Oynamak sadece bir süreç değildir.Now play is not simply a process.
Oynama üzerine uzmanlar bunun aslında bir var oluş şekli olduğunu söyleyecektir.Experts in play will tell you that actually it's a way of being.
Oynamak, insanların uğraşları içinde belirsizliğin sevildiği sayılı uğraşlardan biridir.Play is one of the only human endeavors where uncertainty is actually celebrated.
Oynamayı eğlenceli yapan şey belirsizliktir.Uncertainty is what makes play fun.
Bunun anlamı, oynamak için oynadığımızdır.What that means is that we play to play.
Oynamak zaten ödüldür.Play is its own reward.
Eğer oynamanın içine kurallar eklerseniz, bir oyununuz olur.So if you add rules to play, you have a game.
Çünkü onlar oynamakta uzmanlar.Because they're experts in play.
Açık olmak, oyun oynamamak, bütün bunlar iyidir.Openness, non-game playing, all of this is okay.
Çok fazla oyun oynamak yok.Don't play too many games.
Ama bir saatlik bir oyun oynama süresinde, 10 dakikadan daha az diyalog vardır.But in 1 hour of gameplay, you'll often have less than 10 minutes.
Sanırım, dırdırcı bir Doğu Avrupalı olarak buraya karamsarı oynamam için çağırıldım.I think, as a grumpy Eastern European, I was brought in to play the pessimist this morning.
Hoş geldiniz, baylar! Gel müzisyenler, oynamak.You are welcome, gentlemen!--Come, musicians, play.
'Bu kanlı bıçak imparatorluğun oynamak vereyim benim aşırı ve bana Twixt; bu hakemlik'Twixt my extremes and me this bloody knife Shall play the empire; arbitrating that
O, oynamak, bana yaşamak olacak 'Kalp kolay.'O, an you will have me live, play 'Heart's ease.'
1 MÜZİSYEN bir döküm biz: 'Şimdi oynamaya hiçbir zaman tis.1 MUSlCIAN Not a dump we: 'tis no time to play now.
Ve tıpkı babası gibi, filmlerde oynamayı seviyor.And just like his dad, he likes being in movies
Başka birini oynamaktan, başkasının duygularını taklit etmekten utanıyordum.I was ashamed to impersonate someone else, to play another's emotions.
Sinir sisteminin işleviyle oynamak için yapılan girişimlerin geçmişi uzun ve meşhurdur.The history of attempts to tinker with the function of the nervous system is long and illustrious.
Prisoner of Power ve Operation Bagration oynamak istiyorum.Prisoner of Power and Operation Bagration.
Aslında pek oynamam.Frankly speaking, not really.
Ve oynamaya başladım, altı bin savaşın ardından, neden başarılı olduğunu anladım.And then I started to play it and six thousand battles later now I understand why it's successful.
Yüz milyonlarca cihaz oyunumuzu oynamaya hazır.Hundreds of millions of devices are ready for our game.
Bahisler ortaya ! tamam... 3 , 6'tılı. kasa kazanır! neyse ki oynamadım !Place your bet! Hold it... three sixes.
Ne oynamak istersin?How do you want to gamble?
Açsana. Başkalarının hayatı ile oyun oynama. Ha-ha.All right, we'll close for the night, sir.
Kimisi çalışmak için, kimisi oyun oynamak için, kimisi birşeyler biriktirmek için kullanıyordu.But some were for working, some were for playing, some were for guys to collect their things.
Kriket oynamaya devam etti.He continued to play cricket.
Bir oyun oynamak ister misiniz?Do you want to play a game?
Oynamak istemiyor musun ?You do not want to play?
Harley'im yok, bunun yerine çocuklarla oynamayı severim.I don't drive a Harley, instead I love playing with kids.
Bilirsiniz çocuklara oyun oynamaları öğretilir.You know, as kids, we're taught to play.
Ama niye oynamaları gerektiği söylenmez.And we're never given a reason why we should play.
"Gerçek Evkadınları" şovunda oynamak için uygun olabilirler.They might be eligible to be on "Real Housewives," the TV show.
O gün Bay Yoon'la golf oynamaya gideceğim ama...But... I'm going to play golf with Mr. Yoon on that day.
Benimle oynamayı bırak Seung Jo! Taa uzun zaman öncesinden, beni aslında çok severken ...Don't tease me, Baek Seung Jo, when you actually like me a lot, starting from a long time ago too.
Bu cümleyi söylemek istiyordun bu yüzden bu oyunu oynamak istedin, dogru mu?You wanted to say those words so badly, that's why you asked to play this game, right?!
Kendim oynamak için mi kazandım sandın?Do you think I won this so I could play with it?
Amerikan futbolu oynamayi istiyor.He's interested in playing football.
Neyse ciddi olarak soruyorum, oglum amerikan futbolu oynamali mi?So in all seriousness: Should my kid play football?
Sizin cocugunuz oynamali mi?Should your kid play football?
Peki, Vander Amerikan futbolu oynamali mi?Should Vander play football?
Fark ettim ki o piksellerle aynı zamanda oynamayı da istiyordum.I realized that I actually wanted to interact with those digital pixels, also.
Kağıt Dünyası'nda oynamak ilginçtir.Paper world is interesting to play with.
Ben tic-tac-toe oyununu oynamak için bir program yazdım.And none of us know how to read and write code!I wrote a program that played Tic-Tac-Toe.
Tamam, makaslarla falan oynamayı bırakın ve saçmalamayı kesin kafiye yapmama gerek yokOk quit playin' with the scissors and shit and cut the crap
Robotları yeni bir uzaktan oynama teknolojisi olarak düşünmeyi seviyorlar.So I love the idea of thinking about robots as a new kind of distance-play technology.
Kısacası, bu oyunu oynama süreci, bu dev içerik veritabanını oluşturma süreci aslında.So the process of playing the game is a process of building up this huge database of content.
Ben burada farklı dinamiklerle oynamak istiyorum.I want to play out here as different dynamics.
Oyun oynamak için çok güzel bir bahçeniz ve göletiniz var.You've got a cool garden to play in and a pond.
O zaman, Robin Hood oynamaya oraya giderdik.Well, so we'd go back there to play Robin Wood
Böyle bir makinede oynamaya başladığında ne biliyorsun ki?I mean, what kind of information do you know when you walk up to a machine
Geldi ve touchpad'le oynamaya başladı.He came there and he started to fiddle around with the touchpad.
aşağıya sahile gittiler birgün oynamak için♫ They went down to the beach one day to play ♫
Çocuklar kumsaldayken çoğu suda oynamayı sever.When kids are on the beach, most of them love playing in the water.
Onlar anın içinde eğleniyorlar ve kumla oynamaya devam ediyorlar.They have fun in the moment and they keep playing in the sand.
"Gemiler var gidin; Sen oynamak için hast bu Leviathan orada "Mezmurlar."There go the ships; there is that Leviathan whom thou hast made to play therein." --PSALMS.
Remi oynamak ister misiniz?Do you like to play rummy?
O zaman artık oynamayacağım. ve kaleni mahvedeceğim!Then I won't play anymore. And I'll wreck your castle!
Bazı tablo veya elektronik tablo ile oynamak zorunda değilsiniz tür deneysel numarası almak.You don't have to play with some table or spreadsheet to kind of experimentally get the number.