Aile bağı gerekçesiyle oturma izni alabilmeniz için, sizin çocuğu velisi konumunda bulunmanız gerekir.För att få uppehållstillstånd på grund av familjeband måste du vara barnets vårdnadshavare.
Aile bağı gerekçesiyle oturma izni alabilmeniz için, sizin çocuğu velisi konumunda bulunmanız gerekir.Jotta voisit saada oleskeluluvan perhesiteen perusteella, sinun täytyy olla lapsen huoltaja.
Aile bağı gerekçesiyle oturma izni alabilmeniz için, sizin çocuğu velisi konumunda bulunmanız gerekir.Para poder obtener el permiso de residencia por vínculos familiares, usted deberá tener la custodia del menor.
Aile bağı gerekçesiyle oturma izni alabilmeniz için, sizin çocuğu velisi konumunda bulunmanız gerekir.Для того, чтобы получить вид на жительство на основании семейных связей, вы должны быть опекуном ребенка.
Aile bağı gerekçesiyle oturma izni alabilmeniz için, sizin çocuğu velisi konumunda bulunmanız gerekir.ومن أجل حصولكم على ترخيص الإقامة يجب أن تكونوا ولي أمر الطفل.
Aile bağları gerekçesiyle verilmiş geçici oturma izniniz varsa boşanma durumu oturma izninizi etkileyebilir.Avioero voi vaikuttaa oleskelulupaasi, jos sinulla on määräaikainen oleskelulupa perhesiteen perusteella.
Aile bağları gerekçesiyle verilmiş geçici oturma izniniz varsa boşanma durumu oturma izninizi etkileyebilir.من الممكن أن يؤثر الطلاق على ترخيصك للإقامة إذا كان لديك ترخيص إقامة مؤقت بسبب صلة العائلة.
Aile bağları gerekçesiyle verilmiş geçici oturma izniniz varsa boşanma durumu oturma izninizi etkileyebilir.若您持有家庭成员定期居留许可,离婚可能会影响您的居留许可。一些情况中,若您与芬兰保持着紧密联系,例如您在芬兰工作,可以续签居留许可。更多信息,请访问InfoFinland上的我是否会丧失居留许可。
Aile bağları nedeniyle oturma izni başvurusuFince _ İsveççe _ İngilizceAtt söka uppehållstillstånd på grund av familjebandfinska _ svenska _ engelska
Aile bağları nedeniyle oturma izni başvurusuFince _ İsveççe _ İngilizceDemande de permis de séjour sur la base du lien de parentéfinnois _ suédois _ anglais
Aile bağları nedeniyle oturma izni başvurusuFince _ İsveççe _ İngilizceOleskeluluvan hakeminen perhesiteen perusteellasuomi _ ruotsi _ englanti
Aile bağları nedeniyle oturma izni başvurusuFince _ İsveççe _ İngilizceSolicitud de permiso de residencia por motivación de existencia de vínculos familiaresfinés _ sueco _ inglés
Aile bağları nedeniyle oturma izni başvurusuFince _ İsveççe _ İngilizceПолучение вида на жительство на основании семейных связейфинский _ шведский _ английский
Aile bağları nedeniyle oturma izni başvurusuFince _ İsveççe _ İngilizceطلب ترخيص الإقامة بناءً على صلة العائلة الفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
Aile bağları nedeniyle oturma izni başvurusuFince _ İsveççe _ İngilizce以家庭团聚为由申请居留许可芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
Aile fertleriniz, aile bağları nedeniyle Finlandiya’da oturma izni alamazlar.Dina familjemedlemmar kan inte få uppehållstillstånd i Finland på grund av familjeband.
Aile fertleriniz, aile bağları nedeniyle Finlandiya’da oturma izni alamazlar.Perheesi jäsenet eivät voi saada oleskelulupaa Suomeen perhesiteen perusteella.
Aile fertleriniz, aile bağları nedeniyle Finlandiya’da oturma izni alamazlar.Члены вашей семьи не могут получить вид на жительство в Финляндии на основании семейных связей.
Aile fertleriniz, aile bağları nedeniyle Finlandiya’da oturma izni alamazlar.ليس بإمكان أفراد العائلة أن يحصلوا على ترخيص إقامة لفنلندا بناءً على صلة العائلة.
Aklınıza iyice oturması için birkaç tane daha problem çözeceğiz zaten.Akkor még majd csinálunk pár további ilyen példát, hogy ez tényleg bevésődjön az agyunkba!
Aklınıza iyice oturması için birkaç tane daha problem çözeceğiz zaten.우리는 이런 연습 문제를 몇 개 더 풀 것입니다. 그러니까 여러분의 머릿속에 정말로 스며들게 될 것입니다.
Aklınıza iyice oturması için birkaç tane daha problem çözeceğiz zaten.Několik příkladů procvičíme, aby se nám to v mozku opravdu zakořenilo.
Aklınıza iyice oturması için birkaç tane daha problem çözeceğiz zaten.Nous allons faire quelques uns de ces exercices pratiques, afin que ça s'enracine dans votre cerveau.
Aklınıza iyice oturması için birkaç tane daha problem çözeceğiz zaten.Vamos fazer vários desses problemas de prática, então ele realmente Obtém entranhado em seu cérebro.
Aklınıza iyice oturması için birkaç tane daha problem çözeceğiz zaten.Vi skal lave flere af de her øvelser, så vi virkelig kan det udenad.
Aklınıza iyice oturması için birkaç tane daha problem çözeceğiz zaten.Vyriešime niekoľko cvičných príkladov, aby sa vám to v hlave zakorenilo.
Aklınıza iyice oturması için birkaç tane daha problem çözeceğiz zaten.We zullen meer van dit soort oplossing doen om te zorgen dat je het echt begrijpt.
Aklınıza iyice oturması için birkaç tane daha problem çözeceğiz zaten.Zrobimy kilka takich ćwiczeń więc z pewnością wryje się wam w mózg.
Aklınıza iyice oturması için birkaç tane daha problem çözeceğiz zaten.Ще решим няколко от тези практически задачи, за да може всичко добре да се запечата в ума ви.
Aklınıza iyice oturması için birkaç tane daha problem çözeceğiz zaten.سنقوم بحل المزيد من مسائل التمرين هذه، ذلك لانها ترسخ في دماغكم
Aklınıza iyice oturması için birkaç tane daha problem çözeceğiz zaten.理解を深めましょう。 しかし、これが理解できれば、不等式群で、
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Ale člověk, co před tou zdí seděl, zabránil radiaci proniknout až ke kameni.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Ale osoba, ktorá sedela na prvom schode, zabránila tomu, aby lúče zasiahli kameň.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Ale osoba, która siedziała na schodku przed budynkiem zatrzymała promieniowanie.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Ampak na stopnici pred njim je oseba, ki je tam sedela, preprečila žarkom, da bi zadeli zid.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Dar pe treaptă, în faţă, cineva care stătea acolo a blocat razele să nu lovească piatra.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.De a lépcsőjén, egy ember ült ott, és megakadályozta, hogy a sugarak elérjék a követ.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.하지만 앞의 계단에는 거기에 앉아 있던 사람이 계단에 오는 광선을 차단한 흔적이 있어요
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Maar op het trapje ervoor, zat iemand die de stenen afschermde van de stralen.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Mais juste devant, quelqu'un qui était assis là empêcha les rayons d'atteindre la pierre.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Mas nos degraus, estava uma pessoa sentada que impediu a radiação de atingir a pedra.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Ma una persona che era seduta sul gradino davanti impedì ai raggi di colpire la pietra.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Men på det første trin, en person sad der blokerede strålerne fra at ramme stenen.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Men på trappan, satt en person som blockerade strålen från att nå stenen.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Nhưng trên những bậc thang, có một người ngồi đó chặn lại những tia phóng xạ chiếu vào tảng đá
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Pero una persona que estaba sentada en la escalera del frente evitó que los rayos llegaran a la piedra.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Tapi di langkah depan, seorang yang duduk di sana menahan sinarnya untuk tidak mengenai batu.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Αλλά στο πρώτο σκαλί, ένας άνθρωπος που στεκόταν εκεί σταμάτησε τις ακτίνες από το να χτυπήσουν την πέτρα.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Але спершу людина, що сиділа там блокувала камінь від потрапляння випромінювання.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Но на ступеньках сидел человек и предотвратил лучи от соприкосновения со стеной.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Но пред прага имало седнал човек, който блокирал лъчите пред камъка.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.יש חלק מקיר בהירושימה
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.ولكن من الجهة الاخرى .. كان يوجد شخصٌ جالس حجب الأشعة عن ضرب الحجر.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.光線が石に当たるのを 防いでいた 今残されているのは
Ama firma oldu. Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.하지만 회사했습니다. 난 넥타이를 묶어 코트를 탔고
Ama firma oldu. Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.لكنني كنت حازما. تعادل لي ربطة عنق ، وصلت الى ومعطف
Ama firma oldu. Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.チョッキと、居間に入った。
Ama sorun oturma odası suyu ise daha doğru olan çatıdaki katranı tamir etmek."Alors que l'eau de salon, il vaut mieux passer du goudron sur le toit."
Ama sorun oturma odası suyu ise daha doğru olan çatıdaki katranı tamir etmek."Când vine vorba despre apa din sufragerie, este mai bine sa gudronăm acoperișul."
Ama sorun oturma odası suyu ise daha doğru olan çatıdaki katranı tamir etmek."Ezzel szemben ha a nagyszoba ázik be, jobban járunk, ha a tetőfedéssel kezdjük.