Ana içeriğe geç
Sözlük

otel ile cümle

otel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Havaalanına yakın bir otelde kalmak istiyorum.Ik wil in een hotel vlak bij het vliegveld verblijven.
Yakınlardaki Lenox Oteli ise tahliye edilmiştir.Pobliski hotel Lenox również został ewakuowany.
Agoda.com otel rezervasyonlarında en düşük fiyat garantisi verir.Agoda.com stawia za swój cel zapewnienie klientom najniższych możliwych cen na hotele.
Roman; İspanya, Costa Brava'da bir otel soygununu anlatır.Książka opisuje próbę dokonania kradzieży w hotelu na wybrzeżu Costa Brava.
2001'de beş yıldızlı Hilton oteli havalimanında 382 yatak kapasitesiyle açıldı.2001: otwarcie pięciogwiazdkowego hotelu Hilton z 382 łóżkami.
Geceyi otelde birlikte geçirirler.Kolejną noc spędzają w hotelu.
Hilton otellerinin varisidir.Hotel Hilton w Gorzowie.
Oyun Leeds'teki pahalı bir otelin odalarından birinde geçer.Miejsce akcji toczy się w hotelu w Leeds.
Londra'da Bertram Oteli'nde işlenen bir cinayeti ve sonrasını ele alır.Tymczasem w hotelu "Bertram" dochodzi do morderstwa.
Otelde bir gecelik konaklama ücreti 1.000 &'dan başlamaktadır.Ceny za jedno miejsce do spania na dobę rozpoczynają się od 1300 dolarów.
Somali'nin başkenti Mogadişu merkezinde bir otelde düzenlenen saldırıda 20 kişi hayatını kaybetti.W zamachu na hotel w stolicy Somalii Mogadiszu zginęły 32 osoby.
13 Kasım 2005'te Eddie Guerrero otel odasında ölü bulundu.13 listopada 2005 roku Eddie Guerrero został znaleziony martwy w swoim domu w Minneapolis.
Bunda Crowne Plaza otelinin de önemi vardır.Należy do sieci hotelarskiej Crowne Plaza.
Muhsin Bey ona para ile otelinde kalmasını teklif eder.Powiedziałem mu, że zostawiłem go dla niego w hotelu...
2001'de Malta'daki Phoenicia Otel'de 'Actentact' tarafından düzenlenen 'Talentissimi Juniors' ödülünü kazandı.W 2001 roku wygrała konkurs talentów Talentissimi Juniors organizowany w maltańskim hotelu Phoenicia.
Otele döndüğünde Milu'yu baygın bulur.Kiedy wrócę, podziękuję loa.
Michael Corleone'nin adamları tarafından otelde yatarken taranarak öldürülmüştür.Michał Angelos został zamordowany, gdy spał w obozie.
Bir otelde çalışırken aktör Michael Redgrave tarafından keşfedildi.Odkryty przez aktora Michaela Redgrave podczas pracy jako odźwierny w hotelu.
Ancak mahallede otel yoktur.Obok lotniska nie znajdują się żadne hotele.
Maurice: Edmont Oteli'ndeki asansörcü çocuk.Maurice – windziarz w hotelu Edmont, a zarazem stręczyciel.
Günümüzde otel olarak işletilmektedir ve özel bir şahsın mülkiyetindedir.Obecnie obiekt jest własnością prywatną, znajduje się w nim hotel.
Otelden ayrılmayı da hemen beklediğini belirtir.Mężczyźni w pośpiechu opuszczają hotel.
Stüdyo eski Arabella Oteli'nin altındaydı.Szkoła znajduje się w dawnym Hotelu Müllera.
Bodrum’a yerleşti, bir otel kurdu ve 10 yıl otel işletti.Stamtąd przeniósł się do Grand Hotelu, gdzie pracował przez 10 lat.
Otelde ayrıca Marilyn Monroe Suite de vardır.Z kolei w prezydenckiej toalecie stoi zdjęcie Marilyn Monroe.
Otel baskınında Suzi tarafından öldürüldü.Zostaje zamordowany w kotłowni hotelu Victoria.
Eşinden ayrılmak isteyen Hemingway, 1939’da Küba'ya gidip Havana'da bir otele yerleşti.Wiosną 1939 roku Hemingway dopłynął na Kubę i wynajął pokój w hotelu na Hawanie.
Bütün dünyada bulunan mağaza, otel ve restoranların mimarisine verilen bir ödüldür.Jest to światowa nagroda architektoniczna wyróżniająca sklepy, hotele oraz restauracje.
279 Otel ve yaklaşık 165.000 yatak.W 1827 roku 9 domów i 56 mieszkańców.
Tel Aviv belediyesine göre, kentte 44 otel ve 5.800'ün üzerinde oda bulunmaktadır.Dla ich obsługi w mieście znajdują się 44 hotele, posiadające 5,8 tys. pokojów gościnnych.
Otello: Giuseppe Verdi tarafından 1887de bestelenen opera eseri.Otello – opera seria Giuseppe Verdiego z 1887 roku.
2010'da 30 yeni otel açılmıştır.W 1921 roku znajdowało się w niej 30 budynków.
Fuhuşun yer aldığı yerlerin arasında oteller, karaoke barları ve güzellik salonları vardır.Usługi świadczone są w hotelach, salonach piękności i lokalach typu karaoke.
Ancak bütün sorunları otele geri dönünce başlar.Po tym wszyscy wracają do klubu.
Otelin hizmetçisi yalnızların ajanıdır.Jest menadżerką ekskluzywnego hotelu.
Marriott International, Amerika Birleşik Devletleri merkezli bir oteller zinciridir.Marriott International – największa na świecie amerykańska międzynarodowa sieć luksusowych hoteli.
Şehirde çok sayı ucuz pansiyon ve küçük otel açıldı.W mieście funkcjonuje znaczna liczba pensjonatów oraz hoteli.
2010 yılında açıklanan projeye göre hastanenin lüks bir otele dönüştürülmesi öngörülmektedir.W roku 2014 padła propozycja, aby przerobić fort na luksusowy hotel.
Klipte, grup üyeleri bir otelde görünürler.Akcja klipu rozgrywa się w hotelu.
Yatırıldığı otelde üç gün sonra 39 yaşında öldü.Zastali tam leżącą w łóżku, liczącą 73 lata jego matkę.
Turistler için, bir otel rezervasyon onayı kabul edilebilir.Hotelarz może za nie odpowiadać, jeśli została zawarta umowa przechowania.
Agoda.com özellikle Asya’da otel rezervasyonları konusunda uzman bir Online Seyahat Sitesidir.Agoda – firma specjalizująca się w usługach internetowych rezerwacji hoteli.
Turizm ve Otel İşletmeciliği mezunudur.Wydział Turystyki i Hotelarstwa.
Hayatını kızı Esin ile birlikte Tokatlıyan Oteli’nde sürdürdü.Prowadzili razem hotel w jej rodzinnym Lenggries.
İstasyondan otele bir taksi tuttumZ dworca do hotelu pojechałem taksówką.
Bay White, Springfield'da bir otelin yöneticisiydi.Pan White był managerem w jednym z hoteli w Springfield.
O güzel bir oteldi.To był ładny hotel.
1946'dan sonra karısıyla birlikte otelcilik sektöründe çalıştığı Londra'ya taşındı.Po 1946 wraz z żoną przeniósł się do Londynu, gdzie pracował w hotelarstwie.
1 Nisan 2003 tarihinde Cheung, Hong Kong'daki Mandarin Oriental otelinin 24. katından atlayarak intihar etti.Leslie Cheung begick självmord genom att hoppa från 24:e våningen på Mandarin Oriental Hotel.
1948) 1887 - Conrad Hilton, Amerikalı iş adamı ve Hilton Otelleri'nin kurucusu (ö.1887 – Conrad Hilton, amerikansk företagsledare, grundade hotellkedjan Hilton.
Adadaki çoğu otel Kuzeybatı Providence Kanalı'nı gören güney sahili boyunca konumlanmıştır.De flesta hotell på ön ligger längs den södra stranden som vetter mot nordväst Providence Channel.
Neum, dik tepelere, kumlu plajlara ve birkaç büyük turistik otele sahiptir.Neum har branta kullar, sandstränder och flera stora turisthotell.
Konserden birkaç saat sonra Jackson, hemşire Debbie Rowe ile Sheraton Park Otel'de evlendi.Efter den första Sydney-konserten gifte sig Michael Jackson med sjuksköterskan Debbie Rowe, på sitt hotellrum.
1980 - John Lennon, New York'ta kaldığı otelin önünde vurularak öldürüldü.8 december 1980 - John Lennon blir skjuten till döds utanför sin bostad i New York.
5 Haziran'da geceyarısından hemen sonra Los Angeles'taki Ambassador Oteli'nde yandaşlarına bir konuşma yaptı.På kvällen den 5 juni 1968 hade han hållit ett tal på Ambassador Hotel i Los Angeles.
Avukat kasabaya gelir ve en pahalı otele yerleşir.Han reste i första klass och tog in på Berlins dyraste hotell.
Riu Hotels & Resorts merkezi İspanya'nın Mallorca kentinde bulunan bir İspanyol oteller zinciridir.RIU Hotels är en spansk hotellkedja med huvudkontor på Mallorca i Spanien.
Yyldyz Hotel (Türkmence: Ýyldyz oteli), Türkmenistan'ın başkenti Aşkabat kentinde bulunan bir oteldir.Yyldyz Hotel (turkmeniska: Ýyldyz oteli) är ett lyxhotell beläget i Asjchabad, Turkmenistan.
Bugün dünyanın 17 ülkesinde oteller mevcuttur.Idag bedrivs verksamhet i 17 länder på den europeiska kontinenten.
Aslen Hollanda’lı olan Van de Wal, Andorra’daki L'Aldosa kasabasında küçük bir otel işletmektedir.Hon är sedan några år bosatt i Andorra där hon driver ett hotell i staden L'Aldosa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod