Ana içeriğe geç
Sözlük

oturan ile cümle

oturan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Madem ısrar ediyorsunuz, sizi dağın eteğinde oturan becerikli bir mühendise yönlendirebilirim.Αλλά αν επιμένεις, θα σου συστήσω έναν ικανό μηχανικό που μένει στους πρόποδες του βουνού.
Madem ısrar ediyorsunuz, sizi dağın eteğinde oturan becerikli bir mühendise yönlendirebilirim.Но я могу порекомендовать тебя одному инженеру, который живёт у подножия горы.
Masamda ve Tokyo'da bir ofiste oturan ve bir arkadaşım Ekleri görmek edildiكنت جالسا في مكتبي ومكتب في طوكيو ونرى صديق المرفقات
Merkezin solundaki figür uzaklaşırken geri dönüp bakıyor. Bu figür, yanında oturan kadınla da bağlantılı,De figuren zijn met elkaar verbonden op een manier die compositioneel enorm ingewikkeld is.
Mevcut düzene en iyi oturan kart takımını yerleştirmeyi amaçla.שאוף לשים את הסדרות בסדר שמתאים לסידו הנוכחי באופן הכי טבעי.
Mevcut düzene en iyi oturan kart takımını yerleştirmeyi amaçla.اسعى لوضع النّقوش بالتّرتيب الأكثر ملائمةً للتّصميم الحالي.
Muhtemelen önde oturan insanlar tüm kodu okuyabilirler.앞에 앉아있는 분들은 아마도 코드 전체를 읽어내려갈 겁니다.
Muhtemelen önde oturan insanlar tüm kodu okuyabilirler.Les gens à l'avant ont surement déjà lu l'intégralité du truc.
Muhtemelen önde oturan insanlar tüm kodu okuyabilirler.MuffinMail.MuffinHash.MuffinHash son sólo cosas extra que la gente tiene que recordar y escribir.
Ne mutlu senin evinde oturanlara, Seni sürekli överler! _iSelaBlagor jim, ki prebivajo v hiši tvoji, vedno te bodo hvalili. (Sela.)
Ne mutlu senin evinde oturanlara, Seni sürekli överler! _iSela(83:5) Блаженны живущие в доме Твоем: они непрестанно будут восхвалять Тебя.
Ne mutlu senin evinde oturanlara, Seni sürekli överler! _iSela(84:5) Heureux ceux qui habitent ta maison! Ils peuvent te célébrer encore. Pause.
Ne mutlu senin evinde oturanlara, Seni sürekli överler! _iSelaBem-aventurados os que habitam em tua casa; louvar-te-ão continuamente.
Ne mutlu senin evinde oturanlara, Seni sürekli överler! _iSela¡Bienaventurados los que habitan en tu casa! Continuamente te alabarán. (Selah
Ne mutlu senin evinde oturanlara, Seni sürekli överler! _iSelaFerice de ceice locuiesc în Casa Ta! Căci ei tot mai pot să Te laude. -
Ne mutlu senin evinde oturanlara, Seni sürekli överler! _iSela주의 집에 거하는 자가 복이 있나이다 저희가 항상 주를 찬송하리이다(셀라)
Ne mutlu senin evinde oturanlara, Seni sürekli överler! _iSelaPhước cho người nào ở trong nhà Chúa ! Họ sẽ ngợi_khen Chúa không ngớt .
Ne mutlu senin evinde oturanlara, Seni sürekli överler! _iSelaPhước cho người nào ở trong nhà Chúa! Họ sẽ ngợi khen Chúa không ngớt.
Ne mutlu senin evinde oturanlara, Seni sürekli överler! _iSelaSalige de, der bor i dit Hus, end skal de love dig. - Sela.
Ne mutlu senin evinde oturanlara, Seni sürekli överler! _iSelaSungguh bahagia orang yang tinggal di Rumah-Mu, dan menyanyikan pujian bagi-Mu selalu
Ne mutlu senin evinde oturanlara, Seni sürekli överler! _iSelaWohl denen, die in deinem Hause wohnen; die loben dich immerdar. (Sela.)
Ne mutlu senin evinde oturanlara, Seni sürekli överler! _iSelaΜακαριοι οι κατοικουντες εν τω οικω σου παντοτε θελουσι σε αινει. Διαψαλμα.
Ne mutlu senin evinde oturanlara, Seni sürekli överler! _iSelaБлажени ония, които живеят в Твоя дом; Те всякога ще Те хвалят. (Села).
Ne mutlu senin evinde oturanlara, Seni sürekli överler! _iSelaאשרי יושבי ביתך עוד יהללוך סלה׃
Ne mutlu senin evinde oturanlara, Seni sürekli överler! _iSela‎طوبى للساكنين في بيتك ابدا يسبحونك. سلاه
Ne mutlu senin evinde oturanlara, Seni sürekli överler! _iSela如 此 住 在 你 殿 中 的 便 為 有 福 。 他 們 仍 要 讚 美 你 。 〔 細 拉
Ne mutlu senin evinde oturanlara, Seni sürekli överler! _iSela如此 住在 你 殿 中的 便 為 有福 。 他 們仍 要 讚 美 你 。 〔 細拉
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.A hned byl jsem u vytržení ducha, a aj, trůn postaven byl na nebi, a na trůnu jeden seděl.
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.A hneď som bol v duchu. A hľa, trón stál na nebi, a na tróne ktosi sediaci.
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.A zarazem byłem w zachwyceniu ducha, a oto stolica postawiona była na niebie, a na stolicy siedziała osoba.
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.De inmediato estuve en el Espíritu; y he aquí un trono estaba puesto en el cielo, y sobre el trono uno sentado
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.Ja kohta minä olin hengessä. Ja katso, taivaassa oli valtaistuin, ja valtaistuimella oli istuja.
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.내가 곧 성령에 감동하였더니 보라 하늘에 보좌를 베풀었고 그 보좌 위에 앉으신 이가 있는데
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.Precej sem bil v Duhu; in glej: prestol je postavljen v nebesih
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.Straks henryktes jeg i Ånden; og se, en Trone stod i Himmelen, og en sad på Tronen,
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.Straks var jeg bortrykket i ånden, og se, en trone var satt i himmelen, og det satt en på tronen.
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.Subito fui rapito in estasi. Ed ecco, c'era un trono nel cielo, e sul trono uno stava seduto
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.Tức thì tôi bị Thánh Linh cảm hóa; thấy một ngôi đặt tại trên trời, trên ngôi có một Ðấng đương ngồi đó.
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.Tức_thì tôi bị Thánh_Linh cảm_hóa ; thấy một ngôi đặt tại trên trời , trên ngôi có một Ðấng đương ngồi đó .
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.Und alsobald war ich im Geist. Und siehe, ein Stuhl war gesetzt im Himmel, und auf dem Stuhl saß einer;
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.И видях в десницата на седещия на престола книга, написана отвътре и отвън запечатана със седем печата.
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.И тотчас я был в духе; и вот, престол стоял на небе, и на престоле был Сидящий;
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.І зараз був я в дусї; і ось, престол стояв в небі, а, на престолі Сидячий;
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.וכרגע הייתי ברוח והנה כסא נראה בשמים ואחד ישב על הכסא׃
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.وللوقت صرت في الروح واذا عرش موضوع في السماء وعلى العرش جالس.
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.我 立 刻 被 聖 靈 感 動 、 見 有 一 個 寶 座 安 置 在 天 上 、 又 有 一 位 坐 在 寶 坐 上
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.我 立刻 被 聖靈 感動 、 見有 一 個寶 座 安置 在 天上 、 又 有 一 位 坐在 寶 坐上
Ocağın üzerinde oturan ve kulaktan kulağa sırıtarak.어떤은 화로에 앉아 귀에서 귀에 좋다고 웃어했다.
Ocağın üzerinde oturan ve kulaktan kulağa sırıtarak.אשר ישב על האח מחייך מאוזן לאוזן.
Ocağın üzerinde oturan ve kulaktan kulağa sırıtarak.الذي كان يجلس على موقد ويبتسم ابتسامة عريضة من الأذن إلى الأذن.
Ocağın üzerinde oturan ve kulaktan kulağa sırıtarak.彼女は確かではないのだったからアリス、少しおずおず言った、"、あなたが私を伝えるとしてください"
Odasındaki piyanonun üzerinde oturan küçük ayıcığı görebiliyordum.Dostrzegłem za nią w pokoju małego pluszowego misia na pianinie.
Odasındaki piyanonun üzerinde oturan küçük ayıcığı görebiliyordum.Era um vídeo tão familiar.
Odasındaki piyanonun üzerinde oturan küçük ayıcığı görebiliyordum.Ich konnte den kleinen Teddy sehen, der hinter ihr im Raum auf dem Piano sitzt.
Odasındaki piyanonun üzerinde oturan küçük ayıcığı görebiliyordum.Jag kunde se den lilla teddybjörnen sitta på pianot bakom henne i hennes rum.
Odasındaki piyanonun üzerinde oturan küçük ayıcığı görebiliyordum.Je pouvais voir dans sa chambre, sur le piano derrière elle, un petit ours en peluche.
Odasındaki piyanonun üzerinde oturan küçük ayıcığı görebiliyordum.그녀 뒤로 방에 있는 피아노 위의 작은 곰인형이 보이더군요.
Odasındaki piyanonun üzerinde oturan küçük ayıcığı görebiliyordum.Láttam mögötte a játékmackót a zongorán a szobájában.
Odasındaki piyanonun üzerinde oturan küçük ayıcığı görebiliyordum.Mohl jsem vidět malého medvídka sedícího za ní na pianu v jejím pokoji.
Odasındaki piyanonun üzerinde oturan küçük ayıcığı görebiliyordum.Näin pienen nallekarhun istumassa huoneessa hänen takanaan pianon päällä.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod