pıhtı ile cümle
pıhtı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Karışık akıl, bir şeyi aşırı düşünen, bir yerde pıhtılaşan akıldır.The confused mind is the mind that, thinking something over, congeals in one place.
Kanda pıhtılar var.There are clots in the blood.
Kan pıhtısı içindeki tüm hücreler dejenere olur ve ölürler.All cells within the blood clot degenerate and die.
Ancak, hemoroid pıhtılaştığı zaman çok ağrılı olabilmektedir.However, when thrombosed, hemorrhoids may be very painful.
O, insanı bir kan pıhtısından yarattı.Although human, he possessed a nūr (light) that predates creation.
İnsanı bir alaktan (asılı şey veya pıhtı) yarattı.He created himself from nothingness.
Mayalanan süt pıhtılaşmaya başlar.The milk then starts to coagulate.
Bu işlem sırasında pıhtı oluşmaya başlar.This behavior begins during mating.
Bu proteinlerin kaybı ani pıhtılaşmalar sonucu oluşan inme vakalarını tetikleyebilir..Loss of these proteins can result in blood clots, causing sudden stroke.
Bu dağıtım sistemi sepsis (kan zehirlenmesi) ve tromboza (damarda kan pıhtılaşması) neden olabilir.This delivery system can cause sepsis and thrombosis.
Pıhtının bir parçasının taşınması "tromboemboli" olarak adlandırılır.A person who plays the trombone is called a trombone player or a trombonist.
İçeride proteinler -- o glüten -- pıhtılaşıyor.Inside, the proteins -- this gluten -- coagulates.
Oldukça orada bir pıhtı.Quite a clot over there.
Pıhtılaşır gibi görünür alır, görüyorum.Gets visible as it coagulates, I see.
Bir anda kan akışına mağruz kaldı, özellikle pıhtılaşma faktörlerine.Now it sudden is exposed to the blood flow. in particular to the clotting factor in the blood.
Bu sadece kan pıhtısına neden olur demek.That just means, that tends to cause blood clot.
Tromboz kan pıhtısı anlamına gelir.Thrombosis is a blood clot.
Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu.It would be this thrombogenic material, the clots around it.
Komadin (kan pıhtılaşmasını önleyen ilaç) kullanmıştı.He was on Coumadin.
Hemofili kanınızın pıhtılaşmasını engelleyen bir hastalıktır.This is an inability of your blood to clot.
Kanının pıhtılaşmasında bir sorun olmaz.She'll have no problem clotting her blood.
Üzerimde kan pıhtılarından koruması için bir korse vardı.I had tight stockings on to protect from blood clots.
Damarın ortasında bir pıhtı vardır.There's a big clot in the middle of the artery.
Sonda labratuarına giderler ve bum, bum, bum pıhtıda kurtulurlar.And they go up to the cath lab and boom, boom, boom get rid of the clot.
Sonra kan pıhtısı olmuş, sonra Allah onu yaratıp şekil vermişti.Then formed into an embryo? Then He fashioned, shaped and proportioned
O, insanı pıhtılaşmış kandan (alak'tan) yarattı.Created man from an embryo;
Sonra bir kan pıhtısı oldu da onu yarattı, azasını düzüp koştu.Then formed into an embryo? Then He fashioned, shaped and proportioned
İnsanı da bir parça kan pıhtısından var etti.Created man from an embryo;
Büyük alanlarda, lateksin toplama kabında pıhtılaşmasına izin verilir.In major areas, latex is allowed to coagulate in the collection cup.
Pıhtılaşmış topaklar toplanır ve pazarlama için kuru formlara dönüştürülür.The coagulated lumps are collected and processed into dry forms for marketing.
Bütün plevral boşluğu dolduran büyük pıhtılaşmış hemotoraksı gösteten otopsi örneğiAutopsy specimen showing large clotted hemothorax filling the entire pleural cavity.
Plevral boşluktaki kan boşaltılmazsa, nihayetinde pıhtılaşacaktır .If the blood within the pleural cavity is not removed, it will eventually clot.
Tromboz kan pıhtısı tarafından damarın tıkanmasıdır.Die Thrombose ist ein Gefäßverschluss durch ein Blutgerinnsel.
Tromboz tehlikelidir, çünkü pıhtı çözülebilir ve diğer organlara atabilir.Die Thrombose ist gefährlich, weil sich das Gerinnsel lösen und in andere Organe gespült werden kann.
O, insanı bir kan pıhtısından yarattı.Vom Menschen wird er zur Moskitobekämpfung eingesetzt.
Pıhtı kendi halinde süzüldükten sonra 2-3,5 saat baskılı süzme işlemine tabi tutulur.Tras su ingesta, puede tardar entre 1 a 2,5 horas en hacer efecto.
Timur, efsaneye göre, avucunda pıhtılaşmış kan ve ihtiyar adamın saçları gibi beyaz saçlarla doğmuştur.Terra nostra, che sei diventata così vecchia che la tua testa è tutta coperta di capelli bianchi.
Kahramanlar doğarken avuçlarında sertleşmiş bir kan pıhtısı tutarlar.Nei neonati, si preleva invece un campione di sangue capillare.
O, insanı bir kan pıhtısından yarattı.وبدأ خلق الانسان من طين، وجعل نسله من سلالة من ماء مهين، في قرار مكين.
Doğarken elinde bir kan pıhtısı vardır.Tu não achas que ele tem as mãos manchadas de sangue?
Plazmin denilen bir enzim de menstrüel sıvıının pıhtılaşmasını engeller.Uma enzima chamada plasmina impede a coagulação do fluido menstrual.
Alak kan pıhtısı anlamındadır.Anseia por sangue espesso.
Pıhtılaşmada etkin rol oynarlar.Tornam-se activas ao entardecer.
Kan damarlarının hasara uğraması pıhtılaşma mekanizmasını harekete geçirir.É significativo o desenvolvimento de máquinas de recuperação intraoperatória de sangue.
Doğarken elinde bir kan pıhtısı vardır.Al bij de geboorte heeft een kalf bloedarmoede.
İlaç kanın pıhtılaşmasını sağlayacak bir başka ilaç aranırken bulunan bir ara maddedir.Należy wtedy założyć nową tamponadę lub rozważyć inną metodę zaopatrzenia krwawienia z nosa.
Süt 1-2 saatte pıhtılaşır.Gąsienice wylęgają się po 1-2 tygodniach.
Süt 1-2 saatte pıhtılaşır.Bönorna bör förbrukas inom 1–2 veckor.
Lemon myrtle yiyecekler içinde popülerdir,limon suyunu pıhtılaştırır, peynir tatlısı, dondurma gibi.Лимонний мирт популярний у харчових продуктах, які згортаються від лимонного соку, наприклад, морозиво.
Alak kan pıhtısı anlamındadır.Zabýval se krevním řečištěm.
Parçalama işleminde pıhtının fazla hırpalanmamasına dikkat edilmelidir.Při odstraňování přebytečné rohoviny nebylo nutno nohu příliš pečlivě prohlížet.
Pıhtının bir parçasının taşınması "tromboemboli" olarak adlandırılır.Snížení počtu destiček se označuje jako trombocytopenie.
Ancak, hemoroid pıhtılaştığı zaman çok ağrılı olabilmektedir.Însă, când sunt trombozați, hemoroizii pot fi foarte dureroși.
Süt 1-2 saatte pıhtılaşır.Puii eclozează în decurs de 1-2 zile.
Fakat kan damarda pıhtılaşırsa, ölümle sonuçlanabilir.Dacă aerul părăsește cu totul sângele, se produce moartea.
Kan, tükürükteki antikoagülant maddeler tarafından pıhtılaşmadan tutulur.Sângele este împiedicat să se coaguleze de o substanță anticoagulantă din salivă.
Bu işlem sırasında pıhtı oluşmaya başlar.Az eljárás során nyersvas keletkezik.
Fibrinojen, kan pıhtılaşmasında meydana gelen “fibrin” in öncü maddesidir.A fibrin olyan fehérje, amely a véralvadáskor a vérszövet fibrinogénjéből keletkezik.
Bu aşamada, pıhtılaşma faktörlerine ihtiyaç vardır.Ezekre a hieroglifákra a következő szinten lesz szükség.
Ayrıca kemik iliği, kanın yeteri kadar pıhtılaşması için gerekli olan miktarda platelet üretemez.A csontvelő sem képes elég vérlemezkét előállítani, ami a megfelelő véralvadáshoz szükséges.