Binlerce yıl önce bir ovada dolaşırken o hayvanın nerede olacağı hakkında lineer tahminler yürütüyorduk.Când am mers prin savană acum o mie de ani am făcut predicţii liniare despre unde o să fie acel animal
Binlerce yıl önce bir ovada dolaşırken o hayvanın nerede olacağı hakkında lineer tahminler yürütüyorduk.Da vi vandrede på savannen for tusind år siden lavede vi lineære forudsigelser om hvor dyret ville være.
Binlerce yıl önce bir ovada dolaşırken o hayvanın nerede olacağı hakkında lineer tahminler yürütüyorduk.Když jsme před tisíci lety kráčeli savanou udělali jsme lineární předpověď, kde bude to zvíře.
Binlerce yıl önce bir ovada dolaşırken o hayvanın nerede olacağı hakkında lineer tahminler yürütüyorduk.Kiedy tysiąc lat temu chodziliśmy po sawannie, to liniowo szacowaliśmy, gdzie będzie dane zwierzę.
Binlerce yıl önce bir ovada dolaşırken o hayvanın nerede olacağı hakkında lineer tahminler yürütüyorduk.천 년 전에 사바나 초원을 걷고 있던 인류는 어디에 동물이 있을지에 대해 선형적으로 예측했습니다.
Binlerce yıl önce bir ovada dolaşırken o hayvanın nerede olacağı hakkında lineer tahminler yürütüyorduk.Saat kita berjalan melalui savannah seribu tahun lalu kita melakukan prediksi linear tentang lokasi binatang.
Binlerce yıl önce bir ovada dolaşırken o hayvanın nerede olacağı hakkında lineer tahminler yürütüyorduk.כשהלכנו בסוואנה לפני אלף שנה הערכנו בצורה לינארית היכן תימצא החיה.
Binlerce yıl önce bir ovada dolaşırken o hayvanın nerede olacağı hakkında lineer tahminler yürütüyorduk.حين مشينا في السافانا منذ ألف عام قمنا بتنبؤات خطية عن مواقع الحيوانات
Binlerce yıl önce bir ovada dolaşırken o hayvanın nerede olacağı hakkında lineer tahminler yürütüyorduk.どこに動物がいるか、直線的に予測していました そういうやりかたはうまくいってきました そして、私たちの頭にこびりついているのです
Biraz da oval şekilde çizeyim.Może zrobię z tego trochę owal.
Biraz da oval şekilde çizeyim.Možná to udělám trochu víc oválné.
Biraz da oval şekilde çizeyim.Я намалюю його трохи більш овальним.
Bir ovamız, bir bataklığımız, bir çölümüz vardı.Ada padang rumput, rawa, padang gurun.
Bir ovamız, bir bataklığımız, bir çölümüz vardı.Aveam o savană, o mlaştină, un deşert.
Bir ovamız, bir bataklığımız, bir çölümüz vardı.Chúng tôi có Xavan, 1 đầm lầy và 1 sa mạc.
Bir ovamız, bir bataklığımız, bir çölümüz vardı.또 사바나, 습지, 사막도 있었습니다.
Bir ovamız, bir bataklığımız, bir çölümüz vardı.Měli jsme savanu, mokřiny, poušť.
Bir ovamız, bir bataklığımız, bir çölümüz vardı.Mieliśmy sawannę, bagna, pustynię.
Bir ovamız, bir bataklığımız, bir çölümüz vardı.Nous avions une savane, un marécage, un désert.
Bir ovamız, bir bataklığımız, bir çölümüz vardı.Teníamos una sabana, un pantano, y un desierto
Bir ovamız, bir bataklığımız, bir çölümüz vardı.We hadden ook een savanne, een moeras, een woestijn.
Bir ovamız, bir bataklığımız, bir çölümüz vardı.Wir hatten eine Savanne, ein Feuchtgebiet, eine Wüste.
Bir ovamız, bir bataklığımız, bir çölümüz vardı.Имахме савана, блато, пустиня.
Bir ovamız, bir bataklığımız, bir çölümüz vardı.У нас была саванна, болото, пустыня.
Bir ovamız, bir bataklığımız, bir çölümüz vardı.היתה לנו סוואנה, ביצה, מדבר.
Bir ovamız, bir bataklığımız, bir çölümüz vardı.كان لدينا السافانا ، والمستنقعات ، والصحراء.
Bir ovamız, bir bataklığımız, bir çölümüz vardı.全ての栽培を行う半エーカーの農地と
Bizim atalarımız ovalara inmişti.A mi ősünk kiment a síkságra.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.I nostri andarono nelle pianure.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.우리 조상은 평지로 나왔습니다.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Los nuestros se fueron a las llanuras.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Naši předkové vyšli ven na pláně.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Nasz wyruszył na równiny.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Nos ancêtres sont partis pour les plaines.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Onze voorouders gingen de vlakte op.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Os nossos antepassados desceram à planície.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Strămoșii noștri au ieşit în câmpie.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Våra förfäder gick ut på slätten.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Vore forfædre gik ud i de åbne vidder.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Ο δικός μας πρόγονος βγήκε έξω στην πεδιάδα.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Наши предки переселились на равнины.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Нашите предци са отишли към равнините.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.ושלנו יצאו אל המישורים.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.اما جدودنا فقد نزلوا الى الارض
Bizim atalarımız ovalara inmişti.これがすべてを語ったのです
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.Bei vierzigtausend Gerüstete zum Heer gingen vor dem HERRN zum Streit auf das Gefilde Jerichos.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.bolo ich okolo štyridsať tisíc, ozbrojených do vojny, a prešli pred Hospodinom do boja na roviny Jericha.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.henved 40.000 Mand i Tal, rustede til Strid, drog de foran HERREN over til Jerikos Sletter til Hamp.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.사만명 가량이라 무장하고 여호와 앞에서 건너가서 싸우려고 여리고 평지에 이르니라
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.Mintegy negyven ezernyi fegyveres vitéz ment vala át az Úr elõtt a harczra, Jérikhónak sík mezejére.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.Noin nelikymmentuhantinen sotaan varustettu joukko heitä kulki Herran edellä taisteluun Jerikon arolle.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.Okoli štirideset tisoč oboroženih za vojsko jih je prešlo pred GOSPODOM v boj na poljane ob Jerihu.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.Okolo čtyřidcíti tisíců oděných bojovníků šlo před Hospodinem k boji na roviny Jericha.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.Około czterdziestu tysięcy ludu zbrojnego przeszło przed Panem do boju na polu Jerycha.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.uns quarenta mil homens em pé de guerra passaram diante do Senhor para a batalha, �s planícies de Jericó.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.Εως τεσσαρακοντα χιλιαδες ενοπλοι διεβησαν εμπροσθεν του Κυριου εις πολεμον, προς τας πεδιαδας της Ιεριχω.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.Около сорока тысяч вооруженных на брань перешло пред Господом на равнины Иерихонские, чтобы сразиться.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.около четиридесет хиляди въоръжени ратници преминаха пред Господа на бой към ерихонските полета.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.כארבעים אלף חלוצי הצבא עברו לפני יהוה למלחמה אל ערבות יריחו׃
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.نحو اربعين الفا متجردين للجند عبروا امام الرب للحرب الى عربات اريحا