Ana içeriğe geç
Sözlük

oysa ile cümle

oysa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.Но я к Богу обратился бы, предал бы дело мое Богу,
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.אולם אני אדרש אל אל ואל אלהים אשים דברתי׃
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.لكن كنت اطلب الى الله وعلى الله اجعل امري.
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.至 於 我 、 我 必 仰 望 神 、 把 我 的 事 情 託 付 他
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.至於 我 、 我 必 仰望 神 、 把 我 的 事情 託付 他
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.Azok többsége, akiktől tanultam, nem tudtak angolul.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.De meerderheid van de mensen van wie ik leerde, sprak geen Engels.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.Die Mehrheit der Menschen, von denen ich lernte, konnten kein Englisch.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.H πλειοψηφία των ανθρώπων από τους οποίους έμαθα δεν μιλούσαν Αγγλικά
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.저를 가르쳤던 분들 대부분은 영어를 하지 못했습니다
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.La maggior parte delle persone dalle quali ho imparato non conosceva l'inglese.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.La majorité des gens dont j'avais appris ne connaissait pas l'anglais.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.Majoritatea oamenilor de la care învățasem nu știau engleză.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.Mayoritas orang tempat saya belajar tidak bisa Bahasa Inggris.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.Większość ludzi, od których się uczyłem, nie znała angielskiego.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.Болшинството от хората, от които се учех, не знаеха английски.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.Большинство людей, у которых я почерпнул свои знания, не владели английским.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.מרבית האנשים מהם למדתי לא ידעו אנגלית.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.أغلبية الناس الذين تعلمت منهم لم يتكلموا الإنجليزية
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.何者のつもりでしょう?
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Albowiem i o drzewie jest nadzieja, choć je wytną, że się jeszcze odmłodzi, a latorośl jego nie ustanie.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.For treet er det håp; om det hugges, så spirer det igjen, og på nye skudd mangler det ikke;
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Kajti za drevo je upanje: če ga posekajo, zopet požene odrastke, in njegovo mladje ne prestane.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.나무는 소망이 있나니 찍힐지라도 다시 움이 나서 연한 가지가 끊이지 아니하며
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Lebo strom má nádej: ak ho vytnú, zase vyrastie, a jeho výhonok nevyhynie.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Masih ada harapan bagi pohon yang ditebang; ia akan bertunas lagi, lalu bercabang
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Mert a fának van reménysége; ha levágják, ismét kihajt, és az õ hajtásai el nem fogynak.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Onhan puullakin toivo: vaikka se maahan kaadetaan, kasvaa se uudelleen, eikä siltä vesaa puutu.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.O stromu zajisté jest naděje, by i podťat byl, že se zase zotaví, a výstřelek jeho nevyhyne,
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Porque para el árbol hay esperanza; si es cortado, se renovará, y su retoño no dejará de ser
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Thi for et Træ er der Håb: Fældes det, skyder det atter, det fattes ej nye Skud;
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Un arbre a de l`espérance: Quand on le coupe, il repousse, Il produit encore des rejetons;
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Un copac, şi tot are nădejde: căci cînd este tăiat, odrăsleşte din nou, şi iar dă lăstari.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Vì cây cối dẫu bị đốn còn trông cậy Sẽ còn mọc lên nữa, Không thôi nức chồi.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Vì cây_cối dẫu bị đốn còn trông_cậy Sẽ còn mọc lên nữa , Không thôi nức chồi .
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Защото за дървото има надежда, Че, ако се отсече, пак ще поникне, И че издънката му няма да изчезне,
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.כי יש לעץ תקוה אם יכרת ועוד יחליף וינקתו לא תחדל׃
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.لان للشجرة رجاء. ان قطعت تخلف ايضا ولا تعدم خراعيبها.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.樹 若 被 砍 下 、 還 可 指 望 發 芽 、 嫩 枝 生 長 不 息
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.樹若 被 砍下 、 還 可 指望 發芽 、 嫩枝 生長不息
Oysa biz bilgi marketinde bile adaleti sağlayamıyoruz.Dan kita bahkan tidak berlaku adil di pasar pengetahuan.
Oysa biz bilgi marketinde bile adaleti sağlayamıyoruz.De még a tudás piacán sem teszünk igazságot.
Oysa biz bilgi marketinde bile adaleti sağlayamıyoruz.E non rendiamo giustizia nemmeno nel mercato del sapere.
Oysa biz bilgi marketinde bile adaleti sağlayamıyoruz.그런데 지식을 거래하는데 있어서조차 정의를 실현하지 못하고 있습니다
Oysa biz bilgi marketinde bile adaleti sağlayamıyoruz.Maar op de markt van de kennis gaat het er niet rechtvaardig aan toe.
Oysa biz bilgi marketinde bile adaleti sağlayamıyoruz.Nici măcar nu facem dreptate în piața cunoașterii.
Oysa biz bilgi marketinde bile adaleti sağlayamıyoruz.On ne rend pas la justice sur le marché de la connaissance.
Oysa biz bilgi marketinde bile adaleti sağlayamıyoruz. Ve Hindistan bir bilgi toplumu olmak istiyorNie zachowujemy się sprawiedliwie nawet na rynku wiedzy, a Indie chcą być społeczeństwem opartym na wiedzy.
Oysa biz bilgi marketinde bile adaleti sağlayamıyoruz. Ve Hindistan bir bilgi toplumu olmak istiyorWir üben nicht einmal Recht im Wissensmarkt, und Indien will eine Wissensgesellschaft sein.
Oysa biz bilgi marketinde bile adaleti sağlayamıyoruz.Y ni siquiera hacemos justicia en el mercado del conocimiento.
Oysa biz bilgi marketinde bile adaleti sağlayamıyoruz.А на пазара на познанието изобщо не сме справедливи.
Oysa biz bilgi marketinde bile adaleti sağlayamıyoruz.Мы даже не можем обеспечить справедливость на рынке знаний.
Oysa biz bilgi marketinde bile adaleti sağlayamıyoruz.ואנחנו לא עושים צדק אפילו בשוק הידע.
Oysa biz bilgi marketinde bile adaleti sağlayamıyoruz.ونحن لا نطبق العدل حتى في سوق المعرفة.
Oysa biz bilgi marketinde bile adaleti sağlayamıyoruz.インドは知識社会になろうとしています
Oysa biz böyle düşünmüyoruz.Aber wir finden das nicht.
Oysa biz böyle düşünmüyoruz.Chúng tôi không nghĩ vậy.
Oysa biz böyle düşünmüyoruz.우린 그렇지 않거든
Oysa biz böyle düşünmüyoruz.My tak nie uważamy.
Oysa biz böyle düşünmüyoruz.Noi non la pensiamo così.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
oysa ile cümle - Sayfa 41 - oysa kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App