguas en tierra sedienta
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Ele converte rios em deserto, e nascentes em terra sedenta;
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,El preface rîurile în pustiu, şi izvoare de apă în pămînt uscat,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Er machte Bäche trocken und ließ Wasserquellen versiegen,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Floder gør han til Ørken og Kilder til øde Land,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Folyóvizeket tett vala pusztává, és vízforrásokat szárazzá;
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Han gjorde elver til en ørken og vannkilder til et tørstig land,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Han gjorde strömmar till öken, källsprång till torr mark,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Hän muutti virrat erämaaksi ja vesilähteet kuivaksi maaksi,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Hij bepaalt of een waterrijk gebied een woestijn wordt en bronnen opdrogen en tot droog land worden.