Ana içeriğe geç
Sözlük

oturan ile cümle

oturan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onun dediği gibi, o baktı ve Cat bir dalı üzerinde oturan, yine yoktu ağacı.Terwijl ze dit zei, keek ze op, en daar was de kat weer, zittend op een tak van een boom.
Onun dediği gibi, o baktı ve Cat bir dalı üzerinde oturan, yine yoktu ağacı.Όπως είπε αυτό, κοίταξε επάνω, και ήταν εκεί η γάτα και πάλι, κάθεται σε ένα υποκατάστημα δέντρο.
Onun dediği gibi, o baktı ve Cat bir dalı üzerinde oturan, yine yoktu ağacı.Как она сказала это, она подняла глаза, и не было Cat снова, сидя на ветке дерево.
Onun dediği gibi, o baktı ve Cat bir dalı üzerinde oturan, yine yoktu ağacı.Тъй като тя каза това, тя погледна нагоре, и там е Cat отново, седи на клон на дървото.
Onun dediği gibi, o baktı ve Cat bir dalı üzerinde oturan, yine yoktu ağacı.Як вона сказала це, вона підняла очі, і не було Cat знову, сидячи на гілці дерево.
Onun dediği gibi, o baktı ve Cat bir dalı üzerinde oturan, yine yoktu ağacı.כשאמרה זאת, היא הרימה את מבטה, ולא היה החתול שוב, יושב על ענף של
Onun dediği gibi, o baktı ve Cat bir dalı üzerinde oturan, yine yoktu ağacı.كما قالت ذلك ، بدا انها تصل ، وكان هناك القط مرة أخرى ، يجلس على فرع
Onun dediği gibi, o baktı ve Cat bir dalı üzerinde oturan, yine yoktu ağacı.ツリー。 "あなたが豚、またはイチジクって言った?"猫は言った。
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.Ada seorang ayah dan anak yang duduk di kursi sebelah sana.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.C'erano un padre ed un figlio seduti in quel posto.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.Daar zaten een vader en een zoon.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.Da drüben saßen Vater und Sohn.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.Havia um pai e um filho que estavam sentados naquele lugar ali.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.Il y avait un père et son fils qui était assis à ce siège là-bas.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.아버지와 아들이 저 자리에 앉아 있었습니다.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.Siedzieli tu ojciec z synem.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.Un padre y un hijo se sentaban ahí.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.Un tată şi fiu au stat în acel loc.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.Вон там сидели отец и сын.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.במושב שם ישבו אב ובנו.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.كان هناك أب مع ابنه كانا يجلسان على ذلك المقعد هناك.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.息子は死に 父は生き延びました
Orada oturan sadece ikimizdik.نحن مجرد اثنين نقف أمامها.
Orada oturan sadece ikimizdik.Ci siamo solo noi due.
Orada oturan sadece ikimizdik.Het zijn gewoon wij tweeën die daar staan.
Orada oturan sadece ikimizdik.단지 저희 둘만 존재했었죠
Orada oturan sadece ikimizdik.Είμαστε μόνο εμείς εκεί που στεκόμαστε.
Orada oturan sadece ikimizdik.זה רק שנינו עומדים שם.
Orada oturan sadece ikimizdik.ただただ哲学を学ぼうとする
Orada oturan sadece ikimizdik.我同佢只喺兩個人,
-Orada tek başına oturan kim?- Bagaimana dengan yang aneh itu? - Dia?
-Orada tek başına oturan kim?- Ona? Nie jest jedną z nas.
-Orada tek başına oturan kim?- Ona? Ona ni ena od nas.
-Orada tek başına oturan kim?- Tamtou? Ta není jednou z nás.
-Orada tek başına oturan kim?-Τι γίνεται με αυτό το παράξενο? -Αυτή?
-Orada tek başına oturan kim?- А онази там не е ли малко странна? - Онази ли?
Ortada oturan bir kadın vardı ve kadın bizi tutmak için bekliyordu.Ada seorang wanita yang duduk di tengah lingkaran, dan dia menunggu untuk meraih kami.
Ortada oturan bir kadın vardı ve kadın bizi tutmak için bekliyordu.Bărbați, femei, copii, cu toții erau acolo. O femeie stătea în mijlocul mulțimii și aștepta să ne țină.
Ortada oturan bir kadın vardı ve kadın bizi tutmak için bekliyordu.C'era una donna seduta al centro, e questa donna aspettava di tenerci.
Ortada oturan bir kadın vardı ve kadın bizi tutmak için bekliyordu.Có một người phụ nữ ngồi ở chính giữa và bà ấy đang chờ chúng tôi.
Ortada oturan bir kadın vardı ve kadın bizi tutmak için bekliyordu.Een vrouw zat in het midden, gereed om ons vast te houden.
Ortada oturan bir kadın vardı ve kadın bizi tutmak için bekliyordu.Había una mujer sentada en el medio, y esta mujer, estaba esperando para sujetarnos.
Ortada oturan bir kadın vardı ve kadın bizi tutmak için bekliyordu.Havia uma mulher sentada no meio. Essa mulher estava à espera para nos agarrar.
Ortada oturan bir kadın vardı ve kadın bizi tutmak için bekliyordu.Il y avait une femme assise au milieu du cercle, qui attendait pour nous s'occuper de nous
Ortada oturan bir kadın vardı ve kadın bizi tutmak için bekliyordu.I mitten satt det en kvinna, och denna kvinna väntade på att få hålla i oss.
Ortada oturan bir kadın vardı ve kadın bizi tutmak için bekliyordu.그 가운데는 어떤 여자가 앉아 있었는데, 우릴 붙잡으려고 기다리고 있는 거였어요.
Ortada oturan bir kadın vardı ve kadın bizi tutmak için bekliyordu.Mitten im Kreis saß eine Frau und diese Frau wartete darauf, uns aufzunehmen.
Ortada oturan bir kadın vardı ve kadın bizi tutmak için bekliyordu.Uprostřed kruhu seděla žena a čekala, aby nás mohla držet.
Ortada oturan bir kadın vardı ve kadın bizi tutmak için bekliyordu.V strede sedela jedna žena a táto žena nás mala držať.
Ortada oturan bir kadın vardı ve kadın bizi tutmak için bekliyordu.W środku siedziała kobieta, miała nas trzymać.
Ortada oturan bir kadın vardı ve kadın bizi tutmak için bekliyordu.Μια γυναίκα καθόταν στη μέση του κύκλου, και αυτή η γυναίκα περίμενε για να μας κρατήσει.
Ortada oturan bir kadın vardı ve kadın bizi tutmak için bekliyordu.В середине круга сидела женщина, и эта женщина ждала нас.
Ortada oturan bir kadın vardı ve kadın bizi tutmak için bekliyordu.В центрі кола сиділа жінка, і вона чекала, щоб тримати нас.
Ortada oturan bir kadın vardı ve kadın bizi tutmak için bekliyordu.В центъра на кръга седеше една жена и чакаше да ни държи.
Ortada oturan bir kadın vardı ve kadın bizi tutmak için bekliyordu.גברים, נשים, ילדים, כולם היו שם. במרכז ישבה אשה, והאשה הזו חיכתה שם כדי להחזיק בנו.
Ortada oturan bir kadın vardı ve kadın bizi tutmak için bekliyordu.وكان هناك امرأة تجلس في وسطها، وكان في انتظار هذه المرأة تحمل بنا.
Ortada oturan bir kadın vardı ve kadın bizi tutmak için bekliyordu.座って私達を待っていました 私の姉や他の女の子もいましたが 私が一番手でした
O sihirli an, orkestra yönetmenin o sihirli anı... şudur: Sahneye çıkarsınız. Oturan bir orkestra vardır.Magický moment, magický moment pro dirigenta: přicházíte na pódium.
O sihirli an, orkestra yönetmenin o sihirli anı... şudur: Sahneye çıkarsınız. Oturan bir orkestra vardır.Волшебный миг в жизни каждого дирижера, это когда он выходит на сцену, где уже расположился оркестр...
Oturan ise kardeşi Amjad.Той, що сидить - його брат Амджад.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod