Bazı oyuk bir ağacın söyleyin ve sonra sabah çağrıları ve akşam yemeği partileri!Скажімо, деякі дупло дерева, а потім на ранок дзвінки і обідів!
Böylece evi inşa ettim. Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.Et comment je l'ai construite, c'est en faisant des rainures dans le haut de la tête d'épingle.
Böylece evi inşa ettim. Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.Si cum am construit-o a fost facînd șențulețe pe vârful gămăliei.
Bu daha verimli çünkü biz ürünün içinde sıvıyı soğutmaya yarayan oyukları oluşturabiliyoruz.Attól hatékony, hogy képesek vagyunk már ilyen üregeket létrehozni a tárgy belsejében, ami hűti a folyadékot.
Bu daha verimli çünkü biz ürünün içinde sıvıyı soğutmaya yarayan oyukları oluşturabiliyoruz.E mai eficient pentru că putem acum crea toate aceste cavități într-un obiect care răcesc lichidul.
Bu daha verimli çünkü biz ürünün içinde sıvıyı soğutmaya yarayan oyukları oluşturabiliyoruz.E' più efficiente perché si possono creare tutte queste cavità all'interno che raffreddano i fluidi.
Bu daha verimli çünkü biz ürünün içinde sıvıyı soğutmaya yarayan oyukları oluşturabiliyoruz.Es más eficiente porque ahora podemos crear estas cavidades internas del objeto que enfrían el fluido.
Bu daha verimli çünkü biz ürünün içinde sıvıyı soğutmaya yarayan oyukları oluşturabiliyoruz.Het is efficiënter omdat we nu al deze holtes in het object kunnen aanbrengen om de vloeistof te koelen.
Bu daha verimli çünkü biz ürünün içinde sıvıyı soğutmaya yarayan oyukları oluşturabiliyoruz.Jest to wydajniejsze, ponieważ teraz możemy wprowadzić te otwory wewnątrz obiektu, które schładzają płyn.
Bu daha verimli çünkü biz ürünün içinde sıvıyı soğutmaya yarayan oyukları oluşturabiliyoruz.이제 우리가 제품 내부에 액체를 냉각시키는 이러한 공간들을 만들 수 있기에 훨씬 더 효율적이죠
Bu daha verimli çünkü biz ürünün içinde sıvıyı soğutmaya yarayan oyukları oluşturabiliyoruz.Nó hiệu quả hơn vì hiện nay ta có thể tạo ra tất cả các kễ hở bên trong để chứa các chất lỏng làm mát.
Bu daha verimli çünkü biz ürünün içinde sıvıyı soğutmaya yarayan oyukları oluşturabiliyoruz.По-ефективен е, защото сега можем да изработим всички тези кухини вътре в предмета, които охлаждат флуида.
Bu daha verimli çünkü biz ürünün içinde sıvıyı soğutmaya yarayan oyukları oluşturabiliyoruz.Это более эффективно, потому что теперь можно создавать все эти полости внутри объекта, охлаждающие жидкость.
Bu daha verimli çünkü biz ürünün içinde sıvıyı soğutmaya yarayan oyukları oluşturabiliyoruz.הוא יעיל יותר כי עכשיו אנחנו יכולים לייצר את כל החורים האלה בתוך האובייקט שמצננים נוזל.
Bu daha verimli çünkü biz ürünün içinde sıvıyı soğutmaya yarayan oyukları oluşturabiliyoruz.فهو اكثر كفاءةً لأنه بامكاننا الآن إنشاء جميع هذه التجويفات داخل الجسم هذا السائل البارد
Bu daha verimli çünkü biz ürünün içinde sıvıyı soğutmaya yarayan oyukları oluşturabiliyoruz.経路をパーツ内に作ることにより 効率化が図られています 使用範囲は
Bu oyukların içinde, daha küçük mikro-oyuklar büyür ve toprakla kaynaştıkça, suyu emerler.Ako prerastajú pôdou, absorbujú pomocou týchto mikro-dutiniek vodu.
Bu oyukların içinde, daha küçük mikro-oyuklar büyür ve toprakla kaynaştıkça, suyu emerler.A v těchto dutinách, když se formují při slučování zeminy absorbují vodu.
Bu oyukların içinde, daha küçük mikro-oyuklar büyür ve toprakla kaynaştıkça, suyu emerler.Di dalam rongga-rongga ini, bentuk rongga mikro ini, sambil mereka menyatukan tanah, mereka juga menyerap air.
Bu oyukların içinde, daha küçük mikro-oyuklar büyür ve toprakla kaynaştıkça, suyu emerler.E in queste cavità, si formano microcavità, che fondono i suoli e assorbono acqua.
Bu oyukların içinde, daha küçük mikro-oyuklar büyür ve toprakla kaynaştıkça, suyu emerler.És ezekben az üregekben, ezek a mikroüregek formálódnak, és miközben összetartják a talajt, vizet vesznek fel.
Bu oyukların içinde, daha küçük mikro-oyuklar büyür ve toprakla kaynaştıkça, suyu emerler.I dessa håligheter, formas mikroskopiska håligheter och när de binder jord, absorberar de vatten.
Bu oyukların içinde, daha küçük mikro-oyuklar büyür ve toprakla kaynaştıkça, suyu emerler.In deze holten vormen zich microholten. Terwijl ze de grond vasthouden, nemen ze water op.
Bu oyukların içinde, daha küçük mikro-oyuklar büyür ve toprakla kaynaştıkça, suyu emerler.이 구멍들, 이렇게 작은 구멍들 속에서, 균사체는 토양과 합쳐지면서 물을 흡수합니다.
Bu oyukların içinde, daha küçük mikro-oyuklar büyür ve toprakla kaynaştıkça, suyu emerler.Mikrokaviteetit muodostuvat näissä käytävissä ja absorboivat vettä maahan sekoittuessaan.
Bu oyukların içinde, daha küçük mikro-oyuklar büyür ve toprakla kaynaştıkça, suyu emerler.Og i hulrum dannes disse mikro-hulrum, og mens de forbinder jord, optager de vand.
Bu oyukların içinde, daha küçük mikro-oyuklar büyür ve toprakla kaynaştıkça, suyu emerler.Şi în aceste cavităţi, aceste microcavităţi formează, şi pe măsură ce amestecă soluri, absorb apa.
Bu oyukların içinde, daha küçük mikro-oyuklar büyür ve toprakla kaynaştıkça, suyu emerler.Và giữa những khoảng trống này là những lỗ hổng siêu nhỏ, và khi chúng neo giữ đất, những lỗ này hấp thụ nước.
Bu oyukların içinde, daha küçük mikro-oyuklar büyür ve toprakla kaynaştıkça, suyu emerler.W tych otworach formują się mikrootwory i spajając glebę, wchłaniają wodę.
Bu oyukların içinde, daha küçük mikro-oyuklar büyür ve toprakla kaynaştıkça, suyu emerler.Y en estas cavidades, estas microcavidades forman... y a medida que fusionan suelos, absorben agua.
Bu oyukların içinde, daha küçük mikro-oyuklar büyür ve toprakla kaynaştıkça, suyu emerler.А в тези кухини, формират се микрокухини, и докато се сливат с почвите, те поглъщат вода.
Bu oyukların içinde, daha küçük mikro-oyuklar büyür ve toprakla kaynaştıkça, suyu emerler.И в этих полостях, эти микрополости формируются и связывая почву, они абсорбируют воду.
Bu oyukların içinde, daha küçük mikro-oyuklar büyür ve toprakla kaynaştıkça, suyu emerler.ובתוך החללים האלה, נוצרים מיקרו-חללים, וכאשר הם משתלבים באדמות, הם סופגים מים.
Bu oyukların içinde, daha küçük mikro-oyuklar büyür ve toprakla kaynaştıkça, suyu emerler.و في هذه التجاويف تتشكل تجاويف مصغرة و عندما يخلطون الأتربة، يمتصون الماء
Bu oyukların içinde, daha küçük mikro-oyuklar büyür ve toprakla kaynaştıkça, suyu emerler.土を結合させる際に 水を吸収します 彼らは小さな井戸なのです
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:At pierc'd den frygtelige hule af dit øre, overnatning hun synger om hinsides granatæble træ:
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:Că pierc'd tubular frica de urechea Ta; Nightly ea cântă pe yond copac rodie:
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:C'est pierc'd le creux peur de ton oreille; nuit, elle chante sur la grenade delà des arbres:
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:Che pierc'd cavità paura di tuo orecchio; notte canta sull'albero yond melograno:
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:Das pierc'd die eben jetzt dein banges Ohr; Sie singt des Nachts auf dem Granatbaum:
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:Dat pierc'd de angstige holte van uw oor, Nightly zingt ze niet verder gaan op granaatappelboom:
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:Det pierc'd den skrämmande ihåliga i ditt öra; Nightly hon sjunger på bortom granatäpple träd:
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:Đó pierc'd rỗng sợ tai ngươi; Nightly cô hát trên cây yond lựu:
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:Että pierc'd pelokkaita ontto ja sinun korvaan; Nightly hän laulaa tuksia granaattiomena puu:
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:Ez pierc'd a félelmetes üreges a füledet; Nightly énekel a yond gránátalma fa:
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:Itu pierc'd lubang takut telinga-Mu; Nightly ia bernyanyi di pohon delima di sebelah sana:
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:Pierc'd que el hueco de tu oído temeroso; noche canta en el árbol de la granada más allá:
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:Pierc'd que o buraco com medo de teus ouvidos; Nightly ela canta sobre indo muito além romeira:
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:그건 그대의 귀에의 두려운 중공을 pierc'd, 야간 그녀는 yond 석류 나무에 대한 노래 :
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:pierc'd أن جوفاء ذين يخشون من الأذن ؛ تغني كل ليلة على شجرة الرمان يوندو :
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:To pierc'd strah votel od tvoje uho; Nightly ona poje na drevesu yond granatno jabolko:
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:To pierc'd strašný duté tvého ucha, noční zpívá na yond stromu granátového jablka:
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:To pierc'd strašný duté tvojho ucha, nočné spieva na yond stromu granátového jablka:
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:To pierc'd straszne puste twoich uszu, cena śpiewa na yond drzewem granatu:
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:Αυτό pierc'd το φόβο κοίλο του αυτί σου? Διανυκτέρευσης τραγουδά στο δέντρο yond ρόδι:
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:Това pierc'd колкото за страхливите котловина на твоето ухо; Nightly тя пее на yond дърво нар:
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:Это pierc'd страшные дупле ухо Твое; Ночные она поет на дереве yond граната:
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:זה pierc'd החלולה חוששים האוזן נפשך; ליליות היא שרה על עץ הרימון yond:
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:私を信じて、愛して、それはナイチンゲールだった。
Camı bu oyuklara kendi sürtünmesiyle tutturdum. Bunu yaparken ne mi oldu?En wat gebeurde er terwijl ik dat deed?