Tam şurada oturan Suh Boeun'la...Untuk Suh Boeun yang duduk di sana ...
Tam şurada oturan Suh Boeun'la...Uwielbia słodkie gwiazdy i sushi- ... kochający atrakcyjne graczy w baseball.
Tam şurada oturan Suh Boeun'la...Αγαπά χαριτωμένο αστέρια και σούσι- ... αγάπης ελκυστικό παίκτες του μπέιζμπολ.
Tam şurada oturan Suh Boeun'la...Вона любить милі зірок і суші- ... люблячий привабливих гравців у бейсбол.
Tam şurada oturan Suh Boeun'la...Её зовут Су Бо Ын, и она сидит здесь...
Tam şurada oturan Suh Boeun'la...За Со Бо Ън, която седи ето там.
Tam şurada oturan Suh Boeun'la...Надявам се, че не ще гонят живота Boeun училище брак документ.
Tam şurada oturan Suh Boeun'la...היא אוהבת כוכבים חמודים וסושי- ... שחקני בייסבול אטרקטיביים אוהבים.
Tam şurada oturan Suh Boeun'la...إلى سوه بويون من يجلس هناك بالضبط
Tam şurada oturan Suh Boeun'la...تحبّ النجوم اللطيفة وتحب الكيمباب ولاعبوا البسبول الودودين الجذّابين
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Dragen bort till Tarsis och jämren eder, I kustlandets invånare.
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Drag over til Tarsis og jamrer, I Kystlandets Folk!
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Fahret hin gen Tharsis; heulet, ihr Einwohner der Insel!
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Far over til Tarsis, jamre eder, I som bor på kysten!
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Hãy dời qua Ta-rê-si ; hỡi dân ở gần biển , hãy than_khóc !
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Hãy dời qua Ta-rê-si; hỡi dân ở gần biển, hãy than khóc!
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.너희는 다시스로 건너갈지어다 해변 거민아 너희는 슬피 부르짖을지어다
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Menjetek át Tarsisba, és jajgassatok ti partvidék lakói!
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Menkää Tarsiiseen; valittakaa, te rantamaan asukkaat.
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Merataplah, dan mengungsilah ke Spanyol, hai penduduk pesisir
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Pasad a Tarsis; lamentad, oh habitantes de la costa
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Passai a Társis; uivai, moradores do litoral.
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Passate in Tarsis, fate il lamento, abitanti della costa
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Passez à Tarsis, Lamentez-vous, habitants de la côte!
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Pojdite na drugo stran v Tarsis; tulite, prebivalci na otoku!
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Prejdite do Taršíša, kvíľte, obyvatelia ostrova!
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Přepravte se do Tarsu, kvělte obyvatelé ostrovu.
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Przeprawcie się przez morze, kwilcie obywatele wyspy!
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.şi vor zice: ,,Treceţi la Tarsis, bociţi-vă, locuitori ai ţărmului!
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Vlucht naar Tarsis, mannen van Tyrus, en huil onderweg.
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Διελθετε εις Θαρσεις ολολυξατε, κατοικοι της νησου.
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Заминете в Тарсис; Възридайте, жители на крайморието.
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Переселяйтесь в Фарсис, рыдайте, обитатели острова!
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.עברו תרשישה הילילו ישבי אי׃
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.اعبروا الى ترشيش. ولولوا يا سكان الساحل.
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.推 羅 人 哪 、 你 們 當 過 到 他 施 去 . 沿 海 的 居 民 哪 、 你 們 都 當 哀 號
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.推羅 人 哪 、 你 們當過 到 他 施去 . 沿海 的 居民 哪 、 你 們都當哀號
Tedavileri Finlandiya’da daimî oturan vatandaşlarla aynı fiyatlarda edinirsiniz.Du får vård till samma kostnad som personer som är stadigvarande bosatta i Finland.
Tedavileri Finlandiya’da daimî oturan vatandaşlarla aynı fiyatlarda edinirsiniz.Saat hoitoa samalla hinnalla kuin henkilöt, jotka asuvat Suomessa vakituisesti.
Tedavileri Finlandiya’da daimî oturan vatandaşlarla aynı fiyatlarda edinirsiniz.Vous obtiendrez des soins aux mêmes tarifs que les personnes résidant de manière permanente en Finlande.
Tedavileri Finlandiya’da daimî oturan vatandaşlarla aynı fiyatlarda edinirsiniz.Вы получите лечение по тем же ценам, что и лица, постоянно проживающие в Финляндии.
Tedavileri Finlandiya’da daimî oturan vatandaşlarla aynı fiyatlarda edinirsiniz.تحصل على العلاج بنفس السعر مثل الأشخاص المقيمين في فنلندا بصفة دائمة.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Widząc osobę na wózku, zakładamy, że nie umie chodzić.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Αν δούμε κάποιον σε αναπηρικό καροτσάκι θεωρούμε ότι δεν περπατά.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.A ak vidíme niekoho na invalidnom vozíku, predpokladáme, že nemôže chodiť.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Als we iemand zien in een rolstoel, nemen we aan dat die persoon niet kan stappen.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Daca vedem pe cineva intr-un scaun cu rotile, presupunem ca nu pot merge.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Ha látunk valakit kerekes székben, azt feltételezzük, hogy nem tud járni.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Když vidíme někoho na vozíku, tak předpokládáme, že nemůže chodit.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.우리는 휠체어에 앉아있는 사람을 보면, 걷지 못할 거라고 생각하죠
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Lorsque nous voyons des gens dans un fauteuil roulant, nous présumons qu'il ne peuvent pas marcher.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Nếu chúng ta thấy một người nào đó trên xe lăn, chúng ta sẽ cho rằng họ không thể bước đi.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Om vi möter någon i en rullstol, antar vi att de inte kan gå.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Se vediamo qualcuno in carrozzella, diamo per scontato che non possa camminare.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Se vimos alguém numa cadeira de rodas, assumimos que não pode andar.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Si vemos a alguien en una silla de ruedas, suponemos que no puede caminar.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Wenn wir Leute im Rollstuhl sehen, nehmen wir an, sie können nicht laufen.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Ако видим някой в инвалидна количка си представяме, че не може да върви.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Если мы видим кого-то в инвалидной коляске, мы предполагаем, что они не могут ходить.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Якщо ми бачимо когось в інвалідному візку, ми припускаємо, що вони не можуть ходити.