Sarayın başka yerlerinde ise, üç görevli öldü ve yaklaşık otuz görevli yaralandı.No entanto, três funcionários do palácio morreram e outros trinta ficaram feridos.
Sonraki otuz yıl içinde diğer Alman devletleri de birliğe katıldı.Durante os trinta anos que se seguiram (e mais), mais estados alemães se juntariam.
Emrinde otuz altı şeytan birliği vardır.Ele tem vinte e seis legiões de demónios sob seu comando.
“Imi” otuzlu yaşların ortalarına geldiğinde faşist ve anti-semitik saldırılar arttı.Mais tarde (a partir dos anos 1930) abraçou o fascismo e o anti-semitismo.
Şu anki Endonezya Cumhuriyeti üniter bir devlet olmakla birlikte otuz üç eyaletten oluşur.A nação atual da Indonésia é uma república presidencial unitarista composta por trinta e três províncias.
102-104: otuz yıl hüküm sürdüm.1019–1054), tendo aí permanecido por três anos.
INSPIRE, Ayumi Hamasaki'ın 28 Temmuz 2004'te çıkan otuz üçüncü tekli oldu.INSPIRE é o trigésimo terceiro single da cantora japonesa Ayumi Hamasaki, lançado dia 28 de julho de 2004.
Şehir, Otuz Yıl Savaşı sırasında, 1632 yılında İsveç ordusu tarafından alındı.Foi tomada pelo suecos em 1632, durante a Guerra dos Trinta Anos, que a mantiveram dois anos sob controle.
Otuz yaşında tüberkülozdan öldü.Morreu de tuberculose aos trinta anos.
1950 ile 1980 arasındaki otuz yıllık dönemde anayasa değişikliği olmadı.Novas tentativas nas décadas de 1950 e 1980 não obtiveram êxito.
Bu çatışmaların en önemlisi Otuz Yıl Savaşları'dır.Sua principal área de interesse era a Guerra dos Trinta Anos.
Ben otuz yaşındayım.Eu tenho trinta anos.
Otuz yaşındayım.Eu tenho trinta anos.
Kadeş Barnea vahasında otuz sekiz yıl geçirdikten sonra, gelecek nesil Kenan sınırlarına gitti.Depois de trinta e oito anos no oásis de Cades Barneia, a geração seguinte viajou até as fronteiras de Canaã.
Otuz Beş Doğu Filozofu.25 eeuwen oosterse filosofie.
Ömrümde Sükût, Otuz Beş Yaş ve Düşten Güzel'deki şiirlerin sıralanış düzenine dokunmadım."'Vergeet niet dat ik al 14, 15 jaar training achter de rug heb.
Katılan binlerce şarkının yalnızca otuz iki tanesini seçmek yedi aydan fazla sürer.Veel mensen die solo gaan, gaan solo op de 23.
Otuz Yıl Savaşı'nı bitiren bir dizi antlaşma Vestfalya Barışı olarak bilinir.Na de verschrikkingen van de Dertigjarige Oorlog werd de staat in de Vrede van Westfalen hersteld.
Otuzdan fazla kişi yaralandı.Meer dan 30 mensen raakten gewond.
Kıbrıs Birinci Ligi 1972-73, Kıbrıs'ın otuz beşinci futbol sezonudur.1972/73 was het 35ste seizoen van de Divizia A en het 55ste kampioenschap van Roemenië.
Buna ek olarak, yaklaşık otuz kararsız izotop ve izomer bilinmektedir.Daarnaast zijn er ongeveer 20 instabiele isotopen bekend.
Otuz sekiz harfli bir alfabesi vardır.Het alfabet bestaat uit 32 letters.
Şimdi otuz yaşındayım.Ik ben nu 30.
Otuzlu yıllardan beri bu, haziranın en kurak ayı.Dit is de droogste juni sinds de jaren dertig.
Bu sekiz otuzdan önce başlamayacak.Het zal niet beginnen voor acht uur dertig.
Olayın faili Seung-Hui Cho intihar etmeden önce otuz iki insanı öldürdü ve birçok kişiyi de yaraladı.Student Cho Seung-hui zabił 32 osoby, po czym popełnił samobójstwo.
Kitapta otuz bir adet şiir yer alır.Tom zawiera trzydzieści jeden wierszy.
fairyland, Ayumi Hamasaki'ın 3 Ağustos 2005'te çıkan otuz altı tekli oldu.fairyland – trzydziesty szósty singel japońskiej piosenkarki Ayumi Hamasaki, wydany 3 sierpnia 2005.
Oyunun kahramanı otuzlu yaşlarındaki eski bir piyanist olan Stanley Webber'dir.Głównym bohaterem gry jest Ethan Weber, młody siedemnastoletni chłopak.
Eser üç bölümden oluşmaktadır ve icrası yaklaşık otuz dakika sürmektedir.Symfonia składa się z czterech części i trwa około 30 minut.
Otuz Yıl Savaşları sırasında şehir yağmalandı ve zarar gördü.W okresie wojny trzydziestoletniej miasto spłonęło i zostało doszczętnie splądrowane.
Otuz beş yılı aşkın süredir en önemli kültürel simgelerden biridir.500 lat i stanowi najważniejszy symbol ich tożsamości kulturowej.
CAROLS, Ayumi Hamasaki'ın 29 Eylül 2004'te çıkan otuz dört tekli oldu.CAROLS – trzydziesty czwarty singel japońskiej piosenkarki Ayumi Hamasaki, wydany 29 września 2004.
2003 yılının en çok satılan otuz ikinci albümü oldu ve yıl içinde beş milyon kopya sattı.Albumet blev det 32:a bäst säljande albumet 2003 och har sålts i fem miljoner exemplar till dags dato.
Sonradan bunlara otuzdört bilim adamı daha katıldı.Han var dessutom medlem av ett fyrtiotal andra vetenskapliga sällskap.
Şehir, Otuz Yıl Savaşı sırasında, 1632 yılında İsveç ordusu tarafından alındı.Staden hölls av en svensk armé 1632 och två år därefter.
Otuz yıl kadar memurluk yaptı.Därtill satt hon som ordförande i trettio år.
Amerika Birleşik Devletleri'nin otuz dördüncü Hazine Bakanlığı müsteşarı olarak görev yapmıştır.Ortnamnet hedrar trots detta USA:s 14:e vicepresident.
Otuz Yıl Savaşları sırasında şehir yağmalandı ve zarar gördü.Under trettioåriga kriget skadades staden svårt.
Aynı yıllarda başlayan Otuz Yıl Savaşı da yeni duvarların yapılmasını teşvik etti.Under de tre decennier som förflutit sedan invigningen av det nya huset har mycket hänt.
Generael ("general") diğer otuz çeşit lalede bulunan başka bir ön isimdir.Generael («Генерал») — інший префікс, присутній в назвах близько 30 сортів.
Türk dilleri Avrupa'nın ve Asya'nın otuz ülkesinde konuşulur.Система рейтингів використовується в 32 європейських країнах та Ізраїлі.
Liste yüz otuz sekiz kelime ve üç gruptan oluşmaktadır.Складався статут із 8 розділів та 38 параграфів.
Şarkı, Kanada ve Amerika'da sırasıyla on iki ve otuz yedinci basamağa kadar yükselmiştir.Пісня посіла в чартах Канади та США дванадцяту і тридцять сьому сходинку, відповідно.
Ingenuus'un adı, Historia Augusta'da bahsedilen Otuz Tiran arasında geçer.Постум - один з так званих тридцяти тиранів, згадуваних в Історії Августом.
2013 yılında bu festivalin otuzuncusu gerçekleştirilmiştir.У 2013 році вже всьоме було проведено такий фестиваль.
Perslerle Kallias Barışı'nı, Spartalılarla otuz yıllık barış antlaşmasını imzaladı.451 - Аргос змушений укласти мирний договір зі Спартою на 30 років.
Cezası hafifletilerek otuz yıl kalebentliğe çevrildi.Покарання становить тридцять років позбавлення волі.
Otuz ay süren kuşatmada "kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu".Життя в ті часи було дуже важке — люди були напівголодні,не мали можливості навіть добре поїсти хліба.
On, yirmi, otuz, kırk, elli, altmış, yetmiş, seksen, doksan, yüz.Десять, двадцять, тридцять, сорок, п'ятдесят, шістдесят, сімдесят, вісімдесят, дев'яносто, сто.
Otuz saniyen var.Ти маєш тридцять секунд.
Otuz saniyeniz var.Ви маєте тридцять секунд.
Tom neredeyse otuz yaşında.Тому майже тридцять.
O otuz yaşında.Йому тридцять років.
O otuz yaşında.Йому тридцять.
Otuz Beş Doğu Filozofu.45 Lexikon východní moudrosti.
Otuzlar kaçtılar ancak sonraki birkaç yıl içerisinde teker teker öldürüldüler.Všichni čtyři zemřeli na popáleniny jeden po druhém v příštích několika dnech.
Otuz yılı aşkım bir süredir de National Geographic dergisi için çalışmaktadır.Fotografoval pro National Geographic Magazine více než 25 let.
1648 - Lens Savaşı: Otuz Yıl Savaşları'nın sonu.Dostupné online. Rok 1648 – konec třicetileté války.
Artık plakaları otuz beş değil, otuz beş buçuktur.Řadová číslovka je třicátý pátý nebo pětatřicátý.