Ana içeriğe geç
Sözlük

otorite ile cümle

otorite kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu illerin amacı bölgesel otoriteyi güçlendirmektir.Władze chcą wykorzystać ten fakt do podreperowania interesów regionu.
Emri vermek için otorite figürleri kullanılabilir ama şart değildir.Mogą oni udzielać rad, ale nie rozkazów.
Otoriter yönetimi sık sık eleştiri konusu olduysa da, hiçbir başkan onu görevden uzaklaştırmayı göze alamadı.Nigdy nie traci swojego opanowania i nawet sędzia zdaje się być pod jego kontrolą.
Polonya'da bankacılık işkolu Polonya Mali Denetim Otoritesi (PFSA) tarafından denetlenmektedir.Rynki regulowane podlegają nadzorowi, który w Polsce sprawuje Komisja Nadzoru Finansowego.
Siyasi otoritesinden büyük ölçüde yararlandı.Został on przez władze wykorzystany politycznie.
Finans konusunda tanınmış bir otoriteydi ve sürekli Bütçe Komisyonunda muhabir veya başkan olarak görev yaptı.W parlamencie pracował w komisji finansowej jako reporter lub jej przewodniczący.
Doğrulama işlemi sertifika otoritesi tarafından denetlenir.Potwierdzeniem przeprowadzenia kontroli jest podpis osoby odpowiedzialnej.
Otoriter yönetim süresince parti yasadışı olarak kalmıştır.Pod rządami junty działała nielegalnie.
Duvalier yolsuzluk, insan hakkı ihlalleri ve otoriterlikle suçlanmıştır.Wkrótce potem Duvaliera oskarżono o korupcję, zbrodnie przeciwko ludności i defraudację pieniędzy.
Bu işlemin ardından sertifika otoritesi tarafından doğrulama işlemi otomatik olarak yapılır.Udzielenie takiej licencji odbywa się w drodze wydania decyzji administracyjnej.
Sovyet otoriteleri ulaşım altyapısı ve hizmetleri için artan talebi yeterince karşılayamadı.Rząd radziecki nie radził sobie z rosnącymi wymaganiami w stosunku do usług transportowych i infrastruktury.
Virtual International Authority File (VIAF), uluslararası sanal otorite dosyası.Virtual International Authority File (VIAF) är ett internationellt system för auktoritetsdata.
Dört sene içerisinde hanedanlığın otoritesi, isyanların karşısında çöktü.Inom fyra år hade dynastins auktoritet kollapsat på grund av uppror.
1975 - Indira Gandhi, Hindistan'da otoriter bir yönetim kurdu.1975 Indira Gandhi utlyser undantagstillstånd i hela Indien.
Tek başına kral olduğu dönemlerde de annesinin otoritesi altında gölgede kalmıştır.Jag lever i hans befallnings skugga.
Sertifika, güvenilir bir sertifika otoritesi (CA) tarafından imzalanır.Certifikatet är signerat av en certifikatutfärdare (CA).
Filistin otoritesi her türlü şiddete karşıdır.”Finland fördömer användandet av våld."
Küçük olmasına karşın herkesin üstünde otoriteye sahiptir.Trots sin stora makt har han allt och alla mot sig.
Bu durum hızlı bir şekilde merkezi hükümetin otoritesini sarsmaya başladı.Detta undergrävde snabbt regeringens auktoritet.
Aynı yıl tüm otoriteler tarafından dünyanın en iyi kalecisi seçildi.Detta var sista året individuella världsmästare utnämndes.
Doğrulama işlemi sertifika otoritesi tarafından denetlenir.Begäran prövas av samma myndighet.
ResearcherID, bilimsel otoriteleri tanımlamak için kullanılan bir tanımlayıcı sistem.ResearcherID är ett identifikationssystem för vetenskapliga författare.
Saygı ve otorite isterler.Lydnad och auktoritet: .
Bu illerin amacı bölgesel otoriteyi güçlendirmektir.Syftet var att ta över makten i hemlandet.
Ancak bu yaklaşım birçok otorite tarafından saçma bulunmuş ve uçağın başarılı olamayacağı düşünülmüşür.Många gick till och med så långt att de förnekade att flygningen hade varit ett misslyckande.
Boks otoriteleri Rourke'un zirvedeki boksörlere karşı başarı kazanmak için çok yaşlı olduğunu söylediler.I följande filmer får man se hur Rocky kämpar tappert mot många kända boxare.
Naziler onların otoritelerini genişletmeye hakkı olduğuna inanırlar.Provinserna blev delstater som fick rätt att sätta upp egna militära styrkor.
Bazı otoritelerce alanında dünyanın en saygın yarışması kabul edilir.I turneringen deltar de högst rankade lagen i världen.
Bütün otoritelere göre tüm zamanların en iyi haltercisidir.Som medeldistanslöpare är han en av de absolut främsta genom alla tider.
Başlangıçta, Sovyet otoriteleri cehaletin ortadan kaldırılmasına büyük önem vermekteydiler.Till en början krävde Sovjetunionen att samtliga skulle utlämnas.
ISBN 1910068276. Katar Turizm Otoritesi Katar İçişleri Bakanlığı Ziyaretçiler için vizelerISBN 1910068276. Туристичне управління Катару Міністерство внутрішніх справ Катару Гостьова віза
Anti otoriteryenler genellikle kanun önünde mutlak eşitliğe ve geniş sivil özgürlüklere inanırlar.Антиавторитаристи зазвичай вірять у повну рівність перед законом, у силу громадянських свобод.
Ayrıca devlet otoritesi güçlendi.Посилилася роль держави.
Deyiş Sezar ve diğer otoriteleri selamlamak için kullanılması ile önem taşır.Слово вживали для привітання Цезаря або інших чиновників.
Moskova Hükümeti (Rusça: Правительство Москвы) Moskova devlet otoritesinin en yüksek yürütme organıdır.Правительство Москвы) — є вищим виконавчим органом державної влади Москви.
Sonrasında her çeşit otoriteden kuşku duymaya başladı ve şüpheci bir tavır geliştirdi.На щастя все скінчилося покаранням кількох підозрілих різками.
Kongre Kütüphanesi (ISO 639-2/RA olarak anılacaktır) ISO 639-2 için kayıt otoritedir.Реєстраційним органом ISO 639-2 є Бібліотека Конгресу США.
Eğer kral yozlaşırsa, Tanrı'dan kaynaklanan otorite sona ermiş olur ve kralın meşruiyeti kalmaz.Якщо він одягає корону на голову, він стає правителем світу, і ніщо не буде таким же, як раніше.
Dört sene içerisinde hanedanlığın otoritesi, isyanların karşısında çöktü.Три роки район перебував під владою ворогів.
Bu durum hızlı bir şekilde merkezi hükümetin otoritesini sarsmaya başladı.Вже було очевидно, що час центрального уряду спливає.
Tek başına kral olduğu dönemlerde de annesinin otoritesi altında gölgede kalmıştır.Водночас уся влада зберегалася в його матері.
Aynı otorite sistemi uluslararası hukuk sınırları içinde genişletilmiştir.Цей основоположний принцип права був включений до міжнародного кримінального права.
Otoriter bir diskografi kaynagi 125 ses ve video kaydı ismi ve ayrıntılarını vermektedir.Загалом зібрано 125 рідкісних світлин, зроблено звукові записи та записи зображень.
Madde 2-10, Birliğin yüksek otoritelerinin yapısını belirlemiştir.У главах 3–9 2-го розділу визначалася система органів влади СРСР.
Benim babam çok otoriterdir.Мій тато дуже строгий.
Virtual International Authority File (VIAF), uluslararası sanal otorite dosyası.Virtual International Authority File (VIAF) je mezinárodní soubor jmenných autorit.
Moskova Hükümeti (Rusça: Правительство Москвы) Moskova devlet otoritesinin en yüksek yürütme organıdır.Vláda Moskvy (rusky Правительство Москвы) je nejvyšším výkonným orgánem výkonné moci v Moskvě.
Sovyet otoriteleri ulaşım altyapısı ve hizmetleri için artan talebi yeterince karşılayamadı.Sovětské orgány nebyly schopné uspokojit rostoucí poptávku po dopravní infrastruktuře a službách.
Saygı ve otorite isterler.Závisela na autoritě a úctě.
Otoriteler, saldırıdan kimin sorumlu olduğunu bilmiyordu.Zástupci vojáků nikdy neuvedli, kdo je za incident zodpovědný.
Airbus'ın ve havacılık otoritelerinin testlerinden sonra ilk hizmetine 1993'te başladı.Při mezinárodních linkách se stala hlavní prioritou letadla Airbus, počínaje rokem 1993.
Padişahın hiçbir otoritesi kalmadı.Král neměl téměř žádnou autoritu.
1866 yazında Chōshū Şogun yönetimini yener ve büyük bir otorite kaybına sebep olur.V létě 1866 byl šógunát poražen, což mělo za následek značnou ztrátu autority.
Cermenlerde barış zamanlarında bir merkezi otorite yoktu.V mírovém období armádní velitelství neexistovala.
Baba otoritesi sebepleri tartışılmadan kabul edilir.Původ otce je sporný.
Büyükleriyle (otorite ifade edenlerle) cinsel konuları konuşmaktan utanabilirler.Lidé s inkontinencí mohou mít rozpaky mluvit o svém problému.
Otoriter ve teknik oyunculuğuyla kısa sürede kaptan oldu.Postupně se zde z kulisáka a technika stal hercem.
Doğrulama işlemi sertifika otoritesi tarafından denetlenir.Službu zajišťuje certifikační autorita.
Asasını kaybettiği için otoritesini de kaybetmiştir.Kvůli své víře však přišel o své úřady.
Vasallar, imparatorun mutlak otoritesini kabul etmiyorlardı.Neznal způsob, jak přemrštěné císařské požadavky splnit.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod