Ana içeriğe geç
Sözlük

ova ile cümle

ova kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:وكلم الرب موسى في عربات موآب على اردن اريحا قائلا
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:耶 和 華 在 摩 押 平 原 約 但 河 邊 、 耶 利 哥 對 面 曉 諭 摩 西 說
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:耶和華 在 摩押 平原 約 但 河邊 、 耶利 哥對面 曉諭 摩西說
Ortabatı ve "Büyük Ovalar", sadece birkaç on yıl içinde, bu alanlarKeskilänteen ja suurille tasangoille, joiden otaksutaan altistuvan äärimmäselle kuivuudelle,
Ortabatı ve "Büyük Ovalar", sadece birkaç on yıl içinde, bu alanlar중서부 및 대평원이 미국의 먼지폭풍보다 더 심각한
Ortabatı ve "Büyük Ovalar", sadece birkaç on yıl içinde, bu alanlar- Velké prérie středozápadu - předpokládá se, že budou náchylné extrémnímu suchu.
Ortabatı ve "Büyük Ovalar", sadece birkaç on yıl içinde, bu alanlarהמערב התיכון והמישורים הגדולים, שעלולים להתדרדר לבצורות קשות
Ortabatı ve "Büyük Ovalar", sadece birkaç on yıl içinde, bu alanlarالغرب الأوسط والسهول الكبرى، والتي من المتوقع أن تصبح عرضة لموجات جفاف شديدة،
Ortabatı ve "Büyük Ovalar", sadece birkaç on yıl içinde, bu alanlarかなり厳しい干ばつの多発地帯となってしまい 1930年代の- ダストボール砂塵嵐の比ではありません
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.A aj, sláva Boha Izraelského byla tam na pohledění jako ta, kterouž jsem viděl v údolí.
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.A hľa, bola tam sláva Boha Izraelovho jako sláva videnia, ktoré som videl v údolí.
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.A oto tam była chwała Boga Izraelskiego na wejrzeniu jako ona, którąm widział na polu.
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.Ed ecco là era la gloria del Dio d'Israele, simile a quella che avevo visto nella valle
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.E eis que a glória do Deus de Israel estava ali, conforme a semelhança que eu tinha visto no vale.
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.És ímé ott vala Izráel Istenének dicsõsége, a látás szerint, a melyet láttam a völgyben.
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.Et voici, la gloire du Dieu d`Israël était là, telle que je l`avais vue en vision dans la vallée.
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.In glej, slava Boga Izraelovega je bila tam, enaka prikazni, ki sem jo videl v dolini.
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.이스라엘 하나님의 영광이 거기 있는데 내가 들에서 보던 이상과 같더라
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.Nầy , tại đó có sự vinh_hiển của Ðức_Chúa_Trời Y-sơ-ra-ên , như ta đã xem trong sự hiện thấy tại đồng_bằng .
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.Nầy, tại đó có sự vinh hiển của Ðức Chúa Trời Y-sơ-ra-ên, như ta đã xem trong sự hiện thấy tại đồng bằng.
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.Och se, där syntes Israels Guds härlighet, alldeles sådan som jag hade sett den på slätten.
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.Og der så jeg Israels Guds herlighet, likesom i det syn jeg hadde sett i dalen.
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.Og se, der var Israels Guds Herlighed; at se til var den, som jeg så den i Dalen.
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.Plotseling verscheen de heerlijkheid van de God van Israël, net zoals ik eerder had gezien in het dal.
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.Şi iată că slava Dumnezeului lui Israel era acolo, aşa cum o văzusem în vale.
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.Und siehe, da war die Herrlichkeit des Gottes Israels, wie ich sie zuvor gesehen hatte im Felde.
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.Y he allí la gloria del Dios de Israel, como la visión que yo había visto en el valle
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.Και ιδου, η δοξα του Θεου του Ισραηλ ητο εκει, κατα το οραμα το οποιον ειδον εν τη πεδιαδι.
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.ето, славата на Израилевия Бог бе там, както във видението, което видях на полето.
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.И вот, там была слава Бога Израилева, подобная той, какую я видел на поле.
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.והנה שם כבוד אלהי ישראל כמראה אשר ראיתי בבקעה׃
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.واذا مجد اله اسرائيل هناك مثل الرؤيا التي رأيتها في البقعة
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.誰 知 、 在 那 裡 有 以 色 列 神 的 榮 耀 、 形 狀 與 我 在 平 原 所 見 的 一 樣
Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.誰知 、 在 那 裡 有 以色列 神 的 榮耀 、 形狀與 我 在 平原 所 見 的 一 樣
"Ova değil, su da değil, işte aslında bu!"Ce n'était pas la savane, ce n'était pas l'eau, c'était ça!"
"Ova değil, su da değil, işte aslında bu!""Descobri. Não foi a savana, não foi a água, foi isto!"
"Ova değil, su da değil, işte aslında bu!"Det var ikke savannaen, det var ikke vandet, det var 'dette'!"
"Ova değil, su da değil, işte aslında bu!"Det var inte savannen, det var inte vatten, det var detta!"
"Ova değil, su da değil, işte aslında bu!"Es war nicht die Savanne, es war auch nicht das Wasser, es war das!"
"Ova değil, su da değil, işte aslında bu!"Het was niet de savanne, het was niet het water, maar dit!"
"Ova değil, su da değil, işte aslında bu!"이렇게 말할 수 있습니다.
"Ova değil, su da değil, işte aslında bu!"N-a fost savana, n-a fost apa, a fost, iată, asta!"
"Ova değil, su da değil, işte aslında bu!"Nem a szavanna volt az, nem a víz volt az, hanem ez !"
"Ova değil, su da değil, işte aslında bu!"No fue la sabana, no fue el agua, fue esto!".
"Ova değil, su da değil, işte aslında bu!"Non era la savana, e nemmeno l'acqua, era questo!"
"Ova değil, su da değil, işte aslında bu!"To nie była sawanna, ani woda, tylko..."
"Ova değil, su da değil, işte aslında bu!"Δεν ήταν η σαβάνα, δεν ήταν το νερό, ήταν αυτό"!
"Ova değil, su da değil, işte aslında bu!"Это не саванна и не вода, это вот что!"
"Ova değil, su da değil, işte aslında bu!"זו לא הייתה הסוואנה, זה לא היה המים, זה היה זה!"
"Ova değil, su da değil, işte aslında bu!"انها ليست السافننا، و ليست الماء، انها هذا !"
"Ova değil, su da değil, işte aslında bu!"そんな事が起きる兆しもありません
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Abdia andò incontro ad Acab e gli riferì la cosa. Acab si diresse verso Elia
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Abdias, étant allé à la rencontre d`Achab, l`informa de la chose. Et Achab se rendit au-devant d`Élie.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.A tak odišiel Obadiáš vústrety Achabovi a oznámil mu to. A Achab vyšiel vústrety Eliášovi.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.A tak šel Abdiáš vstříc Achabovi, a oznámil jemu. Pročež šel i Achab v cestu Eliášovi.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.A tak szedł Abdyjasz przeciw Achabowi, i oznajmił mu to. Przetoż szedł Achab przeciw Elijaszowi.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Då gick Obadja Ahab till mötes och förkunnade detta för honom; och Ahab begav sig åstad för att möta Elia.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Da ging Obadja hin Ahab entgegen und sagte es ihm an. Und Ahab ging hin Elia entgegen.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Elméne azért Abdiás Akháb eleibe, és megjelenté ezt néki, és eleibe méne Akháb Illésnek.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Então foi Obadias encontrar-se com Acabe, e lho anunciou; e Acabe foi encontrar-se com Elias.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod