ortasında ile cümle

ortasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun için ufak bir gezinti yapmamız gerek. ve Texas'ın ortasından başlayacağız.Beh, dobbiamo fare un piccolo excursus. E inizieremo dal Texas centrale
Bunun için ufak bir gezinti yapmamız gerek. ve Texas'ın ortasından başlayacağız.Bueno, tomemos una pequeña excursión. Comencemos en el centro de Tejas.
Bunun için ufak bir gezinti yapmamız gerek. ve Texas'ın ortasından başlayacağız.Ei bine, trebuie să ne abatem puţin. Şi vom începe în Texas.
Bunun için ufak bir gezinti yapmamız gerek. ve Texas'ın ortasından başlayacağız.그 답을 위해선, 우리가 짧은 여행을 해야지요. 중부 텍사스에서 시작 하렵니다.
Bunun için ufak bir gezinti yapmamız gerek. ve Texas'ın ortasından başlayacağız.Marilah kita bertamasya sejenak. Dan kita memulainya di Texas tengah.
Bunun için ufak bir gezinti yapmamız gerek. ve Texas'ın ortasından başlayacağız.Musíme si udělat malý výlet a začneme v centrálním Texasu.
Bunun için ufak bir gezinti yapmamız gerek. ve Texas'ın ortasından başlayacağız.Nos, kell egy kis kiruccanást tennünk. Közép-Texasban fogjuk kezdeni.
Bunun için ufak bir gezinti yapmamız gerek. ve Texas'ın ortasından başlayacağız.Nun, wir müssen dazu einen kleinen Exkurs machen. Und wir werden mitten in Texas starten.
Bunun için ufak bir gezinti yapmamız gerek. ve Texas'ın ortasından başlayacağız.On doit faire une petite excursion. On démarre au centre du Texas.
Bunun için ufak bir gezinti yapmamız gerek. ve Texas'ın ortasından başlayacağız.Temos de fazer uma pequena excursão. E começaremos no centro do Texas.
Bunun için ufak bir gezinti yapmamız gerek. ve Texas'ın ortasından başlayacağız.Vâng, chúng ta cần phải làm một cuộc hành trình nho nhỏ, và ta sẽ bắt đầu tại vùng trung tâm Texas.
Bunun için ufak bir gezinti yapmamız gerek. ve Texas'ın ortasından başlayacağız.Vi börjar i centrala Texas.
Bunun için ufak bir gezinti yapmamız gerek. ve Texas'ın ortasından başlayacağız.Wel, we moeten op een kleine excursie gaan. En we beginnen midden in Texas.
Bunun için ufak bir gezinti yapmamız gerek. ve Texas'ın ortasından başlayacağız.Zabiorę Was w małą podróż. Zacznijmy w centrum stanu Texas.
Bunun için ufak bir gezinti yapmamız gerek. ve Texas'ın ortasından başlayacağız.Λοιπόν, θα πρέπει να πάμε μία μικρή εκδρομή. Και θα ξεκινήσουμε από το κεντρικό Τέξας.
Bunun için ufak bir gezinti yapmamız gerek. ve Texas'ın ortasından başlayacağız.Відправимось у невеличкий тур, почнемо з Техасу.
Bunun için ufak bir gezinti yapmamız gerek. ve Texas'ın ortasından başlayacağız.Что ж, придётся сделать небольшую экскурсию. Сначала в центральный Техас.
Bunun için ufak bir gezinti yapmamız gerek. ve Texas'ın ortasından başlayacağız.Ще трябва да тръгнем на малка екскурзия. Ще започнем в централен Тексас.
Bunun için ufak bir gezinti yapmamız gerek. ve Texas'ın ortasından başlayacağız.עלינו לצאת לטיול קטן. נתחיל במרכז טקסס.
Bunun için ufak bir gezinti yapmamız gerek. ve Texas'ın ortasından başlayacağız.حسناً، ينبغي علينا أخذ راحة صغيرة. وسنبدأ في منتصف ولاية تكساس.
Bunun için ufak bir gezinti yapmamız gerek. ve Texas'ın ortasından başlayacağız.まず テキサスの中央部へ これは石灰岩ですが
Bu olay birçok açıdan 1850'lerin ortasında tam bir felaketti.1850년대 중반의 이 시기에 그같은 생활 방식은 여러모로 완전히 엉망이었어요.
Bu olay birçok açıdan 1850'lerin ortasında tam bir felaketti.Dan dalam banyak hal, pada titik ini di pertengahan 1850-an, sebuah bencana menyeluruh.
Bu olay birçok açıdan 1850'lerin ortasında tam bir felaketti.Dat was rond 1850 op veel manieren een enorme ramp.
Bu olay birçok açıdan 1850'lerin ortasında tam bir felaketti.És ez akkor, az 1850-es évek közepén sok tekintetben teljes katasztrófának bizonyult.
Bu olay birçok açıdan 1850'lerin ortasında tam bir felaketti.Et c'était de bien des manières, à ce moment du milieu des années 1850, un désastre complet.
Bu olay birçok açıdan 1850'lerin ortasında tam bir felaketti.In quel periodo, a metà degli anni '50, la vita metropolitana era un completo disastro.
Bu olay birçok açıdan 1850'lerin ortasında tam bir felaketti.Naquela altura dos meados de 1850 era, de certo modo, um desastre absoluto.
Bu olay birçok açıdan 1850'lerin ortasında tam bir felaketti.Şi a fost în multe moduri, în acest punct de la jumătatea anilor 1850, un dezastru complet.
Bu olay birçok açıdan 1850'lerin ortasında tam bir felaketti.Ta je bil takrat, sredi 50-ih let 19. st., v številnih pogledih še popolna polomija.
Bu olay birçok açıdan 1850'lerin ortasında tam bir felaketti.Und das war in vielerlei Hinsicht in der Mitte der 1850er ein reines Disaster.
Bu olay birçok açıdan 1850'lerin ortasında tam bir felaketti.Y en este punto, alrededor de 1850, esta sociedad urbana era un completo desastre.
Bu olay birçok açıdan 1850'lerin ortasında tam bir felaketti.Z różnych powodów w połowie lat 50 XIX wieku życie takie było totalną katastrofą.
Bu olay birçok açıdan 1850'lerin ortasında tam bir felaketti.Κατά πολλές έννοιες, σ' αυτό το σημείο, στα μέσα του 1850, είχαν αποτύχει εντελώς.
Bu olay birçok açıdan 1850'lerin ortasında tam bir felaketti.И в много отношения, в този момент в средата на 50-те години на XIX век, пълна катастрофа.
Bu olay birçok açıdan 1850'lerin ortasında tam bir felaketti.И во многом, в то время, в середине 1850-х, это было полным провалом.
Bu olay birçok açıdan 1850'lerin ortasında tam bir felaketti.היקף המגורים שאנו מכנים חיי כרך.
Bu olay birçok açıdan 1850'lerin ortasında tam bir felaketti.والتي كانت عموماً في تلك الفترة من خمسينيات القرن قبل الماضي بمثابة كارثة حقيقية.
Bu olay birçok açıdan 1850'lerin ortasında tam bir felaketti.当時の人たちはエリザベス朝の社会インフラと
Bu operasyon hamilelikten önce yapılırsa daha kolay olur ama hamileliğin ortasında da yapılabilir.Leikkaus on helpointa tehdä ennen raskauden alkua, mutta se voidaan tehdä myös raskauden keskivaiheessa.
Bu operasyon hamilelikten önce yapılırsa daha kolay olur ama hamileliğin ortasında da yapılabilir.Эту операцию проще всего сделать до начала беременности, но её можно провести и в течение беременности.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Acesta e turnul în mijlocul pădurii tropicale, văzut de sus.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Đây chính là cái tháp giữa rừng sâu, nhìn từ trên cao.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Detta är tornet mitt i regnskogen, sett från ovan.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Dies ist der Turm inmitten des Regenwaldes, von oben.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Dit is de toren in het midden van het regenwoud, van bovenaf gezien.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Ecco la torre in mezzo alla foresta pluviale, vista dall'alto.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Esta es la torre en medio de la selva, desde arriba.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Ez az esőerdő közepén található torony felülről.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Inilah menara di tengah hutan hujan itu, dilihat dari atas.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Isto é a torre no meio da floresta, vista de cima.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.이 사진은 열대림의 관찰타워를 위에서 찍은 것이고,
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.To jest nasza wieża w środku lasu deszczowego, widziana z powietrza.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Voici la tour au milieu de la forêt - vue de dessus.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Αυτός είναι ο πύργος στη μέση του τροπικού δάσους, όπως φαίνεται από πάνω.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Това е кулата посред тропическата дъждовна гора, гледана отгоре.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Це вид зверху на вишку посеред тропічного лісу.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Это вид на вышку посреди тропического леса - сверху.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.זה המגדל בלב יער הגשם, במבט מלמעלה.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.هذا البرج في وسط الغابة الإستوائية٬ من الأعلى

İlgili Sayfalar