ortasında ile cümle

ortasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.O núcleo mais estável é o ferro, mesmo no centro da tabela periódica. É um núcleo de tamanho médio.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.Železo je prvek s nejstabilnějším jádrem, přesně uprostřed periodické tabulky. Je to jádro středních rozměrů.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.Най-стабилното ядро е на желязото, точно в средата на периодичната таблица. Това е средно по големина ядро.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.הגרעין היציב ביותר הוא ברזל, בדיוק באמצע הטבלה המחזורית. זהו גרעין בעל גודל בינוני.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.أكثر نواة إستقراراً هي نواة الحديد، تماماً في منتصف الجدول الدوري. إنها نواة متوسطة الحجم.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.中程度の大きさの原子核です そしてエネルギーを得たいのであれば鉄に向かっていくのです
En ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu;Al centro apparve la figura di quattro esseri animati, dei quali questo era l'aspetto: avevano sembianza uman
En ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu;Au centre encore, apparaissaient quatre animaux, dont l`aspect avait une ressemblance humaine.
En ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu;A zprostred neho bolo vidieť podobu štyroch živých bytostí, a toto bola ich tvárnosť: maly podobu človeka.
En ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu;belõle négy lelkes állat formája [tetszék] ki, és ez vala ábrázatjok: emberi formájok vala,
En ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu;De su interior aparecía una forma de cuatro seres vivientes. El aspecto de ellos tenía la forma de hombre
En ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu;Di tengah-tengah awan itu, kulihat empat kerub yaitu makhluk hidup yang menyerupai manusia
En ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu;In izsredi njega se je kazala podoba štirih živih stvari, in bile so videti kakor človekova podoba.
En ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu;Ja sen keskeltä näkyivät neljän olennon hahmot. Ja näöltänsä ne olivat tällaiset: niillä oli ihmisen hahmo.
En ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu;그 속에서 네 생물의 형상이 나타나는데 그 모양이 이러하니 사람의 형상이라
En ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu;Midt i Ilden var der noget ligesom fire levende Væsener, og de så således ud: De havde et Menneskes Skikkelse;
En ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu;Toen verschenen uit het midden van de wolk vier vreemde gedaanten, die er als mensen uitzagen,
En ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu;Tot în mijloc, se mai vedeau patru făpturi vii, a căror înfăţişare avea o asemănare omenească.
En ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu;Từ giữa nó , thấy giống như bốn vật sống , hình_trạng như_vầy : bộ giống người ,
En ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu;Từ giữa nó, thấy giống như bốn vật sống, hình trạng như vầy: bộ giống người,
En ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu;Und darin war es gestaltet wie vier Tiere, und dieselben waren anzusehen wie Menschen.
En ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu;Και εκ μεσου αυτου εφαινετο τεσσαρων ζωων ομοιωμα. Και η θεα αυτων ητο αυτη ειχον ομοιωμα ανθρωπου.
En ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu;Отсред него се виждаше и подобие на четири живи същества. И това беше изгледът им; те имаха човешко подобие.
En ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu;ומתוכה דמות ארבע חיות וזה מראיהן דמות אדם להנה׃
En ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu;ومن وسطها شبه اربعة حيوانات وهذا منظرها. لها شبه انسان.
En ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu;又 從 其 中 、 顯 出 四 個 活 物 的 形 像 來 、 他 們 的 形 狀 是 這 樣 、 有 人 的 形 像
En ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu;又 從 其中 、 顯出 四 個 活物 的 形像 來 、 他 們 的 形狀 是 這樣 、 有人 的 形像
Eski ve yeni arasında büyük bir çatışmanın ortasındayız.Chúng ta đang trong cuộc xung đột khủng khiếp giữa cái cũ và cái mới.
Eski ve yeni arasında büyük bir çatışmanın ortasındayız.Estamos en medio de un choque tremendo entre lo viejo y lo nuevo.
Eski ve yeni arasında büyük bir çatışmanın ortasındayız.Jesteśmy pośrodku zderzenia starego z nowym.
Eski ve yeni arasında büyük bir çatışmanın ortasındayız.Nous sommes au beau milieu d'un immense conflit entre l'ancien et le nouveau.
Eski ve yeni arasında büyük bir çatışmanın ortasındayız.Siamo nel mezzo di un immenso scontro tra il vecchio e il nuovo.
Eski ve yeni arasında büyük bir çatışmanın ortasındayız.Suntem în mijlocul unui conflict imens între vechi şi nou.
Eski ve yeni arasında büyük bir çatışmanın ortasındayız.Wir sind mitten in einem Zusammenprall von Alt und Neu.
Eski ve yeni arasında büyük bir çatışmanın ortasındayız.Мы очутились в самой середине схватки старого с новым.
Eski ve yeni arasında büyük bir çatışmanın ortasındayız.Намираме се посред един огромен сблъсък между старото и новото.
Eve de yaklaşık 4 yıl sonra döndüm. Hiçbir yerin ortasında bir çiflikte bulmuştum kendimi.Am ajuns pe o fermă în mijlocul pustietății.
Eve de yaklaşık 4 yıl sonra döndüm. Hiçbir yerin ortasında bir çiflikte bulmuştum kendimi.J'ai fini dans une ferme au milieu de nulle part.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.Ano, pak přijede televizní štáb, interview na ulici a dopisy řediteli.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.Da. Şi apoi apar din nou cei de la ştiri, şi interviurile cu oamenii de pe stradă, scrisori către editor.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.Ja. In potem pridejo novinarji in intervjuji ljudi z ulice in pisma urednikom.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.Jau! Und dann kommen die Nachrichten-Teams und die Interviews mit Otto Normalverbraucher, Leserbriefe.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.예. 그리고 기자들이 오겠지요. 길에서 인터뷰도 하자고 하고 사람들이 편집장에게 원고를 보내겠지요.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.Ouais. Et après vient les équipes des infos, et les interviews de passants, les lettres aux éditeurs.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.Poi arriveranno i giornali, le interviste ai passanti, le lettere all'editore.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.Sí. Y luego vienen los equipos de noticias, y las entrevistas callejeras, las cartas al editor.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.Và rồi tiếp đến là một đoàn thông tấn xã, và các cuộc phỏng vấn người đi đường, các lá thư cho nhà biên tập.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.Ya. Dan kemudian datanglah kru berita, dan wawancara orang di jalanan, dan surat kepada penyunting.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.Yeah.. En dan komt het nieuws, en de straatinterviews, brieven aan de redactie.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.Да. А после идват новинарските екипи и интервютата по улицата, писма до редактора.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.О да. А потом появятся съемочные группы и опросы прохожих, и полетят письма в редакцию.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.כן, ואז מגיעים צוותי החדשות, וראיונות של האיש-מהרחוב, מכתבים למערכת.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.نعم. ثم يأتي طاقم الأخبار، و ولقاءات الرجل في الشارع، الخطابات والمحرر.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.街頭インタビュー 編集者が手紙を受け取る 「国中をモッキンバードがわめき散らしている 誰の仕業だ?」
Evimize gelen ışığı seviyoruz, ama yaz ortasında, bütün bu ısı aslında soğuk tutmaya çalıştığımız eve geliyor.우리는 방안으로 들어오는 그 빛을 좋아하지만, 여름의 한복판에 그 모든 열기가 방안으로 들어와
Evimize gelen ışığı seviyoruz, ama yaz ortasında, bütün bu ısı aslında soğuk tutmaya çalıştığımız eve geliyor.אנו אוהבים את האור שנכנס לתוך החדר, אבל באמצע הקיץ, כל החום נכנס גם כן לתוך החדר
Evimize gelen ışığı seviyoruz, ama yaz ortasında, bütün bu ısı aslında soğuk tutmaya çalıştığımız eve geliyor.يعجبنا الضوء الذي يدخل الغرفة، لكن في عز الصيف، كل ذلك الحر يأتي إلى الغرفة
Evimize gelen ışığı seviyoruz, ama yaz ortasında, bütün bu ısı aslında soğuk tutmaya çalıştığımız eve geliyor.夏の暑い盛りには 涼しく保ちたい部屋に 熱となって射し込んできます
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!(101:25) Я сказал: Боже мой! не восхити меня в половине дней моих. Твоилета в роды родов.
‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer!(102:25) Je dis: Mon Dieu, ne m`enlève pas au milieu de mes jours, Toi, dont les années durent éternellement!

İlgili Sayfalar