Ana içeriğe geç
Sözlük

oturan ile cümle

oturan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.وفي أول طائرة صنعها الإنسان، كان جهاز التحكم هو دماغي أورفيل وويلبر الجالسين في غرفة القيادة.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.コクピットのライト兄弟の脳みそだった これをハエと比べるとどうだろう
İsa ekmekleri aldı, şükrettikten sonra oturanlara dağıttı. Balıklardan da istedikleri kadar verdi.A Ježiš vzal chleby a poďakujúc rozdával učeníkom a učeníci sediacim, a podobne aj z rýb, koľko len chceli.
İsa ekmekleri aldı, şükrettikten sonra oturanlara dağıttı. Balıklardan da istedikleri kadar verdi.Ja Jeesus otti leivät ja kiitti ja jakeli istuville; samoin kaloistakin, niin paljon kuin he tahtoivat.
İsa ekmekleri aldı, şükrettikten sonra oturanlara dağıttı. Balıklardan da istedikleri kadar verdi.예수께서 떡을 가져 축사하신 후에 앉은 자들에게 나눠 주시고 고기도 그렇게 저희의 원대로 주시다
İsa ekmekleri aldı, şükrettikten sonra oturanlara dağıttı. Balıklardan da istedikleri kadar verdi.Прийнявши ж хлїби Ісус, і оддавши хвалу, подав ученикам, ученики ж сидячим; так само й риби, скільки хотіли.
İsa ekmekleri aldı, şükrettikten sonra oturanlara dağıttı. Balıklardan da istedikleri kadar verdi.Това ви казах, за да се не съблазните.
İsa ekmekleri aldı, şükrettikten sonra oturanlara dağıttı. Balıklardan da istedikleri kadar verdi.ויקח ישוע את ככרות הלחם ויברך ויתן לתלמידיו והתלמידים אל המסבים וככה גם מן הדגים כאות נפשם׃
İsa ekmekleri aldı, şükrettikten sonra oturanlara dağıttı. Balıklardan da istedikleri kadar verdi.واخذ يسوع الارغفة وشكر ووزع على التلاميذ والتلاميذ اعطوا المتكئين. وكذلك من السمكتين بقدر ما شاءوا.
İsa ekmekleri aldı, şükrettikten sonra oturanlara dağıttı. Balıklardan da istedikleri kadar verdi.耶 穌 拿 起 餅 來 、 祝 謝 了 、 就 分 給 那 坐 著 的 人 . 分 魚 也 是 這 樣 、 都 隨 著 他 們 所 要 的
İsa ekmekleri aldı, şükrettikten sonra oturanlara dağıttı. Balıklardan da istedikleri kadar verdi.耶穌 拿起 餅來 、 祝謝 了 、 就 分 給 那 坐 著 的 人 . 分魚 也 是 這樣 、 都 隨 著 他 們所 要 的
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!(68:26) жилище их да будет пусто, и в шатрах их да небудет живущих,
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!(69:26) Que leur demeure soit dévastée, Qu`il n`y ait plus d`habitants dans leurs tentes!
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!Biarlah perkemahan mereka sunyi sepi, dan kemah-kemah mereka tanpa penghuni
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!deres Teltlejr blive et Øde, og ingen bo i deres Telte!
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!Fique desolada a sua habitação, e não haja quem habite nas suas tendas.
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!Gjut ut över dem din ogunst, och låt din vredes glöd hinna upp dem.
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!Ihre Wohnung müsse wüst werden, und sei niemand, der in ihren Hütten wohne.
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!저희 거처로 황폐하게 하시며 그 장막에 거하는 자가 없게 하소서
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!Nguyện chỗ ở chúng nó bị bỏ hoang, Chẳng có ai ở trong trại chúng nó nữa.
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!Nguyện chỗ ở chúng_nó bị bỏ_hoang , Chẳng có ai ở trong trại chúng_nó nữa .
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!Öntsd ki a te haragodat reájok, és a te haragodnak búsulása érje utól õket.
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!Pustie să le rămînă locuinţa, şi nimeni să nu mai locuiască în corturile lor!
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!Pusto bodi njih bivališče, v šatorih njih ne bodi prebivalca.
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!Quede desolada su casa, y en sus tiendas no haya morador
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!Riversa su di loro il tuo sdegno, li raggiunga la tua ira ardente
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!Stort Uw toorn over hen uit; laat de gloed daarvan hen vernietigen.
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!Utøs din harme over dem, og la din brennende vrede nå dem!
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!Vuodata vihastuksesi heidän päällensä, ja yllättäköön heidät sinun vihasi hehku.
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!Vylej na nich svoj prudký hnev, a nech ich dostihne páľa tvojho hnevu!
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!Vylí na ně rozhněvání své, a prchlivost hněvu tvého ať je zachvátí.
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!Wylij na nich rozgniewanie swoje, a popędliwość gniewu twego niech ich ogarnie.
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!Ας γεινωσιν ερημα τα παλατια αυτων εν ταις σκηναις αυτων ας μη ηναι ο κατοικων.
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!Жилището им да запустее, И в шатрите им да няма кой да живее.
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!תהי טירתם נשמה באהליהם אל יהי ישב׃
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!‎لتصر دارهم خرابا وفي خيامهم لا يكن ساكن‎.
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!願 他 們 的 住 處 、 變 為 荒 場 . 願 他 們 的 帳 棚 、 無 人 居 住
Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!願他們 的 住處 、 變為 荒場.願他們 的 帳棚 、 無人 居住
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?GIULIETTA Non c'è pietà seduto tra le nuvole, che vede nel fondo del mio dolore?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?JULIA Czy nie ma litości siedzi w chmurach, to widzi w głębi smutek?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Julia on olemassa mitään sääliä istuu pilvet, joka näkee pohjaan suruni?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Júlia Van nem szánalmat ül a felhők, Hogy látja az alján bánatom?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Julie er der ingen medlidenhed sidder i skyerne, der ser ind i bunden af min sorg?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Julie je tu žádné slitování sedět v oblacích, který vidí do hloubi smutku?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Julie je tu žiadne zľutovanie sedieť v oblakoch, ktorý vidí do hĺbky smútku?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?JULIETA ¿No hay piedad sentado en las nubes, que ve en el fondo de mi dolor?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Juliet Apakah tidak ada belas kasihan duduk di awan, itu melihat ke bagian bawah kesedihan saya?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Juliet có không thương hại ngồi trong đám mây, nhìn thấy vào dưới cùng của nỗi đau của tôi?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Juliet det ingen synd sitta i molnen, ser att i botten av min sorg?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?JULIET Gibt es kein Mitleid sitzen in den Wolken, sieht, dass in den unteren Teil meiner Trauer?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Juliet is er geen medelijden zitten in de wolken, Dat ziet in de bodem van mijn verdriet?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?JULIET Não há pena de estar nas nuvens, que vê no fundo da minha dor?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Juliet Nu există nici o milă şedinţei, în nori, care vede în partea de jos a durerii mele?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Juliette est là aucune pitié assis dans les nuages, qui voit dans le fond de ma douleur?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Julija Ali obstaja brez milosti sedel v oblakih, ki vidi v dno moje žalosti?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?줄리엣이 구름에 앉아도 동정없는, 내 슬픔의 하단에 볼 수 있나요?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?O、甘い私の母は、ではない離れて私をキャスト!週間、月間、この結婚を遅らせる;
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?ΙΟΥΛΙΕΤΑ δεν υπάρχει οίκτος κάθεται στα σύννεφα, που βλέπει στο κάτω μέρος της θλίψης μου;
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?ДЖУЛЬЕТТА Неужели нет жалости сидит в облаках, что видит в глубине моего горя?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Жулиета е там не пожали заседание в облаците, се вижда в дъното на моята мъка?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod