Oysa yapay uyduların parlaklığı yıldız gibidir.Так образуется звезда типа Т Тельца.
Oysaki içi çok yumuşaktır.Но она слишком мягкая.
Oysa Einstein, bunun tam tersini yaptı.Та всё сделала наоборот.
Oysa Goya olumsuzdur.Гол должен быть красивым.
Oysa şimdi dışarıdayım.И вот я выхожу.
Oysa insan, içinde bulunduğu her anda, varoluşunu yeniden yaratmak, özünü belirlemek durumundadır.В суре говорится о сотворении человека и об испытании, которому он подвергается.
"Oysa yerde ve gökte Allah'tan başka ilahlar olsaydı, yer de gök de bozulup giderdi.Аллах объясняет свою уступку тем, что если бы он не согласился, «он перевернул бы небо и землю».
Oysa Birleşik Krallık'ta yazılı bir anayasa yoktur.«Не стыдно ни за одну строчку, написанную в Советском Союзе.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Некоторые были без сознания.
Oysa aynı kişi yürüdüğü zaman ıslanmamak için şemsiyesini gidiş yönüne doğru hafifçe eğmek zorundadır.Чтобы не промокнуть, человек должен наклонить зонт в направлении движения.
Oysa onu öldürmediler ve asmadılar, fakat onlara öyle göründü.Но слово своё они не сдержали и коварно убили господаря.
Oysaki gerçekte Bathilda aylar önce ölmüştür.Однако в действительности Ямато был в нескольких минутах от гибели.
Oysa Holokost tüm Avrupa'nın Yahudilerini imha niyetindeydi.Гитлер намерен уничтожить всех евреев Европы.
Oysa bizim de eğitici bir kitabımız olsaydı herkes bunu okuyacak ve ilâhi gerçekleri ilk elden öğrenecekti."Когда мы слышим мелодию во второй раз, то, благодаря памяти, узнаём её.
Oysaki Darwin ondan korkar.Нагасуми боится её.
Oysa Warband'ta bunlara ilâveten 6 ismi değiştirilebilir grup bulunuyor.В нём он описал шесть требований, которым должна удовлетворять защищённая система.
Oysa bu öykünün sonunda delikanlı başka bir kızla birlikte olmaya başlar.Параллельно с этим он начинает встречаться с девочкой.
Oysa bu iki dünyanın işleyişi, dinamikleri çok farklıdır.Но способы, которыми эти два места функционируют как публичные пространства, сильно отличаются.
Oysa Ruthie mutfaktadır.Стейн возглавил кухню.
Oysa yapmam gereken şey elimde kalmasını istediklerime bakmaktı.Я понимаю, что ему обязаны были дать.
Oysa Hasan babasını kandırıyordu.Юдзан последовал за отцом.
Oysa Robin de aslında bir reklamda oynamıştır.Параллельно, Айзенберг снималась в рекламе.
Schiller’in ortaklık belgeleri oysaki hiç bulunmadı.Протоколы допроса Лемана так и не были обнаружены.
Oysa düşünce, araştırmanın çıkış noktası değil, sonucudur.Похоже, что это только направление для исследований, а не конечный результат.
Oysa "uygar" topluluklarda üretimin temeli köle emeğine dayanmaktadır.По его мнению, античное общество несомненно было основано на рабском труде.
Oysa bu zamandan önce, Anafartalar Caddesi olarak adlandırılan cadde ticari merkezdi.С тех пор Рыночную улицу называют улицей Предателей.
Oysa bu toplumda yiyecek hırsızlığının cezası ölümdür.За предательство в банде — смерть.
Oysa bu etki sanıldığından çok daha önemliydi.Увы, ожидалось что то сильнее.
Oysaki en sonunda, Antonius ve Octavianus son bir savaşta birbirlerine karşı savaştılar.Поэтому Антоний с Октавианом отчаянно нуждались в решительном сражении.
Oysa plastik, geri kazanılabilen bir maddedir.Бактерия, способная производить чистое золото.
Oysa asker şiiri gazeteye ulaştırmıştı.Во время военной службы писал стихи для армейской газеты.
Oysa Moskova'daki yetkililer bölgedeki harekâtı durdurmayı emretmiştir.Правительство Москвы одобрило такие остановки на территории города.
Oysa 8 yıllık temel eğitime cevap verecek şekilde olması gerekirdi.Ещё восемь месяцев должно было пойти на изготовление опытного образца.
Oysa biz her bir ânı (zamanı, yeri, şekli, renk tonunu) sentezleriz ve resim için resim yaparız."Мы все надели их; в постели мы тоже были в них.
Oysa hayat devam etmektedir.لكن الحياة تستمر...
Oysaki bugün yapılan mavi yolculuklarda her türlü lüks mevcuttur.بيد أن السفر الأزرق حاليا به كل أنواع الرفاهية.
Oysa, başkanlık sistemlerinde, iki kuruluşun güçleri sık sık benzer ve eştir.أما في الأنظمة الرئاسية فغالباً ما تكون صلاحيات كلا المجلسين متشابهة أو متساوية.
Ona aşık değildir, oysaki aşk evliliği yapmak istemektedir.هما لا يمارسان الحب حتى يتزوجا."
Oysa yapay uyduların parlaklığı yıldız gibidir.مثاله الآية الأولى من سورة الهمزة ﴿ويل لكل همزة لمزة﴾.
Oysa dinamitin 'adı' da icadın kendisiyle birlikte 1867'de tescil edilmişti.أطلق على هذا الديناميت المتفجر وحازه على براءة اختراع في عام 1867.
Oysaki Aretaus Yunan değildir, Kapadokyalıdır.وهو يوناني الاصل و لم يخضع لنظام دوشيرمة.
Oysa Hasan babasını kandırıyordu.وهو جد السيد حسن الصدر لأبيه.
"Oysa yerde ve gökte Allah'tan başka ilahlar olsaydı, yer de gök de bozulup giderdi.لو كان في السماء والأرض آلهة سوى الله، لفسدتا وما استقامتا ، وفسد من فيهما، ولم ينتظم أمرهم .
Oysa günümüzde modern tasarım modelleri ile çok çeşitli formatlarda çekmece türleri mevcuttur.أمّا الآن، ففتوفر فواصل الكتب في تشكيلة هائلة من التصاميم والأشكال.
Oysa usta biniciler yalnızca ayağın tarak kemiği hizasından üzengiye basarlar.ولم يخلف إزالة خاتم الأسقف من إصبعه سوى العظام.
Oysa Bach da Thomas kilisesinin kantorluğuna pek teşne değildi.ولكن ظلت بينيلوب صامتة علي مسألة الخادمات.
Oysa insan, içinde bulunduğu her anda, varoluşunu yeniden yaratmak, özünü belirlemek durumundadır.لأن العبادة هي الغاية من خلق الإنسان لقوله تعالى: ﴿وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ﴾.
Oysa onu öldürmediler ve asmadılar, fakat onlara öyle göründü.وهؤلاء لم يؤسروا وهم هراب وإنما أسروا وهم يقاتلون .
Oysa bunun tersini hayal etmek bile güç olur. ^ "High Anxiety (1977)/Release dates for" (İngilizce).الحقائق القديمة صالحة لإثارة الدهشة - 1977.
Oysa Holokost tüm Avrupa'nın Yahudilerini imha niyetindeydi.موسكو تم تقريبا "تطهيرها" من اليهود كلها.
Oysaki olaylar onu bir maskottan fazla bir şey olmaya zorlayacaktır.إلا أنه كان له من المكانة ما جعله معدودا في التأسيس كابن زياد.
Oysa Einstein, bunun tam tersini yaptı.أمّا الجيش الفرنسي فقد كان على النقيض من ذلك تماما.
Show, aynı zamanda Survivor Series'deki muzaffer WWF Ekibinin bir parçasıydı, oysa ilk ortadan kaldırdı.Show foi parte do time da WWF no Survivor Series, mesmo sendo o primeiro eliminado.
Oysa henüz birkaç sene önce (yk.Poucos anos depois (ca.
Ovinius Yasası, oysa, bu gücü çensörlere verdi.A lei Ovínia, contudo, deu este poder aos censores.
Oysa o tarihte Hacı Bektâş çoktan vefât etmiş bulunmaktaydı.Anteriormente, ele possuía a Sperm Records.
Oysa hayat devam etmektedir.E a Vida Continua...
Oysa o son umutlarıdır.Ele é a última esperança.
Oysa yapmam gereken şey elimde kalmasını istediklerime bakmaktı.O que eu deveria estar fazendo é encontrar as coisas que quero manter.
Oysa kendilerine, tek olan Allah'tan başkasına ibadet etmemeleri emredilmişti.Wa a galiba illa-llah - لا إله إلا الله significa "Não existe mais vencedor que Alá".