The New York Times Best Seller listesinde otuz hafta boyunca kaldı.Находился в списке «The New York Times Best Seller list» более 230 недель.
Hohenlohe ailesi Otuz Yıl Savaşı esnasında kaçarak Ohrdruf'a taşındı.Во время Тридцатилетней войны семья Гогенлоэ бежала в Ордруф.
Stadler Diekmann'a belediye başkanının Kämpfe karşılığında rehine olarak otuz kişi seçmesini emretti.Штадлер приказал Дикману заставить мэра выбрать тридцать человек в заложники, чтобы обменять их на Кемпфе.
Otuz sekiz harfli bir alfabesi vardır.Азбука содержит 38 букв.
Bu döngü tam otuz kez tekrarlanmıştır.Так повторяется 32 раза.
Singapur Cumhuriyeti'ni otuz yıl yöneten ilk Başbakanıdır.Он же стал первым президентом федерации на срок более 40 лет.
Emrinde otuz altı şeytan birliği vardır.И он имеет под своим командованием 36 легионов духов.
UGM otuz birim ve Afganistan'ın tamamına yayılmış otuz şubesi vardır.НДБ имеет около тридцати территориальных подразделений по всему Афганистану.
Otuz Yıl Savaşları sırasında 1637 yılında Fransız askerleri tarafından yağmalanıp yakılmıştır.В 1637 году во время Тридцатилетней войны аббатство было сожжено и разграблено французскими наёмниками.
Otuz yıl kadar memurluk yaptı.В течение 30 лет был сенатором.
Aristarkus, φ'yı bir dördünün otuzda biri olarak hesapladı (yaklaşık 3°'ye denk gelmektedir).Физика Аристотеля основана на учении о четырёх элементах (четырёх стихиях).
Otuz Beş Yaş, Cahit Sıtkı Tarancı.Он обрел свободу 55-летним, тяжело больным стариком.
Otuz yılı aşkım bir süredir de National Geographic dergisi için çalışmaktadır.В течение 30 лет был редактором международного Geological Magazine.
Allah bütün âlemleri bu otuz iki harf ve adetten yaratmıştır.В тридцать второй суре «Земной поклон» (аяты 6 — 7) говорится, что Аллах сотворил Адама из глины (из земли).
Otuzlar kaçtılar ancak sonraki birkaç yıl içerisinde teker teker öldürüldüler.К сожалению, капитан погиб в ходе одной из следующих попыток сесть несколько дней спустя.
Kabui otuz oy ile dördüncü turdan sonra Genel Vali olmak için Ulusal Parlamento tarafından aday gösterildi.Ливанский парламент в 30-й раз перенес голосование на президентских выборах.
Otuz Yıl Savaşları sırasında şehir yağmalandı ve zarar gördü.Во время Тридцатилетней войны город был разрушен и разграблен.
Tarihî konularda yaklaşık otuz roman kaleme almıştır.Его перу принадлежит порядка 30 романов.
Video, MuchMusic'in 50 Tartışmalı Video sıralamasında otuz dört numarada yer aldı.Клип на песню занял 49 место в списке MuchMusic «50 самых спорных видео».
Otuz yaşındaki adamımız için zor bir mücadele başlamıştır.Начала заниматься борьбой с 13 лет.
Son otuz yıldır Çin'de yoksulluğun azaltılmasındaki dramatik ilerleme çok iyi bilinmektedir.Тем не менее, еще около тридцати лет темпы экономического роста в Китае были достаточно медленными.
Otuz dört yaşında ilk çocuğunu doğurdu.Первые сорок дней с ним был мальчик.
O yaşamının son otuz yılını uzak Asya ve Afrika'nın bir bölümünü gezmeye harcamıştır.أمضى آخر 30 عاما من حياته مسافرا إلى مناطق نائية في آسيا وأفريقيا.
Amerika Birleşik Devletleri'nin otuz dördüncü Hazine Bakanlığı müsteşarı olarak görev yapmıştır.تولى منصب وزير الخزانة الأمريكي الرابع والسبعين.
Albüm, aralarında Türkiye, Amerika ve İsrail’in de bulunduğu otuz beş ülkeye satıldı.وقد تم بيع هذا الألبوم في 35 دولة من تركيا ، أمريكا ، إسرائيل.
Ama toplam otuz dokuz şiiri yayınlanmış yazar edebiyat çevrelerinde bir şair olarak değerlendirilmedi.وبلغ مجموع الأشعار التي نشره 39 قصيدة، لكنه لم يقيم كشاعر في الوسط الأدبي.
Bu deniz kıyısı boyunca otuz insan soyu oturur..." geçmektedir.يقيم على طول هذا البحر ثلاث مئة سلالة من الناس."
Otuz yıl boyunca seyahatlere çıktı.وبقي في الرحلة ثلاثين سنة.
Bu Bizans zaferi Arapların Avrupa'ya doğru yayılmalarını yaklaşık otuz yıl durduruyordu.النصر البيزنطي أوقف التوسع بالنسبة للأموين داخل أوروبا لما يقرب من ثلاثين عاما.
20. yüzyıl'ın son otuz yılıdır.وهو العقد الثالث من القرن 20.
Godoy, Maya'nın çizilmesinden otuz sene sonra, Madrid'den uzakta sürgündeyken Pepita ile evlendi.لكن تزوج جودي من بيتا حينما كان في المنفى بمدريد بعد رسم لوحة الماجا بثلاثين عام.
Şabat’ta yapılması yasak olan otuz dokuz faaliyet Şabat Kitapçığında (Talmud) sıralanmıştır.وهناك تسعة وثلاثون نشاطاً محظوراً يوم "السبت" مدرجة في "تراكتات شبات" (الذلمود).
Güneş'e en yakın otuz yıldızın yirmisi kırmızı cücedir.من أقرب 30 نجم إلى الشمس هي عبارة عن 20 قزم بارد.
Bu kitapçık otuz hikâyecikten meydana geliyordu.يتألف الكتاب من ثلاثة مجلدات.
Ural dilleri, içinde otuz dokuz dil barındıran ve toplamda 50 milyon insan tarafından konuşulan dil ailesidir.تضم هذه العائلة اللغوية 39 لغة يتحدث بها حوالي 25 مليون نسمة.
Albüm, Avustralya'da albüm listesinde otuz beş hafta kaldı.أمضى الألبوم خمسة وثلاثين أسبوعاًعلى هذا الرسم البياني.
Yolluğ Tigin, Kül Tigin yazıtını yirmi günde, Bilge Kağan yazıtını da otuz günde yazmıştır.ومعنى شهود الشهر: رؤية الهلال في ليلة الثلاثين من شعبان.
1916- 1926 yılları arasında otuzun üzerinde filmde Chaplin'le birlikte çalışmıştır.عمل مع "تشابلن" من عام 1915 حتى اربعينات القرن 20 في أكثر من 30 فيلما.
Kasım 1912'de günümüzde Makedonya'da bulunan Ustrumca kentinde Bulgarlar otuz kadar Müslümanı öldürdü.ففى نوفمبر عام 1912, قتل البلغاريون ثلاثين مسلماً من قرية استروميكا الموجودة بمقدونيا.
22. Panzer Tümeni, otuzdan az tankla çatışmaya katılmıştı ve geriye bir tank bölüğü kaldı.عند بدأ القتال كان هناك أقل من 30 دبابة في فرقة الدبابات 22، وخرجت الفرقة بأقل من جماعة دبابات.
Otuz yaşında şirkete müdür oldu.أصبح رئيسا للشركة في سن الثلاثين.
Hulse-Taylor sistemi ölçümleri otuz seneden fazla bir süreden beri yapılmaktadır.As medidas no sistema Hulse-Taylor foram realizadas há mais de 30 anos.
Bu, Vitti'nin otuz dakikalık bir program için yazdığı ilk senaryoydu.Esse foi o primeiro roteiro de Vitti escrito para um programa de 30 minutos.
Baird tapirlerinin yaşam süresi otuz yılın üzerindedir.As antas de Baird podem viver por mais de 30 anos.
1965 yılında toplam sigorta primi sının otuzinci İtalyan sigorta şirketi oldu.Em 1965, era a trigésima companhia de seguros italiana por prêmios de seguro totais.
"Bitch Better Have My Money" üç dakika otuz dokuz saniyelik trap türünde bir şarkıdır."Bitch Better Have My Money" é uma canção de trap, com uma duração de três minutos e trinta e nove segundos.
O yaşamının son otuz yılını uzak Asya ve Afrika'nın bir bölümünü gezmeye harcamıştır.Passou os últimos trinta anos da sua vida em expedições em partes remotas da Ásia e de África.
Gordian'lar sadece otuzaltı gün saltanat sürdü.Os Gordianos reinaram somente trinta e seis dias.
MÖ 1700 yıllarında Hititler tarafından kurulan ilçe, tarih boyunca otuz beş defa el değiştirmiştir.Fundada pelos Hititas em 1700 a.C., a povoação mudou de mãos trinta e cinco vezes ao longo da história.
Otuzdan fazla kişi yaralandı.Mais de 30 ficaram feridas.
STEP you/is this LOVE?, Ayumi Hamasaki'nin 20 Nisan 2005'te çıkarmış olduğu otuz beşinci teklisidir.STEP you / is this LOVE? é o 35º single da cantora de japonesa Ayumi Hamasaki, lançado em 20 de abril de 2005.
Historia Augustanın yazarı onun adını Otuz Tiran arasında sayar.A História Augusta também o enumera entre os chamados Trinta Tiranos.
Otuz beş yaşına geldiğinde çalışmak için Floransa'ya yerleşmiştir.Aos trinta e cinco anos foi a Florença estudar.
Geri kalan otuz dört bin bilet ise Portekizlilere ve sponsorlar için ayrıldı.Os 6 000 ingressos restantes foram destinados aos patrocinadores e funcionários.
Startin' / Born To Be, Ayumi Hamasaki'nin 8 Mart 2006'da çıkan otuz dokuzuncu teklisidir.Startin' / Born to Be... é o 39º single lançado pela cantora Ayumi Hamasaki no dia 8 de março de 2006.
Kitapta otuz bir adet şiir yer alır.O livro conta com 30 poemas.
fairyland, Ayumi Hamasaki'ın 3 Ağustos 2005'te çıkan otuz altı tekli oldu.Fairyland é o 36º single da cantora japonesa Ayumi Hamasaki, lançado em 3 de agosto de 2005.
Sarayın başka yerlerinde ise, üç görevli öldü ve yaklaşık otuz görevli yaralandı.No entanto, três funcionários do palácio morreram e outros trinta ficaram feridos.
En az yirmi dokuz kişi öldü ve otuz iki kişi yaralandı, 8 Şubat, 1975.No total, pelo menos 285 ficaram feridos e 14 foram mortos nos confrontos de 23 de fevereiro de 2019.
Sonraki otuz yıl içinde diğer Alman devletleri de birliğe katıldı.Durante os trinta anos que se seguiram (e mais), mais estados alemães se juntariam.