pıhtı ile cümle
pıhtı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Komadin (kan pıhtılaşmasını önleyen ilaç) kullanmıştı.Dia meminum Coumadin (obat).
Komadin (kan pıhtılaşmasını önleyen ilaç) kullanmıştı.Ele estava a tomar Varfarina.
Komadin (kan pıhtılaşmasını önleyen ilaç) kullanmıştı.Era sotto Coumandin.
Komadin (kan pıhtılaşmasını önleyen ilaç) kullanmıştı.Era sub tratament cu anticoagulante.
Komadin (kan pıhtılaşmasını önleyen ilaç) kullanmıştı.Er war auf Cumarin.
Komadin (kan pıhtılaşmasını önleyen ilaç) kullanmıştı.Hij gebruikte een bloedverdunner.
Komadin (kan pıhtılaşmasını önleyen ilaç) kullanmıştı.그분은 코마딘 복용 중이었어요. (역주 - 코마딘: 항응고제)
Komadin (kan pıhtılaşmasını önleyen ilaç) kullanmıştı.Ông ấy đang dùng thuốc chống đông máu.
Komadin (kan pıhtılaşmasını önleyen ilaç) kullanmıştı.Tomaba el anticoagulante coumadina.
Komadin (kan pıhtılaşmasını önleyen ilaç) kullanmıştı.Είχε πάρει βαρφαρίνη.
Komadin (kan pıhtılaşmasını önleyen ilaç) kullanmıştı.Беше на Кумадин. (Варфарин)
Komadin (kan pıhtılaşmasını önleyen ilaç) kullanmıştı.Він приймав Кумадин.
Komadin (kan pıhtılaşmasını önleyen ilaç) kullanmıştı.Он был на кумадине.
Komadin (kan pıhtılaşmasını önleyen ilaç) kullanmıştı.הוא היה על קומדין.
Komadin (kan pıhtılaşmasını önleyen ilaç) kullanmıştı.وكان يأخذ دواء يدعى " الكومادين "
Komadin (kan pıhtılaşmasını önleyen ilaç) kullanmıştı.流血を止めなければ 死んでしまうと分かっていました
O kadar sıcaklaşan tek yer orası. İçeride proteinler -- o glüten -- pıhtılaşıyor.Dentro, las proteínas, es decir el gluten, se coagulan.
Oldukça orada bir pıhtı.Destul de un cheag de acolo.
Oldukça orada bir pıhtı.Docela zrazeniny tam.
Oldukça orada bir pıhtı.Dość skrzepu tam.
Oldukça orada bir pıhtı.Es una molestia sucia, mi muestra de sangre, ¿no es así? Todo un coágulo de allí.
Oldukça orada bir pıhtı.Ganska en propp där.
Oldukça orada bir pıhtı.Ganz ein Gerinnsel drüben.
Oldukça orada bir pıhtı.Khá một cục máu đông ở đó.
Oldukça orada bir pıhtı.그렇지 않나요? 저기 아주 응고.
Oldukça orada bir pıhtı.Melko hyytymä siellä.
Oldukça orada bir pıhtı.Nogal een stolsel daar.
Oldukça orada bir pıhtı.Piuttosto un coagulo laggiù.
Oldukça orada bir pıhtı.Tout un caillot de là-bas.
Oldukça orada bir pıhtı.Довольно сгусток там.
Oldukça orada bir pıhtı.Досить згусток там.
Oldukça orada bir pıhtı.أليس كذلك؟ جلطة جدا هناك.
Oldukça orada bir pıhtı.それが凝固するような可視取得、私が参照してください。
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.Akan terlihat seperti menggumpal, aku melihat.
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.Blir synlig som den koagulerar, ser jag.
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.그것이 coagulates로 표시하더라도, 알겠어요.
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.Devine vizibil ca ea coaguleaza, văd.
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.Dostane vidět jak to sráží, jak vidím.
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.Dostane vidieť ako to zráža, ako vidím.
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.Được nhìn thấy nó coagulates, tôi nhìn thấy.
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.Fica visível como se coagula, eu vejo.
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.Gets látható, mert coagulates, látom.
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.Gets vidni, saj koagulira, vidim.
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.Obtiene visible, ya que coagula, lo que veo.
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.Obtient visible car elle se coagule, je vois.
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.Ottiene visibile come coagula, vedo.
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.Pobiera widoczny jak koagulacja, widzę.
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.Ruft sichtbar, wie es gerinnt, wie ich sehe.
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.Saa seurattavuutta hyytyy, näen.
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.Zichtbaar wordt als het stolt, zie ik.
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.Γίνεται ορατό καθώς πήζει, βλέπω.
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.Взима видим, както го съсирва, виждам.
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.Отримує видно як вона згортається, я бачу.
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.Получает видно как она свертывается, я вижу.
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.كما يحصل مرئية يتخثر ، وأرى.
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.それは私が変更した唯一の生きている組織だ、とだけ私は生きている限り、....
Pıhtılaşma, karamelleşme ve jelatinleşme -- nişasta kalın olduğu zaman etrafındaki tüm nemi emerCoagulation, caramélisation et gélatinisation.
Pıhtılaşma, karamelleşme ve jelatinleşme -- nişasta kalın olduğu zaman etrafındaki tüm nemi emerКоагуляция, карамелизация и желатинизация.
Pıhtılaşma, karamelleşme ve jelatinleşme -- nişasta kalın olduğu zaman etrafındaki tüm nemi emerהתקרשות, קירמול והפיכה לג'לטין - כשהעמילן נעשה סמיך וסופח את כל הלחות שסביבו,
Pıhtılaşma, karamelleşme ve jelatinleşme -- nişasta kalın olduğu zaman etrafındaki tüm nemi emerوالتي هي حرق السكر . التميه .. الترابط عندما يصبح النشا سميكاً .. ويكون قد امتص كل الرطوبة من حوله