1 numaralı otoyol üzerinden San Francisco'dan Los Angeles'e kadar gittik.Έχουμε οδηγήσει απο το Σαν Φρανσίσκο μέχρι το Λος Αντζελες στον αυτοκινητόδρομο 1.
1 numaralı otoyol üzerinden San Francisco'dan Los Angeles'e kadar gittik.Движихме се от Сан Франциско до Лос Анджелис по Магистрала 1.
1 numaralı otoyol üzerinden San Francisco'dan Los Angeles'e kadar gittik.Ми проїхали з Сан-Франциско до Лос-Анджелиса по першій магістралі.
1 numaralı otoyol üzerinden San Francisco'dan Los Angeles'e kadar gittik.Мы проехали из Сан Франциско в Лос Анджелес по шоссе № 1.
1 numaralı otoyol üzerinden San Francisco'dan Los Angeles'e kadar gittik.נסענו מסן פרנסיסקו ללוס אנג'לס בכביש המהיר מספר 1.
1 numaralı otoyol üzerinden San Francisco'dan Los Angeles'e kadar gittik.لقد قدنا من سان فرانسيسكو .. الى لوس أنجلس .. على الطريق السريع الاول
1 numaralı otoyol üzerinden San Francisco'dan Los Angeles'e kadar gittik.ジョギングする人にも出会い
1 numaralı otoyol üzerinden San Francisco'dan Los Angeles'e kadar gittik.我地係1好高速公路上從三藩市開到洛杉磯。
Adam: İyi bir arabayla, otoyolda saatte 150 mil hız yapmayı seviyorum.남자: 고속도로를 시속 240킬로 정도로
Adam: İyi bir arabayla, otoyolda saatte 150 mil hız yapmayı seviyorum. 2.Ich liebe es, mit 150 Sachen die Autobahn entlang zu rasen.
Adam: İyi bir arabayla, otoyolda saatte 150 mil hız yapmayı seviyorum. 2.J'aime rouler à 200 km/heure sur l'autoroute, avec une bonne voiture.
Adam: İyi bir arabayla, otoyolda saatte 150 mil hız yapmayı seviyorum. 2.Miluju pálit to 240 km za hodinu po dálnici v dobrém autě. muž 2:
Adam: İyi bir arabayla, otoyolda saatte 150 mil hız yapmayı seviyorum.الرجل: أحب الوصول إلى سرعة 150 ميل في الساعة
Adam: İyi bir arabayla, otoyolda saatte 150 mil hız yapmayı seviyorum.高速を突っ走ること
Ama yoo, bu adam yavaşlıyor falan değil. Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.De nem, a pasas nem is lassít, hanem megáll, satuzik, satuzik az autópályán.
Aomame adlı bir kadın kendini yükseltilmiş bir otoyolun sarmal merdiveninden aşağı doğru geçerken bulur.일본에 아오마미(Aomame)라는 여성이 오르막 고속도로에서 회전형의 계단을 내려가고 있는 자신을 발견하죠. 그녀가 바닥에 도달했을 때,
Aomame adlı bir kadın kendini yükseltilmiş bir otoyolun sarmal merdiveninden aşağı doğru geçerken bulur.Hinabklettern einer Wendeltreppe von einer erhöhten Autobahn.
Aomame adlı bir kadın kendini yükseltilmiş bir otoyolun sarmal merdiveninden aşağı doğru geçerken bulur.la coborârea unei scări în spirală a unei autostrăzi suspendate.
Aomame adlı bir kadın kendini yükseltilmiş bir otoyolun sarmal merdiveninden aşağı doğru geçerken bulur.בשם אאוממה ביפאן של 1984 מוצאת את עצמה יורדת בגרם מדרגות לוליני
Aomame adlı bir kadın kendini yükseltilmiş bir otoyolun sarmal merdiveninden aşağı doğru geçerken bulur.تدعى أومامي في اليابان سنة 1984 تجد نفسها تعبر سلما حلزوني نزولا خارج طريق سريع مرتفع. حين تصل إلى الأسفل،
Aomame adlı bir kadın kendini yükseltilmiş bir otoyolun sarmal merdiveninden aşağı doğru geçerken bulur.高速道路の螺旋階段を下りていて 下にたどり着いたとき 突如として彼女は
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.Acum, el vinde băuturi răcoritoare la stradă.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.Agora ele vende bebidas frescas, perto da autoestrada.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.Ahora Bitu vende bebidas frías, junto a la autopista.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.A teď prodává chlazené nápoje u dálnice.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.Bây giờ anh ta bán nước giải khát ở bên cạnh đường cao tốc.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor. Bir telefon kulübesi var.E ora vende bevande fresche vicino all'autostrada e ha una cabina telefonica.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.En nu verkoopt hij koele drankjes langs de snelweg.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.Et, à présent, il vend des boissons fraîches en bordure d'autoroute.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.그리고 지금 그는 고속도로 근처에서 음료수 장사를 합니다.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.Ma már hűtött italokat árul a főút mellett.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.Och nu säljer han kalla drycker, vid motorvägen.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.On sprzedaje napoje chłodzące przy autostradzie.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.Sekarang dia berjualan minuman dingin, di pinggir jalan raya.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.Teraz predáva studené nápoje pri ceste.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.Und nun verkauft Bitu am Rande der Autobahn gekühlte Getränke.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.Και τώρα πουλάει δροσερά ποτά στην άκρη του αυτοκινητόδρομου.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.А сега Биту продава разхладителни напитки по магистралата.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.И теперь Биду продаёт прохладительные напитки у шоссе.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.І зараз він продає прохолоджуючі напої на хайвеї.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.ועכשיו הוא מוכר משקאות קרים לצד הכביש המהיר.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.والآن يقوم هو ببيع المرطبات، وهو بجوار الطريق السريع.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.電話も持っています
Artık otoyollar inşaa edilmiyor... ...ve bu bir gerçek.Już nie buduje się autostrad, i to jest fakt.
Artık otoyollar inşaa edilmiyor... ...ve bu bir gerçek.Nu veți mai vedea alte autorstrăzi în următorii 10 ani.
Artık otoyollar inşaa edilmiyor... ...ve bu bir gerçek.Скоростные дороги больше не строят, и это факт.
Artık otoyollar inşaa edilmiyor... ...ve bu bir gerçek.וזו עובדה. לא תראו כבישים נוספים
Bir otoyolda olmak yeterince kötü zaten, peki havada olmak nasıl olacak?Auf dem Highway ist es schon schlimm genug, wie wird das erst dort oben?"
Bir otoyolda olmak yeterince kötü zaten, peki havada olmak nasıl olacak?C'est déjà assez nul sur autoroute, qu'est-ce que cela sera dans les airs?
Bir otoyolda olmak yeterince kötü zaten, peki havada olmak nasıl olacak?Đường cao tốc đã đủ tệ rồi, sẽ thế nào khi đưa nó lên không trung?
Bir otoyolda olmak yeterince kötü zaten, peki havada olmak nasıl olacak?"E greu pe șosea, darămite în aer!"
Bir otoyolda olmak yeterince kötü zaten, peki havada olmak nasıl olacak?고속도로도 아니고, 어떻게 하늘을 이용한다는 건가요?'
Bir otoyolda olmak yeterince kötü zaten, peki havada olmak nasıl olacak?Na autostradach jest fatalnie, więc jak może być w przestworzach?
Bir otoyolda olmak yeterince kötü zaten, peki havada olmak nasıl olacak?Na dálnicích je to dost šílené, jaké by to bylo cestovat vzduchem?"
Bir otoyolda olmak yeterince kötü zaten, peki havada olmak nasıl olacak?Ya de por si está mal aquí en la autopista, ¿cómo va a ser en el aire?
Bir otoyolda olmak yeterince kötü zaten, peki havada olmak nasıl olacak?Достатъчно зле е на магистрала - а какво ще е да си във въздуха?
Bir otoyolda olmak yeterince kötü zaten, peki havada olmak nasıl olacak?На автострадах сейчас уже сложно, а что будет в воздухе?
Bir otoyolda olmak yeterince kötü zaten, peki havada olmak nasıl olacak?העולם הזה שאתם עומדים לדבר עליו מחר
Bir otoyolda olmak yeterince kötü zaten, peki havada olmak nasıl olacak?انها سيئة بما فيه الكفاية على الطريق السريع, مالذي سيتغيّره كوننا في الهواء؟
Bir otoyolda olmak yeterince kötü zaten, peki havada olmak nasıl olacak?未来の世界は完全に統合され