Şehir, Otuz Yıl Savaşı sırasında, 1632 yılında İsveç ordusu tarafından alındı.Ea a fost distrusă în anul 1632 în Războiul de Treizeci de Ani de suedezi.
Bu kitapçık otuz hikâyecikten meydana geliyordu.Acest sezon conține 30 de episoade.
Eser üç bölümden oluşmaktadır ve icrası yaklaşık otuz dakika sürmektedir.Lucrarea este structurată în două părți și are o durată de aproximativ 30 de minute.
Düzinelerce ödül ve otuzdan fazla onursal doktora derecesi almıştır.A primit zeci de premii și mai mult de 50 de titluri de onoare.
Dünyadaki karaların yüzde otuz üçü kadarı, kurak veya yarı-kurak olarak kabul edilir.Dacă ar fi, jumătate sau trei sferturi din ei ar fi închiși.
Otuz yıl kadar memurluk yaptı.Sunt 30 de ani de când vă comand.
Otuz Yıl Savaşı'nı bitiren bir dizi antlaşma Vestfalya Barışı olarak bilinir.Războiului de 30 de ani i-a fost pus capăt prin pacea din Westfalia.
1960 ile 1982 yılları arasında otuzdan fazla filmi yönetmiştir.A regizat peste treizeci de filme în perioada 1960 - 1982.
Manganın ilk otuz altı cildi Japonya'da 71 milyonun üzerinde bir satış rakamına ulaşmıştır.Volumul 36, al seriei manga, a fost vândut în 71 de milioane de copii în Japonia.
Otuz Tiran, onun hakkında Daçya kökenli ve Decebalus'ın akrabası olduğunu yazar.Despre originea sa, Triginta Tyranni spune că a fost un dac, o rudă a lui Decebal.
Albert'in yazıları 1899'da toplandı ve otuz sekiz cilt kadardı.Opera lui Albert cel Mare a fost editată în 1899 în 38 de volume, incluzând texte de o mare varietate.
Uçaktaki dört mürettebatın tamamı ve yerdeki otuz üç kişi öldü.Toți cei patru oameni aflați la bord au murit pe loc.
Otuz yılı aşkım bir süredir de National Geographic dergisi için çalışmaktadır.Colaborator permanent al redacției Teatru la Radio România, timp de 45 de ani.
Tom Mart ayında otuz olacaktır.Tom va împlini 30 de ani în martie.
Meclis otuz üç kez oylama yaptı.Parlamentul a votat de treizeci și trei de ori.
Tom otuzun altında olabilir.E posibil ca Tom să aibă sub treizeci de ani.
Otuzlu yılların yarısından itibaren hiçbir Alman gazetesi Hesse’nin makalelerini yayımlamaya cesaret edemedi.Az 1930-as évektől már egyik német lap sem vállalta Hesse cikkeinek közlését.
Sonraki otuz yıl içinde diğer Alman devletleri de birliğe katıldı.A következő években 23 további német állam csatlakozott a szövetséghez.
13 Kasım günü, Korostik'in cesedi bulundu; seri cinayetlerle bağlantılı otuz altıncı bilinen kurban oldu.November 13-án megtalálták Korosztyik holttestét, ő volt a 36. áldozat, akit az embervadászathoz kapcsoltak.
O dönemde otuz yedi yaşında Türkiye'nin en genç valisi olmuştu.30 évesen Oroszország legfiatalabb kormányzója lett.
İşbirliğinin geliştirme maliyetleri otuz aylık süre zarfında 150.000.000 $ olduğu tahmin edilmiştir.A fejlesztés költségét 150 millió dollárra becsülték több mint harminc hónapos időtartamra.
Cezası hafifletilerek otuz yıl kalebentliğe çevrildi.Később a letöltendő szabadságvesztést harminc évre mérsékelték.
Vietnam'ın 20. yüzyıl tarihinin otuz senesinde savaş hüküm sürdü.Harminc éve ért véget a vietnámi háború.
Otuzbir yıllık bir hayat süren Şevki Bey hep rindane yaşadı.A mindössze harminchárom évesen megözvegyült nagyhercegné továbbra is társasági életet élt.
Otuzdan fazla yayımlanmış çocuk kitabı bulunur.Több mint 30 gyerekkönyve jelent meg.
Jackson albüm için altmış şarkı yazdı ve otuzunu kaydetti.Jackson 60 dalt írt az új dalra, melyből 30-at rögzítettek.
Düzinelerce ödül ve otuzdan fazla onursal doktora derecesi almıştır.Számos díjat kapott, világszerte több mint harminc egyetem díszdoktora lett.
Şehir, Otuz Yıl Savaşı sırasında, 1632 yılında İsveç ordusu tarafından alındı.A települést a harmincéves háború idején 1632-ben egy időre a svédek foglalták el.
Westmoreland, Fox River'da en uzun süre buluna mahkûmdur, O otuz iki yıldır burada yaşamaktadır.Charles Westmoreland egyike a Fox Riverben leghosszabb ideje tartózkodó raboknak.
Ээ Kiril abecesinin otuz birinci harfidir.Ez Tyler 31. kislemeze.
Serinin tamamı genel bütçenin otuz katını kazandı.A világbajnokságokon összesen tizennégy érmet szerzett.
Buna ek olarak, yaklaşık otuz kararsız izotop ve izomer bilinmektedir.További 14 izotóp ismert, melyek nem stabilak.
Otuz haftadır maçlara reklamsız çıkan takım İntercity ile anlaşmıştır.Három évtized után is igényes, nemzetközileg jegyzett produkciókkal szórakoztatja a közönségét.
Bu yıldan sonra otuz iki yıl boyunca il sayısında herhangi bir değişiklik olmadı.A ház harminc év alatt semmit sem változott.
Üstelik otuz sekiz dakikalık klibi nedeniyle de Guinness Rekorlar Kitabı'na geçti.Nyolcvanöt betűs hosszával bekerült a Guinness Rekordok Könyvébe.
Doğru koşullarda yetiştiği takdirde ise yirmi ila otuz sene yaşayabilirler.Terráriumi körülmények között akár 20-30 évig is élhetnek.
Bu kitapçık otuz hikâyecikten meydana geliyordu.Az évad 30 epizódból áll.
1648 - Lens Savaşı: Otuz Yıl Savaşları'nın sonu.1618–1648: A harmincéves háború.
Sonra bir otuz yıl da Allah’ın emirleri dışında hiçbir şey dinlemedim.Az utolsó idők egyházáról rajta kívül senki másnál nem olvastam.
Alaskalılar bu günü her Mart ayının otuzunda Seward's Day (Seward Günü) olarak kutlarlar.Ma a Seward's Day Alaszka egyik állami ünnepe, március utolsó hétfőjén.
Yaklaşık otuz dakikada geri döndü.Mintegy harminc percen belül visszaért.
Babam otuz yıldır Nagoya'da yaşamaktadır.Az Apám 30 éve Nagoyában él.
Aslen Chicago'lu olan Nick, otuz yaşındadır.Nick on kolmekymmentävuotias ja kotoisin Chicagosta.
İsyan Otuz Yıl Savaşları parçasıydı.Sota oli osa kolmikymmenvuotista sotaa.
2017'de festivalin otuzbeşincisi düzenlenmiştir.Vuonna 2017 festivaali järjestettiin jo 30. kerran.
Tümen, ilk 24 saatte mevcudunun yüzde otuzundan fazlasını kaybetti.Osa yksiköistä menetti 30 prosenttia tappioina ensimmäisen tunnin aikana.
Otuz Beş Yaş, Cahit Sıtkı Tarancı.Rauhalliselta vaikuttava 35-vuotias mies.
Sonra kolej Hong Kong'a taşınınca Legge de otuz yıla yakın orada yaşadı.Sodan jälkeen Frisell siirtyi Keniaan, jossa hän asui kymmenen vuoden ajan.
Platon, Sokrates öldüğünde otuz bir yaşındadır.Fontenelle oli kuollessaan 30-vuotias.
Darbe girişiminden dolayı otuz kişi mahkemece yargılanacaktır.Langettavan tuomion sai kolmekymmentä ihmistä.
Sonradan bunlara otuzdört bilim adamı daha katıldı.Siihen lisättiin muita tiedekuntia myöhemmin.
Otuz yılı aşkım bir süredir de National Geographic dergisi için çalışmaktadır.Spring työskenteli yli 40 vuoden ajan Västra Nyland -lehden palveluksessa.
Otuz yıl kadar memurluk yaptı.Hän toimi virassa 30 vuotta.
Yarışmaya otuz yedi ülke katıldı; Portekiz bir, Polonya ise iki yıllık aranın ardından yarışmaya geri döndü.Kilpailuun osallistui kaikkiaan 39 maata; Armenia palasi yhden välivuoden jälkeen.
Bu politika Avusturya'yı Bohemya Ayaklanması sonucu çıkan Otuz Yıl Savaşları'na sürükledi.Eurooppa ajautui Böömin konfliktista alkaneeseen 30-vuotiseen sotaan.
Otuz dört yaşında ilk çocuğunu doğurdu.Hän sai ensimmäisen lapsensa 20-vuotiaana.
Otuzdan fazla kişi yaralandı.Yli 300 ihmistä loukkaantui.
Singapur Cumhuriyeti'ni otuz yıl yöneten ilk Başbakanıdır.Lee toimi Singaporen pääministerinä 30 vuoden ajan.
(Pile sayısının otuz iki adet olmasına dikkat edilir.)(Aiemman mallin sananpituus oli 32 bittiä.)
2013 yılında bu festivalin otuzuncusu gerçekleştirilmiştir.Vuonna 2013 vietettiin rakennuksen 100-vuotisjuhlallisuuksia.