ortasında ile cümle
ortasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
I bandı ortasında dikey olarak uzanan "Z çizgisi" bulunur.Het woord x {\displaystyle x} bevindt zich in het midden van de figuur.
Bayrağın tam ortasında kırmızı renkte bir ejderha bulunmaktadır.In het midden van de vlag wordt een rood springend hert afgebeeld.
850, 1990 ların ortasında Volvo'nun en çok satan modeli oldu.De in 1991 geïntroduceerde Volvo 850, was het duurste product uit het bestaan van Volvo.
Her ikisinin de karbon zincirinin ortasında çift bağ vardır.Het heeft twee dubbele bindingen in de lange koolstofketen.
Bu abide ilçenin ortasındadır.De reden zit in het midden van het boek.
Neden ofisin ortasında oturuyorsun?Waarom zit je onder het bureau?
Almanya Avrupa'nın ortasındadır.Duitsland ligt in het midden van Europa.
1990'ların ortasında Türkiye'ye döndü ve ilk restoranı olan "Downtown"'u açtı.W połowie lat 90. powrócił do Turcji i otworzył swoją pierwszą restaurację o nazwie Downtown.
O. ↑ Fabio Cannavaro 2006 yılının ortasında Juventus'dan Real Madrid'e transfer oldu.Fabio Cannavaro przeniósł się do Realu Madryt w połowie 2006 roku z Juventusu.
Örneğin cesaret erdemi, korkaklık ve deli cesareti gibi kusurların ortasında yer alır.Np. odwaga mieści się między zuchwalstwem i tchórzostwem.
E. ↑ Gary Lineker 1986 yılının ortasında Everton'dan Barcelona'ya transfer oldu.Gary Lineker przeniósł się do Barcelony w połowie 1986 roku z Evertonu.
Veya bir A4 sayfası ortasından ikiye katlandığında, yani A5 boyutuna getirildiğinde, bir C5 zarfına sığar.Jeśli papier A4 zostanie raz złożony na pół, będzie miał wymiary A5, zatem zmieści się w kopercie C5.
Mabedin ortasında devamlı yanan bir ateş vardır.W środku gaiku pali się wieczny ogień.
I. ↑ George Weah 1995 yılının ortasında Paris Saint-Germain'den Milan'a transfer oldu.George Weah przeniósł się do Milanu w połowie 1995 roku z Paris Saint-Germain.
2016'nın ortasında Chris Jericho ve Kevin Owens, takım olmuştu ve maçlarında birbirlerine yardım ediyorlardı.W 2016, Chris Jericho i Kevin Owens zaczęli współpracować jako drużyna.
Chūō Ana Hattı, Honshū'nun ortasındaki dağlık bölgelerden geçmektedir.Linia Główna Chūō wiedzie przez górskie masywy w centralnej części wyspy Honsiu.
Ayağı kaymasaydı, hücrenin ortasında bulunan ve içi su dolu olan bir kuyuya düşeceğini anlar.Zdaje sobie sprawę, że gdyby się nie potknął, wpadłby do głębokiej studni z wodą w środku pomieszczenia.
L. ↑ Luís Figo 2000 yılının ortasında Barcelona'dan Real Madrid'e transfer oldu.Luís Figo przeniósł się do Realu Madryt w połowie 2000 roku z Barcelony.
Haçın ortasında Beyaz Kartal stilize edilerek görüntüsü oyulmuştur.W środku krzyża wyryty stylizowany wizerunek Orła Białego.
Asker uyandığında halen savaşın ortasında yalnızdır.Jaś po przebudzeniu spostrzegł, że pozostał sam w odludnej okolicy.
İskoçya’nın ortasında, Firth Of Forth ve Firth Of Clyde arasında bulunmaktadır.Położone jest pomiędzy Firth of Tay, a Firth of Forth.
Köyün ortasından akan dere köye güzel bir görünüm katmaktadır.Z bardzo eleganckiego mieszkania rozciąga się tak piękny widok na miasto!
Alçak seviyeli tepelerin ortasındaki bir vadi içindedir.Terrany leżą gdzieś pośrodku tej skali.
C. ↑ Johan Cruyff, 1973 yılının ortasında Ajax'tan Barcelona'ya transfer oldu.Johan Cruijff przeniósł się do Barcelony w połowie 1973 roku z Ajaxu Amsterdam.
Post-grunge, 1990'ların ortasında grunge'ın türevi olarak ortaya çıkmış bir alternatif rock alttürü.Post grunge – styl muzyki wywodzący się z grunge, który powstał w połowie lat 90.
Yine her tuvalet binasının ortasında bir havuz bulunmaktaydı.Na środku skweru funkcjonowała toaleta publiczna.
Defansın ortasında ve sağ bekte görev yapabilmektedir.Może występować na środku jak i z prawej strony defensywy.
Başının ortasında tek bir gözü vardır.Podobnie jak jej ojciec, ma jedno oko na środku czoła.
IV. Pedro'nun bronz heykeli meydanın ortasındaki uzun sütunun üzerindedir.Pomnik Pedro IV znajduje się na środku placu.
Binaların ortasında bir botanik bahçesi bulunur.Na obrzeżach znajduje się Ogród botaniczny.
M. ↑ Ronaldo 2002 yılının ortasında Inter'den Real Madrid'e transfer oldu.Ronaldo przeniósł się do Realu Madryt w połowie 2002 roku z Interu.
F. ↑ Ruud Gullit 1987 yılının ortasında PSV'den Milan'a transfer oldu.Ruud Gullit przeniósł się do Milanu w połowie 1987 roku z PSV Eindhoven.
1950'lerin ortasında savaş öncesi seviyelere ulaşılmıştı.W latach 50. doszło do wojny granicznej.
Bu iki yönün tam ortasında ışık ile karanlığın birleştiği noktadır.Albo cóż ma wspólnego światło z ciemnością?
Ancak bir gün Josh sokağın ortasında, Abe'in gözlerinin önünde vurularak öldürülür.Pewnego wieczoru Marty zostaje zastrzelony na ulicy na oczach brata.
Tramvay hattının Kabataş'a kadar uzatılması sonucu, köprünün ortasındaki iki şerit tramvay yoluna ayrılmıştır.Mimo dostawy wszystkich tramwajów do Rosji, dwa tramwaje trafiły ostatecznie do Brna.
Sınır yaklaşık olarak ortasından geçer.Nad przejazdem półkolisty fronton.
Atacama Çölü ortasında kıvrılır.Oaza położona jest pośrodku pustyni.
Daha önce hiç olmamış bir şekilde size çok yakın bir epiğin ortasındasınız," dedi.Tyś zapewne, tyś zapewne w pole, Z twoim młodzianem gawędzić pobiegła."
Meydanın ortasında küçük bir park bulunur.Dookoła dworu znajduje się niewielki park.
Ama bu sefer de kendi çocukları arasındaki rekabetin ortasında kaldı.Tym razem startował tylko w indywidualnych konkurencjach.
Bu yer düzgün ve mümkünse yumuşak zeminli ve genişçe bir alanın ortasında olmalıdır.Najlepiej rośnie na próchnicznej, żyznej i lekko kwaśnej glebie w nasłonecznionym i osłoniętym miejscu.
1960'ların ortasında film çekmeye başladı.Zaczął kręcić filmy w połowie lat 60.
Seri üretimin 2007 yılı ortasında başlaması beklenmekteydi.Prace budowlane rozpoczęto w połowie 2007 roku.
Genellikle, Estonya güney-doğu kesiminde derin bir kar örtüsü, Aralık ortasından Mart ayı sonuna kadar sürer.Najgrubsza pokrywa śnieżna występuje w południowo-wschodnich rejonach kraju od połowy grudnia do końca marca.
Kasabanın Broadaheath semtinin ortasından dar manva taşımı için yapılmış "Bridgwater Kanalı" geçmektedir.W mieście swój początek ma kanał Bridgewater.
Yukarı doğru bakarken tankın ortasında, onun içerisine doğru giden bir delik görür ve tankın içerisinde girer.Na dnie zbiornika znajduje się wlot gazu, który przepływa przez zbiornik i opuszcza go na górze.
Bu salona "Havuzlu salon" denilmesinin sebebi, salonun ortasında küçük bir havuzun olmasıdır.Wieża Łazienna nazwana tak została dlatego, że znajdowała się w pobliżu łaźni.
Erişkinlerin kuyruklarının ortasında iki uzun tüy bulunur.U nasady liści występują dwie całobrzegie łuski śródpochwowe.
Ardından biri yuvarlağın ortasında, diğeri başın yan tarafında olmak üzere gözler kabaca çizildi.Każda z nich spogląda w inną stronę, głowy zachodzą na siebie.
Oyunun ortasında da şahın emin bir pozisyonda korunulmasının önemi vardır.Podczas gry w karty przekonuje się, że sługa miał rację.
Sırtlar, parmağın ortasındaki bir noktanın etrafında daire biçiminde oluyor.Do podłoża przyrasta uczepem znajdującym się mniej więcej na środku plechy.
Tablonun ortasında "canavar" biçiminde bir insan figürü gözlenebilmektedir.Tam prawdopodobnie staje oko w oko z "potworem".
Bayrağın ortasında devletin resmi arması bulunmaktadır.W środku flagi umieszczono emblemat państwowy.
Madison Square Garden daki harika WrestleMania gecesinde Kane, ringin ortasında rakibini bekliyordu.Śpiewała w chórze w Madison Square Garden, kiedy pojawił się tam Ricky Martin.
Nakliyecilik ise 2000'li yılların ortasında tamamen bitti.Ostatecznie jego resztki zniknęły w okolicach 2000 r.
Gün ortasında sahne değişti.Sesja popołudniowa przyniosła zmianę.
1950li yılların ortasında ailesi Britanya`ya geri dönmüştür.W połowie lat pięćdziesiątych powrócił do Republiki Federalnej Niemiec.
Vücut ortasında 29–41 sıra sırt pulu bulunur.På mellankroppen sitter 29-41 rader av ryggfjäll.
İki nehir çölün ortasında, ortalama 145 km (90 mil) Hotan şehrinin kuzeyinde birleşir.De två floderna flyter samman i mitten av öknen, cirka 145 km norr om staden Khotan.