Bu bakımdan Keloğlan masallarının zıtlık temeli üzerine oturmaktadır.Jednakże w znacznym stopniu te motywujące wizje stoją na fundamentach z piasku...
Büyükşehirlerde yaşayanların yarısından azı kendi evinde oturmaktadır.W położonych po sąsiedzku czterech wsiach mieszka połowa mieszkańców gminy.
Hatta Walter ayrı bir apartman dairesinde oturmaya başlamıştır.Takie same rzeczy Henry zaczyna znajdować w swoim mieszkaniu.
Küçük bir evde 5 kardeş, ve bir büyük anne ile oturmaktaydılar.Udałem się tam i zauważyłem 5 dzieci w towarzystwie pielęgniarki.
Yanındaki kaidenin üstünde ise tombul ve çıplak bir çocuk oturmaktadır.Idzie spokojnie trzymając na ramieniu kij z wiadrem wody i z nagim dzieckiem u boku.
Gelen misafirler için eve en yakın düz alanda oturma yerleri hazırlanır.W najbliższych odcinkach ma pojawiać się gościnnie.
Tiberius, aynı zamanda V. Tigran'ın Ermenistan tahtına yeniden oturmasının da sorumlusuydu.Tiberius var också ansvarig för att återinsätta Tigranes V på tronen till kungadömet Armenien.
Sürekli oturmak ölüme neden olabilir.Längre tids exponering kan leda till döden.
Bir yere oturmalı ya da uzanmalısınız.Hon avbildas liggande eller sittande.
Arka koltukta oturmaktadır.Baksidan av stationshuset.
Bugün de aynı kentte oturmaktadır.Detta hus står kvar på samma plats idag.
Doğum yeri Kanada’dır ve orada oturmaktadır.Hon föddes i Kina men bor i Kanada.
Bugünkü Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fischer de burada oturmaktadır.Heinz Fischer tillträder som president i Österrike.
Biraz sonra Mürebbiye, Flora ile bir göl kenarında oturmaktadır.Senare kallar miss Jessel på Flora nere vid sjön.
Yataktan kalktım ve oturma odasına gittim (sadece geceliğimleydim), ve onları gördüm.Och när jag kom in i sovrummet såg jag dem...
Sonrasında Stefani, bir kaya üzerinde oturmakta ve kameraya bakarak şarkı söylemektedir.Stefani ses också sitta på marken och sjunga medan hon gråter.
Eamon'un oturma odasında 1980'lerin coverları çalmaktadır.Bandet övar i Eamons vardagsrum, där de börjar att spela 1980-tals covers.
Pekala, Old Gold sigarası içen ve bir salyangozu olan adam nerede oturmaktadır?Den som röker Old Gold äger sniglar.
Anne-babalar, kız çocuklarının yanında oturmaktadır.Är barnet i sällskap med damerna?
Düz bir zemine oturmak dinlenme konforu açısından yetersizdir.Terrängen runt Mesa El Descanso är lite kuperad.
Farklı bir oturuş şekli vardır ve bu şekilde oturmazsa düşünme kapasitesinin %40 azaldığını söyler.Han säger också att om han sitter normalt, så sjunker hans slutledningsförmåga med 40 %.
Bir grup öğrenci odaya girer ve öğretmen hepsine oturmasını söyler.En städerska släpper in honom och han märker att alla väntar på honom.
Telefon hattı verilmiştir Aileler birlikte oturmaktadır.Nomioides facilis ingår i släktet Nomioides och familjen vägbin.
Toplam 13108 oturma yerine sahip olan stadyum, 1965 yılında inşa edilmiştir.Arenan som har plats för 8,500 sittande åskådare öppnades 1963 och byggdes ut 2014.
Son sahnede çift karşı karşıya oturmaktadır.Hon uppträder i videons två sista danssekvenser.
Ve ardından gelen 7 papa Avignon'da oturmayı sürdürür.1309 - Påven bosätter sig i Avignon.
Sandalye, oturmak için kullanılan bir eşyadır.Офісний стілець - це стілець, який призначений для використання в офісі.
Odada herkesin oturmasına yetecek kadar sandalye bulunmalıdır.Крісло зображене в такій кімнаті буде достатньо добрим щоб сидіти.
Şu anda Austin, Texas da oturmakta. ( Sitesi)В даний час Бонін проживає в Х'юстоні (штат Техас).
Şu anda kendisi, Londra'da oturmaktadır.Наразі проживає в Лондоні.
Telefon hattı verilmiştir Aileler birlikte oturmaktadır.Рекрутська черга складалася по сім'ях.
Ancak ligde yine kulübede oturmak zorunda kaldı.Село було знову перейменоване у Кирилівку.
Bir yere oturmalı ya da uzanmalısınız.Він може перевертатися на бік, навіть сідати.
Yönetmen koltuğunda Avusturyalı yönetmen Michael Haneke oturmaktadır.До шанувальників фільму відносить себе австрійський режисер Міхаель Ханеке.
Bu yüzden Finlandiya barış masasına oturmaya karar verdi.Поки що ж сторони вирішили сісти за стіл переговорів.
İglonun içinde, uyumak ve oturmak üzere yapılan yüksekçe bir yer de bulunur.Bankbettel) — лавка-ліжко, яка розсувається для спання та складається для сидіння.
Oturma kapasitesi: 724.Населення — 724 ос.
Tanrı’nın sağ tarafında oturmak üzere göğe yükselmiştir.Бог зглянувся з високого неба на вашу недолю.
Odalarda eşya yoktu ve aylardır içinde kimse oturmamıştı.Немає кімнати, в якій протягом дня не бувало б сонце.
Halen daha eski evlerde oturmakta olan aileler de vardır.Декілька сімей лишилося жити на старому місці.
Diabaínein “bacakları ayırarak yürümek”, ya da “ bacakları ayırarak oturmak” anlamına gelir.До місць харчування довгоносики перелітають або йдуть «пішки».
Arka koltukta oturmaktadır.Розташовувався він ззаду.
Oturma kapasitesi: 2219.Площа 2220 га.
Bu binekte, genellikle iki kişilik bir oturma yeri olur.Заднє сидіння може з комфортом розмістити двох чоловік.
2008 yılında tamamlanmış olup 17,000 kişilik oturma kapasitesine sahiptir.На початок 2008 року розроблено й доступно для встановлення 177 додатків.
Bugünkü Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fischer de burada oturmaktadır.Крім того, теперішній президент Австрії, Хайнц Фішер, живе тут, на Йозефштедтерштрассе (Josefstädterstraße).
Oturmak, yemek, içmek, uyumak gibi...Вони і жили тоді, їли, пили, гуляли.
Daha sonra Erdek Körfezi Karaburun yakınlarında İntizam'ın karaya oturması zorlandı.Однак незабаром було прийнято рішення щодо залишення азійського берегу.
Oturma Odası ModelleriДизайн спальні
Burada bir süre oturmak istiyorum.Я б хотів тут трошки посидіти.
Tom Mary'nin yanında oturmamaya karar verdi.Том вирішив не сідати біля Мері.
Ben yedek bankında oturmak istemiyorum dedi.Na poslanecké křeslo sám rezignovat nechtěl.
İsa tam ortada oturmaktadır.Vroucně k sobě tulí Ježíška.
Kartal’da ortalama oturma süresi 17,22 yıldır.Orel páskovaný se dožívá 17,2 let.
Sonra Vize'de oturmasina izin verildi.Následně byl zaměstnán v ČEZu.
Sandalye, oturmak için kullanılan bir eşyadır.Křeslo je druh sedacího nábytku, který slouží k odpočinku.
Oturmak, yemek, içmek, uyumak gibi...Zemřít, spát – a je to.
Balat'ta oturmaktadir.Ten se vlévá do Balatonu.
Merkez kütüphanesi 200 kişilik oturma kapasitesine sahiptir ve tüm yıl boyunca açıktır.Ubytovací kapacita je 32 lůžek a je otevřená denně po celý rok.
Near da L gibi alışılmışın dışında bir şekilde oturmaktadır, fakat küçük farklarla.Také sedí neobvyklým způsobem, který se podobá L, avšak s nepatrným rozdílem.