ortasında ile cümle
ortasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!Dejal sem: Bog moj mogočni, ne vzemi me sredi mojih dni! Skozi vse rodove so dnevi tvoji.
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!Dije: "Dios mío, no me lleves en la mitad de mis días. ¡Tus años duran por generación y generación
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!Eu clamo: Deus meu, não me leves no meio dos meus dias, tu, cujos anos alcançam todas as gerações.
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!Eu zic: ,,Dumnezeule, nu mă lua la jumătatea zilelor mele, Tu, ai cărui ani ţin vecinic!``
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!Ha fiaccato per via la mia forza, ha abbreviato i miei giorni
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!Halverwege mijn leven heeft Hij mijn kracht afgenomen. Ik leef nog maar kort.
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!Han har bøiet min kraft på veien, han har forkortet mine dager.
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!Han har på vägen nedböjt min kraft, han har förkortat mina dagar.
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!Hän on lannistanut matkalla minun voimani, on lyhentänyt minun päiväni.
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!Ich sage: Mein Gott, nimm mich nicht weg in der Hälfte meiner Tage! Deine Jahre währen für und für.
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!Jeg siger: Min Gud, tag mig ikke bort i Dagenes Hælvt! Dine År er fra Slægt til Slægt.
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!나의 말이 나의 하나님이여 나의 중년에 나를 데려가지 마옵소서 주의 연대는 대대에 무궁하니이다
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!Megsanyargatta az én erõmet ez útban, megrövidítette napjaimat.
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!Strápil moju silu na ceste, ukrátil moje dni.
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!Utrapił w drodze siłę moję, ukrócił dni moich;
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!Ztrápilť jest na cestě sílu mou, ukrátil dnů mých,
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!Εγω ειπα, μη με αρπασης, Θεε μου, εν τω ημισει των ημερων μου τα ετη σου ειναι εις γενεας γενεων.
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!Аз рекох: Да ме не грабнеш, Боже мой, в половината на дните ми;
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!אמר אלי אל תעלני בחצי ימי בדור דורים שנותיך׃
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!اقول يا الهي لا تقبضني في نصف ايامي. الى دهر الدهور سنوك.
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!我 說 、 我 的 神 阿 、 不 要 使 我 中 年 去 世 . 你 的 年 數 、 世 世 無 窮
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!我說 、 我 的 神阿 、 不 要 使我 中年 去世 . 你 的 年數 、 世世 無窮
Fakat aslında şu an üçüncü perdemin tam ortasındayım, ve hiç bu kadar mutlu olmamıştım.하지만 저는 이제 인생의 제 3막 중간을 정면으로 바라보고 있고, 저는 이보다 더 행복한 적은 없었다고 생각합니다.
Fakat aslında şu an üçüncü perdemin tam ortasındayım, ve hiç bu kadar mutlu olmamıştım.Ale nyní, když jsem přesně uprostřed svého třetího dějství, zjišťuji, že jsem nikdy nebyla štastnější.
Fakat aslında şu an üçüncü perdemin tam ortasındayım, ve hiç bu kadar mutlu olmamıştım.Ale teraz, keď som takpovediac v strede svojho tretieho dejstva, som zistila, že som nikdy nebola šťastnejšou.
Fakat aslında şu an üçüncü perdemin tam ortasındayım, ve hiç bu kadar mutlu olmamıştım.Dar acum, că sunt la mijlocul actului III, realizez că nu am fost niciodată mai fericită.
Fakat aslında şu an üçüncü perdemin tam ortasındayım, ve hiç bu kadar mutlu olmamıştım.De most, hogy éppen a harmadik felvonásom közepén tartok, azt veszem észre, hogy soha sem voltam boldogabb!
Fakat aslında şu an üçüncü perdemin tam ortasındayım, ve hiç bu kadar mutlu olmamıştım.Maar nu ik midden in mijn eigen derde akte zit, realiseer ik me dat ik nooit gelukkiger ben geweest.
Fakat aslında şu an üçüncü perdemin tam ortasındayım, ve hiç bu kadar mutlu olmamıştım.Mas agora que estou em cheio no meio do meu terceiro ato apercebo-me de que estou mais feliz do que nunca.
Fakat aslında şu an üçüncü perdemin tam ortasındayım, ve hiç bu kadar mutlu olmamıştım.Men nu hvor jeg selv er midt i tredje akt, indser jeg, at jeg aldrig har været lykkeligere.
Fakat aslında şu an üçüncü perdemin tam ortasındayım, ve hiç bu kadar mutlu olmamıştım.Pero ahora que estoy justo a la mitad de mi propio tercer acto, me doy cuenta de que nunca he sido más feliz.
Fakat aslında şu an üçüncü perdemin tam ortasındayım, ve hiç bu kadar mutlu olmamıştım.Tapi sekarang saya berada di tengah aksi ketiga saya, Saya menyadari tidak pernah sebahagia ini.
Fakat aslında şu an üçüncü perdemin tam ortasındayım, ve hiç bu kadar mutlu olmamıştım.Teraz, dokładnie w połowie mojego trzeciego aktu, uświadamiam sobie, że nigdy nie byłam szczęśliwsza.
Fakat aslında şu an üçüncü perdemin tam ortasındayım, ve hiç bu kadar mutlu olmamıştım.Але зараз, на самій середині свого третього акту, я розумію, що ніколи не була такою щасливою.
Fakat aslında şu an üçüncü perdemin tam ortasındayım, ve hiç bu kadar mutlu olmamıştım.Находясь теперь в самой середине третьего акта, я понимаю, что никогда ещё не была так счастлива.
Fakat aslında şu an üçüncü perdemin tam ortasındayım, ve hiç bu kadar mutlu olmamıştım.אבל עכשיו כשאני באמצע 'המערכה השלישית' שלי, אני מבינה כי אף פעם לא הייתי כה מאושרת.
Fakat aslında şu an üçüncü perdemin tam ortasındayım, ve hiç bu kadar mutlu olmamıştım.ولكني اليوم منغمسة بتياري الثالث لقد أدركت أنني لم أكن اسعد مما انا عليه الآن
Fakat aslında şu an üçüncü perdemin tam ortasındayım, ve hiç bu kadar mutlu olmamıştım.これまでになかったほど幸せです 大きな幸福感に満たされています
Fakat bu hikayenin ortasından dalmak gibi olacak.Aber damit habe ich schon zu viel vorweggenommen.
Fakat bu hikayenin ortasından dalmak gibi olacak.Ale wybiegam za bardzo na przód.
Fakat bu hikayenin ortasından dalmak gibi olacak.하지만 본론부터 말하자면 그 방송에 나간
Fakat bu hikayenin ortasından dalmak gibi olacak.Maar nu spring ik gelijk naar het midden van het verhaal.
Fakat bu hikayenin ortasından dalmak gibi olacak.Ma questo sarebbe saltare direttamente a metà della storia.
Fakat bu hikayenin ortasından dalmak gibi olacak. Ve sizlere bu allanıp pullanmış videoyu göstermeyeceğim.Mas isso seria como saltar para o meio da história e não vos vou mostrar esse vídeo editado.
Fakat bu hikayenin ortasından dalmak gibi olacak.Но да не прескачаме в средата на историята.
Fakat bu hikayenin ortasından dalmak gibi olacak.Но я забегаю вперёд.
Fakat bu hikayenin ortasından dalmak gibi olacak.אבל זו למעשה תהיה קפיצה לאמצע הסיפור.
Fakat bu hikayenin ortasından dalmak gibi olacak.لكن هذا قد يعتبر قفزا إلى منتصف القصة.
Fakat bu hikayenin ortasından dalmak gibi olacak.これからあるビデオをお見せします
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.Aber, noch einmal, wir befinden uns inmitten einer massiven Veränderung.
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.Avšak, opäť sa nachádzame uprostred masívnej zmeny.
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.Dar, din nou, suntem in mijlocul unor schimbari masive.
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.De most megint, mi egy nagy változás közepén vagyunk.
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.그렇지만 지금 우리는 아무 엄청난 변화의 한복판에 서 있죠
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.Maar we zitten opnieuw midden in een zeer grote verandering.
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.Ma ci sono di nuovo grandi cambiamenti in atto.
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.Mais, encore une fois, nous sommes au milieu de changements massifs.
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.Pero, otra vez, estamos en medio de un cambio masivo.
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.Мы снова находимся в процессе огромных перемен.
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.Но, отново - намираме се посред огромна промяна.