Ana içeriğe geç
Sözlük

otoyol ile cümle

otoyol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bombay"ın merkez otoyolu üzerindeki şu çadırlardan birinde yaşıyor.Az egyik sátorban él egy Mumbai-i autópálya elválasztó sávjában.
Bombay"ın merkez otoyolu üzerindeki şu çadırlardan birinde yaşıyor.Cô sống ở một trong mấy túp lều trên đường cao tốc trung bình ở Mumbai.
Bombay"ın merkez otoyolu üzerindeki şu çadırlardan birinde yaşıyor.Ella vive en una de esas chozas en la autopista mediana en Mumbai.
Bombay"ın merkez otoyolu üzerindeki şu çadırlardan birinde yaşıyor.Elle vit dans une de ces tentes sur le terre-plein central de l'autoroute à Mumbai.
Bombay"ın merkez otoyolu üzerindeki şu çadırlardan birinde yaşıyor.뭄바이의 도로중앙분리대에 텐트를 치고 살고 있습니다.
Bombay"ın merkez otoyolu üzerindeki şu çadırlardan birinde yaşıyor.Mieszka w jednym z tych namiotów między pasmami autostrady w Bombaju.
Bombay"ın merkez otoyolu üzerindeki şu çadırlardan birinde yaşıyor.Sie lebt in einem dieser Zelte auf dem Fernstraßen-Mittelstreifen in Mumbai.
Bombay"ın merkez otoyolu üzerindeki şu çadırlardan birinde yaşıyor.Vive in una di quelle tende sulla strada principale che attraversa Mumbai.
Bombay"ın merkez otoyolu üzerindeki şu çadırlardan birinde yaşıyor.Vive numa dessas tendas na via rápida de Mumbai.
Bombay"ın merkez otoyolu üzerindeki şu çadırlardan birinde yaşıyor.Ze woont in een van die tenten langs de snelweg door Mumbai.
Bombay"ın merkez otoyolu üzerindeki şu çadırlardan birinde yaşıyor.Она живёт в одной из этих палаток посередине шоссе в Мумбаи.
Bombay"ın merkez otoyolu üzerindeki şu çadırlardan birinde yaşıyor.Тя живее в една от онези палатки на магистралната артерия в Мумбай.
Bombay"ın merkez otoyolu üzerindeki şu çadırlardan birinde yaşıyor.היא גרה באחד האוהלים האלה על הכביש המהיר המרכזי של מומבאי.
Bombay"ın merkez otoyolu üzerindeki şu çadırlardan birinde yaşıyor.تسكن في إحدى تلك الخيام في منتصف الطريق السريع في مومباي.
Bombay"ın merkez otoyolu üzerindeki şu çadırlardan birinde yaşıyor.こちらはスレーカ・ガンディー 彼女も同じ
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Er will anhalten, Vollbremsung auf dem Highway.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Hij stopte en stond in één klap stil op de snelweg.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Ia parar, parar mesmo, parar mesmo na autoestrada.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Il est en train de s'arrêter, brusquement; arrêté net sur l'autoroute !
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.그 차는 급정거를 하고 있었던 거예요. 그것도 고속도로에서요 한복판에서요.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Ổng đứng sựng lại trên đường đại lộ, dừng giữa đường luôn.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.On zatrzymywał się na środku drogi.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Orang ini berhenti, benar-benar berhenti di tengah jalan tol.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Se está deteniendo, frenando por completo en medio de la autopista.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Se opreşte, se opreşte pe autostradă.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Si stava fermando, fermo, inchiodato in mezzo all'autostrada.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Ta se ustavlja, popolnoma, ustavlja se sredi avtoceste.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Ten člověk zastavuje, na doraz, na doraz na dálnici.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Ο τύπος σταματούσε, τελείως, σταμάτησε τελείως στην εθνική οδό.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Он останавливается, резко тормозит, полное торможение на оживлённом шоссе!
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Цей чоловік зупиняється, раптово зупиняє авто, повна зупинка авто на шосе.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Човекът спира, спира напълно, спира тотално на магистралата.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.הבחור עוצר, עצירה פתאומית, עצירה פתאומית באמצע כביש מהיר.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.انه يتوقف, وقوف كامل, وقوف كامل على الطريق السريع
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.時速約100km から 0km に
Bu nedenle, Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği İdaresi' nden desteğe ihtiyacımız var.Also brauchten wir ein bisschen Unterstützung von der National Highway Traffic Safety Administration.
Bu nedenle, Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği İdaresi' nden desteğe ihtiyacımız var.Así que necesitábamos un poco de apoyo de la Agencia Nacional de Seguridad en el Tráfico.
Bu nedenle, Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği İdaresi' nden desteğe ihtiyacımız var.A tak jsme potřebovali trochu podpory od Národního úřadu pro bezpečnost provozu.
Bu nedenle, Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği İdaresi' nden desteğe ihtiyacımız var.Donc nous avions besoin d'un peu de soutien de la part de la National Highway Traffic Safety Administration.
Bu nedenle, Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği İdaresi' nden desteğe ihtiyacımız var.Dunque avevamo bisogno di un poco di supporto da parte della National Highway Traffic Safety Administration.
Bu nedenle, Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği İdaresi' nden desteğe ihtiyacımız var.Dus we hadden een beetje hulp nodig van de National Highway Traffic Safety Administration.
Bu nedenle, Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği İdaresi' nden desteğe ihtiyacımız var.Így szükségünk volt egy kis támogatásra a Nemzeti Közúti Közlekedésbiztonsági Igazgatóságtól.
Bu nedenle, Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği İdaresi' nden desteğe ihtiyacımız var.Jadi kami memerlukan sedikit dukungan dari Administrasi Keselamatan Lalu lintas Jalan Nasional.
Bu nedenle, Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği İdaresi' nden desteğe ihtiyacımız var.Nên chúng tôi cần một chút hỗ trợ từ Cục quản lý an toàn giao thông quốc gia.
Bu nedenle, Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği İdaresi' nden desteğe ihtiyacımız var.Por isso, precisámos de apoio da Administração de Segurança Rodoviária nas Estradas Nacionais.
Bu nedenle, Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği İdaresi' nden desteğe ihtiyacımız var.Tak więc potrzebowaliśmy nieco wsparcia od NHTSA (Narodowej Administracji Bezpieczeństwa Ruchu Drogowego).
Bunu yapıyorlar çünkü A92 otoyolunun kesikli beyaz yol çizgisini izleyebiliyorlar.이렇게 할 수 있는 건 A92번 고속도로에 그려진 흰색 점선 차선을 따라가면 되기 때문이랍니다.
Bunu yapıyorlar çünkü A92 otoyolunun kesikli beyaz yol çizgisini izleyebiliyorlar.Azért teszik, mert képesek követni az eltűnő fehér vonalat, mely az A92-es úton fut.
Bunu yapıyorlar çünkü A92 otoyolunun kesikli beyaz yol çizgisini izleyebiliyorlar.Chúng làm thế được bởi vì chúng có thể bay theo dải phân cách mềm màu trắng trên cao lộ A92.
Bunu yapıyorlar çünkü A92 otoyolunun kesikli beyaz yol çizgisini izleyebiliyorlar.Czynią tak, ponieważ potrafią frunąć wzdłuż przerywanej białej linii na autostradzie A92.
Bunu yapıyorlar çünkü A92 otoyolunun kesikli beyaz yol çizgisini izleyebiliyorlar.De kan göra det tack vare den brutna vita linjen från motorväg A92.
Bunu yapıyorlar çünkü A92 otoyolunun kesikli beyaz yol çizgisini izleyebiliyorlar.Dokážou to proto, že mohou sledovat přerušovanou čáru na dálnici A92.
Bunu yapıyorlar çünkü A92 otoyolunun kesikli beyaz yol çizgisini izleyebiliyorlar.Ei fac asta fiindcă sunt capabili să urmărească linia albă întreruptă a şoselei A92.
Bunu yapıyorlar çünkü A92 otoyolunun kesikli beyaz yol çizgisini izleyebiliyorlar."Fazem-no porque são capazes de seguir "o tracejado branco da autoestrada A92."
Bunu yapıyorlar çünkü A92 otoyolunun kesikli beyaz yol çizgisini izleyebiliyorlar.Hacen eso porque logran seguir la línea blanca punteada de la autopista A92.
Bunu yapıyorlar çünkü A92 otoyolunun kesikli beyaz yol çizgisini izleyebiliyorlar.Ils font cela ça parce qu'ils arrivent à suivre la ligne blanche de l'autoroute A92.
Bunu yapıyorlar çünkü A92 otoyolunun kesikli beyaz yol çizgisini izleyebiliyorlar.Lo fanno perché sono capaci di seguire la linea bianca spezzata dell'autostrada A92.
Bunu yapıyorlar çünkü A92 otoyolunun kesikli beyaz yol çizgisini izleyebiliyorlar.Mereka melakukannya karena mereka bisa mengikuti garis putih yang putus dari jalan tol A92.
Bunu yapıyorlar çünkü A92 otoyolunun kesikli beyaz yol çizgisini izleyebiliyorlar.Sie machen das, weil sie der gestrichelten weißen Linie der Landstraße A92 folgen können.
Bunu yapıyorlar çünkü A92 otoyolunun kesikli beyaz yol çizgisini izleyebiliyorlar.Ze doen dat omdat ze de onderbroken witte lijn van de snelweg A92 kunnen volgen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod