ortasında ile cümle
ortasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.こちらは下から見たところ。
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.這是從上方觀察到的雨林中的瞭望塔
Burada, Atlantik Okyanusu'nun ortasındaIn der Mitte des Atlantiks treffen sich die Südamerikanische und die Afrikanische Platte.
Burada, Atlantik Okyanusu'nun ortasındaБачите, ось тут, посеред Атлантичного океану,
Burada da yazın ortasında arka bahçede koşarken.Aici sunt eu alergând prin grădina din spate, pe la mijlocul verii.
Burada da yazın ortasında arka bahçede koşarken.Ese soy yo corriendo en el jardin trasero en pleno verano.
Burada da yazın ortasında arka bahçede koşarken. (Gülüşmeler)Đây là tôi, đang chạy vòng quanh cái vườn sau nhà vào một ngày hè (Tiếng cười)
Burada da yazın ortasında arka bahçede koşarken. (Gülüşmeler)Dit ben ik die hartje zomer rondrent in de achtertuin. .
Burada da yazın ortasında arka bahçede koşarken.Hier laufe ich im Hochsommer durch den Garten hinterm Haus.
Burada da yazın ortasında arka bahçede koşarken.Ini foto saya berlarian di halaman belakang saat musim panas.
Burada da yazın ortasında arka bahçede koşarken.Itt éppen a kertben szaladgálok nyár közepén.
Burada da yazın ortasında arka bahçede koşarken.이건 한 여름에 뒷마당에서 뛰놀던 모습입니다.
Burada da yazın ortasında arka bahçede koşarken.Là, c'est moi courant dans le jardin en plein été.
Burada da yazın ortasında arka bahçede koşarken.Questo sono io che corro nel giardino in estate.
Burada da yazın ortasında arka bahçede koşarken.Tohle jsem já, na naší zahradě, uprostřed léta.
Burada da yazın ortasında arka bahçede koşarken.To ja, biegający po ogródku w środku lata.
Burada da yazın ortasında arka bahçede koşarken.Εδώ είμαι πίσω στον κήπο μας στα μέσα του καλοκαιριού.
Burada da yazın ortasında arka bahçede koşarken.Виждате как тичам в градината в средата на лятото.
Burada da yazın ortasında arka bahçede koşarken.Ось я бігаю у садку влітку.
Burada da yazın ortasında arka bahçede koşarken.Это я бегу по заднему дворику в середине лета.
Burada da yazın ortasında arka bahçede koşarken.זה אני מתרוצץ בגינה באמצע הקיץ.
Burada da yazın ortasında arka bahçede koşarken.هذا أنا أجري في الحديقة الخلفية منتصف الصيف
Burada da yazın ortasında arka bahçede koşarken.-会場(笑)
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.Esetünkben végighaladunk a nyílt tengeren, és ehhez hasonló élőlényekkel találkozunk.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.Hier bijvoorbeeld gaan we de diepte in en komen we wezens als deze tegen.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.Ici, nous passons la moitié de l'océan et nous voyons des créatures comme celle-ci.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.În acest caz, trecem prin oceanul mijlociu şi vedem astfel de creaturi.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.In diesem Fall bewegen wir uns durch die Ozeanmitte nach unten und sehen solche Kreaturen.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.In questo caso, stiamo scendendo da una media profondità e vediamo creature come questa.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.요녀석은 중앙해령 에서 아래로 내려가던중 발견한 녀석입니다. (중앙해령: 대서양, 인도양, 남태평양을 걸치는 해저산맥)
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.Trong trường hợp này, chúng tôi xuống sâu hơn nữa và thấy sinh vật như thế này
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.V tomto prípade postupujeme dolu stredným oceánom a vidíme stvorenie ako je toto.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.V tomto případě se suneme dolů uprostřed oceánu a vidíme stvoření, jako je toto.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.W połowie drogi do dna widzimy takie okazy.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.Σε αυτήν την περίπτωση, περνάμε και βλέπουμε πλάσματα σαν και αυτό.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.В този случай минаваме надолу през средната част на океана и виждаме такива създания.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.На средних океанских глубинах можно увидеть вот таких животных.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.במקרה הזה אנחנו חולפים דרך מרכז האוקינוס ואנחנו רואים יצורים כמו זה.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.في هذه الحالة ، ونحن نمر للأسفل خلال منتصف المحيطات ونرى مخلوقات مثل هذه.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.これは海底の乱暴者のようなものです
Burada önemli bir şeyin tam ortasındayım!Aku sedang dalam keadaan penting disini !
Burada önemli bir şeyin tam ortasındayım!Estou no meio de algo importante aqui!
Burada önemli bir şeyin tam ortasındayım!지금 뭐, 한창 중요한 얘기를 하고 있는 판국에
Burada önemli bir şeyin tam ortasındayım!Me está interrumpiendo algo importante.
Burada önemli bir şeyin tam ortasındayım!- У мене, можна сказати...
Burada önemli bir şeyin tam ortasındayım!أنا في منتصف شيء مهم هنا
Burası La Jolla'nın tam kıyısında. Resmin ortasındaki merkez binasına bakın.Das liegt direkt an der Küste von La Jolla.
Burası La Jolla'nın tam kıyısında. Resmin ortasındaki merkez binasına bakın.Dat is aan de kust, bij La Jolla.
Burası La Jolla'nın tam kıyısında. Resmin ortasındaki merkez binasına bakın.El proyecto empezó en el '57 en General Atomic, en la costa de La Jolla.
Burası La Jolla'nın tam kıyısında. Resmin ortasındaki merkez binasına bakın.Proiectul a început în '57 la General Atomic.
Burası La Jolla'nın tam kıyısında. Resmin ortasındaki merkez binasına bakın.Proprio sulla costa, a La Jolla.
Buraya Kunene bölgesi deniyor. Ve bu Kunene bölgesinin ortasındaמרוחק בחלק הצפון-מערבי של המדינה.
Bu savaşın tam ortasında görevlendirilmiştim çünkü savaşıA háború közepébe kerültem, mivel én tudósítottam róla,
Bu savaşın tam ortasında görevlendirilmiştim çünkü savaşıFui colocado no centro daquela guerra porque estava a cobri-la da parte Norte do Iraque.
Bu savaşın tam ortasında görevlendirilmiştim çünkü savaşı Irak'ın kuzey kesiminden takip ediyordum.Am fost trimis în inima războiului pentru că relatam din partea de nord a Irakului.
Bu savaşın tam ortasında görevlendirilmiştim çünkü savaşı Irak'ın kuzey kesiminden takip ediyordum.Byl jsem poslán do středu této války, protože jsem psal o válce ze severní části Iráku.
Bu savaşın tam ortasında görevlendirilmiştim çünkü savaşı Irak'ın kuzey kesiminden takip ediyordum.J'étais au milieu de cette guerre parce que je couvrais la guerre depuis la partie nord de l'Irak.
Bu savaşın tam ortasında görevlendirilmiştim çünkü savaşı Irak'ın kuzey kesiminden takip ediyordum.Saya ditempatkan di pusat peperangan tersebut karena saya meliput perang tersebut dari bagian utara Iraq.
Bu savaşın tam ortasında görevlendirilmiştim çünkü savaşı Irak'ın kuzey kesiminden takip ediyordum.Sono stato messo al centro di quella guerra perché seguivo la guerra dalla parte nord dell'Iraq.
Bu savaşın tam ortasında görevlendirilmiştim çünkü savaşı Irak'ın kuzey kesiminden takip ediyordum.Tôi ở ngay trung tâm của cuộc chiến bởi vì tôi đưa tin về cuộc chiến đó từ khu vực phía bắc Iraq.