Ana içeriğe geç
Sözlük

ova ile cümle

ova kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.約 有 四 萬 人 、 都 準 備 打 仗 、 在 耶 和 華 面 前 過 去 、 到 耶 利 哥 的 平 原 、 等 候 上 陣
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.約 有 四 萬人 、 都 準備 打仗 、 在 耶和華 面前 過去 、 到 耶利哥 的 平原 、 等候 上陣
Bu canlıların hiçbiri ovada yaşayan canlılardan değildi.A nebyly to druhy ze savan.
Bu canlıların hiçbiri ovada yaşayan canlılardan değildi.Das waren keine in der Savanne lebenden Arten.
Bu canlıların hiçbiri ovada yaşayan canlılardan değildi.De var ikke savanna-arter.
Bu canlıların hiçbiri ovada yaşayan canlılardan değildi.E não eram espécies da savana.
Bu canlıların hiçbiri ovada yaşayan canlılardan değildi.En dat waren geen savannesoorten.
Bu canlıların hiçbiri ovada yaşayan canlılardan değildi.És azok nem szavannai fajták voltak.
Bu canlıların hiçbiri ovada yaşayan canlılardan değildi.Et ce n'était pas des espèces vivant dans la savane.
Bu canlıların hiçbiri ovada yaşayan canlılardan değildi.그것들은 대초원의 종들이 아니었습니다.
Bu canlıların hiçbiri ovada yaşayan canlılardan değildi.Och det var inte arter från savannen.
Bu canlıların hiçbiri ovada yaşayan canlılardan değildi.Și nu erau specii de savană.
Bu canlıların hiçbiri ovada yaşayan canlılardan değildi.Y no eran especies autóctonas de la sabana.
Bu canlıların hiçbiri ovada yaşayan canlılardan değildi.Και δεν ήταν είδη σαβάνας.
Bu canlıların hiçbiri ovada yaşayan canlılardan değildi.И оказалось, что эта микрофауна нетипична для саванны.
Bu canlıların hiçbiri ovada yaşayan canlılardan değildi.И те не са били саванни видове.
Bu canlıların hiçbiri ovada yaşayan canlılardan değildi.והם לא היו ממין של הסוואנה.
Bu canlıların hiçbiri ovada yaşayan canlılardan değildi.و التي لم تكن من انواع السافاننا
Bu canlıların hiçbiri ovada yaşayan canlılardan değildi.次に草食動物を調べると サバンナ草食動物ではなかったのです
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.A podvrátil ta města i všecku tu rovinu, všecky také obyvatele těch měst, i všecko, což roste z země.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.Distrusse queste città e tutta la valle con tutti gli abitanti delle città e la vegetazione del suolo
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.És elsûlyeszté ama városokat, és azt az egész vidéket, és a városok minden lakosait, és a föld növényeit is.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.E subverteu aquelas cidades e toda a planície, e todos os moradores das cidades, e o que nascia da terra.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.hủy diệt hai thành nầy, cả đồng bằng, hết thảy dân sự cùng các cây cỏ ở nơi đất đó.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.hủy_diệt hai thành nầy , cả đồng_bằng , hết_thảy dân_sự cùng các cây_cỏ ở nơi đất đó .
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.Il détruisit ces villes, toute la plaine et tous les habitants des villes, et les plantes de la terre.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.in pokončal je ta mesta in vso ravnino in vse prebivalce tistih mest in kar je raslo na zemlji.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.I wywrócił miasta one, i wszystkę onę równinę, wszystkie obywatele miast onych, i urodzaje onej ziemi.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.ja hävitti nämä kaupungit ynnä koko lakeuden sekä kaikki niiden kaupunkien asukkaat ja maan kasvullisuuden.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.Kedua kota itu dihancurkan, juga seluruh lembah dan semua tumbuh-tumbuhan serta semua penduduk di situ
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.그 성들과 온 들과 성에 거하는 모든 백성과 땅에 난것을 다 엎어 멸하셨더라
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.Og han ødela disse byer og hele sletten og alle dem som bodde i byene, og det som vokste på marken.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.og han ødelagde disse Byer og hele Jordanegnen og alle Byernes Indbyggere og Landets Afgrøde.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.и ниспроверг города сии, и всю окрестность сию, и всех жителей городов сих, и произрастания земли.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.Той разори тия градове и цялата равнина, всичките жители на градовете и земните растения.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.ויהפך את הערים האל ואת כל הככר ואת כל ישבי הערים וצמח האדמה׃
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.وقلب تلك المدن وكل الدائرة وجميع سكان المدن ونبات الارض.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.把 那 些 城 、 和 全 平 原 、 並 城 裡 所 有 的 居 民 、 連 地 上 生 長 的 、 都 毀 滅 了
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.把 那些 城 、 和 全 平原 、 並城 裡 所有 的 居民 、 連地 上 生長 的 、 都毀滅了
"Buldum!" diyecek, "Ova değil, su da değil, işte aslında bu!""Mám to. nebyla to savana, nebyla to voda, bylo to tohle!"
Bunlar da ovada yaşamıyordu.Das waren keine in der Savanne lebenden Herbivoren.
Bunlar da ovada yaşamıyordu.E não eram herbívoros da savana.
Bunlar da ovada yaşamıyordu.És azok nem szavannai növényevők voltak.
Bunlar da ovada yaşamıyordu.Il ne s'agissait pas d'herbivores de la savane.
Bunlar da ovada yaşamıyordu.Og de var ikke planteædere fra savannaen.
Bunlar da ovada yaşamıyordu.Și nu erau erbivore de savană.
Bunlar da ovada yaşamıyordu.Y no eran hervíboros de la sabana.
Bunlar da ovada yaşamıyordu.Και δεν ήταν φυτοφάγα σαβάνας.
Bunlar da ovada yaşamıyordu.И те не са саванни тревопасни.
Bunlar da ovada yaşamıyordu.И те тоже оказались нетипичны для саванны.
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.Chama-se 'Altiplano', ou 'planícies altas' -- um local de extremos e contrastes extremos.
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.Dies wird Altiplano genannt, oder "Hochebenen" - Ein Ort der Extreme und der extremen Kontraste.
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.È l'Altiplano, anche noto come "terre alte", un luogo fatto di estremi e di contrasti estremi.
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.Itt Altiplano-nak hivják, vagy " fennsÍknak " -- amely szélsőségek és szélsőséges ellentétek helye.
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.이곳은 알티플라노, 또는 "고원"이라고 불립니다. 극한의 환경과 극한의 대비를 가지고 있는 장소입니다.
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.Nó gọi là Altiplano, hay "vùng đồng bằng cao"-- một nơi của những thái cực và tương phản cực độ.
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.Se conoce como el Altiplano o las altas planicies, un lugar de extremos y contrastes descomunales.
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.Tempat ini disebut Altiplano atau "dataran tinggi" -- tempat yang ekstrim dengan perbedaan yang ekstrim.
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.Ονομάζονται Αλτιπλάνος, ή "υψίπεδα" - ένα μέρος ακραίο και ακραίων αντιθέσεων.
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.Нарича се Алтиплано, или "високи полета"-- място на крайности и екстремни контрасти.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod