Ana içeriğe geç
Sözlük

otuz ile cümle

otuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aradan otuz beş yıl geçer.Med njima je 35 let razlike.
Otuz yaşında iken İslam dinine geçmiştir.Būdamas 30-ies atsivertė į islamą.
Olayın faili Seung-Hui Cho intihar etmeden önce otuz iki insanı öldürdü ve birçok kişiyi de yaraladı.Cho Seung - hui nušovė 32 tuo metu universitete buvusius žmones ir nusižudė pats.
Bu döngü tam otuz kez tekrarlanmıştır.Šį pasiekimą pakartojo triskart.
Şu ana kadar otuz bir toplantı gerçekleştirmiştir.Nuo to laiko įvyko 3 viršūnių susitikimai.
Vesta bakireleri otuz yıl boyunca bakire kalma yemini ederlerdi.Vestalės turėjo laikytis celibato 30 metų.
Yine de son otuz yıldır tanklara saldırıyı da düşünerek bir dizi topçu mermisi geliştirilmiştir.Per 10 metų nuo šio šaunamojo ginklo pristatymo buvo pagaminta apie 300 tūkstančių Tanegashima šautuvų.
Yaşam süreleri otuz yıl kadardır.Jų gyvenimo trukmė siekia daugiausiai 30 metų.
Komuta ettiği birimi Otuz Sovyet tankını imha etmiştir.Per dvylika puolimo dienų Ripplio ekipažas sunaikino 27 sovietų tankus.
Otuza kadar say.Skaičiuok iki trisdešimt.
1630’lardaki yükseliş Otuz Yıl Savaşları döneminde bir durgunluk dönemi ile çakıştı.1630. aastate hinnatõus langes rahulikumale ajale kolmekümneaastases sõjas.
1648 - Lens Savaşı: Otuz Yıl Savaşları'nın sonu.1648 – Lens´i lahinguga lõppes Kolmekümne-aastane sõda.
Grubun üye sayısı bir yıl içinde otuzu geçti.Seltsi liikmete arv ulatus tollal kolmeteistkümneni.
Bu kitapçık otuz hikâyecikten meydana geliyordu.Ta on avaldanud kolmkümmend raamatut.
Bu devir teslim âzami otuz günde tamamlanacaktır.Sellist saaki saab alates 30 päeva pärast külvi.
Liste yüz otuz sekiz kelime ve üç gruptan oluşmaktadır.Ringkond koosneb 8 vallast ja 63 osavallast.
Otuz yaşında siyasi hayata girdi.Ta astus riigiteenistusse 30-aastaselt.
Birçok sanatçı ve grupla birlikte çalışmış, otuzdan fazla albüme imza atmıştır.Autori või kaasautorina on ta kirjutanud üle 40 erialase raamatu.
2017'de festivalin otuzbeşincisi düzenlenmiştir.2017 toimus järjekorras 25. festival.
1980'lerden önce son otuz yılda olduğundan çok daha az doğum gerçekleşiyordu.왜냐하면 1980년 전엔 최근 30년동안 보다 훨씬 적은 사람이 태어났기 때문입니다.
1980'lerden önce son otuz yılda olduğundan çok daha az doğum gerçekleşiyordu.1980年以前は 生まれた 人間の数が少ないのです 話は簡単です
1980'lerden önce son otuz yılda olduğundan çok daha az doğum gerçekleşiyordu.Avant 1980, il y avait beaucoup moins de naissances qu'au cours des 30 dernières années.
1980'lerden önce son otuz yılda olduğundan çok daha az doğum gerçekleşiyordu.Bởi vì trước năm 1980, có ít người được sinh ra hơn so với 30 năm trở lai đây.
1980'lerden önce son otuz yılda olduğundan çok daha az doğum gerçekleşiyordu.Därför att före 1980, så var det mycket färre som föddes än vad som gjorts de senaste 30 åren.
1980'lerden önce son otuz yılda olduğundan çok daha az doğum gerçekleşiyordu.Denn vor 1980 wurden weitaus weniger Leute geboren als in den letzten 30 Jahren.
1980'lerden önce son otuz yılda olduğundan çok daha az doğum gerçekleşiyordu.Fordi før 1980 blev der født meget færre mennesker en der blev de sidste 30 år.
1980'lerden önce son otuz yılda olduğundan çok daha az doğum gerçekleşiyordu.Karena sebelum tahun 1980, ada jauh lebih sedikit orang yang lahir dibandingkan selama 30 tahun terakhir.
1980'lerden önce son otuz yılda olduğundan çok daha az doğum gerçekleşiyordu.Mert 1980 előtt kevesebb ember született, mint az utolsó 30 évben.
1980'lerden önce son otuz yılda olduğundan çok daha az doğum gerçekleşiyordu.Pentru că înainte de 1980 au fost mult mai puţini oameni născuţi decât în ultimii 30 de ani.
1980'lerden önce son otuz yılda olduğundan çok daha az doğum gerçekleşiyordu.Porque antes de 1980, nacían menos personas que durante los últimos 30 años.
1980'lerden önce son otuz yılda olduğundan çok daha az doğum gerçekleşiyordu.Porque, antes de 1980, nasciam menos pessoas do que nos últimos 30 anos.
1980'lerden önce son otuz yılda olduğundan çok daha az doğum gerçekleşiyordu.Pred letom 1980 se je rodilo veliko manj ljudi kot v zadnjh 30 leth.
1980'lerden önce son otuz yılda olduğundan çok daha az doğum gerçekleşiyordu.Před rokem 1980 se totiž narodilo mnohem méně lidí než v posledních třiceti letech.
1980'lerden önce son otuz yılda olduğundan çok daha az doğum gerçekleşiyordu.Pretože pred rokom 1980 sa rodilo omnoho menej detí ako za posledných 30 rokov.
1980'lerden önce son otuz yılda olduğundan çok daha az doğum gerçekleşiyordu.Prima del 1980 nascevano meno persone di quante ne siano nate negli ultimi 30 anni.
1980'lerden önce son otuz yılda olduğundan çok daha az doğum gerçekleşiyordu.Przed 1980 rokiem rodziło się znacznie mniej ludzi niż w ciągu ostatnich 30 lat.
"a" çarpı "b" eksi otuza eşit olduğu için bu sayılardan biri negatif olmalı.2つの数のどちらかが負数です。 両方を負の値にすることはできません。
"a" çarpı "b" eksi otuza eşit olduğu için bu sayılardan biri negatif olmalı.A * B = -30 이므로 A 와 B, 두 숫자들 중 하나는 반드시 음수여야 하지만
"a" çarpı "b" eksi otuza eşit olduğu için bu sayılardan biri negatif olmalı.Da A gange B skal give minus 30, skal ét af disse tal være negativt.
Albüm, aralarında Türkiye, Amerika ve İsrail’in de bulunduğu otuz beş ülkeye satıldı.وقد تم بيع هذا الألبوم في 35 دولة من تركيا ، أمريكا ، إسرائيل.
MÖ 1700 yıllarında Hititler tarafından kurulan ilçe, tarih boyunca otuz beş defa el değiştirmiştir.Fundada pelos Hititas em 1700 a.C., a povoação mudou de mãos trinta e cinco vezes ao longo da história.
Kitapta otuz bir adet şiir yer alır.O livro conta com 30 poemas.
2006 yılında sanat hayatının otuz beşinci yılını kutladı.Em 2006, comemorou os seus 30 anos de carreira.
INSPIRE, Ayumi Hamasaki'ın 28 Temmuz 2004'te çıkan otuz üçüncü tekli oldu.INSPIRE é o trigésimo terceiro single da cantora japonesa Ayumi Hamasaki, lançado dia 28 de julho de 2004.
1986 yılının sonuna gelindiğinde şarkı, o yılın otuz ikinci en başarılı şarkısı oldu.Na publicação de fim-de-ano dessa tabela musical, a canção foi 60.ª mais bem-sucedida.
Otuz Beş Doğu Filozofu.25 eeuwen oosterse filosofie.
Otuz Yıl Savaşı'nı bitiren bir dizi antlaşma Vestfalya Barışı olarak bilinir.Na de verschrikkingen van de Dertigjarige Oorlog werd de staat in de Vrede van Westfalen hersteld.
Kıbrıs Birinci Ligi 1972-73, Kıbrıs'ın otuz beşinci futbol sezonudur.1972/73 was het 35ste seizoen van de Divizia A en het 55ste kampioenschap van Roemenië.
Bernt Michael Holmboe 1850'de öldü; ikinci eşi ölümünden sonra otuz üç yıl daha yaşadı.Bernt Michael Holmboe zmarł w 1850 roku; jego druga żona przeżyła go o 33 lata.
Sonraki hafta listede otuz bir numaraya geriledi.Tydzień później zespół wystąpił na 33.
INSPIRE, Ayumi Hamasaki'ın 28 Temmuz 2004'te çıkan otuz üçüncü tekli oldu.INSPIRE – trzydziesty trzeci singel Ayumi Hamasaki, wydany 28 lipca 2004.
Sonra yayılır, otuz yıl kaybolur.W późniejszych wiekach słabł, a od dziesiątków lat zanikł.
Ingenuus'un adı, Historia Augusta'da bahsedilen Otuz Tiran arasında geçer.Victorinus är nämnd bland de trettio tyrannerna i Historia Augusta.
Sanırım otuzuna değmemişti daha..Jag orkar inte mer 13.
Sonradan bunlara otuzdört bilim adamı daha katıldı.Через 40 хвилин її знайшли науковці.
1983'e gelindiğinde örgütün otuz yerel kuruluşu vardı.1983 року у селищі мешкало 30 осіб.
1965 yılında toplam sigorta primi sının otuzinci İtalyan sigorta şirketi oldu.У 1965 році, це було тридцять італійської страхової компанії з точки зору сировину.
Otuz ay süren kuşatmada "kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu".Життя в ті часи було дуже важке — люди були напівголодні,не мали можливості навіть добре поїсти хліба.
Tom şimdi otuz yaşında.Тому зараз тридцять.
Tom şimdi otuz yaşında.Тому зараз тридцять років.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod