Ana içeriğe geç
Sözlük

oyma ile cümle

oyma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Kâhin Haruna yardım etmek üzere Levi oymağını çağırıp görevlendir.Приведи Левиевото племе и представи ги пред свещеника Аарона, за да му слугуват.
‹‹Kâhin Haruna yardım etmek üzere Levi oymağını çağırıp görevlendir.הקרב את מטה לוי והעמדת אתו לפני אהרן הכהן ושרתו אתו׃
‹‹Kâhin Haruna yardım etmek üzere Levi oymağını çağırıp görevlendir.قدم سبط لاوي واوقفهم قدام هرون الكاهن وليخدموه.
‹‹Kâhin Haruna yardım etmek üzere Levi oymağını çağırıp görevlendir.你 使 利 未 支 派 近 前 來 、 站 在 祭 司 亞 倫 面 前 好 服 事 他
‹‹Kâhin Haruna yardım etmek üzere Levi oymağını çağırıp görevlendir.你 使 利未 支派 近前 來 、 站在 祭司 亞倫 面前 好 服 事 他
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Da blev Præsten glad, tog Efoden, Husguden og Gudebilledet og sluttede sig til Krigsfolkene.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Il sacerdote gioì in cuor suo; prese l'efod, i terafim e la statua scolpita e si unì a quella gente
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.In duhovniku se vzraduje srce, in vzame naramnik in hišne malike in rezano podobo ter stopi med ljudstvo.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.I uradowało się serce kapłanowe, a wziąwszy Efod i Terafim, i obraz ryty, wszedł w pośrodek onego ludu.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.I zradovalo se srdce kněze, a vzav efod a terafim a rytinu, šel u prostřed lidu toho.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.제사장이 마음에 기뻐하여 에봇과 드라빔과 새긴 우상을 취하고 그 백성 중으로 들어가니라
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Preotul s'a bucurat în inima lui; a luat efodul, terafimii, şi chipul cioplit, şi s'a unit cu ceata poporului.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Thầy tế lễ mừng lòng, lấy ê-phót, những thê-ra-phim, và tượng chạm, rồi nhập với bọn ấy.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Thầy tế_lễ mừng lòng , lấy ê - phót , những thê - ra-phim , và tượng chạm , rồi nhập với bọn ấy .
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Tu sa zaradovalo srdce kňazovo, a vezmúc efod a domácich bohov i rytý obraz vošiel medzi ľud.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Και εχαρη η καρδια του ιερεως και ελαβε το εφοδ και το θεραφειμ και το γλυπτον και υπηγε μεταξυ του λαου.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Священник обрадовался, и взял ефод, терафим и истукан, и пошел с народом.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.וייטב לב הכהן ויקח את האפוד ואת התרפים ואת הפסל ויבא בקרב העם׃
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.فطاب قلب الكاهن واخذ الافود والترافيم والتمثال المنحوت ودخل في وسط الشعب.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.祭 司 心 裡 喜 悅 、 便 拿 著 以 弗 得 和 家 中 的 神 像 、 並 雕 刻 的 像 、 進 入 他 們 中 間
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.祭司 心 裡喜悅 、 便 拿著 以 弗得 和 家 中 的 神像 、 並 雕刻 的 像 、 進入 他 們中間
Kaideyi oymak için mikroskobik boyutta bir elmas kırığı kullandım.Ho usato un frammento micriscopico di diamante per scavare il fondo.
Kaideyi oymak için mikroskobik boyutta bir elmas kırığı kullandım.Ik gebruikte een microscopische diamantscherf om de sokkel uit te snijden.
Kaideyi oymak için mikroskobik boyutta bir elmas kırığı kullandım.J'ai utilisé un éclat microscopique de diamant en fait pour tailler ce socle.
Kaideyi oymak için mikroskobik boyutta bir elmas kırığı kullandım.그리고 아주 미세한 다이아몬드 조각을 사용해서 받침을 조각했고요.
Kaideyi oymak için mikroskobik boyutta bir elmas kırığı kullandım.Na vytvorenie základne som použil mikroskopický črep z diamantu.
Kaideyi oymak için mikroskobik boyutta bir elmas kırığı kullandım.Tôi dùng một miếng kim cương rất nhỏ để có thể thực sự khắc cái đế như vậy.
Kaideyi oymak için mikroskobik boyutta bir elmas kırığı kullandım.Usé una esquirla microscópica de diamante para tallar la base.
Kaideyi oymak için mikroskobik boyutta bir elmas kırığı kullandım.Użyłem odłamka diamentu, aby wyrzeźbić podest.
Kaideyi oymak için mikroskobik boyutta bir elmas kırığı kullandım.Използвах една микроскопична частица от диамант, за да изсека реалната основа.
Kaideyi oymak için mikroskobik boyutta bir elmas kırığı kullandım.Я использовал микроскопический осколок бриллианта для того, чтобы вырезать саму основу.
Kaideyi oymak için mikroskobik boyutta bir elmas kırığı kullandım.השתמשתי בשבר יהלום מיקרוסקופי כדי לגלף את הבסיס.
Kaideyi oymak için mikroskobik boyutta bir elmas kırığı kullandım.واستخدمت قشرة ماسٍ مجهرية لنحت القاعدة.
Kaideyi oymak için mikroskobik boyutta bir elmas kırığı kullandım.土台を削ったんだ この作品を見ると 誇らしげに感じるんだ
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.-81-Chesbon con i pascoli e Iazer con i pascoli
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.Aber den Geschlechtern der Kinder Kahath wurden Städte ihres Gebietes aus dem Stamm Ephraim.
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.A čo do tých, ktorí boli z čeľadí synov Kehátových, tí mali mestá svojho územia z pokolenia Efraimovho.
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.A kteříž byli z čeledi synů Kahat, (byla pak města a hranice jejich v pokolení Efraimovu),
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.Algumas das famílias dos filhos de Coate receberam da tribo de Efraim cidades de seus termos.
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.A otros clanes de los hijos de Cohat, les dieron ciudades en el territorio de la tribu de Efraín
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.Et pour les autres familles des fils de Kehath les villes de leur territoire furent de la tribu d`Éphraïm.
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.Hesebon i przedmieścia jego, i Jazer i przedmieścia jego.
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.In nekatere rodovine sinov Kahatovih so dobile mesta v svojo oblast od rodu Efraimovega.
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.Kehatilaisten suvuista muutamat saivat arvalla Efraimin sukukunnalta alueekseen seuraavat kaupungit:
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.Kehatiternes Slægter fik de dem ved Lodkastning tildelte Byer af Efraims Stamme;
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.그핫 자손의 몇 족속은 에브라임 지파 중에서 성을 얻어 영지를 삼았으며
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.Och bland Kehats barns släkter fingo några följande städer ur Efraims stam såsom sitt område:
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.Trong người Kê-hát có mấy nhà đã được những thành bởi trong chi phái Ép-ra-im;
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.Trong người Kê-hát có mấy nhà đã được những thành bởi trong chi_phái Ép - ra-im ;
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.Οι δε εκ των συγγενειων των υιων Κααθ ελαβον πολεις των οριων αυτων εκ της φυλης Εφραιμ.
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.А някои от семействата на Каатовите потомци получиха градове за притежанията си от Ефремовото племе.
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.Некоторым же племенам сыновей Каафовых даны были города от колена Ефремова.
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.וממשפחות בני קהת ויהי ערי גבולם ממטה אפרים׃
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.وبعض عشائر بني قهات كانت مدن تخمهم من سبط افرايم.
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.哥 轄 族 中 、 有 幾 家 在 以 法 蓮 支 派 的 地 中 也 得 了 城 邑
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.哥轄族 中 、 有 幾家 在 以法 蓮 支派 的 地中 也 得 了 城邑
Kendinize her oymaktan bilge, anlayışlı, deneyimli adamlar seçin. Onları size önder atayacağım.›Kies daarom uit elke stam wijze en ervaren mannen, die ik zal aanstellen tot leiders over u.'
Kendinize her oymaktan bilge, anlayışlı, deneyimli adamlar seçin. Onları size önder atayacağım.›너희의 각 지파에서 지혜와 지식이 있는 유명한 자를 택하라 내가 그들을 세워 너희 두령을 삼으리라 한즉
Kendinize her oymaktan bilge, anlayışlı, deneyimli adamlar seçin. Onları size önder atayacağım.›Oskrbite si modre može, razumne in poznane po vaših rodovih, da vam jih postavim za poglavarje.
Kendinize her oymaktan bilge, anlayışlı, deneyimli adamlar seçin. Onları size önder atayacağım.›Prenez dans vos tribus des hommes sages, intelligents et connus, et je les mettrai à votre tête.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod