Ana içeriğe geç
Sözlük

oysa ile cümle

oysa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Oysa Goya olumsuzdur.Goethit je nepriehľadný.
Oysa o Zeus ve arkadaşlarına karşı kin besliyordu.Tieto však stáli proti Rosasovi a jeho spojencom.
Oysa hıbılık kadın-erkek hiç kimseye rahat vermez.Mrcha, ktorá sa nezastaví pred nikým.
Oysa Mitya'nın karanlık bir yüzü ve gizli bir de görevi vardır.Tvár Judity v sebe skrýva niečo tajomné a neodhaliteľné.
Oysa henüz birkaç sene önce (yk.Po nekaj letih (l.
Oysa günümüzde Bereketzade Çeşmesi kulenin karşısındaki bir duvar üzerindedir.Razlika je le v tem, da je na današnji zastavi še šahada nad grbom na sredini.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Obležal je v nezavesti.
Oysa soy bilimde bunun tam tersi geçerlidir.V lažni teoriji pa je ravno nasprotno.
Oysa bundan yüz, iki yüz yıl önce yeni evliler, damadın ya da gelinin ailesin yanında otururlardı.Tako je bilo dva ali tri mesece, saj je nevesti postajalo dolgčas.
Oysaki Darwin ondan korkar.Donatello Versaceja je označila za svojo muzo.
Oysa Einstein, bunun tam tersini yaptı.O Šaraku darė visiškai atvirkščiai.
Ona aşık değildir, oysaki aşk evliliği yapmak istemektedir.Tiesa, ne iš meilės, bet jei Mari to norės.
Oysaki İslam anlayışına göre Allah adaletin kaynağıdır.Islame žinojimas (arab. علم = ʿilm) laikomas Dievo apreiškimu.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Jis vis dar jaučiasi izoliuotas.
Oysa yapmam gereken şey elimde kalmasını istediklerime bakmaktı.Aš tiesiog stengiausi žiūrėti į tai, ką ji padarė.
Oysa bu gençlik hareketleri için söz konusu değildir.Jaunimui tai buvo nesvarbu.
Oysa barut, uzun yüzyıllardır çeşitli amaçlarla, ama silah konusu olmayan düzenlemelerde kullanılmaktaydı.61, tiesa, pastarasis daugiau skiriasi nuo pistoletų, nes jo dėtuvė įstatoma ne į rankeną.
Oysa cumhuriyetlerde beden yoktur.Respublikoje nėra didelių ežerų.
Oysa çok emeği vardır otobiyografimde."Autobiografinėse knygose gausu mistikos elementų.
Oysa Heesters'in birkaç yüksek rütbeli Nazi yetkilileri ve SS subayları ile dostça ilişkileri vardı.Heestersi sõprade seas oli palju kõrgeid natsi ametnikke ja SS-ohvitsere.
Oysa Almanya tehlike içindeydi.Saksamaal on see tõsiselt ohustatud.
Oysa bu yazılar insanların dikkatini çekmez.Need inimesed ei pööra talle tähelepanu.
Oysa delikanlı çok çapkın bir denizcidir.Poisist saaks hea meremees."
Oysa Pompeius'un ordusu büyük ölçüde acemi askerlerden oluşuyordu.Samal ajal kogus Pompeius kokku suured väed.
Oysa bu haber doğru değilmiş.Teade ei olnud siiski päris tõene.
Oysa bu etki sanıldığından çok daha önemliydi.Universum oli aga palju suurem, kui eeldati.
Oysaki Darwin ondan korkar.Vipera darevskii on maoliik.
Oysa Robin de aslında bir reklamda oynamıştır.Ta on rohkesti mänginud reklaamis.
Oysaki içi çok yumuşaktır.Karv on üldse väga pehme.
Oysa Padme henüz hayattadır.Linnus on tänaseni varemeis.
Oysa bu iki kavram arasında çok temel farklılıklar bulunmaktadır.Vaatamata sarnasusele on aga ka olulisi erinevusi nende kahe vahel.
Oysa Hasan babasını kandırıyordu.Haimon sai seejärel kokkupõrkes isaga surma.
Oysa kendisi de bu savaşta yer alacak yedi büyücü ustasından biri olacaktır.Samuti nimetatakse Seitsmeks Teeba vastu seitset kangelast, kes sõjakäiguks ühinesid.
Oysaki kargalar her türlü ekin zararlısını yiyerek zaman zaman çiftçilere faydalı da olurlar.Põllumeestelt tuleb linnalaste heaks kas või viimane leivapäts ära võtta.
Oysa tRNA çeşidi yaklaşık 45'tir.Paisjärve pindala on umbes 54 ha.
Eğer böyle konuşan oysa, yetiştirilmeye ihtiyacı yoktur.Kui keel on kaasasündinud, siis seda polegi tarvis õppida.
- Albay! - Delmek, 10 saatten çok sürecek. Oysa sadece 4 saatimiz kaldı.A perfuração está terminada dentro de 10 horas. <i>4 horas após a Barreira Zero.
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››A faraon povedal ešte: Hľa, už teraz je mnoho ľudu v zemi, a zdržujete ich od ich robôt.
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››Disse mais Faraó: Eis que o povo da terra já é muito, e vós os fazeis abandonar as suas cargas.
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››Ezt is mondja vala a Faraó: Ímé a föld népe most sok, és ti elhagyatjátok velök az õ munkáikat.
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››In Faraon reče: Glejta, preveč je že ljudstva v deželi, in vidva mu hočeta dati počitek od rabote njegove!
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››또 가로되 이제 나라에 이 백성이 많거늘 너희가 그들로 역사를 쉬게 하는도다 하고
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››Og Farao sagde: "Folket er så vist dovent nok; og nu vil I have dem fri fra deres Trællearbejde!"
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››Orang-orang itu sudah terlalu banyak jumlahnya. Dan sekarang kamu mau supaya mereka berhenti bekerja!
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››Řekl také Farao: Hle, již nyní mnoho jest lidu toho v zemi, a vy odvozujete je od robot jejich.
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››Rzekł też Farao: Oto, wielki teraz jest ten lud w ziemi, a wy je odrywacie od robót ich.
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››Så sa Farao: Se, folket er nu blitt altfor tallrikt i landet, og så vil I dra dem bort fra det de har å gjøre!
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››И сказал фараон: вот, народ в земле сей многочислен, и вы отвлекаете его от работ его.
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››Рече още Фараон: Ето, людете на земята са сега много, а вие ги правите да оставят определените си работи.
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››ויאמר פרעה הן רבים עתה עם הארץ והשבתם אתם מסבלתם׃
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››وقال فرعون هوذا الآن شعب الارض كثير وانتما تريحانهم من اثقالهم
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››又 說 、 看 哪 、 這 地 的 以 色 列 人 、 如 今 眾 多 、 你 們 竟 叫 他 們 歇 下 擔 子
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››又 說 、 看 哪 、 這地 的 以色列人 、 如今 眾 多 、 你 們竟 叫 他 們 歇下 擔子
Bana kahvaltı hazırlamanı dört gözle bekliyordum oysa ki..Anh mong chờ sáng nay em nấu gì để ăn sáng
Bana kahvaltı hazırlamanı dört gözle bekliyordum oysa ki..Asteptam sa-mi faci tu micul dejun.
Bana kahvaltı hazırlamanı dört gözle bekliyordum oysa ki..Czekałem na to, co zrobisz mi na śniadanie.
Bana kahvaltı hazırlamanı dört gözle bekliyordum oysa ki..Ich habe mich darauf gefreut, was du zum Frühstück machen würdest.
Bana kahvaltı hazırlamanı dört gözle bekliyordum oysa ki..Ik keek er naar uit wat je zou maken voor ontbijt.
Bana kahvaltı hazırlamanı dört gözle bekliyordum oysa ki..JAg såg framemot vad du skulle göra till frukost.
Bana kahvaltı hazırlamanı dört gözle bekliyordum oysa ki..J'avais hâte de voir ce que tu préparerais pour le petit déjeuner.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod