Ana içeriğe geç
Sözlük

oyuk ile cümle

oyuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Camı bu oyuklara kendi sürtünmesiyle tutturdum.E inserendoci il vetro.
Camı bu oyuklara kendi sürtünmesiyle tutturdum.Et puis, en enfonçant le verre avec son propre frottement.
Camı bu oyuklara kendi sürtünmesiyle tutturdum.I ścisnąłem je ze szkłem, tak, że zachodziło tarcie.
Camı bu oyuklara kendi sürtünmesiyle tutturdum.그 자체의 마찰을 이용해 유리조각을 끼워넣었지요.
Camı bu oyuklara kendi sürtünmesiyle tutturdum.Si dupa aceea împingînd sticla înăuntru folosind puterea ei de frecare.
Camı bu oyuklara kendi sürtünmesiyle tutturdum.Und dann drückte ich das Glas mit seiner eigenen Spannung hinein.
Camı bu oyuklara kendi sürtünmesiyle tutturdum.Và đẩy miếng kính vào với chút ma sát.
Camı bu oyuklara kendi sürtünmesiyle tutturdum.Y luego empujando el vidrio con su propia fricción.
Camı bu oyuklara kendi sürtünmesiyle tutturdum.А после вмъквах стъклото вътре със собственото му триене.
Camı bu oyuklara kendi sürtünmesiyle tutturdum.Потом вдавил стекло его собственным трением.
Camı bu oyuklara kendi sürtünmesiyle tutturdum.ודחפתי את הזכוכית אליהם תוך שימוש בחיכוך שלה.
Camı bu oyuklara kendi sürtünmesiyle tutturdum.ثم ضغط الزجاج فيها باستخدام احتكاكها
Camı bu oyuklara kendi sürtünmesiyle tutturdum.その作業をしてるとき
Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı oyuklarında dolanıp durdular.A kikre nem volt méltó e világ, bujdosva pusztákon és hegyeken, meg barlangokban és a földnek hasadékaiban.
Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı oyuklarında dolanıp durdular.(dem var Verden ikke værd), omvankende i Ørkener og på Bjerge og i Huler og Jordens Kløfter.
Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı oyuklarında dolanıp durdular.di loro il mondo non era degno! -, vaganti per i deserti, sui monti, tra le caverne e le spelonche della terra
Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı oyuklarında dolanıp durdular.(dos quais o mundo não era digno), errantes pelos desertos e montes, e pelas covas e cavernas da terra.
Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı oyuklarında dolanıp durdular.Jichžto nebyl svět hoden, po pustinách bloudíce, i po horách, a jeskyních, i v doupatech země.
Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı oyuklarında dolanıp durdular.(이런 사람은 세상이 감당치 못하도다)저희가 광야와 산중과 암혈과 토굴에 유리하였느니라
Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı oyuklarında dolanıp durdular.(Których nie był świat godzien;) tułali się po pustyniach i po górach, i jaskiniach, i jamach ziemi.
Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı oyuklarında dolanıp durdular.ktorých svet nebol hoden; blúdili po púštiach a po vrchoch a skrývali sa po jaskyniach a po dierach zeme.
Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı oyuklarında dolanıp durdular.(njih ni bil svet vreden!), po puščavah tavajoč in po gorah in brlogih in podzemeljskih jamah.
Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı oyuklarında dolanıp durdular.- verden var dem ikke verd - de vanket om i utørkener og fjell og huler og jordkløfter.
Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı oyuklarında dolanıp durdular.των οποιων δεν ητο αξιος ο κοσμος, πλανωμενοι εν ερημιαις και ορεσι και σπηλαιοις και ταις τρυπαις της γης.
Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı oyuklarında dolanıp durdular.Ако търпите наказание, Бог се обхожда с вас като със синове; защото кой е тоя син, когото баща му не наказва?
Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı oyuklarında dolanıp durdular.(котрих не був достоєн сьвіт,) по пустинях скитались та по горах та по вертепах і проваллях земних:
Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı oyuklarında dolanıp durdular.те, которых весь мир не был достоин, скитались попустыням и горам, по пещерам и ущельям земли.
Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı oyuklarında dolanıp durdular.אשר העולם לא היה כדי להם הם תעו במדבר ובהרים ובמערות ובנקיקי הארץ׃
Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı oyuklarında dolanıp durdular.وهم لم يكن العالم مستحقا لهم. تائهين في براري وجبال ومغاير وشقوق الارض.
Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı oyuklarında dolanıp durdular.在 曠 野 、 山 嶺 、 山 洞 、 地 穴 、 飄 流 無 定 . 本 是 世 界 不 配 有 的 人
Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı oyuklarında dolanıp durdular.在 曠野 、 山嶺 、 山洞 、 地穴 、 飄流無定 . 本 是 世界 不配 有的 人
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilirA dělá tam to samé, co dělá déšť na zemi, vykrajuje koryta, tvoří řeky a mlhy.
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilirDež, ki ima na Titanu enako funkcijo kot na Zemlji. Dolbe struge, polni reke in doline.
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilir지구와 마찬가지로 타이탄에서도 비가 오면
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilirOmdat regen op Titan doet wat regen op Aarde doet, graaft hij kloven, hij vormt rivieren en watervallen.
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilirPloaia pe Titan face același lucru ca și pe pământ. Sapă albii, formează râuri și cascade.
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilirTen robí na Titane to, čo dážď na Zemi. Hĺbi rokliny, vytvára rieky a vodopády.
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilirY hace en Titán lo que la lluvia hace en la Tierra, talla barrancos, forma ríos y cataratas.
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilirΚαι να κάνει στον Τιτάνα ό,τι κάνει η βροχή στη Γη, χαράζει ρεματιές, σχηματίζει ποτάμια και καταρράκτες.
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilirИ да прави на Титан, това, което прави и на Земята, да дълбае дерета, да образува реки и водопади.
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilirИ они делают на Титане то же, что дожди делают на Земле, прорезают каналы, формируют реки и водопады.
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilirוכמו בכדה"א גם בטיטאן הגשם חופר ערוצים, יוצר נהרות
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilirو يفعل به ما يفعله المطر بالأرض, يحفر أخاديد, يكون أنهاراً
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilir滝もできます 峡谷を形成し 大規模な窪地やクレータに貯まることもあります
Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.Come l'ho fatto? Facendo delle scanalature in cima allo spillo.
Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.¿Cómo la construí? Haciendo ranuras en la cabeza del alfiler.
Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.어떻게 만들었냐면, 못 머리 위에 홈을 파서
Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.Robiłem to najpierw zrobiłem rowki w główce szpilki.
Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.Und ich konstruierte es, indem ich Rillen in den Nagelkopf machte.
Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.Và tôi dựng nó lên bằng cách làm một cách rãnh trên đầu đinh
Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.А как я построих? Като правех улеи върху главата на карфицата.
Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.А построил я его, проделывая углубления наверху иголочной головки.
Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.ובשביל לבנות את זה עשיתי חריצים על ראש הסיכה.
Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.أما عملية التشييد فكانت عبر صنع أخاديد في أعلى الإبرة.
Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.ピンの頭に 溝をつけて その中に摩擦でガラスが入り込むようにした
Fakat Hamid'de sadece gövdesinin sağında ve solunda iki tane küçük oyuk vardı.ولكننا لم نعثر بجسد الطفل إلا على ثقبين صغيرين بالجانب الأيمن والأيسر من جذعه،
Fotoğraf sadece yukarıda sağda sürgülü panel arkasında bir oyuk çan çekin.A fénykép egy mélyedésbe mögött csúszó panel fölött a jobb harang- húzza.
Fotoğraf sadece yukarıda sağda sürgülü panel arkasında bir oyuk çan çekin.A fotografia está em um recesso por trás de um painel deslizante logo acima à direita sino- pull.
Fotoğraf sadece yukarıda sağda sürgülü panel arkasında bir oyuk çan çekin.Bilden är i en nisch bakom en skjutlucka strax ovanför höger Bell- dra.
Fotoğraf sadece yukarıda sağda sürgülü panel arkasında bir oyuk çan çekin.Bức ảnh này là trong một giải lao sau một bảng điều khiển trượt trên quyền chuông- kéo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod