Sağ tarafta oturan kardeşim Malcolm'u.זהו אחי מלקולם מימין.
Sağ tarafta oturan kardeşim Malcolm'u.هذا هو أخي مالكوم هنالك على اليمين.
Sağ tarafta oturan kardeşim Malcolm'u.そして私が4年生の時にインスピレーションを
Sahneye çıkarsınız. Oturan bir orkestra vardır.C'è l'orchestra seduta.
Sahneye çıkarsınız. Oturan bir orkestra vardır.Ein Orchester sitzt vor dir.
Sahneye çıkarsınız. Oturan bir orkestra vardır. Hepsi ısınma egzersizleri ya da başka şeyler yapıyorlardır...Il y a un orchestre assis. ils sont en train de s'échauffer, de faire des trucs.
Sahneye çıkarsınız. Oturan bir orkestra vardır.Het orkest zit al klaar.
Sahneye çıkarsınız. Oturan bir orkestra vardır.무대로 나갑니다. 오케스트라가 앉아 있지요.
Sahneye çıkarsınız. Oturan bir orkestra vardır.När man äntrar scenen, orkestern sitter där.
Sahneye çıkarsınız. Oturan bir orkestra vardır.Sebuah orkestra duduk di sana.
Sahneye çıkarsınız. Oturan bir orkestra vardır.Te subes al escenario; hay una orquesta sentada.
Sahneye çıkarsınız. Oturan bir orkestra vardır.To kiedy wchodzisz na scenę, jest tam siedząca orkiestra.
Sahneye çıkarsınız. Oturan bir orkestra vardır.אשר בו אתה עולה על הבמה. התזמורת יושבת.
Sahneye çıkarsınız. Oturan bir orkestra vardır.هى عندما تقف على المسرح وفريق الاوركسترا جالسون
Sahneye çıkarsınız. Oturan bir orkestra vardır.みんなウォーミングアップをしている
Sandalyelere oturan insanlar birbirlerinden farklı fakat numaralar, genel numara fikri, aynı.Az emberek a székeken nagyon másmilyenek, de a számuk, a számuknak az absztrak fogalma ugyanaz.
Sandalyelere oturan insanlar birbirlerinden farklı fakat numaralar, genel numara fikri, aynı.De mensen en de stoelen zijn zeer verschillend, maar het getal, het abstracte idee getal, blijft hetzelfde.
Sandalyelere oturan insanlar birbirlerinden farklı fakat numaralar, genel numara fikri, aynı.Die Menschen auf den Stühlen sind sehr verschieden, die Zahl aber, die abstrakte Idee der Zahl, ist dieselbe.
Sandalyelere oturan insanlar birbirlerinden farklı fakat numaralar, genel numara fikri, aynı.각 의자에 않은 사람들은 각각 매우 다르지만, 숫자, 즉 추상적인 숫자의 개념은 같지요.
Sandalyelere oturan insanlar birbirlerinden farklı fakat numaralar, genel numara fikri, aynı.Las personas en las sillas son muy diferentes, pero el número, la idea abstracta de número, es la misma.
Sandalyelere oturan insanlar birbirlerinden farklı fakat numaralar, genel numara fikri, aynı.Le persone sulle sedie sono molto diverse. ma il numero, l'idea astratta del numero, è il medesimo.
Sandalyelere oturan insanlar birbirlerinden farklı fakat numaralar, genel numara fikri, aynı.Ludzie na krzesłach są różni, ale liczba, pozostaje taka sama.
Sandalyelere oturan insanlar birbirlerinden farklı fakat numaralar, genel numara fikri, aynı.Oamenii de pe scaune sunt foarte diferiţi, dar numărul, ideea abstractă a numărului, este aceeaşi.
Sandalyelere oturan insanlar birbirlerinden farklı fakat numaralar, genel numara fikri, aynı.Люди на стульях очень разные, но число, или его абстрактное представление, то же самое.
Sandalyelere oturan insanlar birbirlerinden farklı fakat numaralar, genel numara fikri, aynı.Люди у кріслах дуже різні, однак число, абстрактна ідея числа, одна і та ж.
Sandalyelere oturan insanlar birbirlerinden farklı fakat numaralar, genel numara fikri, aynı.Хората на столовете са много различни, но числото, абстрактната идея за числото, е едно и също.
Sandalyelere oturan insanlar birbirlerinden farklı fakat numaralar, genel numara fikri, aynı.האנשים על הכסאות מאוד שונים, אך המספר, הרעיון המופשט של המספר, זהה
Sandalyelere oturan insanlar birbirlerinden farklı fakat numaralar, genel numara fikri, aynı.تختلف هؤلاء الأشخاص تماما، لكن العدد، فكرة العدد التجريدية، هي نفسها.
Sandalyelere oturan insanlar birbirlerinden farklı fakat numaralar, genel numara fikri, aynı.その数 つまり数という抽象的な概念では同一です アルハンブラの壁のタイル模様でも同じ事がわかります
Şimdi, 15J de oturan bayan aramızdaki canlı bomba olsun.지금 15j 좌석의 한 여성이 자살 폭탄 테러를 한 것입니다.
Şimdi, 15J de oturan bayan aramızdaki canlı bomba olsun.Agora, a senhora na 15J era uma mulher-bomba entre nós.
Şimdi, 15J de oturan bayan aramızdaki canlı bomba olsun.De dame op 15J was een zelfmoordterroriste.
Şimdi, 15J de oturan bayan aramızdaki canlı bomba olsun.Die Dame auf 15J war die Selbstmordattentäterin unter uns.
Şimdi, 15J de oturan bayan aramızdaki canlı bomba olsun.Doamna din 15J a fost un sinucigaş cu bombă.
Şimdi, 15J de oturan bayan aramızdaki canlı bomba olsun.La señora de la 15J era una terrorista suicida.
Şimdi, 15J de oturan bayan aramızdaki canlı bomba olsun.Maintenant, parmi nous, la dame assise au siège 15-J était une bombe humaine.
Şimdi, 15J de oturan bayan aramızdaki canlı bomba olsun.Ora, la ragazza del 15J era una kamikaze tra di noi.
Şimdi, 15J de oturan bayan aramızdaki canlı bomba olsun.Pani w 15 rzędzie była zamachowcem-samobójcą.
Şimdi, 15J de oturan bayan aramızdaki canlı bomba olsun.Wanita yang duduk di 15J adalah pengebom bunuh diri di tengah-tengah kita.
Şimdi, 15J de oturan bayan aramızdaki canlı bomba olsun.Девушка с билетом 15J оказалась террористом-смертником.
Şimdi, 15J de oturan bayan aramızdaki canlı bomba olsun.כעת, הגברת במושב 15 ג'יי היתה המחבלת המתאבדת כאן בינינו,
Şimdi, 15J de oturan bayan aramızdaki canlı bomba olsun.والآن، على مقعد ياء15 كانت تجلس سيدة انتحارية بيننا جميعا.
Şimdi, 15J de oturan bayan aramızdaki canlı bomba olsun.私達はテロの被害を受けました
Şimdi bir kaç yıl önce, bir gazetecinin burada oturanEmlékszem, néhány évvel ezelőtt egy újságíró megkérdezte Dr.
Şimdi bir kaç yıl önce, bir gazetecinin burada oturanIch erinnere mich an ein Ereignis vor ein paar Jahren.
Şimdi bir kaç yıl önce, bir gazetecinin burada oturanIk herinner me dat enkele jaren geleden een journalist aan de hier aanwezige Dr.
Şimdi bir kaç yıl önce, bir gazetecinin burada oturanÎmi aduc aminte că acum câţiva ani, un jurnalist o întreba pe Dr.
Şimdi bir kaç yıl önce, bir gazetecinin burada oturanJe me souviens il y a quelques années, un journaliste a demandé au Dr.
Şimdi bir kaç yıl önce, bir gazetecinin burada oturan저는 몇년전에 어떤 기자가 지금 여기에 앉아 계시는 카타르 대학의 총장인 쉐카박사에게,
Şimdi bir kaç yıl önce, bir gazetecinin burada oturanRecuerdo, que hace algunos años, un periodista le preguntó a la Dra. Sheikha, aquí presente
Şimdi bir kaç yıl önce, bir gazetecinin burada oturanSaya ingat beberapa tahun yang lalu, seorang jurnalis bertanya pada Dr.
Şimdi bir kaç yıl önce, bir gazetecinin burada oturanאני זוכרת שלפני מספר שנים, עיתונאי שאל את ד"ר שייחה, שיושבת כאן בקהל,
Şimdi bir kaç yıl önce, bir gazetecinin burada oturanالآن أنا أتذكر قبل سنوات قليلة، سأل احد الصحفيين الدكتورة شيخة، التي تجلس هنا،
Şimdi bir kaç yıl önce, bir gazetecinin burada oturanここにご列席のカタール大学学長である シェイカ博士に ある記者が質問をしたことがあります
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.A nie rzecze żaden z obywateli: Zachorowałem; lud, który mieszka w nim, uwolniony będzie od nieprawości.
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.Aniž dí kdo z obyvatelů: Nemocen jsem. Lid osedlý v něm zproštěn bude nepravosti.
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.Aucun habitant ne dit: Je suis malade! Le peuple de Jérusalem reçoit le pardon de ses iniquités.
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.Dân cư sẽ không nói rằng: Tôi đau. Kẻ ở trong nó sẽ được tha tội.
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.Dân_cư sẽ không nói rằng : Tôi đau . Kẻ ở trong nó sẽ được tha tội .
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.Eikä yksikään asukas sano: "Minä olen vaivanalainen". Kansa, joka siellä asuu, on saanut syntinsä anteeksi.