Böylece otoriteler problemin kaynağının kötü koku olduğuna inandılar.De autoriteiten raakten er dus van overtuigd dat de stank het probleem was.
Böylece otoriteler problemin kaynağının kötü koku olduğuna inandılar.Die Behörden waren also überzeugt, dass der Gestank das Problem war.
Böylece otoriteler problemin kaynağının kötü koku olduğuna inandılar.E così le autorità si convinsero che il problema fosse quell'odore.
Böylece otoriteler problemin kaynağının kötü koku olduğuna inandılar.És a hatóságok meg voltak győződve róla, hogy a bűz az oka mindennek.
Böylece otoriteler problemin kaynağının kötü koku olduğuna inandılar.그래서 보건당국은 이 악취가 문제라고 믿게 된 것입니다.
Böylece otoriteler problemin kaynağının kötü koku olduğuna inandılar.Les autorités ont fini par être convaincues que le problème venait de cette puanteur.
Böylece otoriteler problemin kaynağının kötü koku olduğuna inandılar.Oblasti so bile torej prepričane, da je vzrok problema smrad.
Böylece otoriteler problemin kaynağının kötü koku olduğuna inandılar.Sehingga pemerintah menjadi yakin bahwa bau ini adalah masalahnya.
Böylece otoriteler problemin kaynağının kötü koku olduğuna inandılar.Şi deci autorităţile au devenit convinse că acest miros era problema.
Böylece otoriteler problemin kaynağının kötü koku olduğuna inandılar.Władze były przekonane, że źródłem problemów był smród.
Böylece otoriteler problemin kaynağının kötü koku olduğuna inandılar.Y así las autoridades se convencieron de que el olor era el problema.
Böylece otoriteler problemin kaynağının kötü koku olduğuna inandılar.Έτσι, οι αρχές πείστηκαν πως το πρόβλημα ήταν η μυρωδιά.
Böylece otoriteler problemin kaynağının kötü koku olduğuna inandılar.Властите били убедени, че миризмата е проблемът.
Böylece otoriteler problemin kaynağının kötü koku olduğuna inandılar.Итак, власти были убеждены, что этот запах был главной проблемой.
Böylece otoriteler problemin kaynağının kötü koku olduğuna inandılar.התפרצה מגפה שקטלה 10 או 20 אלף נפש בלונדון
Böylece otoriteler problemin kaynağının kötü koku olduğuna inandılar.وبعدها تيقنت السلطات بأن الروائح النتنة كانت هي مصدر كل تلك المشاكل.
Böylece otoriteler problemin kaynağının kötü koku olduğuna inandılar.悪臭を解消しなくてはいけません
Bu durumda Fransa'da otoriteye sahip kural koyucu odur.Al punto che egli è il sovrano autoritario della Francia.
Bu durumda Fransa'da otoriteye sahip kural koyucu odur.Ao ponto de se tornar o governante autoritário na França.
Bu durumda Fransa'da otoriteye sahip kural koyucu odur.Damit war er Herrscher von Frankeich.
Bu durumda Fransa'da otoriteye sahip kural koyucu odur.어느 시점에서 그는 프랑스의 독재적인 통치자가 됩니다
Bu durumda Fransa'da otoriteye sahip kural koyucu odur.Punto en el que es el gobernante autoritario de Francia.
Bu durumda Fransa'da otoriteye sahip kural koyucu odur.Tím se stává jediným vládcem Francie.
Bu durumda Fransa'da otoriteye sahip kural koyucu odur.W tym momencie jest on autorytarnym władcą Francji.
Bu durumda Fransa'da otoriteye sahip kural koyucu odur.И с това той поема авторитарното управление на Франция.
Bu durumda Fransa'da otoriteye sahip kural koyucu odur.С этого момента он авторитарный правитель Франции.
Bu durumda Fransa'da otoriteye sahip kural koyucu odur.وهذا يعني أنه الحاكم المطلق لفرنسا.
Bu durumda Fransa'da otoriteye sahip kural koyucu odur.このフランス革命のコースを通して、
Bu ekonomilerden bazıları 60'lı, 70'li ve 1980'li yıllarda otoriter hükümetler tarafından yönetiliyorlardı.이 국가들 중 일부는 1960년 대부터 80년 대까지 독재 정부가 통치한
Bu ekonomilerden bazıları 60'lı, 70'li ve 1980'li yıllarda otoriter hükümetler tarafından yönetiliyorlardı.1980年代に 独裁政権によって経済が 支配されていた国もあります
Bu ekonomilerden bazıları 60'lı, 70'li ve 1980'li yıllarda otoriter hükümetler tarafından yönetiliyorlardı.Alcune di queste economie sono state amministrate da governi autoritari negli anni '60, '70 e '80.
Bu ekonomilerden bazıları 60'lı, 70'li ve 1980'li yıllarda otoriter hükümetler tarafından yönetiliyorlardı.Algunas de estas economías estuvieron regidas por gobiernos autoritarios en las décadas del 60, 70 y 80.
Bu ekonomilerden bazıları 60'lı, 70'li ve 1980'li yıllarda otoriter hükümetler tarafından yönetiliyorlardı.Certaines de ces économies étaient sous la coupe de gouvernements autoritaires dans les années 60, 70 et 80.
Bu ekonomilerden bazıları 60'lı, 70'li ve 1980'li yıllarda otoriter hükümetler tarafından yönetiliyorlardı.Einige dieser Nationalökonomien wurden in den 1960ern, 70ern und 80ern von autoritären Regierungen geführt.
Bu ekonomilerden bazıları 60'lı, 70'li ve 1980'li yıllarda otoriter hükümetler tarafından yönetiliyorlardı.Ezen gazdaságok némelyikét autoritatív kormányok irányították a 60-as, 70-es és 80-as években.
Bu ekonomilerden bazıları 60'lı, 70'li ve 1980'li yıllarda otoriter hükümetler tarafından yönetiliyorlardı.Một vài những nền kinh tế trên được cai trị theo chế độ độc tài trong những thập niên 60, 70 và 80.
Bu ekonomilerden bazıları 60'lı, 70'li ve 1980'li yıllarda otoriter hükümetler tarafından yönetiliyorlardı.Na czele niektórych z tych gospodarek stały rządy autorytarne w latach 60-tych, 70-tych 80-tych.
Bu ekonomilerden bazıları 60'lı, 70'li ve 1980'li yıllarda otoriter hükümetler tarafından yönetiliyorlardı.Některé z těchto ekonomik byly ovládány autoritářskými vládami v 60., 70. a 80. letech.
Bu ekonomilerden bazıları 60'lı, 70'li ve 1980'li yıllarda otoriter hükümetler tarafından yönetiliyorlardı.Sommige van deze economieën werden bestuurd door autoritaire regeringen in de jaren '60 , '70 en "80.
Bu ekonomilerden bazıları 60'lı, 70'li ve 1980'li yıllarda otoriter hükümetler tarafından yönetiliyorlardı.Unele dintre ele au fost conduse de regimuri autoritare în anii '60, '70 și '80.
Bu ekonomilerden bazıları 60'lı, 70'li ve 1980'li yıllarda otoriter hükümetler tarafından yönetiliyorlardı.Vissa av dessa ekonomier styrdes av auktoritära regimer under 60- och 70- och 80-talen.
Bu ekonomilerden bazıları 60'lı, 70'li ve 1980'li yıllarda otoriter hükümetler tarafından yönetiliyorlardı.Некоторые из данных экономик управлялись авторитарными правительствами в 60х, 70х и 80х.
Bu ekonomilerden bazıları 60'lı, 70'li ve 1980'li yıllarda otoriter hükümetler tarafından yönetiliyorlardı.בחלק מהן שלטו ממשלות רודניות בשנות ה-60, ה-70
Bu ekonomilerden bazıları 60'lı, 70'li ve 1980'li yıllarda otoriter hükümetler tarafından yönetiliyorlardı.ولعل بعض بعض هذه الإقتصادات سبق وأن أدارتها حكومات قمعية في ستينيات وسبعينيات القرن الماضي
Bu genelleme de yine başka otoritelerin ifadeleri kadar doğrudur.Această generalizare e valabilă atât pentru autorități cât și pentru oricine altcineva.
Bu genelleme de yine başka otoritelerin ifadeleri kadar doğrudur.Diese Verallgemeinerung gilt für Sachverständigenaussagen genauso wie für alle anderen.
Bu genelleme de yine başka otoritelerin ifadeleri kadar doğrudur.E questa generalizzazione è valida per le affermazioni delle autorità come per qualsiasi altra cosa.
Bu genelleme de yine başka otoritelerin ifadeleri kadar doğrudur.Et cette généralisation s'applique autant au témoignage des autorités qu'à tout autre domaine.
Bu genelleme de yine başka otoritelerin ifadeleri kadar doğrudur.Kết luận này cũng đúng cho những trường hợp lời chứng chuyên gia khác.
Bu genelleme de yine başka otoritelerin ifadeleri kadar doğrudur.또한 이런 일반화는 다른 어떤 것 만큼이나 권위자들의 생각에도 적용됩니다.
Bu genelleme de yine başka otoritelerin ifadeleri kadar doğrudur.To uogólnienie sprawdza się nie tylko odnośnie reputacji.
Bu genelleme de yine başka otoritelerin ifadeleri kadar doğrudur.Y esta generalización es válida para certificar idoneidad en otros ámbitos.
Bu genelleme de yine başka otoritelerin ifadeleri kadar doğrudur.Και αυτή η γενίκευση ισχύει για τις μαρτυρίες των αυθεντιών όσο και για οτιδήποτε άλλο.
Bu genelleme de yine başka otoritelerin ifadeleri kadar doğrudur.И такое обобщение столь же справедливо по отношению к авторитетными мнениям, как ко всему остальному.
Bu genelleme de yine başka otoritelerin ifadeleri kadar doğrudur.И това обобщение важи за твърденията на авторитетите, както и за всичко друго.
Bu genelleme de yine başka otoritelerin ifadeleri kadar doğrudur.הכללה זו נכונה גם לגופים גדולים, כמו כל דבר אחר.
Bu genelleme de yine başka otoritelerin ifadeleri kadar doğrudur.وهذا التعميم ينطبق بشكل صحيح على شهادات السلطة مثلما ينطبق على أي شيء أخر.
Bu genelleme de yine başka otoritelerin ifadeleri kadar doğrudur.すべてに当てはまります 誰かが政治と野球の両方で
Bu grafiklerin hepsinde de gördüğünüz gibi Eğri grup-içinde, otoritede, saflıkta yükseliyor.Huomatkaa kuinka kaikissa näissä kaltevuus on jyrkempi ryhmätunteelle, auktoriteetille ja siveellisyydelle.
Bu grafiklerin hepsinde de gördüğünüz gibi Eğri grup-içinde, otoritede, saflıkta yükseliyor.Linie představující skupinovost, autoritu a čistotu jsou vždycky strmější.