& Oval SeçimChọn & Elip
& Oval Seçim& Eliptični izbirnik
& Oval SeçimEliptični izbirnik
& Oval Seçim& Eliptični izbor
& Oval SeçimEllipszis alakú kijelölés
& Oval Seçimelliptische dab: hoek
& Oval SeçimElliptiska klick: vinkel
& Oval Seçimpincelada elíptica: ângulo
& Oval SeçimSelecţie & eliptică
& Oval SeçimSelezione ellittica
& Oval SeçimStrumento di selezione ellittica
& Oval Seçimеліптичний мазок: кут
& Oval Seçim& Эллиптическое выделение
& Oval SeçimЭллиптическое выделение
& Oval Seçimבחירה אליפטית
Oval şekilde modelleyebileceğiniz, doğal havalandırmaya dayalı bahçeler.동일한 과정을 Commerce Bank 프로젝트에서도 살펴볼수 있습니다. 자연 환기를 통해
Oval şekilde modelleyebileceğiniz, doğal havalandırmaya dayalı bahçeler.la façon dont on peut modéliser ces jardins, la façon dont ils l'entourent en spirale.
Oval şekilde modelleyebileceğiniz, doğal havalandırmaya dayalı bahçeler.la forma en que pueden modelarse esos jardines, la forma en que se enrolla.
Oval şekilde modelleyebileceğiniz, doğal havalandırmaya dayalı bahçeler.Possiamo vedere lo stesso processo al lavoro per quanto riguarda la Banca del Commercio --
Oval şekilde modelleyebileceğiniz, doğal havalandırmaya dayalı bahçeler.אתם יכולים לראות את אותם התהליכים בעבודה מבחינת הבנק למסחר- והתלות שלו באוורור טבעי,
Oval şekilde modelleyebileceğiniz, doğal havalandırmaya dayalı bahçeler.يمكننا أن نرى نفس العمليات في العمل من ناحية البنك التجاري -- إعتماده على التهوية الطبيعية،
Oval şekilde modelleyebileceğiniz, doğal havalandırmaya dayalı bahçeler.コマース銀行で見れます 自然換気への依存 庭をモデル化した手法
RABbin eli orada üzerimdeydi. Bana, ‹‹Kalk, ovaya git›› dedi, ‹‹Orada seninle konuşacağım.››A bola tam nado mnou ruka Hospodinova, a riekol mi: Vstaň, vyjdi do údolia, a tam budem hovoriť s tebou.
RABbin eli orada üzerimdeydi. Bana, ‹‹Kalk, ovaya git›› dedi, ‹‹Orada seninle konuşacağım.››E a mão do Senhor estava sobre mim ali, e ele me disse: Levanta-te, e sai ao vale, e ali falarei contigo.
RABbin eli orada üzerimdeydi. Bana, ‹‹Kalk, ovaya git›› dedi, ‹‹Orada seninle konuşacağım.››Entonces vino allí sobre mí la mano de Jehovah y me dijo: "Levántate, vete al valle, y allí hablaré contigo.
RABbin eli orada üzerimdeydi. Bana, ‹‹Kalk, ovaya git›› dedi, ‹‹Orada seninle konuşacağım.››És lõn ott az Úrnak keze rajtam, és monda nékem: Kelj fel, menj ki a völgybe, és ott szólok veled.
RABbin eli orada üzerimdeydi. Bana, ‹‹Kalk, ovaya git›› dedi, ‹‹Orada seninle konuşacağım.››I była tam nademną ręka Pańska, i rzekł do mnie: Wstawszy wyjdź w pole, a tam się z tobą rozmówię.
RABbin eli orada üzerimdeydi. Bana, ‹‹Kalk, ovaya git›› dedi, ‹‹Orada seninle konuşacağım.››In roka GOSPODOVA je bil tam nad menoj, in mi veli: Vstani, pojdi v nižavo, in tam bom govoril s teboj.
RABbin eli orada üzerimdeydi. Bana, ‹‹Kalk, ovaya git›› dedi, ‹‹Orada seninle konuşacağım.››여호와께서 권능으로 거기서 내게 임하시고 또 내게 이르시되 일어나 들로 나아가라 내가 거기서 너와 말하리라 하시기로
RABbin eli orada üzerimdeydi. Bana, ‹‹Kalk, ovaya git›› dedi, ‹‹Orada seninle konuşacağım.››Là encore la main de l`Éternel fut sur moi, et il me dit: Lève-toi, va dans la vallée, et là je te parlerai.
RABbin eli orada üzerimdeydi. Bana, ‹‹Kalk, ovaya git›› dedi, ‹‹Orada seninle konuşacağım.››Og Herrens hånd kom over mig der, og han sa til mig: Stå op og gå ut i dalen! Der vil jeg tale med dig.
RABbin eli orada üzerimdeydi. Bana, ‹‹Kalk, ovaya git›› dedi, ‹‹Orada seninle konuşacağım.››Şi mîna Domnului a venit peste mine acolo, şi mi -a zis: ,,Scoală-te, du-te în vale, şi acolo îţi voi vorbi!``
RABbin eli orada üzerimdeydi. Bana, ‹‹Kalk, ovaya git›› dedi, ‹‹Orada seninle konuşacağım.››И была на мне там рука Господа, и Он сказал мне: встань и выйди вполе, и Я буду говорить там с тобою.
RABbin eli orada üzerimdeydi. Bana, ‹‹Kalk, ovaya git›› dedi, ‹‹Orada seninle konuşacağım.››И ръката на Господа биде там върху мене; и Той ми рече: Стани, излез на полето, и там ще ти говоря.
RABbin eli orada üzerimdeydi. Bana, ‹‹Kalk, ovaya git›› dedi, ‹‹Orada seninle konuşacağım.››ותהי עלי שם יד יהוה ויאמר אלי קום צא אל הבקעה ושם אדבר אותך׃
RABbin eli orada üzerimdeydi. Bana, ‹‹Kalk, ovaya git›› dedi, ‹‹Orada seninle konuşacağım.››وكانت يد الرب عليّ هناك وقال لي قم اخرج الى البقعة وهناك اكلمك.
RABbin eli orada üzerimdeydi. Bana, ‹‹Kalk, ovaya git›› dedi, ‹‹Orada seninle konuşacağım.››耶 和 華 的 靈 〔 原 文 作 手 〕 在 那 裡 降 在 我 身 上 、 他 對 我 說 、 你 起 來 往 平 原 去 、 我 要 在 那 裡 和 你 說 話
RABbin eli orada üzerimdeydi. Bana, ‹‹Kalk, ovaya git›› dedi, ‹‹Orada seninle konuşacağım.››耶和華 的 靈 〔 原文 作手 〕 在 那 裡降 在 我 身上 、 他對我說 、 你 起 來往 平原 去 、 我 要 在 那裡 和 你說話
RABbin eli üzerimdeydi, Ruhuylafç beni dışarı çıkardı, kemiklerle dolu bir ovanın ortasına koydu.Aku merasakan kuasa TUHAN, dan Roh-Nya membawa aku menuruni lembah yang penuh dengan tulang-tulang
RABbin eli üzerimdeydi, Ruhuylafç beni dışarı çıkardı, kemiklerle dolu bir ovanın ortasına koydu.Była nademną ręka Pańska, i wywiódł mię Pan w duchu, i postawił mię w pośrodku pola, które było pełne kości;
RABbin eli üzerimdeydi, Ruhuylafç beni dışarı çıkardı, kemiklerle dolu bir ovanın ortasına koydu.Herrens hånd kom over mig, og han førte mig i ånden ud og satte mig midt i dalen. Den var fuld af Ben;
RABbin eli üzerimdeydi, Ruhuylafç beni dışarı çıkardı, kemiklerle dolu bir ovanın ortasına koydu.여호와께서 권능으로 내게 임하시고 그 신으로 나를 데리고 가서 골짜기 가운데 두셨는데 거기 뼈가 가득하더라
RABbin eli üzerimdeydi, Ruhuylafç beni dışarı çıkardı, kemiklerle dolu bir ovanın ortasına koydu.Была на мне рука Господа, и Господь вывел меня духом и поставилменя среди поля, и оно было полно костей,
RABbin eli üzerimdeydi, Ruhuylafç beni dışarı çıkardı, kemiklerle dolu bir ovanın ortasına koydu.היתה עלי יד יהוה ויוצאני ברוח יהוה ויניחני בתוך הבקעה והיא מלאה עצמות׃
RABbin eli üzerimdeydi, Ruhuylafç beni dışarı çıkardı, kemiklerle dolu bir ovanın ortasına koydu.كانت عليّ يد الرب فاخرجني بروح الرب وانزلني في وسط البقعة وهي ملآنة عظاما.
RABbin eli üzerimdeydi, Ruhuylafç beni dışarı çıkardı, kemiklerle dolu bir ovanın ortasına koydu.耶 和 華 的 靈 、 〔 原 文 作 手 〕 降 在 我 身 上 、 耶 和 華 藉 他 的 靈 帶 我 出 去 、 將 我 放 在 平 原 中 . 這 平 原 遍 滿 骸 骨
RABbin eli üzerimdeydi, Ruhuylafç beni dışarı çıkardı, kemiklerle dolu bir ovanın ortasına koydu.耶和華 的靈 、 〔 原文 作手 〕 降 在 我 身上 、 耶和華 藉 他 的 靈帶 我 出去 、 將我 放 在 平原 中 . 這 平原 遍 滿 骸骨
RAB Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında Musaya şöyle dedi:A Hospodin hovoril Mojžišovi v Arbót-moábe pri Jordáne, naproti Jerichu a riekol:
RAB Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında Musaya şöyle dedi:Di dataran Moab, di tepi Sungai Yordan, dekat kota Yerikho, TUHAN berkata kepada Musa
RAB Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında Musaya şöyle dedi:Disse mais o Senhor a Moisés nas planícies de Moabe, junto ao Jordão, na altura de Jericó:
RAB Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında Musaya şöyle dedi:Domnul a vorbit lui Moise, în cîmpia Moabului, lîngă Iordan, în faţa Ierihonului. Şi a zis:
RAB Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında Musaya şöyle dedi:Ðức Giê-hô-va phán cùng Môi-se trong đồng Mô-áp, gần sông Giô-đanh, đối ngang Giê-ri-cô, mà rằng:
RAB Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında Musaya şöyle dedi:Ðức_Giê - hô-va phán cùng Môi-se trong đồng Mô-áp , gần sông Giô-đanh , đối ngang Giê-ri-cô , mà rằng :
RAB Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında Musaya şöyle dedi:És szóla az Úr Mózesnek a Moáb mezõségén a Jordán mellett, Jérikhó ellenében, mondván:
RAB Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında Musaya şöyle dedi:HERREN talede fremdeles til Moses på Moabs Sletter ved Jordan over for Jeriko og sagde:
RAB Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında Musaya şöyle dedi:Il Signore disse ancora a Mosè nelle steppe di Moab presso il Giordano di Gerico
RAB Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında Musaya şöyle dedi:I mluvil Hospodin k Mojžíšovi na rovinách Moábských, při Jordánu proti Jerichu, řka:
RAB Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında Musaya şöyle dedi:In GOSPOD je govoril Mojzesu na poljanah Moabskih pri Jordanu, nasproti Jerihu, rekoč:
RAB Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında Musaya şöyle dedi:Ja Herra puhui Moosekselle Mooabin arolla Jordanin rannalla, Jerikon kohdalla, sanoen:
RAB Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında Musaya şöyle dedi:Jehovah habló a Moisés en las llanuras de Moab, junto al Jordán, frente a Jericó, diciendo