Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Entonces Abdías fue al encuentro de Acab y le informó. Acab fue al encuentro de Elías
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.오바댜가 가서 아합을 만나 고하매 아합이 엘리야를 만나려 하여 가다가
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Maka pergilah Obaja melaporkan kepada raja, dan Ahab pun berangkat untuk menemui Elia
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Niin Obadja meni Ahabia vastaan ja ilmoitti hänelle tämän. Ahab meni silloin Eliaa vastaan.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Obadia, ducîndu-se înaintea lui Ahab, l -a înştiinţat despre lucrul acesta. Şi Ahab s'a dus înaintea lui Ilie.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Obadja gik da Akab i Møde og meldte ham det, og Akab gik Elias i Møde.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Så gikk Obadja Akab i møte og sa det til ham; og Akab gikk Elias i møte.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Tedaj gre Obadija naproti Ahabu in mu to naznani. Ahab pa krene Eliju naproti.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Toen ging Obadja naar Achab om hem te vertellen dat Elia er was en Achab ging naar hem toe.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Vậy , Áp - đia đi đón A-háp , và thuật lại cho người . A-háp bèn đi đón Ê - li .
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Vậy, Áp-đia đi đón A-háp, và thuật lại cho người. A-háp bèn đi đón Ê-li.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.И пошел Авдий навстречу Ахаву и донес ему. И пошел Ахав навстречу Илии.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.И тъй, Авдия отиде да посрещне Ахаава и му извести. А Ахаав отиде да посрещне Илия.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.וילך עבדיהו לקראת אחאב ויגד לו וילך אחאב לקראת אליהו׃
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.فذهب عوبديا للقاء اخآب واخبره فسار اخآب للقاء ايليا
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.於 是 俄 巴 底 去 迎 著 亞 哈 告 訴 他 . 亞 哈 就 去 迎 著 以 利 亞
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.於是 俄 巴 底 去 迎著 亞 哈 告訴 他 . 亞哈 就 去 迎著 以利亞
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Áp-đia tiếp rằng: Tôi có phạm tội gì, mà ông muốn phó kẻ tôi tớ ông vào tay A-háp, hầu cho người giết tôi đi?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Do którego on rzekł: Cóżem zgrzeszył, iż wydawasz sługę twego w ręce Achabowe, aby mię zabił?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Ele, porém, disse: Em que pequei, para que entregues teu servo na mão de Acabe, para ele me matar?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Jemuž řekl: Což jsem zhřešil, že služebníka svého vydati chceš v ruku Achabovu, aby mne zamordoval?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:가로되 내가 무슨 죄를 범하였기에 당신이 당신의 종을 아합의 손에 붙여 죽이게 하려 하시나이까
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Men han sa: Hvad synd har jeg gjort, siden du overgir din tjener i Akabs hånd, så han dreper mig?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Na to povedal Obadiáš: Čo som zhrešil, že vydávaš svojho služobníka do ruky Achabovej, aby ma zabil?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Niin hän sanoi: "Mitä minä olen rikkonut, koska annat palvelijasi Ahabin käsiin, hänen surmattavakseen?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Obaja menjawab, "Apa salah saya sehingga Bapak mau menyerahkan saya kepada Ahab untuk dibunuh
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:"Och heer", bracht Obadja uit, "wat heb ik misdaan dat u mij de dood instuurt?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:On pa reče: Kaj sem pregrešil, da hočeš dati mene, hlapca svojega, Ahabu v roko, da me umori?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Õ pedig monda: Mit vétettem ellened, hogy a te szolgádat Akháb kezébe akarod adni, hogy megöljön engem?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Pero él dijo: --¿En qué he pecado para que tú entregues a tu siervo en mano de Acab, para que me mate
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Quegli disse: «Che male ho fatto perché tu consegni il tuo servo ad Acab perché egli mi uccida
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Şi Obadia a zis: ,,Ce păcat am săvîrşit eu, ca să dai pe robul tău în mînile lui Ahab, ca să mă omoare?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:А той каза: В що съм съгрешил, та искаш да предадеш слугата си в ръката на Ахаава, за да ме убие?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Он сказал: чем я провинился, что ты предаешь раба твоего в руки Ахава, чтоб умертвить меня?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:ויאמר מה חטאתי כי אתה נתן את עבדך ביד אחאב להמיתני׃
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:فقال ما هي خطيتي حتى انك تدفع عبدك ليد اخآب ليميتني.
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:俄 巴 底 說 、 僕 人 有 甚 麼 罪 、 你 竟 要 將 我 交 在 亞 哈 手 裡 、 使 他 殺 我 呢
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:俄 巴 底說 、 僕人 有 甚 麼罪 、 你 竟 要 將 我 交 在 亞哈 手裡 、 使 他 殺 我 呢
Oval Ofis diyorlar.Chamam-lhe: "A sala oval".
Oval Ofis diyorlar.De kallar det "the Oval Office."
Oval Ofis diyorlar.Le llaman el Despacho Oval.
Oval Ofis diyorlar.Lo chiamano lo Studio Ovale.
Oval Ofis diyorlar.Man nennt es das Oval Office.
Oval Ofis diyorlar.Mereka menyebutnya "Oval Office."
Oval Ofis diyorlar.Mọi người gọi nó là phòng trái xoan.
Oval Ofis diyorlar.Nazývajú ju Oválna pracovňa.
Oval Ofis diyorlar.Nazywa się Gabinet Owalny.
Oval Ofis diyorlar.On l'appelle le bureau ovale.
Oval Ofis diyorlar.사람들은 그 사무실을 Oval Office라고 부르죠
Oval Ofis diyorlar.Říkají jí Oválná pracovna.
Oval Ofis diyorlar.Se numeste Biroul Oval.
Oval Ofis diyorlar.Sitä kutsutaan Oval Officeksi, soikeaksi toimistoksi.
Oval Ofis diyorlar.Ze noemen het het Ovale Kantoor.
Oval Ofis diyorlar.Το αποκαλούν το "Οβάλ Γραφείο".
Oval Ofis diyorlar.Його називають Овальним кабінетом.
Oval Ofis diyorlar.Наричат го Овалния кабинет.
Oval Ofis diyorlar.Он называется Овальный Кабинет.
Oval Ofis diyorlar.הוא נקרא החדר הסגלגל.
Oval Ofis diyorlar.يسمونه بالمكتب البيضاوي.
Oval Ofis diyorlar.ホワイトハウスには 彼が向かう机があります