İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.Ngày thứ_hai , Na-tha-na-ên , con_trai của Xu - a , quan trưởng Y-sa-ca , dâng lễ_vật mình .
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.No segundo dia fez a sua oferta Netanel, filho de Zuar, príncipe de Issacar.
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.På andra dagen förde Netanel, Suars son, hövdingen för Isaskar, fram sin gåva;
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.sodnapon vivé Néthanéel, Suárnak fia, Izsakhár [nemzetségének] fejedelme.
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.Toisena päivänä Netanel, Suuarin poika, Isaskarin ruhtinas, toi uhrilahjansa.
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.Wtórego dnia ofiarował Natanael, syn Suharów, książę z pokolenia Isascharowego.
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.Την δευτεραν ημεραν προσεφερεν ο Ναθαναηλ ο υιος του Σουαρ, ο αρχων της φυλης Ισσαχαρ
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.Во второй день принес Нафанаил, сын Цуара, начальник колена Иссахарова;
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.На втория ден принесе Натанаил, Суаровият син, първенецът на Исахаровото племе ;
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.ביום השני הקריב נתנאל בן צוער נשיא יששכר׃
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.وفي اليوم الثاني قرّب نثنائيل بن صوغر رئيس يسّاكر
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.第 二 日 來 獻 的 是 以 薩 迦 子 孫 的 首 領 、 蘇 押 的 兒 子 拿 坦 業
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.第二 日 來獻 的 是 以 薩迦 子孫 的 首領 、 蘇押 的 兒子 拿 坦業
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.Dessa voro Ismaels söner och dessa deras namn, i deras byar och tältläger, tolv hövdingar efter deras stammar.
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.Dette var Ismaels sønner, og dette var deres navn, i deres byer og leire, tolv ættehøvdinger.
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.Deze twaalf zonen werden voorvaders van stammen, die hun namen droegen.
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.Dies sind die Kinder Ismaels mit ihren Namen in ihren Höfen und Zeltdörfern, zwölf Fürsten über ihre Leute.
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.Éstos fueron los hijos de Ismael y sus nombres según sus aldeas y campamentos: doce jefes según sus naciones
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.이들은 이스마엘의 아들들이요 그 촌과 부락대로 된 이름이며 그 족속대로는 십 이 방백이었더라
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.Ti so sinovi Izmaelovi in ta so njih imena v njih seliščih in šatoriščih: dvanajst prvakov pri rodovih svojih.
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.Toto sú synovia Izmaelovi, a toto sú ich mená po ich vsiach a po ich táboroch, dvanásť kniežat ich kmeňov.
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.Сии суть сыны Измаиловы, и сии имена их, в селениях их, в кочевьях их. Это двенадцать князей племен их.
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.אלה הם בני ישמעאל ואלה שמתם בחצריהם ובטירתם שנים עשר נשיאם לאמתם׃
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.هؤلاء هم بنو اسماعيل وهذه اسماؤهم بديارهم وحصونهم اثنا عشر رئيسا حسب قبائلهم.
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.這 是 以 實 瑪 利 眾 子 的 名 字 、 照 著 他 們 的 村 莊 、 營 寨 、 作 了 十 二 族 的 族 長
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.這是 以 實瑪 利眾子 的 名字 、 照著 他 們 的 村莊 、 營寨 、 作 了 十二 族 的 族長
‹‹İsrailden bir oymağın yok olup gitmemesi için sağ kalan Benyaminoğullarının mirasçıları olmalı.A povedali: Dedičstvo uniklých treba zase dať Benjaminovi, aby nebolo vyhladené pokolenie z Izraela.
‹‹İsrailden bir oymağın yok olup gitmemesi için sağ kalan Benyaminoğullarının mirasçıları olmalı.In reko: Dediščina mora ostati tistim, ki so zbežali iz Benjamina, da se ne zatre rod iz Izraela.
‹‹İsrailden bir oymağın yok olup gitmemesi için sağ kalan Benyaminoğullarının mirasçıları olmalı.또 가로되 베냐민의 도망하여 면한 자에게 마땅히 기업이 있어야 하리니 그리하면 이스라엘 중에 한 지파가 사라짐이 없으리라
‹‹İsrailden bir oymağın yok olup gitmemesi için sağ kalan Benyaminoğullarının mirasçıları olmalı.Nadto rzekli: Dziedzictwo Benjamina pozostałym należy, aby nie zaginęło pokolenie z Izraela.
‹‹İsrailden bir oymağın yok olup gitmemesi için sağ kalan Benyaminoğullarının mirasçıları olmalı.Og de sa: Benjamins arvedel skal høre de undkomne til, så ikke en hel stamme i Israel skal utslettes.
‹‹İsrailden bir oymağın yok olup gitmemesi için sağ kalan Benyaminoğullarının mirasçıları olmalı.Og de sagde: "Hvorledes kan der reddes en Rest af Benjamin, så at ikke en Stamme i Israel går til Grunde?
‹‹İsrailden bir oymağın yok olup gitmemesi için sağ kalan Benyaminoğullarının mirasçıları olmalı.Řekli také: Dědictví Beniaminovo pozůstalým náleží, aby nezahynulo pokolení z Izraele.
‹‹İsrailden bir oymağın yok olup gitmemesi için sağ kalan Benyaminoğullarının mirasçıları olmalı.И рекоха: Наследство е потребно за оцелелите от Вениамина, за да не изчезне едно племе от Израиля;
‹‹İsrailden bir oymağın yok olup gitmemesi için sağ kalan Benyaminoğullarının mirasçıları olmalı.И сказали: наследственная земля пусть остается уцелевшим сынам Вениамина, чтобы не исчезло колено от Израиля;
‹‹İsrailden bir oymağın yok olup gitmemesi için sağ kalan Benyaminoğullarının mirasçıları olmalı.ויאמרו ירשת פליטה לבנימן ולא ימחה שבט מישראל׃
‹‹İsrailden bir oymağın yok olup gitmemesi için sağ kalan Benyaminoğullarının mirasçıları olmalı.وقالوا ميراث نجاة لبنيامين ولا يمحى سبط من اسرائيل.
‹‹İsrailden bir oymağın yok olup gitmemesi için sağ kalan Benyaminoğullarının mirasçıları olmalı.又 說 、 便 雅 憫 逃 脫 的 人 當 有 地 業 、 免 得 以 色 列 中 塗 抹 了 一 個 支 派
‹‹İsrailden bir oymağın yok olup gitmemesi için sağ kalan Benyaminoğullarının mirasçıları olmalı.又 說 、 便 雅憫 逃脫 的 人當 有 地業 、 免得 以色列 中 塗抹 了 一 個 支派
İsrailin bütün oymakları Hevronda bulunan Davuta gelip şöyle dediler: ‹‹Biz senin etin, kemiğiniz.Derpå kom alle Israels Stammer til David i Hebron og sagde: "Vi er jo dit Kød og Blod!
İsrailin bütün oymakları Hevronda bulunan Davuta gelip şöyle dediler: ‹‹Biz senin etin, kemiğiniz.Então todas as tribos de Israel vieram a Davi em Hebrom e disseram: Eis-nos aqui, teus ossos e tua carne!
İsrailin bütün oymakları Hevronda bulunan Davuta gelip şöyle dediler: ‹‹Biz senin etin, kemiğiniz.이스라엘 모든 지파가 헤브론에 이르러 다윗에게 나아와 말하여 가로되 보소서 우리는 왕의 골육이니이다
İsrailin bütün oymakları Hevronda bulunan Davuta gelip şöyle dediler: ‹‹Biz senin etin, kemiğiniz.Potom prišly všetky pokolenia Izraelove k Dávidovi do Hebrona a riekly: Hľa, my sme tvoja kosť a tvoje telo.
İsrailin bütün oymakları Hevronda bulunan Davuta gelip şöyle dediler: ‹‹Biz senin etin, kemiğiniz.Så kom alle Israels stammer til David i Hebron og sa: Her er vi; vi er av samme kjød og blod som du.
İsrailin bütün oymakları Hevronda bulunan Davuta gelip şöyle dediler: ‹‹Biz senin etin, kemiğiniz.Sedan; kommo alla Israels stammar till David i Hebron och sade så: »Vi äro ju ditt kött och ben.
İsrailin bütün oymakları Hevronda bulunan Davuta gelip şöyle dediler: ‹‹Biz senin etin, kemiğiniz.Tedaj pridejo vsi rodovi Izraelovi k Davidu v Hebron in ga ogovore, rekoč: Glej, kost smo tvoja in meso tvoje.
İsrailin bütün oymakları Hevronda bulunan Davuta gelip şöyle dediler: ‹‹Biz senin etin, kemiğiniz.И пришли все колена Израилевы к Давиду в Хеврон и сказали: вот, мы– кости твои и плоть твоя;
İsrailin bütün oymakları Hevronda bulunan Davuta gelip şöyle dediler: ‹‹Biz senin etin, kemiğiniz.ויבאו כל שבטי ישראל אל דוד חברונה ויאמרו לאמר הננו עצמך ובשרך אנחנו׃
İsrailin bütün oymakları Hevronda bulunan Davuta gelip şöyle dediler: ‹‹Biz senin etin, kemiğiniz.وجاء جميع اسباط اسرائيل الى داود الى حبرون وتكلموا قائلين هوذا عظمك ولحمك نحن.
İsrailin bütün oymakları Hevronda bulunan Davuta gelip şöyle dediler: ‹‹Biz senin etin, kemiğiniz.以 色 列 眾 支 派 來 到 希 伯 崙 見 大 衛 、 說 、 我 們 原 是 你 的 骨 肉
İsrailin bütün oymakları Hevronda bulunan Davuta gelip şöyle dediler: ‹‹Biz senin etin, kemiğiniz.以色列 眾 支派 來到 希伯崙見 大衛 、 說 、 我 們 原是 你 的 骨肉
İsrailin her oymağından kentte çalışanlar toprağı işleyecekler.A ci słudzy miasta służyć będą miastu ze wszystkich pokoleó Izraelskich.
İsrailin her oymağından kentte çalışanlar toprağı işleyecekler.A čo do toho, kto má slúžiť mestu, budú mu slúžiť zo všetkých pokolení Izraelových.
İsrailin her oymağından kentte çalışanlar toprağı işleyecekler.Alla stadens bebyggare från alla Israels stammar skola bruka det.
İsrailin her oymağından kentte çalışanlar toprağı işleyecekler.A ti služebníci města sloužiti budou Izraelovi ze všech pokolení Izraelských.
İsrailin her oymağından kentte çalışanlar toprağı işleyecekler.Byens Befolkning skal sammensættes således, at Folk fra alle israels Stammer bor der:
İsrailin her oymağından kentte çalışanlar toprağı işleyecekler.E os que servem a cidade, dentre todas as tribos de Israel, cultivá-lo-ão.
İsrailin her oymağından kentte çalışanlar toprağı işleyecekler.És a ki szántóvetõ a városban, mívelje azt Izráelnek minden nemzetségébõl.
İsrailin her oymağından kentte çalışanlar toprağı işleyecekler.Het moet bewerkt worden door mensen die in de stad werken, ongeacht uit welk deel van Israël ze komen.
İsrailin her oymağından kentte çalışanlar toprağı işleyecekler.i quali saranno presi da tutte le tribù d'Israele