Ana içeriğe geç
Sözlük

oturan ile cümle

oturan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Herkes yanında oturana doğru döndün lütfen.Alors que chacun d'entre vous se tourne vers son voisin, s'il vous plait.
Herkes yanında oturana doğru döndün lütfen.Är alla snälla och vänder sig till sin granne.
Herkes yanında oturana doğru döndün lütfen.Cada uno gire hacia su vecino, por favor.
Herkes yanında oturana doğru döndün lütfen.Jeder von Ihnen dreht sich zu seinem Nachbarn hin.
Herkes yanında oturana doğru döndün lütfen.Každý sa teraz, prosím, otočte k susedovi.
Herkes yanında oturana doğru döndün lütfen.여러분 모두 옆 사람을 봐주세요.
Herkes yanında oturana doğru döndün lütfen.Niech każdy odwróci się do swojego sąsiada.
Herkes yanında oturana doğru döndün lütfen.Ognuno di voi si giri gentilmente verso il vicino di posto.
Herkes yanında oturana doğru döndün lütfen.Silakan Anda menoleh kepada orang di sebelah Anda.
Herkes yanında oturana doğru döndün lütfen.Tất cả các bạn hãy quay qua người bên cạnh mình nào.
Herkes yanında oturana doğru döndün lütfen.Toată lumea să se întoarcă spre cel care stă lângă el.
Herkes yanında oturana doğru döndün lütfen.Virem-se todos para o vosso vizinho, por favor.
Herkes yanında oturana doğru döndün lütfen.Wil iedereen zich even naar zijn buurman draaien, alsjeblieft.
Herkes yanında oturana doğru döndün lütfen.Θέλω λοιπόν όλοι σας να στραφείτε στο διπλανό σας.
Herkes yanında oturana doğru döndün lütfen.Кожен повернеться до свого сусіда.
Herkes yanında oturana doğru döndün lütfen.Моля всеки да се обърне към своя съсед.
Herkes yanında oturana doğru döndün lütfen.Пожалуйста, повернитесь к вашим соседям.
Herkes yanında oturana doğru döndün lütfen.שכל אחד מכם יפנה את ראשו לשכנו בבקשה.
Herkes yanında oturana doğru döndün lütfen.لينظر كل واحد منكم الى جاره الذي يجلس بقربه
Herkes yanında oturana doğru döndün lütfen.面と向かい合ってください
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.각 자동 숭배 의도 각 경우로 분리하고 다른 앉아 듯 조용한 슬픔 편협한 and 전달할 수없는되었습니다.
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.Mỗi tôn thờ im lặng dường như cố ý ngồi ngoài kia, như thể mỗi im lặng đau buồn là đảo và không thể cho hay.
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.Vsak tiho častilec zdelo namerno sedel poleg drugega, kot da bi vsak tihi žalosti so otoške ter Nepriopćiv.
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.כל המתפלל שותק בכוונה נראה יושב מלבד זאת, כאילו כל צער שקט היו מנותקים להעברה.
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.وبدا كل المصلي يجلس صامتا عمدا بعيدا عن الآخر ، كما لو كان كل والحزن الصامت والانعزالية ايشارك.
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.サイレント悲しみは偏狭と通信不可でした。 牧師はまだ到着していなかった、とそこに男性と女性のこれらのサイレント島々が座っていた
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.(개역한글판 31절이 30절에 포함)
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.à ceux d`Hébron, et dans tous les lieux que David et ses gens avaient parcourus.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.A kik Hebronban és mindazon helyeken, a hol Dávid embereivel megfordult vala.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.A kteříž byli v Hebronu, i po všech místech, na nichž býval David s lidem svým.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.a los de Hebrón y a los de todos los lugares donde David había andado con sus hombres
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.a quelli di Ebron e a quelli di tutti i luoghi per cui era passato Davide con i suoi uomini
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.celor din Hebron, şi în toate locurile pe cari le străbătuse David cu oamenii lui.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.denen zu Hebron und allen Orten, da David gewandelt hatte mit seinen Männern.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.e aos de Hebrom, e aos de todos os lugares que Davi e os seus homens costumavam freqüentar.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.Hếp-rôn , và cho khắp mọi miền nào Ða - vít đã đi ngang qua với đạo binh mình .
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.Hếp-rôn, và cho khắp mọi miền nào Ða-vít đã đi ngang qua với đạo binh mình.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.i Hebron, og ligeledes til alle de andre Steder, hvor David havde færdedes med sine Mænd.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.in tem v Hebronu in v vseh mestih, v katera je kdaj zahajal David in možje njegovi.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.ja Hebronissa, ja samoin lahja kaikille muille paikkakunnille, joissa Daavid miehinensä oli kulkenut.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.og til dem i Hebron og til alle de steder hvor David hadde vanket om med sine menn.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.till de äldste i Hebron och till alla de orter där David hade vandrat omkring med sina män.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.tým, ktorí v Hebrone, a všetkým miestam, po ktorých chodil Dávid, on i jeho mužovia.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.и в Хевроне, и во всех местах, где ходил Давид сам и люди его.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.на ония в Хеврон, и на ония във всичките места, гдето Давид и мъжете му се навъртаха.
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.ולאשר בחברון ולכל המקמות אשר התהלך שם דוד הוא ואנשיו׃
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.والى الذين في حبرون والى جميع الاماكن التي تردد فيها داود ورجاله
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.住 希 伯 崙 的 、 並 大 衛 和 跟 隨 他 的 人 素 來 所 到 之 處 的 人
Hevron'da oturanlara ve adamlarıyla birlikte sık sık uğradığı yerlerin tümüne yağmalanan mallardan gönderdi.住 希伯 崙 的 、 並大 衛和 跟隨 他 的 人 素 來所 到 之 處 的 人
İkinci sırada oturan kadına bak, hiç fena değil.Celle qui est assise au 2e rang, elle est plutôt pas mal, non ? <i>Scène du Bord des Douves</i>
İkinci sırada oturan kadına bak, hiç fena değil.Niez³a sztuka. Nareszcie!
İkinci sırada oturan kadına bak, hiç fena değil.Смотри, женщина во втором ряду очень даже недурна собой.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.În cazul primului avion, comanda a fost asigurată de creierul lui Orville şi al lui Wilbur.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.In het eerste menselijke vliegtuig was die bestuurder het brein van Orville en Wilbur in de cockpit.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.인간이 만든 첫 비행기의 제어 장치는 조종석에 앉아 있는 라이트 형제의 뇌였습니다.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.le cerveau d'Orville et Wilbur assis dans le cockpit.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.No primeiro avião, o controlador era basicamente os cérebros de Orville e Wilbur sentados no "cockpit".
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.Orville és Wilbur agya volt, akik a pilótafülkében ültek.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.Und im ersten Flugzeug war die Steuerung das Gehirn von Orville und Wilbur, die im Cockpit saßen.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.ובמטוסים הראשון, הבקר היה בעצם מוחם של אורוויל וויילבור שיושבים בתא הטייס.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
oturan ile cümle - Sayfa 20 - oturan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App