Ana içeriğe geç
Sözlük

oturan ile cümle

oturan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.ومن حلف بالسماء فقد حلف بعرش الله وبالجالس عليه.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.人 指 著 天 起 誓 、 就 是 指 著 神 的 寶 座 和 那 坐 在 上 面 的 起 誓
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.人 指著 天 起誓 、 就是 指著神 的 寶座 和 那 坐在 上面 的 起誓
Görüntüdekiler, gelip gizli kameranın yanına oturan iki Danimarka'lı genç.2人やってきて隠しカメラの横に座りました この茶色のコートの人が僕です
Görüntüdekiler, gelip gizli kameranın yanına oturan iki Danimarka'lı genç.Aceştia sunt doi danezi care au venit şi s-au aşezat lângă camera ascunsă.
Görüntüdekiler, gelip gizli kameranın yanına oturan iki Danimarka'lı genç.Ada dua pria Denmark yang datang dan duduk di sebelah kamera tersembunyi.
Görüntüdekiler, gelip gizli kameranın yanına oturan iki Danimarka'lı genç.Có hai người đàn ông Đan Mạch bước lên và ngồi cạnh chiếc máy quay trộm đó.
Görüntüdekiler, gelip gizli kameranın yanına oturan iki Danimarka'lı genç.Det här är två danskar som kommer och sätter sig bredvid den dolda kameran.
Görüntüdekiler, gelip gizli kameranın yanına oturan iki Danimarka'lı genç.Dies sind zwei dänische Typen, die herkommen und sich direkt neben der versteckten Kamera hinsetzen.
Görüntüdekiler, gelip gizli kameranın yanına oturan iki Danimarka'lı genç.Dit zijn twee Deense jongens die binnenkomen en naast de verborgen camera gaan zitten.
Görüntüdekiler, gelip gizli kameranın yanına oturan iki Danimarka'lı genç.Estes são dois dinamarqueses que entraram e se sentaram ao pé da máquina de filmar oculta.
Görüntüdekiler, gelip gizli kameranın yanına oturan iki Danimarka'lı genç.여기 두 명의 덴마크 청년들이 들어와서 몰래 카메라 옆에 앉고 있네요
Görüntüdekiler, gelip gizli kameranın yanına oturan iki Danimarka'lı genç.Ők itt két dán srác, akik jönnek és leülnek a rejtett kamera mellé.
Görüntüdekiler, gelip gizli kameranın yanına oturan iki Danimarka'lı genç.Questi sono due ragazzi danesi che appaiono e si siedono accanto alla telecamera nascosta.
Görüntüdekiler, gelip gizli kameranın yanına oturan iki Danimarka'lı genç.Tamto jsou dva Dánové, kteří si sedli vedle osoby s kamerou.
Görüntüdekiler, gelip gizli kameranın yanına oturan iki Danimarka'lı genç.Toto sú dvaja Dáni, ktorí sa posadili vedľa skrytej kamery.
Görüntüdekiler, gelip gizli kameranın yanına oturan iki Danimarka'lı genç.Voici deux Danois qui apparaissent et s'assoient à coté de la camera cachée.
Görüntüdekiler, gelip gizli kameranın yanına oturan iki Danimarka'lı genç.Y estos son dos daneses que vienen y se sientan al lado de la cámara oculta.
Görüntüdekiler, gelip gizli kameranın yanına oturan iki Danimarka'lı genç.Αυτοί είναι δύο Δανοί που κάθισαν δίπλα στην κρυμμένη κάμερα.
Görüntüdekiler, gelip gizli kameranın yanına oturan iki Danimarka'lı genç.Вот два датчанина, которые появились в кадре и сели рядом со скрытой камерой.
Görüntüdekiler, gelip gizli kameranın yanına oturan iki Danimarka'lı genç.Ось двоє датчан. Вони заходять і сідають біля прихованої камери.
Görüntüdekiler, gelip gizli kameranın yanına oturan iki Danimarka'lı genç.Това са двама датчани, които се качиха в метрото и седнаха в близост до скритата камера.
Görüntüdekiler, gelip gizli kameranın yanına oturan iki Danimarka'lı genç.אלו שני חבר'ה מדנמרק שבאים ויושבים ליד המצלמה הנסתרת.
Görüntüdekiler, gelip gizli kameranın yanına oturan iki Danimarka'lı genç.وهذان شابان دانماركيان قدما وجلسا بجانب الكاميرا المخفية.
Görüntüdekiler, gelip gizli kameranın yanına oturan iki Danimarka'lı genç.上嚟两个丹麥男子 坐咗系攝影機隔離
Gözlerimin bu kadar güzel olmasının sebebi... ...yanımda oturan gökten düşmüş... ...yıldızdan dolayı olmasın?Apa alasannya mataku begitu cantik karena seorang bintang dari surga yang duduk didepanku?
Gözlerimin bu kadar güzel olmasının sebebi... ...yanımda oturan gökten düşmüş... ...yıldızdan dolayı olmasın?Đôi mắt tôi đẹp là vì có một ngôi sao tạm thời hạ cánh ngay trước mắt. Chẳng phải sao?
Gözlerimin bu kadar güzel olmasının sebebi... ...yanımda oturan gökten düşmüş... ...yıldızdan dolayı olmasın?Magari i miei occhi sono cosė belli perché una stella č caduta sulla terra, e ora siede davanti a me?
Gözlerimin bu kadar güzel olmasının sebebi... ...yanımda oturan gökten düşmüş... ...yıldızdan dolayı olmasın?Mes yeux seraient-ils beaux parce qu'une étoile tombée du ciel se trouve en face de moi ?
Gözlerimin bu kadar güzel olmasının sebebi... ...yanımda oturan gökten düşmüş... ...yıldızdan dolayı olmasın?Nem lehet, hogy azért szépek a szemeim, mert egy csillag, amely a földre hullt, épp előttem ül?
Gözlerimin bu kadar güzel olmasının sebebi... ...yanımda oturan gökten düşmüş... ...yıldızdan dolayı olmasın?أيمكن أن يكون سبب أن عينياي جميلتان بسبب النجم الذي سقط من السماء و جلس أمامي؟
Güzel kızlarım var kucağımda oturan.Tenho raparigas giras sentadas no meu colo.
Güzel olan şey şu ki, yanınızda oturan kişinin sizi arayanın sesini iyi kötü duyacağını bilmenizdir.Das wirklich Schöne daran ist, dass der Nachbar manchmal den Anrufer am anderen Ende der Leitung hören kann.
Güzel olan şey şu ki, yanınızda oturan kişinin sizi arayanın sesini iyi kötü duyacağını bilmenizdir.Điều hay ở chỗ là khi một ai đó ngồi cạnh bạn, đôi khi họ có thể nghe một chút ít tiếng của người gọi
Güzel olan şey şu ki, yanınızda oturan kişinin sizi arayanın sesini iyi kötü duyacağını bilmenizdir.Het mooie ervan is, je weet hoe als iemand vlak naast je zit, men soms de beller een beetje kan horen.
Güzel olan şey şu ki, yanınızda oturan kişinin sizi arayanın sesini iyi kötü duyacağını bilmenizdir.이 서비스의 정말이지 멋진 점은 바로 바로 옆에 앉아있는 사람이 있다면 아주 조금이나마 통화내용을 들을 수 있다는 것까지 감안했다는거에요
Güzel olan şey şu ki, yanınızda oturan kişinin sizi arayanın sesini iyi kötü duyacağını bilmenizdir.Ma la cosa più bella è, sapete quando qualcuno vi siede accanto, a volte può sentire un po' della chiamata.
Güzel olan şey şu ki, yanınızda oturan kişinin sizi arayanın sesini iyi kötü duyacağını bilmenizdir.Нали знаете как понякога хората до вас могат да чуят гласа на този, който ви се е обадил.
Güzel olan şey şu ki, yanınızda oturan kişinin sizi arayanın sesini iyi kötü duyacağını bilmenizdir.הדבר הבאמת יפה הוא, אתם יודעים איך, שכשמישהו יושב ליידך, לפעמים הם יכולים, סוג של, לשמוע טיפה את המתקשר.
Güzel olan şey şu ki, yanınızda oturan kişinin sizi arayanın sesini iyi kötü duyacağını bilmenizdir.الشيء الجميل في الموضوع, تعلمون عندما يجلس شخص بجواركم, بعض الاحيان الى حد ما يسمعون قليلا من صوت المتصل
Güzel olan şey şu ki, yanınızda oturan kişinin sizi arayanın sesini iyi kötü duyacağını bilmenizdir.あなたの隣に座った人には 電話の相手などが聞こえることはご存知でしょう なので電話の内容を
Hayır, görebildiğiniz ve test edilebilen temeller üzerine oturan gerçeği bulmaya çalışmak hakkında.Chodzi o poszukiwanie prawdy na bazie tego, co widoczne i sprawdzalne.
Hayır, görebildiğiniz ve test edilebilen temeller üzerine oturan gerçeği bulmaya çalışmak hakkında.Es geht vielmehr darum, die Wahrheit auf Grundlage von Sichtbarem und Nachprüfbarem zu finden.
Hayır, görebildiğiniz ve test edilebilen temeller üzerine oturan gerçeği bulmaya çalışmak hakkında.Il s'agit d'essayer de découvrir la vérité d'après ce que l'on peut voir et ce qui peut être examiné.
Hayır, görebildiğiniz ve test edilebilen temeller üzerine oturan gerçeği bulmaya çalışmak hakkında.Không, đó là tìm kiếm sự thật từ những gì bạn thấy và được kiểm chứng.
Hayır, görebildiğiniz ve test edilebilen temeller üzerine oturan gerçeği bulmaya çalışmak hakkında.아뇨, 그건 자신이 보는 것과 실험해볼 수 있는 것에 근거해서 진질을 밝히려는 과정입니다.
Hayır, görebildiğiniz ve test edilebilen temeller üzerine oturan gerçeği bulmaya çalışmak hakkında.Não. Tem a ver com tentar encontrar a verdade com base no que podemos ver e no que pode ser verificado.
Hayır, görebildiğiniz ve test edilebilen temeller üzerine oturan gerçeği bulmaya çalışmak hakkında.Ne, je to o hledání pravdy na základě toho, co vidíte a co se dá ověřit.
Hayır, görebildiğiniz ve test edilebilen temeller üzerine oturan gerçeği bulmaya çalışmak hakkında.Nem, ez az igazság megleléséért való törekvés, ami a látottakon és az ellenőrizhetőeken alapszik.
Hayır, görebildiğiniz ve test edilebilen temeller üzerine oturan gerçeği bulmaya çalışmak hakkında.No, se trata de averiguar la verdad basada en lo que se puede ver y comprobar.
Hayır, görebildiğiniz ve test edilebilen temeller üzerine oturan gerçeği bulmaya çalışmak hakkında.No, si tratta di cercare di trovare la verità in base a ciò che possiamo vedere e analizzare.
Hayır, görebildiğiniz ve test edilebilen temeller üzerine oturan gerçeği bulmaya çalışmak hakkında.Nu, e vorba de încercarea de a afla adevărul pe baza a ce poţi vedea şi testa.
Hayır, görebildiğiniz ve test edilebilen temeller üzerine oturan gerçeği bulmaya çalışmak hakkında."Omdat ik het zeg!" Nee, het gaat over zoeken van de waarheid op basis van wat je kunt zien en testen.
Hayır, görebildiğiniz ve test edilebilen temeller üzerine oturan gerçeği bulmaya çalışmak hakkında.Όχι, πρόκειται για την ανακάλυψη της αλήθειας που βασίζεται σε αυτό που βλέπουμε και που μπορεί ν' αποδειχθεί.
Hayır, görebildiğiniz ve test edilebilen temeller üzerine oturan gerçeği bulmaya çalışmak hakkında.Нет, дело в попытке отыскать правду, исходя из того, что можно увидеть и что можно проверить.
Hayır, görebildiğiniz ve test edilebilen temeller üzerine oturan gerçeği bulmaya çalışmak hakkında.Ні, це намагання знайти істину у тому, що ти бачиш і що ти можеш перевірити.
Hayır, görebildiğiniz ve test edilebilen temeller üzerine oturan gerçeği bulmaya çalışmak hakkında.זה הנסיון למצוא את האמת שמבוססת על מה שאתה יכול לראות ולנסות.
Hayır, görebildiğiniz ve test edilebilen temeller üzerine oturan gerçeği bulmaya çalışmak hakkında.لا ، إنه البحث عن الحقيقة اعتماداً على .. ما تراه وما تحسه.
Hayır, görebildiğiniz ve test edilebilen temeller üzerine oturan gerçeği bulmaya çalışmak hakkında.探求していくということです 初代啓蒙運動の時 同じ原理で 様々な疑問が生まれました
Herkes yanında oturana doğru döndün lütfen.Akkor most mindenki forduljon a szomszédja felé, kérem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod