Ana içeriğe geç
Sözlük

oturan ile cümle

oturan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.אם אנחנו רואים מישהו בכיסא גלגלים, אנחנו מניחים שהוא לא יכול ללכת.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.وإذا رأينا شخص ما على كرسي العجلة، نفترض أنه لا يستطيع المشي.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.でも 数歩でも歩ければ 彼らにとっては歩けるということ
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.A keby bolo niečo zjavené druhému, kto sedí, prvý nech mlčí.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.Ako pa drugi, ki sedi zraven, prejme razodetje, naj molči prvi.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.De ha egy másik ott ülõ vesz kijelentést, az elsõ hallgasson.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.et si un autre qui est assis a une révélation, que le premier se taise.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.Jeźliby też inszemu siedzącemu co było objawione, on pierwszy niechaj milczy.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.만일 곁에 앉은 다른이에게 계시가 있거든 먼저 하던 자는 잠잠할찌니라
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.Mas se a outro, que estiver sentado, for revelada alguma coisa, cale-se o primeiro.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.men dersom en anden, som sidder der, får en Åbenbarelse, da tie den første!
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.Men om någon annan som sitter där får en uppenbarelse, då må den förste tiga.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.mutta jos joku toinen siinä istuva saa ilmestyksen, vaietkoon ensimmäinen.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.og får en annen en åpenbaring mens han sitter der, da skal den første tie.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.Pakliť by jinému tu přísedícímu zjeveno bylo, první mlč.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.Se uno di quelli che sono seduti riceve una rivelazione, il primo taccia
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.Si algo es revelado a alguno que está sentado, que calle el primero
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.Şi dacă este făcută o descoperire unuia care şade jos, cel dintîi să tacă.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.So aber eine Offenbarung geschieht einem andern, der da sitzt, so schweige der erste.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.Song , nếu một người trong bọn người ngồi , có lời tỏ kín_nhiệm , thì người thứ nhất phải nín_lặng .
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.Song, nếu một người trong bọn người ngồi, có lời tỏ kín nhiệm, thì người thứ nhất phải nín lặng.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.εαν δε ελθη αποκαλυψις εις αλλον καθημενον, ο πρωτος ας σιωπα.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.Ако някой мисли, че е пророк или духовеня, нека признае, че това, което ви пиша е заповед от Господа.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.Если же другому из сидящих будет откровение, то первый молчи.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.Коли ж другому, що сидить, одкриєть ся (що), перший нехай мовчить.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.וכי נגלה חזון לאחר הישב שם אז ידם הראשון׃
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.ولكن ان اعلن لآخر جالس فليسكت الاول.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.若 旁 邊 坐 著 的 得 了 啟 示 、 那 先 說 話 的 就 當 閉 口 不 言
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.若 旁邊 坐 著 的 得了 啟示 、 那 先 說話 的 就當閉 口 不言
Umursamaz bir panelin önünde oturan bir çocuk düşünün önünde özgeçmişi, (Gülüşmeler)Deti sediace pred nezaujatou porotou, viete, s ich životopismi, (Smiech)
Umursamaz bir panelin önünde oturan bir çocuk düşünün önünde özgeçmişi, (Gülüşmeler)아이들은 시큰둥한 면접관들 앞에 앉아있고요. 면접관들, 애들 지원서를 (웃음)
Umursamaz bir panelin önünde oturan bir çocuk düşünün önünde özgeçmişi, (Gülüşmeler)Lapsi istuu ynseän paneelin edessä, joka selaa tämän ansioluetteloa, (Naurua) tivaten:
Umursamaz bir panelin önünde oturan bir çocuk düşünün önünde özgeçmişi, (Gülüşmeler)ילדים יושבים מול צוותים שאינם מתרשמים, עם קורות חייהם, (צחוק)
Umursamaz bir panelin önünde oturan bir çocuk düşünün önünde özgeçmişi, (Gülüşmeler)أطفال يجلسون أمام لجنة غير راضية من الحكام. كما تعلمون، مع سيرهم الذاتية، (ضحك)
Umursamaz bir panelin önünde oturan bir çocuk düşünün önünde özgeçmişi, (Gülüşmeler)面接官は履歴書を手に (笑) ぱらぱらとめくりながら言います「これだけですか?」
Unutmayın, bunların hepsi yeşil trende oturan yolcunun bakış açısına göre. -Det her er relativt til passageren i det her tog.
Unutmayın, bunların hepsi yeşil trende oturan yolcunun bakış açısına göre. -명심하세요. 초록색 기차 안에 있는 사람에 대한 상대적인 값입니다.
Unutmayın, bunların hepsi yeşil trende oturan yolcunun bakış açısına göre. -Lembre, isso tudo é relativo a rapaz, ou a moça, sentado no trem verde.
Unutmayın, bunların hepsi yeşil trende oturan yolcunun bakış açısına göre. -Ricordati, questo è tutto relativo al tizio o la tizia, che siede in questo treno verde.
Unutmayın, bunların hepsi yeşil trende oturan yolcunun bakış açısına göre. -Не забравяйте, че това е спрямо момчето, или момичето, седящо в този зелен влак.
Unutmayın, bunların hepsi yeşil trende oturan yolcunun bakış açısına göre. -この緑の列車に座っています。 このような前提をすることで、
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,ak som jedol jej úrodu bez peňazí, a pre mňa musela vzdychať duša jej držiteľov:
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,dacă i-am mîncat roada fără s'o fi plătit, şi dacă am întristat sufletul vechilor lui stăpîni:
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,dersom jeg har fortæret dens grøde uten betaling og utslukket dens eiers liv,
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,Ha annak termését fizetés nélkül ettem, vagy gazdájának lelkét kioltottam:
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,hab ich seine Früchte unbezahlt gegessen und das Leben der Ackerleute sauer gemacht:
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,Har jag förtärt dess gröda obetald eller utpinat dess brukares liv?
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,har jeg tæret dens Kraft uden Vederlag, udslukt dens Ejeres Liv,
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,Jeźliżem pożytków jej używał bez pieniędzy, i jeźlim do wzdychania przywodził dzierżawców jej:
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,Jídal-li jsem úrody její bez peněz, a duši držitelů jejich přivodil-li jsem k vzdychání:
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,jos kulutin sen voiman maksamatta ja saatoin sen haltijat huokaamaan,
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,언제 내가 값을 내지 않고 그 소산물을 먹고 그 소유주로 생명을 잃게 하였던가
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,Nếu tôi ăn sản vật nó mà không trả giá bạc, Làm khuấy khuất nguyên chủ nó cho đến phải chết mất;
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,Nếu tôi ăn sản_vật nó mà không trả_giá bạc , Làm khuấy khuất nguyên_chủ nó cho_đến phải chết mất ;
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,seandainya hasilnya habis kumakan, dan petani yang menanamnya kubiarkan kelaparan
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,se comi os seus frutos sem dinheiro, ou se fiz que morressem os seus donos;
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,se ho mangiato il suo frutto senza pagare e ho fatto sospirare dalla fame i suoi coltivatori
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,si he comido de su fuerza sin pagarlo o he hecho expirar a sus dueños
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,Si j`en ai mangé le produit sans l`avoir payée, Et que j`aie attristé l`âme de ses anciens maîtres;
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,αν εφαγον τον καρπον αυτον χωρις μισθον, η εκαμον να εκβη η ψυχη των γεωργων αυτου,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
oturan ile cümle - Sayfa 35 - oturan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App