Ana içeriğe geç
Sözlük

oynama ile cümle

oynama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu, Baron Wolfgang von Kempelen'in mekanik satranç oynama makinesi.This is Baron Wolfgang von Kempelen's mechanical chess playing machine.
Bu, o filtrelerle oynamaktır.This is playing with those filters.
"Ah, sen kötü bir midillisin. Senin üzerine bahis oynamayacağım.""Oh, you're a bad pony, I'm not going to bet on you."
Danimarka dilinde, " Güzelce oynamak " sözü " LEG GODT " demekti.In Danish, 'playing well' is called 'LEG GODT'
Ve bu atomik seviyede saklambaç oynamaya benziyordu.And it was like playing atomic hide-and-seek.
- Siz de oynamak ister misiniz?(FineBros) Would you like to play? (sets knife)
Peki sen de " Bıçak Şarkısı Oyunu"nu oynamak ister misin?(FineBros) Do you want to play "The Knife Game Song"?
Bilirsiniz ne söylerler, her şeyle oyna ama asla yiyeceğinle oynama.You know, they say, never play with your food -- but I always play with things.
Şimdi kalkarsan, oynamak için bir saatimiz olacak!If you wake up now, we have one hour to play around!
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Dating in my 20s was like musical chairs.
Yerimden bile oynamazdım.I wouldn't even move.
Oyun oynama durumundalar.They're in a state of play.
Belli bir amacı yok, zaten oyun oynamanın en güzel tarafı budur.It doesn't have a particular purpose, and that's what's great about play.
Doğal programlanmaya göre oyun oynamanın tersi çalışmak değil, depresyon.Now, the program says that the opposite of play is not work, it's depression.
Bana kalırsa oyun oynamanın sırası değil şimdi.I don't think we should play games right now.
Ve çevirimiçi olup bu oyunu oynamaya başlayan tam anlamıyla yüzbinlerce kişi var.And it's literally, hundreds of thousands of people came online and started playing it.
Sakın benimle oynama !Don't fuss with me!
Ho-Ma oynamaya gerek kaldı mı ?What's the point of Ho-Ma?
Ho-Ma oynamak zorunda kalmazsın !You don't have to Ho-Ma again.
Jonglörlük çok keyifli olabilr. hünerle oynamak ve alanla oynamak, ritimle oynamak.Now, juggling can be a lot of fun; play with skill and play with space, play with rhythm.
Şimdi size soruyorum, oyunu oynamak ister miydiniz?So my question to you is, would you want to play this game?
Ekonomik olarak bu oyunu oynamak mantıklı mı?Just economically, does it makes sense for you to actually play this game?
Bu oyunu oynamak ister miydiniz?Would you want to play this game?
Bu oyunu oynamak istemezdiniz.You would not want to play this game.
Birinci seçimdeki yeşil bilyeyi geri koyabilseydiniz oyunu oynamak ister miydiniz? -Would you want to play this game If you could replace the green marble the first pick
Oyun böyle olsa oynamak ister miydiniz?Would you want to play the game in that scenario?
Ve her türlü zeka oyununu oynamam isteniyor, böylece akıllı olacaklar.And I'm supposed to do all kinds of intellectual play so they'll grow up smart.
Ve bununla bir bulmaca gibi oynamaya başladım.And I started playing with it more like a puzzle.
Bu yüzden öncelikle, insanların adilce oynamalarını sağlamalıyız.We will have to have people play on a fair basis, that\'92s number one.\
Taze yiyecekle oyun oynamam!I do not play with fresh food!
Eğer duymadıysanız oynamanızı tavsiye ederim.If you haven't, I recommend playing it.
Onun oyunu büyük oynamasýný istiyorum.I want him to play a big game.
Oyun oynamayı seviyor ve kanserle savaşıyor kahraman gibi.She likes playing games and she's fighting cancer, like a boss.
Mimar Jim Polshek, üzerinde tipografiyla oynamam için bana bir tuval verdi.And the architect, Jim Polshek, essentially gave me a canvas to play typography out on.
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.We've been giving littleBits to kids and seeing them play with them.
M24 Chaffee ile oynamaktan zevk alıyorsanız, T21"i seveceğinizden emin olabilirsiniz.You can be sure that if you like to play the M24 Chaffee you will definitely like the T21.
Her sabah dostumla oynamak için erken kalkarım !I come here every morning to play with my buddy.
Tek arzum köyümde huzur içinde yaşayıp Hoiwai ile oynamak !I just want to stay at my village and play with Hoiwai at sea.
Hamid bizim evimize geldi ve beni futbol oynamaya davet etti.Hamid came to my home and invited me to play football with him.
Futbol oynamak onun en büyük hobisiydi.Playing football was his biggest hobby.
Allah azizdir. Futbol oynamayı çok severdi ve tam da oynarken öldü.Glorious is God: he lived loving football and he died while he was playing it.
Yıllarca erkek çocuklarla doktorculuk oynamam en sonunda bir işe yaradı.Ya, I guess all those years playing doctor with the neighborhood boys, finally paid off.
Kuzular ve atlarla oynamak için bir çiftliğe giderdim.I went to a farm to play with sheep and horses.
Hayvanlar oyun oynamaktan hoşlanabilir. fakat izlemeyi sevmiyorlar.Animals might love to play, but they don't love to watch.
Kraliçe davetiye kroket oynamak. 'An invitation from the Queen to play croquet.'
Düşesi kroket oynamak için bir davet.An invitation for the Duchess to play croquet.'
'Ben gitmek ve kroket Queen ile oynamaya hazır olsun,' ve o aceleyle oda.'I must go and get ready to play croquet with the Queen,' and she hurried out of the room.
'Ne gibi' Kedi dedi. 'Kraliçe-kroket oynamak gün?'Call it what you like,' said the Cat.
Bunlar, maymunun aletle oynamak için kullandığı yüzeyler.These are the surfaces the monkey is using to manipulate the tool.
-Bu oyunu ASLA tekrardan oynamayalım.Let's NEVER play that game again Paris:
Düşündüm ki, oyun oynamayı seviyorlar.So I thought, well they like to play games.
Bir kere oynamaya başladıklarında Herhangi bir politika üretmek bir bir şansım yok.I have no chance to make any policy whatsoever once they start playing.
Çocuklar bilgisayar oynamaya devam ettikleri sürece grafikler her geçen gün daha iyiye gidecektir.As long as kids are playing computer games, graphics is getting better and better and better.
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?Don't even think of playing tricks on Mr. Park, okay?
Resmi olarak, kumar oynamam ama --Officially, I don't gamble but ...
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.And we were quite intrigued with playing with the notion of invisibility.
Şimdi Ayşe geri gelir ve, topu ile oynamak ister.And when she leaves the room
Karelerden köprü yapamayız, çünkü tren geldiğinde böyle oynamaya başlar.We can't make a bridge with squares because the train would come, it would start doing a jig.
Bu gizemler sadece onunla oynama fırsatını yakalayanlar tarafından görüldü.These mysteries are only revealed to those who get the opportunity to play with it.
İşte ateşle oynamak.So, playing with fire.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod