ortasında ile cümle

ortasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Gördüğünüz üzere, eğer burası hiçbiyerse, bu işte o yerin tam da ortasında.כמו שאתם רואים, אם יש שום מקום, זה האמצע שלו.
Gördüğünüz üzere, eğer burası hiçbiyerse, bu işte o yerin tam da ortasında.كما يمكنك أن تروا، إذا كانت تلك لا مكان، فهي في منتصفها.
Gördüğünüz üzere, eğer burası hiçbiyerse, bu işte o yerin tam da ortasında.(笑)
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.A pupillája közepén látható fehér foltok a veleszületett szürke hályog, a szemlencse homályossága.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.Belina v sredini njegovih zenic je prirojena siva mrena, torej motnost leče.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.Die weißen Verfärbungen in der Mitte seiner Pupillen sind angeborene Katarakte, also Linsentrübungen.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.Het wit dat je in het midden van de pupil ziet is aangeboren grauwe staar, ondoorzichtigheden in de lens dus.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.아이의 눈동자 가운데 부분에 보이는 하얀색은 선천적인 백내장입니다, 매우 불투명한 수정체죠.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.Le macchie bianche che vedete nelle sue pupille sono cataratte congenite, opacità del cristallino.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.Lo blanco que ven en el medio de sus pupilas son cataratas congénitas, que opacan los cristalinos.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.O branco que veem no meio das pupilas são cataratas congénitas, portanto, opacidades do cristalino.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.Phần màu trắng bạn thấy chính giữa con ngươi ấy là đục thủy tinh thể, điểm mờ của đồng tử.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.To bílé, co vidíte ve středu jejich zorniček, jsou vrozené zákaly, tedy neprůhledné čočky.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.Upławy, które widać na środku jego źrenic to wrodzona katarakta, czyli mętność soczewek.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.Τα άσπρα που βλέπετε στο κέντρο της κόρης του είναι συγγενής καταρράκτης, θολερότητες του φακού.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.Белые пятна в центре его зрачков - это врождённая катаракта, которая замутняет хрусталик глаза.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.Білі плями в центрі його зіниць -- це вроджена катаракта, яка замутняє кришталик ока.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.Бялото, което виждате в средата на зениците му, са вродени катаракти, и оттам непрозрачност на лещата.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.הלבנים שאתם רואים במרכז האישונים שלו, הם קטרקטים מולדים, עכירויות של העדשה.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.الإبيضاض الذي ترونه في منتصف حدقتاه هو إعتام (كتاراكت) خلقي. إعتام لعدسة العين
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.これは先天性白内障です レンズの混濁です 私たちの眼の中にあるレンズは透明です
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıAda lubang atau celah di tengah tikar ini, seperti yang Anda lihat yang sama di South
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıC'era un buco o fessura nel mezzo di questo tappeto, come si vede lo stesso in Sud
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıCó một lỗ hoặc khe giữa mat này, như bạn thấy ở Nam
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıDer var et hul eller sprække i midten af ​​denne måtten, som du kan se det samme i det sydlige
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıDet fanns ett hål eller springa i mitten av denna matta, som ni ser samma sak i södra
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıEr was een gat of gleuf in het midden van deze mat, zoals je ziet hetzelfde in Zuid-
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıEs war ein Loch oder einen Schlitz in der Mitte dieser Matte, wie Sie das gleiche in Süd sehen
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıHabía un agujero o hendidura en el medio de esta alfombra, como usted ve las mismas en el sur de
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıHavia um buraco ou fenda no meio deste tapete, como você vê o mesmo no Sul
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıIl y avait un trou ou une fente dans le milieu de ce tapis, comme vous voyez les mêmes dans le Sud
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardı당신이 남쪽에서 동일한 참조로 매트의 중앙에 구멍이나 틈새 있었는데
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıNie było otwór lub szczelina w środku tej macie, jak widzicie, ten sam w Południowej
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıNu a fost o gaură sau fantă în mijlocul acestei mat, după cum vedeţi aceeaşi în Europa de Sud
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıOli reikä tai viilto keskellä Tämä matto, kun näet sama Etelä
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıPrišlo je luknjo ali zarezo v sredini tega mat, kot vidite isto v Južni
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıTam bol otvor alebo štrbinu v polovici tohto rohož, ako vidíte rovnaké v Južnej
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıTam byl otvor nebo štěrbinu v polovině tohoto mat, jak vidíte stejné v Jižní
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıVolt egy lyuk, vagy hasított a közepén ez a szőnyeg, mint látja ugyanazt a Dél-
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıΥπήρξε μια τρύπα ή σχισμή στη μέση αυτού του τάπητα, όπως βλέπετε το ίδιο στη Νότια
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıИмаше дупка или цепнатина в средата на тази мат, колкото виждате, че същото и в Южна
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıІснував отвір або щілину в середині цього мату, як ви бачите те ж саме в Південній
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıСуществовал отверстие или щель в середине этого мата, как вы видите то же самое в Южной
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıהיה חור או חריץ באמצע המזרן הזה, כפי שאתה רואה אותו בדרום
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıكان هناك ثقب أو شق في منتصف هذا حصيرة ، كما ترى نفسها في الجنوب
Güney aynı gördüğünüz gibi bu mat ortasında bir delik veya yarık vardıアメリカのポンチョ。
Halk ortasında zengin aile gelinleri gibi nasıl davranabiliyorlar?Bagaimana dia bisa bertingkah seperti putri orang kaya?
Halk ortasında zengin aile gelinleri gibi nasıl davranabiliyorlar?Jak se můžou na veřejnosti chovat jako Chungdam-dongovi snachy (známá bohatá rodina)?
Halk ortasında zengin aile gelinleri gibi nasıl davranabiliyorlar?Mấy người này sao có thể thản nhiên không biết xấu hổ thế kia chứ?
Halk ortasında zengin aile gelinleri gibi nasıl davranabiliyorlar?Nem értem, hogy képesek ilyen nyilvánvalóan mutogatni, hogy divatcég-tulajdonos családokba házasodtak be.
Halk ortasında zengin aile gelinleri gibi nasıl davranabiliyorlar?No sé cómo pueden anunciar tan obviamente que son hijas políticas de Cheongdam-dong.
Halk ortasında zengin aile gelinleri gibi nasıl davranabiliyorlar?Note : zone qui rassemble toute sorte de magasins de mode
Halk ortasında zengin aile gelinleri gibi nasıl davranabiliyorlar?Nu inteleg cum pot sa anunte atat de evident ca sunt nurori Cheongdam-dong*. (*fashioniste)
Halk ortasında zengin aile gelinleri gibi nasıl davranabiliyorlar?Погледни ги, сякаш крещят "Аз съм от Чонгдамдонг*".
Halk ortasında zengin aile gelinleri gibi nasıl davranabiliyorlar?كيف لهم أن يتصرفوا مثل زوجات العائلات الثرية على الملأ
Hani, Chicago Bulls'a karşı oynarsınız da sahanın ortasında kocaman bir logoları olur.Alsof je tegen de Chicago Bulls gaat spelen en dat ding daar midden op hun speelveld staat.
Hani, Chicago Bulls'a karşı oynarsınız da sahanın ortasında kocaman bir logoları olur.Ca și cum ai juca împotriva Chicago Bulls, și e desenul lor din mijlocul terenului.
Hani, Chicago Bulls'a karşı oynarsınız da sahanın ortasında kocaman bir logoları olur.Come se andaste a giocare contro i Chicago Bulls e in mezzo al campo ci fosse il loro logo.
Hani, Chicago Bulls'a karşı oynarsınız da sahanın ortasında kocaman bir logoları olur.Comme si vous jouiez contre les Chicago Bulls et il y a leur truc en plein milieu du terrain.
Hani, Chicago Bulls'a karşı oynarsınız da sahanın ortasında kocaman bir logoları olur.É como se fôssemos jogar com os Chicago Bulls, e estar uma coisa no meio do campo deles.

İlgili Sayfalar