Birkaç hafta önce, arkadaşlarımdan biri 8 yaşındaki oğluna bir oyuncak araba hediye etti.Vài tuần trước, một người bạn của tôi đã đưa cái xe đồ chơi này cho đứa con trai tám tuổi của anh ấy.
Birkaç hafta önce, arkadaşlarımdan biri 8 yaşındaki oğluna bir oyuncak araba hediye etti.Vor ein paar Wochen hat ein Freund von mir dieses Spielzeugauto seinem 8-jährigen Sohn geschenkt.
Birkaç hafta önce, arkadaşlarımdan biri 8 yaşındaki oğluna bir oyuncak araba hediye etti.Несколько недель назад мой друг подарил эту машинку своему восьмилетнему сыну.
Birkaç hafta önce, arkadaşlarımdan biri 8 yaşındaki oğluna bir oyuncak araba hediye etti.Преди няколко седмици, мой приятел подари тази кола играчка на 8 годишния си син.
Birkaç hafta önce, arkadaşlarımdan biri 8 yaşındaki oğluna bir oyuncak araba hediye etti.אז לפני כמה שבועת, חבר שלי נתן את מכונית הצעצוע הזאת לבנו בן ה-8.
Birkaç hafta önce, arkadaşlarımdan biri 8 yaşındaki oğluna bir oyuncak araba hediye etti.منذ بضعة أسابيع، أعطى صديق لي هذه السّيارة اللّعبة لابنه ذي الـ8 سنوات
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi. Bazıları parayı evsizlere verdi.Ktoś kupił przytulankę dla siostrzenicy, ktoś dał pieniądze bezdomnym.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Een vrouw kocht een knuffeldier voor haar nichtje.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Egy nő azt mondta, hogy vett egy plüss állatot az unokahúgának.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Eine Frau sagte, sie habe ein Kuscheltier für ihre Nichte gekauft.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.En kvinde sagde at hun havde købt et tøjdyr til sin niece.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Eräs nainen kertoi ostaneensa pehmolelun siskontytölleen.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Jedna žena koupila plyšáka pro svoji neteř.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.한 여성분은 조카를 위해 인형을 사기도 했구요.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Một phụ nữ nói rằng cô ấy mua một con thú bông cho cháu gái
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Neka ženska je rekla, da je za svojo nečakinjo kupila plišasto igračo.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.O femeie a spus că a cumpărat un animal de pluș pentru nepoata ei.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Salah seorang perempuan berkata bahwa dia membelikan keponakannya mainan.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Uma delas comprara um peluche para a sobrinha.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Una donna ha detto di aver comprato un peluche per la nipote.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Una joven dijo que compró un muñeco de peluche para su sobrina.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Une femme a dit qu'elle a acheté un peluche pour sa nièce.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Μια γυναίκα είπε ότι αγόρασε ένα αρκουδάκι για την ανιψιά της.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Една жена, каза че купила плюшено животно за нейната племенница.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Одна дівчина сказала, що купила м'яку іграшку племінниці.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Одна женщина сказала, что купила племяннице плюшевую игрушку.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.בחורה אחת אמרה שהיא רכשה בובת פרווה עבור אחייניתה.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.قالت امرأة أنها اشترت حيوانا محشوا لبنت أختها
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.路上生活者にお金を渡した人もいました
Bir oyuncak arıyor.Kismet teraz rozgląda się za zabawką.
Bir oyuncak arıyor. Neye baktığını anlayabilirsiniz."키스멧"이라고 부르는 로봇을 보도록 하겠습니다.
Bir oyuncak arıyor. Neye baktığını anlayabilirsiniz.מחפש בסביבה צעצוע.
Bir oyuncak arıyor. Neye baktığını anlayabilirsiniz.يبحث عن لعبة. يمكنكم معرفة ما يبحث عنه.
Bir oyuncak arıyor. Neye baktığını anlayabilirsiniz.カメラを覆っている目玉から 目線の方向を推測できます
Bir oyuncakçıya veya petshopa gidip bu küçük şeylerden alabilirsiniz.Andate al negozio di animali o di giocattoli e potete comprare questi cosi.
Bir oyuncakçıya veya petshopa gidip bu küçük şeylerden alabilirsiniz.Các bạn vào cửa hàng thú nuôi và đồ chơi và các bạn có thể mua những thứ này.
Bir oyuncakçıya veya petshopa gidip bu küçük şeylerden alabilirsiniz.Chez un animalier ou dans un magasin de jouets, vous pouvez acheter ces choses.
Bir oyuncakçıya veya petshopa gidip bu küçük şeylerden alabilirsiniz.Idziecie do sklepu zoologicznego i tam możecie je kupić.
Bir oyuncakçıya veya petshopa gidip bu küçük şeylerden alabilirsiniz.애완용 동물 가게나 장난감 가게에 가면 그걸 살 수 있지요.
Bir oyuncakçıya veya petshopa gidip bu küçük şeylerden alabilirsiniz.Mergi pe lăngă un magazin de animale sau unul de jucării, și poți cumpăra aceste lucruri.
Bir oyuncakçıya veya petshopa gidip bu küçük şeylerden alabilirsiniz.Sie gehen zum Zoo-Geschäft, oder zum Spielzeugladen, und Sie können diese Dinger kaufen.
Bir oyuncakçıya veya petshopa gidip bu küçük şeylerden alabilirsiniz.U gaat naar de dieren- of speelgoedwinkel, en daar koop je deze dingen.
Bir oyuncakçıya veya petshopa gidip bu küçük şeylerden alabilirsiniz.Uno puede comprar estas cosas en una tienda de mascotas o una juguetería.
Bir oyuncakçıya veya petshopa gidip bu küçük şeylerden alabilirsiniz.Вы идете в зоомагазин или магазин игрушек, там их можно купить.
Bir oyuncakçıya veya petshopa gidip bu küçük şeylerden alabilirsiniz.Отивате в магазина за домашни любимци или за играчки, и си ги купувате.
Bir oyuncakçıya veya petshopa gidip bu küçük şeylerden alabilirsiniz.אתם נכנסים לחנות חיות-מחמד או צעצועים, ואתם יכולים לקנות את הדברים האלה.
Bir oyuncakçıya veya petshopa gidip bu küçük şeylerden alabilirsiniz.إنك تذهب لمتجر بيع الحيوانات الأليفة أو متجر الألعاب وتقوم بشراء هذه الأشياء.
Bir oyuncakçıya veya petshopa gidip bu küçük şeylerden alabilirsiniz.購入できます 袋を開けて中身を
Bir oyuncak, veya şeker isteyeceğini düşündüm, ve o benden terlik istedi, çünkü ayaklarının üşüdüğünü söyledi.Azt hittem játékot vagy édességet fog kérni, de papucsot kért tőlem, mert azt mondta, fázik a lába.
Bir oyuncak, veya şeker isteyeceğini düşündüm, ve o benden terlik istedi, çünkü ayaklarının üşüdüğünü söyledi.Eu pensei que ele ia pedir um brinquedo, ou um doce, mas ele pediu-me meias porque tinha os pés frios.
Bir oyuncak, veya şeker isteyeceğini düşündüm, ve o benden terlik istedi, çünkü ayaklarının üşüdüğünü söyledi.저는 아이가 인형이나 사탕 같은 것을 부탁할 줄 알았습니다. 그런데 아이는 슬리퍼를 부탁했습니다. 아이의 발이 차다고 하더군요.
Bir oyuncak, veya şeker isteyeceğini düşündüm, ve o benden terlik istedi, çünkü ayaklarının üşüdüğünü söyledi.Myślałam, że poprosi o zabawkę albo słodycze. A on poprosił mnie o kapcie, bo mówił, że zimno mu w stopy.
Bir oyuncak, veya şeker isteyeceğini düşündüm, ve o benden terlik istedi, çünkü ayaklarının üşüdüğünü söyledi.Myslela jsem, že poprosí o hračku nebo o sladkost, ale poprosil mě o bačkory, protože mu bylo zima na nohy.
Bir oyuncak, veya şeker isteyeceğini düşündüm, ve o benden terlik istedi, çünkü ayaklarının üşüdüğünü söyledi.Myslela som si, že si vypýta hračku alebo sladkosť, ale chcel papuče pretože, ako povedal, mal studené nohy.
Bir oyuncak, veya şeker isteyeceğini düşündüm, ve o benden terlik istedi, çünkü ayaklarının üşüdüğünü söyledi.Tôi đã nghĩ em sẽ xin đồ chơi, hay que kẹo, và em xin tôi một đôi dép lê, vì em nói đôi bàn chân em lạnh cóng.
Bir oyuncak, veya şeker isteyeceğini düşündüm, ve o benden terlik istedi, çünkü ayaklarının üşüdüğünü söyledi.חשבתי שהוא יבקש צעצוע, או ממתק, אבל הוא ביקש ממני נעלי בית, בגלל שהוא אמר שהיה לו קר בכפות הרגליים.
Bir oyuncak, veya şeker isteyeceğini düşündüm, ve o benden terlik istedi, çünkü ayaklarının üşüdüğünü söyledi.حسبت أنه سيطلب دُمية، أو حلوى لكنه طلب نعالاً لأنه قال أن قدميه كانت باردة
Bir oyuncak, veya şeker isteyeceğini düşündüm, ve o benden terlik istedi, çünkü ayaklarının üşüdüğünü söyledi.しかし、彼はスリッパを欲しがったのです 足が冷たいというのです この写真に写っているのはジョイス、21歳の時です
Böylece -- işte bir robot daha, işte Kismet. Bir oyuncak arıyor.Alors, une fois que vous avez compris ça -- et voici un robot, voici Kismet, à la recherche d'un jouet.
Böylece -- işte bir robot daha, işte Kismet. Bir oyuncak arıyor.Așa că, odată ce ai acel lucru... și aici e un robot, aici e Kismet, uitându-se după o jucărie.