ortasında ile cümle
ortasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Aralarındaki ısınmış bir tartışmanın ortasında bir müşteri gelir, Mary Crane adında genç bir kadın.Jedné bouřlivé noci se v motelu ubytuje jako jediný host mladá atraktivní žena Mary Craneová.
Köyün ortasındaki yüksekçe Kayatepe, köyün bir simgesi gibidir.Uprostřed je velká korouhev jako symbol města.
Meydanın ortasında küçük bir park bulunur.Vprostřed náměstí je malý trojúhelníkový park.
Ancak başarılı olamayarak sezon ortasında Fransız kulübü FC Metz'e kiralandı.V následující sezóně hrál ve Francii za FC Metz.
Bununla birlikte meyvenin tam ortasında meyvenin yarısını kaplayan bir çekirdek bulunur.Plodem je kulovitá přisedlá tobolka, pukající kolem dokola.
Endonezya'ya ait Batı Timor'da Tetum sadece adanın ortasında bir azınlık tarafından konuşulan bir dildir.V západním (indonéském) Timoru je tetumština jazykem menšiny pocházející ze středu ostrova.
1950li yılların ortasında ailesi Britanya`ya geri dönmüştür.V patnácti letech se rodina vrátila zpět do Velké Británie.
Ardından yarıçapın ortasındaki nokta bulunup adlandırılır (Örneğin: A).V následujících příkladech je označena jako (-).
Ancak Temmuz ortasında yeniden sakatlanan futbolcu, birkaç hafta daha sahalardan uzak kaldı.Ovšem láska k fotbalu byla stále příliš silná, a tak ještě pár měsíců zůstal.
Binaların ortasında bir botanik bahçesi bulunur.Za budovou je botanická zahrada.
Post-grunge, 1990'ların ortasında grunge'ın türevi olarak ortaya çıkmış bir alternatif rock alttürü.Post-grunge je hudební styl odvozený z grunge a vznikající v polovině 90. let minulého století.
Manzanares Nehri (İspanyolca: Río Manzanares), İspanya'nın ortasından geçen bir nehirdir.Manzanares je řeka protékající středním Španělskem.
İskoçya’nın ortasında, Firth Of Forth ve Firth Of Clyde arasında bulunmaktadır.Leží v nejprůmyslovějším pásu země, mezi zálivy (ang. firths) Firth of Clyde a Firth of Forth.
Denizin ortasındaki bir adada, küçük bir kulübede yaşamaya başlarlar.Doplaví se do středu jezera na malý ostrov.
Ortasında bir kalkan bulunmaktadır.Uprostřed bývá strom.
Jarama Nehri (İspanyolca: Río Jarama), İspanya'nın ortasından bulunan bir nehirdir.Jarama (španělsky Río Jarama) je řeka v centrální části Španělska.
Ford Adası Hawai de Pearl harbor'ın ortasında bulunan ada.Fordův ostrov (anglicky: Ford Island) je ostrov v zálivu Pearl Harbor při pobřeží havajského ostrova Oahu.
Ülkenin yaklaşık ortasındadır.Leží zhruba uprostřed země.
Seri üretimin 2007 yılı ortasında başlaması beklenmekteydi.Sériová výroba začala roku 2007.
Çekirdekler hücrelerin ortasında değil, bazal sitoplazma tarafına çekilmiş olarak bulunurlar.Osvětlení je umístěno nejen na stropě, ale i na sloupech, vybíhajících přímo prostředku nástupiště.
Şehrin ortasından Arizona Eyalet Karayolu Route 80 geçmektedir.Městem prochází dálnice Interstate 80.
Daha sonra Thranduil ve Celeborn, ormanın ortasında buluştular ve ormana Eryn Lasgalen dediler.Celeborn se setkal s Thranduilem a společně přejmenovali les na Eryn Lasgalen (Les zelených listů).
Eylül ortasında, ateşkes güneyde İsrail ve Mısır güçleri tarafından bozuldu.Până la mijlocul lui Septembrie armistițiul a fost încălcat de israelieni și de egipteni în sud.
Köyün ortasında suyu güzel olan bir kuyusu bulunur.In mijlocul satului se găsește o fântână acoperită cu apă foarte bună.
Fransa-İngiltere sınırı, kanalın tam ortasından geçer.Granița anglo-franceză este la jumătatea drumului de-a lungul tunelului.
C. ↑ Johan Cruyff, 1973 yılının ortasında Ajax'tan Barcelona'ya transfer oldu.C. ^ Johan Cruijff s-a transferat la Barcelona de la Ajax la mijlocul lui 1973.
I. ↑ George Weah 1995 yılının ortasında Paris Saint-Germain'den Milan'a transfer oldu.E. ^ George Weah s-a transferat la Milan de la Paris Saint-Germain la mijlocul lui 1995.
Madrid özerk bölgesi, İspanya'nın on yedi özerk bölgesinden biridir ve ülkenin ortasında yer alır.Madrid este una din cele 17 comunități autonome ale Spaniei, localizată în centrul țării.
L. ↑ Luís Figo 2000 yılının ortasında Barcelona'dan Real Madrid'e transfer oldu.G. ^ Luís Figo s-a transferat la Real Madrid de la Barcelona la mijlocul lui 2000.
Kıpçak’ı annesi, bir adanın ortasında bulunan ağacın kovuğunda doğurmuştur.A moștenit de la tatăl său o moșie la Adâncata (Hliboca) în apropiere de Cernăuți (Bucovina).
F. ↑ Ruud Gullit 1987 yılının ortasında PSV'den Milan'a transfer oldu.D. ^ Ruud Gullit s-a transferat la Milan de la PSV Eindhoven la mijlocul lui 1987.
Diyaloglardan sonra Gaga ve Beyoncé, çölün ortasındaki restorana gidiyorlar.După un schimb de dialoguri, Gaga și Beyoncé călătoresc prin deșert pentru a se opri la un restaurant.
Yüzün tam ortasında bulunur.Capul său e mijlociu.
Ancak, 1970'lerin ortasından itibaren sinemadan uzaklaşarak yalnızca müzikle ilgilenmeye başladı.La începutul anilor 1950, însă, el se dedică exclusiv muzicii ușoare.
M. ↑ Ronaldo 2002 yılının ortasında Inter'den Real Madrid'e transfer oldu.H. ^ Ronaldo s-a transferat la Real Madrid de la Internazionale la mijlocul lui 2002.
Gölet, şehrin ortasında bir mikrop yuvası haline gelmişti.Balta apărută era un focar de infecție în mijlocul orașului.
Yıldızın tam ortasında ise sırasıyla 14 ve 13 mm.lik çekiç ve orak figürleri vardır.În centrul avers se află un ciocan și seceră în relief, de 14 și 13 mm.
Defansın ortasında oynadı.El a jucat în centru.
Beyoncé şarkının ortasında rap kısmını söyler ve o esnada altyapı davullar ile hızlanır.Beyoncé apare în mijlocul piesei, cântând versurile rapid, acompaniată de beat-urile duble.
Sahne versiyonu filmin esinlenmesine yol açmış ve 1990' ların ortasında İngiltere'de turneye çıkmıştı.Scenariul amintește de filmul I Spit on Your Grave, turnat la sfârșitul anilor '70.
Bitki yağışların düştüğü kuru dönemin sonunca çiçek açıp, yağmurlu dönemin ortasında meyve verir.Arbustul înflorește la sfârșitul sezonului uscat, iar fructele se coc în toiul sezonului ploios.
Bu konudaki çalışmalar 1960'ların ortasında başlamıştı.Aceasta stare de lucruri a luat sfârșit la mijlocul anilor 1860.
Makedonya'nın ortasında bulunan bir sıradağ.Face parte din periferia Macedonia Centrală.
Dersin ortasında konuşma.Nu vorbi în mijlocul lecției.
Konuşmasının ortasında bayıldı.A leșinat în mijlocul discursului său.
Istasyon şehrin ortasında.Stația este mijlocul orașului.
Gökdelen şehrin ortasındadır.Zgârie-norii se află în centrul orașului.
Mayıs ayı ortasında Japonya'ya dönecek.El se va întoarce în Japonia, la mijlocul lunii mai.
Almanya Avrupa'nın ortasındadır.Germania este în mijlocul Europei.
Bir krizin ortasındayız.Suntem în mijlocul unei crize.
Gemi okyanusun ortasında devrildi.Nava s-a răsturnat în mijlocul oceanului.
Her zamanki gibi McClane, bütün bu olayların ortasında kalıvermiştir.Mint mindig, McClane az események közepébe csöppen.
Hikâye bir zombi kıyametinin ortasında yakalanan bir grup lise öğrencisini anlatmaktadır.A történet egy csoport középiskolás diákot követ, amint egy zombi apokalipszis közepébe csöppennek.
Fransa-İngiltere sınırı, kanalın tam ortasından geçer.A francia-angol határ az alagút közepén van.
Bütün küreler Güneş onların ortasındaymış gibi dönerler bu yüzden Güneş evrenin merkezidir.Minden körmozgás a Nap körül történik, mintha ez lenne a Világmindenség középpontja.
Elena, kendini bir anda birçok doğaüstü olayın ortasında bulur.Elena gyorsan belekeveredik a természetfeletti eseményekbe.
1960'ların ortasında film çekmeye başladı.Az 1960-as évek közepén kezdett filmezni.
Meydanın ortasında küçük bir park bulunur.Az emlékkút egy kis parkban áll a tér közepén.
Sezon ortasında, Washington Capitols takımı da batınca ligdeki takım sayısı 10 oldu.A szezon közben a Washington Capitols is megszűnt, így a szezont 10 csapat fejezte be.
Genelde defansın ortasında görev yapar ama defansın her yerinde oynayabilir.Általában balhátvédet játszik, de a védelem bármelyik részén bevethető.