pıhtı ile cümle
pıhtı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu sadece kan pıhtısına neden olur demek. Tromboz kan pıhtısı anlamına gelir.こうなると次に起こるのは、文字通りすぐに
Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu. Aslında gerçekten damarı daha ileride tıkar ve embolizm olur.Ето тази тромбогенна маса и съсиреците около нея. придвижва се надолу по артерията и се превръща в емболия.
Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu.Cela formerait un caillot. Ce serait cette substance thrombogénique, les caillots autour.
Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu.Dat is dit trombogenisch spul, de klonters errond.
Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu.Es würde dieses thrombogene Material hier sein, die Thromben drum herum.
Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu.이것은 혈전촉진 제가되어 주위가 응고가 됩니다.
Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu.Los coágulos se forman alrededor. Esto tapona la arteria y puede causar una embolia.
Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu.Seria esse material trombogênico, com coágulos ao redor dele.
Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu.To byłby ten trombogenny materiał. Ten skrzep wokół złogu.
Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu..התסחיף זה יהיה אז חומר טרומבוגני שסביבו יווצר הקריש
Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu.قد تكون هذه مادة مخثِرة، الجلطات حولها.
Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu.血栓塞栓物質が塊を作り、下流に塞栓をつくる
Damarın ortasında bir pıhtı vardır.Ada penyumbatan di tengah pembuluh nadi.
Damarın ortasında bir pıhtı vardır.Az artéria közepén van egy nagy rög.
Damarın ortasında bir pıhtı vardır.Da ist ein großes Gerinsel in der Mitte der Arterie.
Damarın ortasında bir pıhtı vardır.Det är en stor propp mitt i artären.
Damarın ortasında bir pıhtı vardır.Er zit een dikke prop in het midden van de slagader.
Damarın ortasında bir pıhtı vardır.Există un cheag în mijlocul arterei.
Damarın ortasında bir pıhtı vardır.Há um grande coágulo no meio da artéria.
Damarın ortasında bir pıhtı vardır.Hay un gran coágulo justo en medio de la arteria.
Damarın ortasında bir pıhtı vardır.동맥 한 가운데 큰 덩어리가 있지요.
Damarın ortasında bir pıhtı vardır.Un gros caillot bloque l'artère.
Damarın ortasında bir pıhtı vardır.Un grosso coagulo proprio in mezzo all'arteria.
Damarın ortasında bir pıhtı vardır.W samym środku tętnicy znajduje się ogromny skrzep.
Damarın ortasında bir pıhtı vardır.Υπάρχει ένας μεγάλος θρόμβος στη μέση της αρτηρίας.
Damarın ortasında bir pıhtı vardır.Артерия закупорена большим тромбом.
Damarın ortasında bir pıhtı vardır.Има голям съсирек в средата на артерията.
Damarın ortasında bir pıhtı vardır.יש גוש חוסם ענק באמצע העורק.
Damarın ortasında bir pıhtı vardır.هناك تجلط كبير في وسط الشريان
Damarın ortasında bir pıhtı vardır.カテーテル検査室で
Hemofili hastası değildir. - Kanının pıhtılaşmasında bir sorun olmaz.Não terá problemas com a coagulação sanguínea.
Hemofili kanınızın pıhtılaşmasını engelleyen bir hastalıktır.Hemofilia to brak zdolności krwi do krzepnięcia.
Hemofili kanınızın pıhtılaşmasını engelleyen bir hastalıktır.혈우병이란 혈액이 응고하지 못하는 병입니다
Hemofili kanınızın pıhtılaşmasını engelleyen bir hastalıktır.Se trata de una incapacidad de la sangre se coagule.
Hemofili kanınızın pıhtılaşmasını engelleyen bir hastalıktır.So nennt man es, wenn
Hemofili kanınızın pıhtılaşmasını engelleyen bir hastalıktır.To je špatná kvesrážlivost.
Hemofili kanınızın pıhtılaşmasını engelleyen bir hastalıktır.Гемофилия - заболевание, при котором кровь не способна свертываться.
Hemofili kanınızın pıhtılaşmasını engelleyen bir hastalıktır.هو عدم قدرة الدم على التخثر
İçeride proteinler -- o glüten -- pıhtılaşıyor.A l'intérieur, les protéines - ce gluten - coagulent.
İçeride proteinler -- o glüten -- pıhtılaşıyor.Belül, a fehérjék -- ez a glutén -- megalvad.
İçeride proteinler -- o glüten -- pıhtılaşıyor.Bên trong, các protein -- gluten -- đông hóa.
İçeride proteinler -- o glüten -- pıhtılaşıyor.Białka wewnątrz - gluten - ścina się.
İçeride proteinler -- o glüten -- pıhtılaşıyor.Binnen stollen de proteïnen - het gluten.
İçeride proteinler -- o glüten -- pıhtılaşıyor.Dentro, le proteine... questo glutine...si coagulano.
İçeride proteinler -- o glüten -- pıhtılaşıyor.Di dalamnya, protein -- gluten ini -- berkoagulasi.
İçeride proteinler -- o glüten -- pıhtılaşıyor.Im Inneren gerinnen die Proteine - dieses Gluten.
İçeride proteinler -- o glüten -- pıhtılaşıyor.Înăuntru, proteinele -- acest gluten -- se coagulează.
İçeride proteinler -- o glüten -- pıhtılaşıyor.내부에서는 단백질이 즉 글루텐이 응고됩니다.
İçeride proteinler -- o glüten -- pıhtılaşıyor.Внутри, белки — клейковина — сворачиваются.
İçeride proteinler -- o glüten -- pıhtılaşıyor.בפנים, החלבונים - אותו גלוטן - נקרש.
İçeride proteinler -- o glüten -- pıhtılaşıyor.لانها الوحيدة المعرضة للحرارة الكافية لذلك، وفي الداخل البروتينات التي تربط بين العناصر ..تتخثر
İçeride proteinler -- o glüten -- pıhtılaşıyor.凝固します 160度になると
Kanının pıhtılaşmasında bir sorun olmaz.Ella no tendrá ningún problema de coagulación de su sangre.
Kanının pıhtılaşmasında bir sorun olmaz.피가 응고하는데 아무런 지장이 없지요
Kanının pıhtılaşmasında bir sorun olmaz.Nebude mít problémy se srážlivostí krve.
Kanının pıhtılaşmasında bir sorun olmaz.Sie hat kein Problem mit der Blutgerinnung.
Kanının pıhtılaşmasında bir sorun olmaz.Няма да има фенотип на хемофилия.
Kanının pıhtılaşmasında bir sorun olmaz.ولن يكون لديها مشكلة فى تخثر دمها.
Komadin (kan pıhtılaşmasını önleyen ilaç) kullanmıştı.Bral Coumadin.
Komadin (kan pıhtılaşmasını önleyen ilaç) kullanmıştı.Był na warfarynie.