Ana içeriğe geç
Sözlük

oysa ile cümle

oysa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Sie soll unbewusst bleiben.
Oysa yapmam gereken şey elimde kalmasını istediklerime bakmaktı.Ich – ich wollte das haben, was er mir geben konnte.
Oysa bunun tam tersi olmuştur.Umgekehrt gilt dies nicht.
Oysa gerçek ne dar bir alana sıkıştırılmıştır, ne de tarafgirdir.Sein voller (nicht hohler) Stiel ist weder an der Basis knollig, noch flockig beschuppt.
Mustafa Sarısülük (Ethem Sarısülük'ün ağabeyi): "Oysa kalkacaktın.(Weiche von mir) wenn du gottesfürchtig bist!‘ 19 Er sagte: ‚(Du brauchst keine Angst vor mir zu haben.)
Oysa bu iki kavram arasında çok temel farklılıklar bulunmaktadır.Allerdings gibt es im Vergleich zu den anderen beiden Linien wesentliche Unterschiede.
Oysa aynı birim elektrikte de kullanılır.Das elektrische Organ wird auch zur Verteidigung benutzt.
Oysa mideye inen besinin enerji olabilmesi için en az üç saat gerekir.Der Magen muss mindestens drei Stunden in kochendem Wasser gar werden.
Oysa, her zaman model olmak istemiştim.Ein weiteres Modell war der Always.
Oysa hıbılık kadın-erkek hiç kimseye rahat vermez.Ein junges Mädchen versucht vergeblich, ihn zu trösten.
Oysa Çingenelerin çok azı günümüzde göçebedir.Heute sind Giraffen fast überall selten.
Oysa bir uygulamacı için sorun son derece önemli.Zum Anseilen eines Vorsteigers ist die Methode aber sehr gefährlich.
Oysa 8 yıllık temel eğitime cevap verecek şekilde olması gerekirdi.Nach einem achtwöchigen Basistraining muss er 21 Monate ableisten.
Oysaki kargalar her türlü ekin zararlısını yiyerek zaman zaman çiftçilere faydalı da olurlar.Landwirte beklagen gelegentlich vollständige Ernteausfälle.
Oysaki son derece yetenekli bir piyanisttir.Daneben war er ein begabter Klavierspieler.
Oysa Robin de aslında bir reklamda oynamıştır.Außerdem ist Roling in der Werbung tätig.
Oysaki 30 yıl önce şehrin bütün surları sağlamdı.Er lenkte 30 Jahre lang die Geschicke der Gemeinde.
Oysaki, Pomelo tad olarak tatlı greyfurt meyvesine benzer.Wie der T hatte der A starre Deichselachsen (vorn geschoben) an Querblattfedern.
Oysa Birleşik Krallık'ta yazılı bir anayasa yoktur.Im Vereinigten Königreich gibt es bis heute keine geschriebene Verfassung.
Oysa Karmal, Afganistan'da hiçbir devlet organı ya da parti tarafından herhangi bir göreve seçilmemişti.Ansonsten war Farage in keinen Ausschüssen oder Delegationen tätig.
Oysa öznelerin yaklaşımları ideolojik olabilir.Methoden können virtuell sein.
Oysaki Roma zamanlarında takvim sistemi bundan çok daha farklıdır.Die Formen sind gerade in römischer Zeit recht unterschiedlich.
Oysa A bunların hiçbirisini hatırlamaz, ama kendisini de tamamen X'ten uzak tutmaz.Dessen Antwort ist jedoch eindeutig, er distanziert sich vollends von Max.
Oysa o tarihte Hacı Bektâş çoktan vefât etmiş bulunmaktaydı.Sie trug bereits damals den Namen Trosky (Ruinen).
"Oysa yerde ve gökte Allah'tan başka ilahlar olsaydı, yer de gök de bozulup giderdi.À titre d'exemple, le verset de la lumière : « Allah est la Lumière des cieux et de la terre.
Oysa biz her bir ânı (zamanı, yeri, şekli, renk tonunu) sentezleriz ve resim için resim yaparız."Et à chacun Nous donnâmes la faculté de juger et le savoir.
Oysa, her zaman model olmak istemiştim.J’ai toujours essayé de jouer un rôle de modèle.
"Oysa onlar (başlarına geleceklerin) şuurunda değillerdi."Ils n'ont aucune descendance connue.
Oysa onu öldürmediler ve asmadılar, fakat onlara öyle göründü.Or, ils ne l'ont ni tué ni crucifié ; mais ce n'était qu'un faux semblant !
Oysa Sovyet kış karşı taarruzları Wehrmacht'ı yıpratmıştı ancak imha edememişti.La contre-offensive hivernale avait affaibli la Wehrmacht, mais ne l'avait pas détruite.
Oysa hayat devam etmektedir.Après tout, la vie continue.
Oysa o son umutlarıdır.Vous êtes notre dernier espoir...
Oysa anlam bir hedef olamaz.Il n'encaisse pas de but.
Oysa Fatma, zengin bir adamla evlenmek arzusundadır.Cupide, elle veut épouser un homme riche.
Oysa Almanya tehlike içindeydi.La France est en péril.
Oysa Osmanlı tarihinde, ne Kanlıkavak'ta ne de Göksun'da bir savaştan bahsedilmektedir.J'imagine que tu n'as pas oublié Tasman, hein, ni la bagarre à l'île Thursday ?
Oysa Bach da Thomas kilisesinin kantorluğuna pek teşne değildi.Clara Barton n'apprécie guère les tâches de gestion dévolues à la présidence.
Oysa bu iki dünyanın işleyişi, dinamikleri çok farklıdır.Surtout quand ces deux mondes sont tellement opposés.
Oysa sebebini anlamazlar.Il en ignore la raison.
Oysa Einstein, bunun tam tersini yaptı.Pour Steven, c’était catégoriquement le contraire.
Oysaki en sonunda, Antonius ve Octavianus son bir savaşta birbirlerine karşı savaştılar.Marc Antoine et Octavien se livrent une dernière bataille.
Oysa çok emeği vardır otobiyografimde."Avec sans doute une bonne dose d'autobiographie.»
Oysa çoğu öğrenci konuyu anlamamıştır.Au début, la plupart des étudiants ne voient tout simplement pas pourquoi le faire.
Oysa soy bilimde bunun tam tersi geçerlidir.Dans l'anime, c'est l'inverse.
Oysa film 17. yüzyılda geçmektedir.Le film se déroule au XIXe siècle.
Oysa o tarihte Hacı Bektaş çoktan vefât etmiş bulunmaktaydı.Pourtant l'avertisseur de décrochage avait persisté.
Oysa henüz birkaç sene önce (yk.Liga deux ans plus tôt).
Oysa bu yazılar insanların dikkatini çekmez.Mais les gens comme nous, nous ne prêtons pas attention à ces sondages.
Oysa esrardan tutuklanan annesi değil midir?Qui est donc la mystérieuse inconnue?
Oysa bundan yüz, iki yüz yıl önce yeni evliler, damadın ya da gelinin ailesin yanında otururlardı.Il y a plus de vingt ans, un couple de jeunes mariés s'est enfui et caché.
Oysa yapmam gereken şey elimde kalmasını istediklerime bakmaktı.Il m'a toujours encouragée à faire ce que je sentais devoir faire.
Oysa Pompeius'un ordusu büyük ölçüde acemi askerlerden oluşuyordu.Néanmoins, l’armée de Pompée se compose principalement de troupes inexpérimentées.
Oysa Archie çizgi romanlarında tam bir ailesi vardır.Pendant qu'Alec est en pleine romance.
Oysa bu iki kavram arasında çok temel farklılıklar bulunmaktadır.Il existe néanmoins des différences importantes entre ces trois approches.
Oysa amaç ve ilkeler yönünden ayrışırlar.Certains devaient conserver leur destination et leur aspect d'origine.
Oysaki Creed, onları giyen ilk kişiydi.Olegas Truchanas a été le premier à les traverser.
Oysa DP 1954'te % 57 olan oy oranını % 47'ye düşürmüştü.Au stade IB, elle descend à 57 %.
Oysaki İslam anlayışına göre Allah adaletin kaynağıdır.Dans l'Islam, l'ʿadl signifie la justice divine.
Oysa bu haber doğru değilmiş.Mais cette nouvelle est fausse.
Oysa şekil değiştiriciler istedikleri zaman kurt olabilirler.Contrairement aux vampires, les loup-garous peuvent se reproduire.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod