Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Napriek tomu som mal zabiť ťa moc ochraňovať.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.No entanto, eu deveria matar-te com muito apreço.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Pourtant, je devrais te tuer avec beaucoup préoccupation.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Přesto jsem měl zabít tě moc ochraňovat.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Silti minun pitäisi tappaa sinut paljon vaalimista.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Sin embargo, debo matarte con mucho aprecio.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Toch zou ik u doden met veel koesteren.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Tuy nhiên, tôi nên giết ngươi với nhiều thương yêu.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Vendar bi jaz tebe ubiti z veliko negovanjem.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Ωστόσο, θα σου σκοτώσει με πολύ λατρεύοντας.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.И все же я должен убить тебя много лелеять.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.И все пак аз трябва да те убие с много тачим.
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,Akkor mondám néktek: Ne rettegjetek és ne féljetek azoktól;
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,Alem ja mówił do was: Nie lękajcie się, ani się ich bójcie.
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,Allora dissi a voi: Non spaventatevi e non abbiate paura di loro
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,A povedal som vám: Nedeste sa ani sa ich nebojte.
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,Da sa jeg til eder: I skal ikke forferdes og ikke være redde for dem;
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,Då svarade jag eder: »I skolen icke förskräckas och icke frukta för dem.
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,Então eu vos disse: Não vos atemorizeis, e não tenhais medo deles.
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,Entonces os dije: 'No os aterroricéis ni tengáis temor de ellos
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,Eu v'am zis: ,,Nu vă spăimîntaţi, şi nu vă fie frică de ei.
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,Ich sprach aber zu euch: Entsetzet euch nicht und fürchtet euch nicht vor ihnen.
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,I řekl jsem vám: Nebojte se, ani se strachujte jich.
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,Je vous dis: Ne vous épouvantez pas, et n`ayez pas peur d`eux.
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,내가 너희에게 말하기를 그들을 무서워 말라 두려워 하지 말라
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,Maar ik zei tegen u: 'Wees niet bang!
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,Men jeg sagde til eder: "Lad eder ikke skræmme og frygt ikke for dem!
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,Nhưng ta nói cùng các ngươi rằng : Chớ ái_ngại và chớ sợ_sệt gì .
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,Nhưng ta nói cùng các ngươi rằng: Chớ ái ngại và chớ sợ sệt gì.
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,Niin minä vastasin teille: `Älkää säikähtykö älkääkä peljätkö heitä.
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,Pa sem vam rekel: Ne strašite se in ne boj te se jih!
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,Tetapi saya berkata: Jangan takut kepada orang-orang itu
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,Εγω δε ειπα προς εσας, Μη τρομαξητε μηδε φοβηθητε απ' αυτων
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,И я сказал вам: не страшитесь и не бойтесь их;
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,Но аз ви рекох: Да се не ужасявате и да се не боите от тях.
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,ואמר אלכם לא תערצון ולא תיראון מהם׃
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,فقلت لكم لا ترهبوا ولا تخافوا منهم.
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,我 就 對 你 們 說 、 不 要 驚 恐 、 也 不 要 怕 他 們
‹‹Oysa ben size, ‹Onlardan korkmayın, yılmayın› dedim,我 就 對 你 們說 、 不 要 驚恐 、 也不 要 怕 他們
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.Azért én a Mindenhatóhoz folyamodnám, az Istenre bíznám ügyemet.
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.Eu aş alerga la Dumnezeu, lui Dumnezeu i-aş spune necazul meu.
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.Ich aber würde zu Gott mich wenden und meine Sache vor ihn bringen,
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.Ik geef je deze raad: Ga naar God en leg Hem de situatie voor.
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.Io, invece, mi rivolgerei a Dio e a Dio esporrei la mia causa
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.Jaz pa, do Boga mogočnega bi se proseč obrnil in poročil pravdo svojo Bogu,
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.Jistě žeť bych já hledal Boha silného, a jemu bych předložil při svou,
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.나 같으면 하나님께 구하고 내일을 하나님께 의탁하리라
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.Mas quanto a mim eu buscaria a Deus, e a Deus entregaria a minha causa;
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.Men jeg vilde* vende mig til Gud og overlate min sak til ham, / {* om jeg var i ditt sted.}
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.Men vore det nu jag, så sökte jag nåd hos Gud, åt Gud hemställde jag min sak,
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.Mutta minä ainakin etsisin Jumalaa ja asettaisin asiani Jumalan eteen,
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.Nej, jeg vilde søge til Gud og lægge min Sag for ham,
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.No, ja by som istotne hľadal silného Boha a predložil by som svoju vec Bohu,
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.Pero yo, en cambio, apelaría a Dios y a la Divinidad confiaría mi causa
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.Pour moi, j`aurais recours à Dieu, Et c`est à Dieu que j`exposerais ma cause.
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.Song tôi , tôi sẽ tìm cầu Ðức_Chúa_Trời , Mà phó duyên_cớ tôi cho Ngài ;
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.Song tôi, tôi sẽ tìm cầu Ðức Chúa Trời, Mà phó duyên cớ tôi cho Ngài;
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.Zaiste jabym szukał Boga, Bogubym przełożył sprawę swoję;
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.Αλλ' εγω τον Θεον θελω επικαλεσθη, και εν τω Θεω θελω εναποθεσει την υποθεσιν μου
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım.Но аз Бог ще потърся, И делото си ще възложа на Бога,