pıhtı ile cümle
pıhtı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Parçalama işleminde pıhtının fazla hırpalanmamasına dikkat edilmelidir.Fejlődési időszakban ügyelni kell arra, hogy ne terheljék túl.
Ancak, hemoroid pıhtılaştığı zaman çok ağrılı olabilmektedir.Ωστόσο, όταν υποστούν θρόμβωση, οι αιμορροΐδες μπορεί να γίνουν πολύ επώδυνες.
Süt 1-2 saatte pıhtılaşır.Ægget klækkes efter 1-2 uger.
Antikoagülan (pıhtılaşma önleyici) ilaçların kullanımı ile tedavi yoluna gidilir.Antisense-medicin - en vej til bedre lægemidler
Pıhtının bir parçasının taşınması "tromboemboli" olarak adlandırılır.En person som spiller trombone kalles trombonist.
O, insanı bir kan pıhtısından yarattı.Dia telah menciptakan manusia dari setimpal darah.
Ayrıca kemik iliği, kanın yeteri kadar pıhtılaşması için gerekli olan miktarda platelet üretemez.Sumsum tulang juga tidak dapat membuat cukup platelet yang dibutuhkan darah agar bisa membeku dengan benar.
Doktorlar kalpteki düzensizliğin sol koroner arterindeki kan pıhtılaşmasından kaynaklandığını belirtti.Dokter menemukan ketidakteraturan ini disebabkan bekuan darah di arteri koroner kiri.
O, insanı bir kan pıhtısından yarattı.人間に憑依するとパーマを生やしてしまう。
Faktör VIII (FVIII), anti-hemofilik Faktör (AHF) olarak da bilinen önemli bir kan pıhtılaşma faktörüdür.第VIII因子 (だいはちいんし、Factor VIII、FVIII) は、必須の血液凝固タンパク質で、抗血友病因子 (anti-hemophilic factor, AHF) としても知られる。
İlaç kanın pıhtılaşmasını sağlayacak bir başka ilaç aranırken bulunan bir ara maddedir.魔女 お化け風邪を治す薬を作ることができる唯一の存在。
Isıtıldığında pıhtılaşır.当たると気絶する。
İnsanı bir alaktan (asılı şey veya pıhtı) yarattı.他是由奧力(Aulë)所創造的。
Kanın pıhtılaşma süresi.血液所需的凝固时间。
Ancak, hemoroid pıhtılaştığı zaman çok ağrılı olabilmektedir.如果血肿过于严重,可能会非常痛。
Fakat kan damarda pıhtılaşırsa, ölümle sonuçlanabilir.如果讓她的血滴到地上,她就會死亡。
İnsanı bir alaktan (asılı şey veya pıhtı) yarattı.무중생유(無中生有) : 무에서 유를 창조하다.
Doğarken elinde bir kan pıhtısı vardır.태어날 때 손에 무늬가 있었다.
Bu aşamada, pıhtılaşma faktörlerine ihtiyaç vardır.이 단계에는 프로락틴이 필요하다.
Albüminin ilk tanımlayıcı özelliği, ısıtıldığı zaman pıhtılaşması olmuştur.לדוגמה האיש החום, שהגיע הראשון, צבע דברים בחום.
Ayrıca kemik iliği, kanın yeteri kadar pıhtılaşması için gerekli olan miktarda platelet üretemez.בנוסף, התפשטות הקליע נועדה לפגוע ברקמות וכלי דם רבים ככל האפשר.
Ancak, hemoroid pıhtılaştığı zaman çok ağrılı olabilmektedir.Когато обаче са тромбозни, хемороидите са много болезнени.
Kanın pıhtılaşma süresi.Това е нормалното време на кръвосъсирване.
Ancak, hemoroid pıhtılaştığı zaman çok ağrılı olabilmektedir.Če pa je do tromboze prišlo, so hemoroidi lahko zelo boleči.
Fakat kan damarda pıhtılaşırsa, ölümle sonuçlanabilir.V primeru, da pride do velike krvavitve, lahko sledi smrt.
Ama asıl neden bu yoğun pıhtılaşmadır, çok hızlı oluşur ve damarı tamamen tıkar.A ještě je tady jedna věc, kterou bych chtěl nastínit...
Ama asıl neden bu yoğun pıhtılaşmadır, çok hızlı oluşur ve damarı tamamen tıkar.La principal causa es la rápida formación de coágulos en la arteria que la cierran completamente.
Ama asıl neden bu yoğun pıhtılaşmadır, çok hızlı oluşur ve damarı tamamen tıkar.Основната причина е това силно съсирване, което може да се случи много бързо и напълно да запуши артерията.
Ama asıl neden bu yoğun pıhtılaşmadır, çok hızlı oluşur ve damarı tamamen tıkar.. . לקרות די מהר ולסתום לחלוטין את העורק . אני רוצה לגעת בדבר נוסף
Bacaklarımda hiç his yoktu. Üzerimde kan pıhtılarından koruması için bir korse vardı.Ik kon mijn benen niet bewegen en droeg steunkousen om bloedklonters tegen te gaan.
Bacaklarımda hiç his yoktu. Üzerimde kan pıhtılarından koruması için bir korse vardı.Nemohla som hýbať nohami, mala som na nich tesné pančuchy, ktoré ma chránili pred krvnými zrazeninami.
Bacaklarımda hiç his yoktu. Üzerimde kan pıhtılarından koruması için bir korse vardı.Nie mogłam poruszać nogami, na które założono mi ciasne pończochy zapobiegające zakrzepom.
Bacaklarımda hiç his yoktu. Üzerimde kan pıhtılarından koruması için bir korse vardı.Saya tidak bisa menggerakkan kaki saya, saya dipasangi stoking untuk melindungi dari pembekuan darah.
Bir anda bu pıhtılaşma faktörleri tam da bu plağın üzerinde pıhtı oluşturur.A jakmile k tomu dojde, celá věc začne velmi silně blokovat průtok krve.
Bir anda bu pıhtılaşma faktörleri tam da bu plağın üzerinde pıhtı oluşturur.Bỗng chốc bạn có thể có những yếy tố đông máu tạo thành cục máu đông ngay đây ỡ chỗ có mãng vữa.
Bir anda bu pıhtılaşma faktörleri tam da bu plağın üzerinde pıhtı oluşturur.Ganz plötzlich können diese Gerinnungsfaktoren ein Gerinnsel (Thrombus) bilden, gleich hier am Plaque.
Bir anda bu pıhtılaşma faktörleri tam da bu plağın üzerinde pıhtı oluşturur.Ineens krijg je al deze stollingsfactoren hier bij de plaque zelf.
Bir anda bu pıhtılaşma faktörleri tam da bu plağın üzerinde pıhtı oluşturur.바로 여기에 응고요소들이 혈전을 형성하게 되죠. 사실상 플라그가 정확합니다.
Bir anda bu pıhtılaşma faktörleri tam da bu plağın üzerinde pıhtı oluşturur.Изведнъж може да се образува съсирек до самата плака.
Bir anda bu pıhtılaşma faktörleri tam da bu plağın üzerinde pıhtı oluşturur.ففجأة يكون هناك عناصر تخثر، والتي تسبب تجلّط هنا في اللويحة الفعلية.
Bir anda bu pıhtılaşma faktörleri tam da bu plağın üzerinde pıhtı oluşturur.血管を塞いでしまう
Bir anda kan akışına mağruz kaldı, özellikle pıhtılaşma faktörlerine.E isso de repente caiu na circulação. Em especial para o fator de coagulação do sangue.
Bir anda kan akışına mağruz kaldı, özellikle pıhtılaşma faktörlerine.In het bijzonder voor de stollingsfactor in het bloed...
Bir anda kan akışına mağruz kaldı, özellikle pıhtılaşma faktörlerine.Jde o velice trombogenní materiál. Trombogenní se zdá být nóbl slovíčkem.
Bir anda kan akışına mağruz kaldı, özellikle pıhtılaşma faktörlerine.Jetzt ist er plötzlich dem Blutfluss ausgesetz, insbesonders den Gerinnungsfaktoren des Blutes.
Bir anda kan akışına mağruz kaldı, özellikle pıhtılaşma faktörlerine.이제 이것들이 혈액으로 퍼져 나옵니다. 자세히는 혈액의 응고요소에 노출됩니다.
Bir anda kan akışına mağruz kaldı, özellikle pıhtılaşma faktörlerine.Tất cả đột nhiện bộc lộ ra ngay dòng lưu thông của máu, nhất là tiếp xúc với yếu tố đông máu trong máu.
Bir anda kan akışına mağruz kaldı, özellikle pıhtılaşma faktörlerine.Имайте предвид свойството на кръвта да се съсирва.
Bir anda kan akışına mağruz kaldı, özellikle pıhtılaşma faktörlerine..באופן פתאומי הוא נחשף עכשיו לזרם דם.ובמיוחד לגורמי קרישה בדם
Bir anda kan akışına mağruz kaldı, özellikle pıhtılaşma faktörlerine.إنها الآن معرضة لتدفق الدم فجأة. وبالتحديد تكون معرّضة لعامل التخثر في الدم.
Bir anda kan akışına mağruz kaldı, özellikle pıhtılaşma faktörlerine.これは血栓の形成にとても意味のあるものだ。Thrombogenic、面白い言葉だ
Bu sadece kan pıhtısına neden olur demek.Cela signifie juste, que ça a tendance à entraîner la formation de caillots sanguins.
Bu sadece kan pıhtısına neden olur demek.E isso significa que tende a causar um coágulo sanguíneo.
Bu sadece kan pıhtısına neden olur demek.Het betekent gewoon dat het bloedklonters veroorzaakt.
Bu sadece kan pıhtısına neden olur demek.Nó chỉ có nghĩa là, nó thường tạo ra cục máu đông.
Bu sadece kan pıhtısına neden olur demek.Teď si ukážeme, co následuje hned po prasknutí.
Bu sadece kan pıhtısına neden olur demek.To oznacza, że może powodować skrzepy, zakrzepy.
Bu sadece kan pıhtısına neden olur demek. Tromboz kan pıhtısı anlamına gelir.Das bedeutet lediglich, das es dazu tendiert Blut zum Gerinnen zu bringen.
Bu sadece kan pıhtısına neden olur demek. Tromboz kan pıhtısı anlamına gelir.단어 뜻은, 혈액 응고를 일어나게 하는 경향이 있다 입니다. "thrombosis"는 혈액응고를 뜻하죠.
Bu sadece kan pıhtısına neden olur demek. Tromboz kan pıhtısı anlamına gelir.والتي تعني أنها تسبب تخثر الدم. التخثر هو تجلّط الدم.