Ana içeriğe geç
Sözlük

otobüs ile cümle

otobüs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
17 Nisan 2006 tarihinde, bir otobüs terminaline saldırı düzenlendi.El 17 de septiembre de 2006, fue objeto de un ataque con arma automática.
Şehir otobüsleriyle de ulaşım olanağı vardır.También dispone de un servicio urbano de autobús.
Buradan Vijay (Вижай)'ye giden bir otobüsle devam ettiler.Desde acá salía un camino a Coyhaique.
Otobüste bulunan herkes bir anda paniğe kapılır.De repente los aviones me empezaron a dar pánico.
Her gün Merkeze otobüslerle devriye yapılmaktadır ve 1 saat uzaklıktadır.Crúzate conmigo en una autopista a cien por hora.
Otobüs servisi dokuz ve on arasında iyi değil.Tra le nove e le dieci il servizio autobus non è buono.
Tom okula gitmek için otobüse bindi.Tom salì sull'autobus per andare a scuola.
Tom otobüse bindi.Tom salì sull'autobus.
Otobüse binmek için bilete ihtiyacın var.Hai bisogno di un biglietto per salire sull'autobus.
Cüzdanımı otobüste bırakmış olabilirim.Potrei aver lasciato il portafoglio sull'autobus.
Kamerayı dikkatsizce otobüste unuttu.Sbadatamente dimenticò la macchina fotografica sull'autobus.
Otobüs beklerken bir arkadaşa rastladım.Mentre aspettavo l'autobus ho incontrato un amico.
Kent merkezine ulaşmak için hangi otobüs veya trene binebileceğimi bana söyleyebilir misin?Potresti dirmi quale autobus o treno devo prendere per raggiungere il centro città?
Otobüsle şehir merkezine ulaşmak yaklaşık 25 dakika sürer.Ci vogliono circa 25 minuti per raggiungere il centro città in autobus.
Leyland Motors eski İngiliz kamyon , otobüs ve troleybüsler üreticisi idi.Leyland Motors Limited fu un costruttore britannico di autocarri, bus e trolleybus.
LAZ Ukrayna'da büyük otobüs üreticilerinden biridir.Ad oggi Temsa è uno dei maggiori produttori di autobus in Turchia.
Ankara-Merkez'e ulaşımı 555 hat nolu EGO otobüsleri sağlar.ABC ha trasmesso più di 555 Monday Night games.
Yine tur otobüsünde kaydedilmiştir.Video ancora nel Vol.
Air Koryo, Pyongyang ve Sunan Havalimanı arasındaki otobüs hizmetini sunmaktadır.L'Air Koryo garantisce un collegamento autobus diretto tra l'aeroporto e Pyongyang centro.
Şehir içi toplu ulaşım taksi ve otobüsle yapılmaktadır.Il trasporto nella città viene realizzato con taxi e autobus pubblici.
Henüz EGO otobüsü gitmemektedir.Gibbons non si presenta alla partenza del bus.
Dört otobüs hattı bölgede şehir içi hizmeti sağlıyor.Inoltre, la parte occidentale dell'isola è servita da quattro linee di autobus urbani.
Otobüs ve minibüs ile ulaşım sağlanmaktadır.Consente quindi la guida di autobus e minibus.
17 Nisan 2006 tarihinde, bir otobüs terminaline saldırı düzenlendi.Il 17 ottobre 2006 nella stazione c'è stato un scontro tra treni.
Havalimanına otobüs ve taksi ile ulaşılabilmektedir.Dalla città di può raggiungere l'aeroporto in taxi, in autobus.
Kaza yapmakta olan otobüsü kurtarıp, Kertenkele ve sevdiklerinin hayatının kurtulmasına vesile olur.Perderà la vita alla fine della serie per salvare l'umanità e i suoi cari.
Ayrıca tur otobüsünü biodizele çevirdi.Fece anche il giro della città su una moto.
Citaro, Mercedes-Benz firmasının ilk olarak 1997 yılında ürettiği alçak tabanlı otobüs modelidir.Il Citaro è il primo autobus con pianale integralmente ribassato prodotto dalla Mercedes-Benz.
Otobüsler listesiLista di motels
Burada da bölgesel ve uzun yol otobüsleri bulunur.Conta poi varie linee di autobus urbane e interurbane.
Otobüste bulunan herkes bir anda paniğe kapılır.Durante il caos dei bombardamenti, sul treno dilaga il panico.
Okul otobüsleri ABD'de sarı renkte olmaktadır.La maggioranza delle matite prodotte negli USA sono di colore giallo.
İlçeye otobüs seferleri de bulunmaktadır.Vi rientrano anche gli autobus.
Otomobil Otobüs Kamyon KamyonetAutoblindo Tankette Veicolo trasporto truppe
Tünelleri kullanan bir otobüs istasyonu da vardır.Esiste anche un servizio di interscambio con gli autobus.
İnsanlar otobüse binmek için çırpınıyorlardı.Tuttavia è stato necessario intervenire sul BUS.
51. bölümde otobüste yanarak ölür.Morì di paralisi nel 51.
Her iki otobüs de Londra Ulaşım kurumu tarafından yapılmıştır.Entrambi operano servizi offerti da Transport for London.
Ulaşım için B-29 numaralı otobüse şehreküstü durağından binebilirsiniz.Per la stazione passa il bus n. 297.
Toplu ulaşım 5 otobüs hattıyla Volánbusz tarafından işletilir.È attivo a tutt'oggi un servizio di trasporto pubblico con cinque linee di autobus Actv.
Kâmil Koç'un Setra marka bir otobüsü.Red: Il pazzo autista di autobus tossicodipendente.
1980 R3-tipi full-decker otobüs tanıtıldı.Nel 1948 fu la volta del GAZ-63 autocarro a trazione integrale.
Ghost oyunda ilk olarak telsizden duyulur.Sonra koşarken otobüsün arkasından koşarak geldiği görülür.Sentono al telegiornale quello che sta accadendo e tornano indietro di corsa dimenticando le borse.
Hizmet çok duraklı olarak tarifelenmiş olabilir, bir otobüse benzer şekilde hizmet verir.Per dimensioni è paragonabile ad un autobus.
5 numaralı otobüsü binmelisin.Вы должны сесть на автобус № 5.
Hangi otobüse bineceğimizi bilmiyorduk.Мы не знали, на какой автобус сесть.
Bir sonraki otobüsü kaçırabiliriz, ancak her halükarda geceyarısına kadar orada oluruz.Мы можем опоздать на следующий автобус, но в любом случае мы будем там до полуночи.
Otobüs on beş dakika içinde istasyona gelecek.Автобус приедет на остановку через пятнадцать минут.
O, otobüsle mi yoksa trenle mi geldi?Он приехал автобусом или поездом?
Otobüs full dolu.Автобус битком набит.
Ben yanlış bir otobüse bindim.Я сел не в тот автобус.
O, bir otobüs mü yoksa araba mı?Это автобус или машина?
Ben okula otobüsle gitmem.Я не езжу в школу на автобусе.
Otobüs boş geldi.Автобус пришел пустым.
Otobüs uçuruma yuvarlandı.Автобус свалился в пропасть.
Şemsiyesini otobüste bıraktı.Он оставил зонтик в автобусе.
Otobüs olmadığı için, yürümek zorunda kaldım.Так как автобуса не было, мне пришлось идти пешком.
Otobüs hareket halindeyken yolcular şoförle konuşmamalıdır.Пассажиры не должны разговаривать с водителем во время движения автобуса.
O, otobüsle seyahat etti.Она путешествовала на автобусе.
Her gün işe ya bisikletle giderim ya da otobüsle.Каждый день я езжу на работу на велосипеде или на автобусе.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod